Pahalılıktan herkes şikayetçi…

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

“Türkiye pahalı ülke” konusu İngiliz seyyahlarına geri adım attırdı. Türkiye’de yaşanan yüksek fiyat artışları, İngiliz basınında “anti-reklam” niteliğinde haberlere yol açarak ülkenin pahalı bir destinasyon haline geldiği algısını güçlendirmiştir. Özellikle yeme-içme fiyatlarındaki artışlar dikkat çekmiştir.

– Mısır, Türkiye’den aldığı bilgi birikimiyle “her şey dahil” konseptini başarıyla uygulayarak İngiltere pazarında güçlü bir rakip haline gelmiştir.

Mısır’ın tarihi cazibesinin tek seferlik ziyaretleri teşvik ettiği, Türkiye’nin ise tekrarlayan tatiller için daha cazip olduğu da unutulmamalıdır.

Pahalı destinasyonlar ilgi görmüyor. “Her şey dahil” sistemi pahalılıktan dolayı sarsıntı geçiriyor. Yiyecek-içecek ateş pahası. Bir aldığın ürünü bir daha aynı fiyata alamıyorsun. Mısır ve Vietnam gibi rakip ülkeler yeme-içme konusunda sıkıntı çekmiyor. Bu da bizim aleyhimize gelişiyor.

– Pandemi öncesi satış fiyatlarının şu anki maliyetlere denk gelmesi, otelcilerin yüksek enflasyon karşısında fiyat artışı yapma zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu ani ve büyük zamlar İngiliz turistleri ürkütmüştür.

– 2025 için erken rezervasyonlar başlangıçta umut verici olsa da, otelcilerin ve havayolu şirketlerinin fiyatları artırma veya erken rezervasyon dönemlerini uzatmama kararı, Ocak ayından sonra rezervasyonlarda büyük bir düşüşe neden olmuştur.

– Tunus, Fas, Arnavutluk ve Yunanistan gibi ülkeler de uygun fiyatlarıyla Türkiye’ye alternatif sunmaktadır. Türkiye, bazı bölgelerde İspanya’dan bile daha pahalı hale gelmiştir.

– Ancak Mısır’ın tarihi cazibesinin tek seferlik ziyaretleri teşvik ettiği, Türkiye’nin ise tekrarlayan tatiller için daha cazip olduğu da unutulmamalıdır. Mısır’ın kapasitesi bellidir ve turizm hareketliliğinin de bir sınırı bulunmaktadır. Türkiye, tıpkı Almanya gibi İngiltere için de geleneksel bir destinasyondur ve yeri vazgeçilmezdir. Bugün için konuşmak gerekirse yaz satışlarında Türkiye ve Mısır başa baş gitmektedir.  

– Geleneksel olarak İngiliz turistlerin Ege bölgesindeki (Marmaris, Fethiye, Kuşadası) “oda kahvaltı” veya “dışarıda yeme-içme” odaklı tatil anlayışı, artan dış harcama fiyatları nedeniyle değişime uğramıştır.

– Ege-Antalya turist oranı, Ege lehine %70-%30’dan, Antalya lehine %55-%45’e kaymıştır.

– Dalaman bölgesindeki uçuş frekansları ve doluluk oranları da düşüş göstermiştir.

– Bodrum’un Avrupa’nın en pahalı destinasyonlarından biri haline gelmesiyle en büyük kaybı yaşadığımız destinasyon oldu. Bu nedenle Bodrum Havalimanı, Didim dışındaki destinasyonlar için satışların en düşük olduğu havalimanlarından biri haline gelmiştir. Didim, büyük otel yatırımlarıyla Antalya’ya alternatif bir “her şey dahil” merkezi olma potansiyeli taşımaktadır. Didim olmamış olsaydı, Bodrum’a inecek uçak kalmayacaktı İngiltere’den. Bodrum’a inenlerin yarısından fazlası Didim’e gitmektedir.  

– İngiltere pazarında Türk ve yabancı havayolu şirketlerinin (EasyJet, Jet2, TUİ, Pegasus, SunExpress vb.) çok sayıda sefer düzenlemesiyle büyük bir arz fazlalığı oluşmuştur. Bu durum, doluluk oranlarının düşmesine ve 2026 için uçuş frekanslarının azaltılmasına yol açmıştır.

– Türk havayolu firmalarının fiyat ve frekans ayarlamalarında esnek olduğu ve piyasa koşullarına hızla adapte olabildiği bilinmektedir.  

– EasyJet gibi firmaların paket tur pazarına girmesi, tur operatörlerinin “uçak + otel” odaklı iş modelini değiştirerek rekabeti artırmaktadır.  

– Türkiye’nin İngiliz pazarında 2026 için %7-8’lik bir artışla toparlanması beklenmektedir. Pazarın bir döngüye girdiği ve uzun vadede Türkiye’nin hak ettiği payı geri alacağı düşünülmektedir.

– 2026’da rakiplerin fiyat artışlarıyla Türkiye’nin yeniden müşteri çekme potansiyeli taşıması beklenmektedir.

– “Omuz sezonu” (shoulder season: Eylül-Kasım) olarak adlandırılan ara dönemlere olan ilgi, bütçeyi koruma ve yaz sıcağı/kalabalığından kaçınma amacıyla artmaktadır. Aileler de okul ara tatillerini değerlendirmektedir.

– Bütçe sorunu yaşayan ailelerin ve dar gelirli turistlerin Türkiye’yi tercih etmemesi önemli bir sorun olarak görülmektedir. Lüks 5 yıldızlı tesislere yönelik talep sorunu ve doluluk problemi yaşamazken, 3 ve 4 yıldızlı oteller ile kiralık tesis işletmecileri maliyetler karşısında zorlanmaktadır. Önümüzdeki yıllarda kiralanan orta segmentteki tesislerde önemli sorunların yaşanacağı, kiralamaların azalacağı beklenmelidir. Bu durum bu segmentteki otellerin ihtiyaç duyduğu yenileme yatırımlarını da zorlaştıracaktır.  

– İngiltere erken rezervasyonla bilinen bir pazardır. Şu anda 2026 için çok umutlu rakamlar telaffuz edilememektedir. Alman pazarının Noel sonrası rezervasyon eğilimleri ve birincilikten üçüncülüğe düştüğümüz Hollanda ile İskandinav pazarlarındaki gelişmelerle birlikte İngiltere’yi 2026 başlarında yeniden değerlendirmek gerekecektir.  

Türkiye turizmi, İngiltere pazarında yüksek enflasyon ve maliyetler nedeniyle zorlu bir dönemden geçmektedir. Fiyat artışları, destinasyon tercihlerini Antalya’daki “her şey dahil” otellere kaydırmış, Ege’deki geleneksel pazarlarını zayıflatmıştır.

Rakiplerin yükselişi ve havayolu sektöründeki arz fazlalığı da rekabeti kızıştırmaktadır. Ancak uzun vadede Türkiye’nin toparlanma potansiyeli olduğuna inanılmakla birlikte, düşük bütçeli segmentin geri kazanılması çözülmesi gereken önemli mesele olarak ortada durmaktadır.  



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar