Dini Kurumlarda Çocuk İstismarı: Laiklik, Devlet Denetimi ve Çocuk Hakları Açısından Bir İnceleme

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

Türkiye’de dini cemaat ve vakıflara bağlı olarak faaliyet gösteren eğitim kurumlarında yaşanan çocuk istismarı vakalarını, laiklik ilkesi, devlet denetimi ve çocuk hakları perspektifinden ele alınmalıdır. Denetimsiz dini alanların nasıl istismara zemin hazırladığı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası çocuk hakları sözleşmeleriyle çelişen yönleri ortadadır.

  1. Çocuk istismarı, evrensel olarak suç kabul edilen ve mağdur üzerinde uzun vadeli travmalar yaratan ciddi bir insan hakkı ihlalidir. Bu istismarın dini kurumlar gibi güven ilişkisi üzerine kurulu yapılarda ortaya çıkması, toplumsal güveni zedelemekte ve devlet denetimi ile laiklik anlayışını sorgulatmaktadır (Altıok, 2021).
  2. Türkiye’de Dini Kurumların Eğitim Alanındaki Rolü

Türkiye’de özellikle 1950’lerden itibaren dini cemaatlerin Kur’an kursları, öğrenci yurtları ve “imam-hatip dışı” alternatif eğitim ağlarıyla kamusal eğitim alanı dışında paralel yapılar kurduğu bilinmektedir (Çınar, 2005; Yavuz, 2003). Bu yapıların önemli bir kısmı Süleymancılar, Nurcular, Menzilciler gibi cemaatlere bağlıdır.

Bu kurumların çoğu, devlet denetiminden uzak çalışmakta; pedagojik kadro, fiziksel koşullar ve içerik bakımından sistem dışı kalmaktadır (Dressler, 2013). Bu durum, istismarı görünmez kılan ve cezai süreci sekteye uğratan yapısal zafiyetler doğurmaktadır.

  1. Belgelenmiş Vakalar: Ensar Vakfı Örneği

2016 yılında Karaman’da Ensar Vakfı’na bağlı evlerde 45’ten fazla çocuğun cinsel istismara uğradığı ortaya çıkmış ve dava sürecinde kamuoyunun baskısıyla sınırlı bir yargılama yapılabilmiştir (BBC Türkçe, 2016). Benzeri olaylar Süleymancılara bağlı yurtlarda ve başka dini vakıflarda da yaşanmış, ancak çoğu kamuya yansımamıştır (Kuru, 2019).

Bu vakalar, dini kurumlarda yaşanan çocuk istismarının münferit değil; denetimsizlik, şeffaflık eksikliği ve dini referansla dokunulmazlık hissinden kaynaklanan yapısal bir sorun olduğunu göstermektedir.

  1. Süleymancılar Cemaatine Ait Yurtlarda Belgelenmiş Vakalar

Süleymancılar cemaatine ait yurtlarda çeşitli çocuk istismarı vakaları belgelenmiştir:
• Dikili, 2017: Süleymancılara ait Özel Miyase Yılmaz Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu’nda 7 öğrenci istismara maruz kaldı. Fail tutuklandı, yurt mühürlendi.
• Besni, 2017: Hayrünnisa Gölbaşı Çocuk Yurdu’nda 2 çocuk istismara uğradı. Yurt müdürü tutuklandı.
• Alanya, 2018: Süleymancılara ait yurtlarda 10 çocuğun istismarıyla ilgili dava açıldı. Sanık, cemaat mensubu olduğunu ve din eğitimi için icazet verildiğini belirtti.
• Ümraniye, 2023: Süleymancılara ait Özel Osmangazi Arifiye Erkek Ortaokul Yurdu’nda 11 yaşındaki bir çocuk imam tarafından istismara uğradı. İmam tutuklandı, yurt kapatıldı.
• Fatsa, 2021: Süleymancılara ait bir yurtlarda 12 yaşındaki bir çocuk kurs hocası tarafından istismara uğradı. Sanık 22 yıl hapis cezası aldı.

5.. Diğer Cemaatlere Ait Yurtlarda Belgelenmiş Vakalar
• İsmailağa Cemaati (Hiranur Vakfı), 2022: Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı, 6 yaşındayken dini nikahla evlendirildi ve yıllarca istismara uğradı.
• Nur Cemaati (Suffa Vakfı), 2023: İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü sorumluluğundaki çocuklar, Mutlu Yuva Derneği’nin eğitim kampına gönderildi. Denetimsiz ortamda çocuklar tarikatın kontrolüne bırakıldı.

  1. Laiklik İlkesi ve Devletin Sorumluluğu

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi, laiklik ilkesini devletin temel niteliği olarak tanımlar. Bu ilke, dinin kamusal alanda belirleyici rol üstlenmesini engellemeyi ve dini kurumların devlet denetimi dışında güç odağı haline gelmesini önlemeyi amaçlar (Kadıoğlu, 2015). Ancak çeşitli iktidar dönemlerinde dini vakıf ve cemaatlere tanınan imtiyazlar, bu ilkenin aşınmasına neden olmuştur.

7.. Uluslararası Sözleşmeler ve Yükümlülükler

Türkiye, 1995 yılında Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi (CRC) imzalayarak çocukların korunmasını, eğitim, sağlık ve güvenli ortamda yaşama hakkını garanti altına almıştır. Sözleşmenin 19. maddesi, çocukların her türlü fiziksel veya zihinsel istismardan korunması gerektiğini açıkça ifade eder (UNICEF, 1989).

Türkiye ayrıca Lanzarote Sözleşmesi’ne (Council of Europe Convention on the Protection of Children against Sexual Exploitation and Sexual Abuse) taraf olarak, çocuklara yönelik cinsel istismarı engelleme ve failleri etkin biçimde yargılama yükümlülüğü altındadır.

  1. Çözüm Önerileri

Bu bağlamda önerilen politika adımları şunlardır:
• Zorunlu Denetim: Dini eğitim veren tüm kurumlar, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ortaklaşa, düzenli ve habersiz biçimde denetlenmelidir.
• Şeffaflık: Dini kurumların mali yapıları ve faaliyet raporları kamuya açık hale getirilmelidir.
• Çocuk İhbar Hattı: Bağımsız denetime tabi 7/24 ulaşılabilir ihbar ve destek hatları kurulmalıdır.
• Pedagojik Kadro Zorunluluğu: Tüm dini eğitim kurumlarında çalışan personelin pedagojik formasyon ve sabıka kaydı denetimi yapılmalıdır.
• Laiklik Eğitimi: Öğrencilere, dini eğitim veren yerlerde bile temel insan hakları, laiklik ve birey hakları konusunda bilgi verilmelidir.

  1. Sonuç

Türkiye’de çocuk istismarı, sadece bireysel suçlar olarak değil, sistemsel ve yapısal eksikliklerin sonucu olarak da değerlendirilmelidir. Devlet, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve insan hakları çerçevesinde hareket ederek, dini kurumların denetimini artırmalı ve çocukların mutlak güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Aksi takdirde, “bir kereden bir şey olmaz” anlayışı ile meşrulaştırılan istismar kültürü, toplumsal vicdanı zedelemeye devam edecektir.

Kaynakça:
• Altıok, E. (2021). The politics of sacred spaces: Mosques in Turkey and Muslim communities in the West. Oxford University Press.
• BBC Türkçe. (2016). Karaman’daki çocuk istismarı davasında karar çıktı. https://www.bbc.com/turkce
• Çınar, M. (2005). Islamist mobilization in Turkey: A study in vernacular politics. University of Washington Press.
• Dressler, M. (2013). Writing religion: The making of Turkish Alevi Islam. Oxford University Press.
• Kadıoğlu, A. (2015). Laiklik ve devlet-din-toplum ilişkileri. İletişim Yayınları.
• Kuru, A. T. (2019). Authoritarianism and Islam: The rise of religious-secular polarization in the Middle East. Cambridge University Press.
• UNICEF. (1989). Convention on the Rights of the Child. https://www.unicef.org/child-rights-convention
• Yavuz, M. H. (2003). Islamic political identity in Turkey. Oxford University Press.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar