Bilal ve Yağız Arasındaki Fark: Bilal’e Anlatır Gibi” Bir Toplumsal Gözlem

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Toplumlar, sembollerle düşünür, metaforlarla konuşur. Bu bağlamda Türkçeye yerleşmiş deyimler, sadece birer dil zenginliği değil; aynı zamanda sosyo-kültürel belleğin taşıyıcılarıdır. “Bilal’e anlatır gibi anlatmak” deyimi, halk arasında basitçe, bir konuyu en yalın ve anlaşılır biçimde ifade etmek gerektiğinde kullanılır. Ancak bu deyim, yüzeydeki sadeliğine rağmen, altında çok katmanlı bir eleştirel düşünceyi barındırır. “Bilal” ile “Yağız Kaan Erdoğmuş” karakterleri arasındaki sembolik farklar üzerinden , toplumun bu iki tipleme üzerinden kendine tuttuğu aynayı görmek gerekir.

Bilal Kimdir, Yağız Ne İş Yapar?

Sosyal yapının iki kutbu olarak tahayyül edilen Bilal ve Yağız; aslında aynı toplumun farklı uçlarında salınan sarkaçlardır. “Bilal”, genelde bilgiden, mantıktan, soyutlamadan ve karmaşıklıktan uzaklaştırılmış; televizyon programlarından aldığı kültürel beslenmeyle yetinen; sorduğu sorudan çok aldığı yanıtla mutlu olan kitlenin adıdır.

“Yağız Kaan Erdoğmuş” ise, not tutar, analiz yapar, veriye dayalı düşünür. O, post-truth çağın bilgi karmaşasında rotasını pusula ile değil, hesap makinesiyle çizen kişidir. Bilal ise, o karmaşaya dalmadan, kaptan köşküne selfie çekmeye çıkan yolcudur.

Deyim Üzerinden Hiciv: Bilal’e Anlatır Gibi…

“Bilal’e anlatır gibi anlat” dendiğinde, aslen sadece anlaşılır değil, aynı zamanda ‘fazla sorgulamasın’, ‘kafası karışmasın’, ‘tereddüde düşmesin’ de denmektedir. Yani mesele yalnızca sadeleştirmek değil; aynı zamanda sansürlemek, filtrelemek, ehlileştirmektir.

Bu deyim, alttan alta “Bilal düşünemez”, “Bilal karmaşığı kaldıramaz”, “Bilal’e bilgi değil, duygu gerekir” gibi ön kabulleri taşır. Bu da toplumsal sınıflar ve zihinsel tembellik arasındaki flörtün en alaycı halidir. Kimi zaman medya, kimi zaman siyaset, hatta eğitim sistemi dahi “Bilal’e anlatır gibi” stratejilerle halkı etkilemeyi hedefler. Ve ne yazıktır ki; Bilal, ne zaman ki bir konuyu merak eder, anlatan kişi önce yutkunur: “Nereden başlasam şimdi buna… Bilal’e anlatır gibi…”

Yağız ve Bilal Arasındaki Yüzleşme

Varsayalım bir sabah, Bilal ve Yağız aynı kahvaltı masasına otursun. Bilal yumurtanın organik olup olmadığını sorgulamaz; Yağız ise tavukların beslendiği yemden, karbon ayak izine kadar uzanır. Bilal, kahvaltıdaki ekmeği afiyetle yer; Yağız, glüten hassasiyetini hatırlayıp ekşi mayaya yönelir.

Bilal televizyon haberlerinden aldığı bilgiyle dünya gündemine hâkim olduğunu düşünürken, Yağız ise haberin kaynağını, manipülasyon potansiyelini ve veri setlerini inceler. Bilal için sonuç önemlidir, Yağız için süreç. Bilal etkilenmek ister, Yağız anlamak.

Ve işte tam bu noktada toplumun kaderi, anlatanların hangi kitleye hitap ettiğine göre şekillenir.

Toplumsal Sonuçlar: Bilal’i Küçümsemeden, Yağız’ı Yüceltmeden

Toplumda herkes Bilal olmaz, herkes Yağız da olamaz. Ancak mesele, Bilal’e anlatır gibi anlatırken Bilal’i hep aynı noktada tutmak, hatta yer yer küçümsemektir. Bilgi, herkesin hakkıdır. Lakin anlatanlar çoğu zaman, Bilal’in anlamayacağını baştan kabul eder, içeriği indirger, gerçeği çarpıtır. Bu da toplumsal cehaletin sürekli yeniden üretilmesine neden olur.

Yağız’lar çoğaldıkça sistem zorlanır, çünkü sorgulayan bireyler, kurgulanmış düzeni tehdit eder. Bilal’ler çoğaldıkça sistem rahatlar, çünkü tüketen, sorgulamayan, kolay yönlendirilen bireyler tercih edilir. O halde sorun Bilal olmakta değil; Bilal’in orada bırakılmasındadır.

Sonuç ve İbret: Herkes Bir Gün Bilal’e Anlatır Gibi Konuşur

Bilal’e anlatır gibi konuşmak, bir toplumun kendine ettiği en büyük ironidir. Çünkü anlatan da, anlatılan da aynı gemidedir. Bu gemi bilgiyle değil, sloganla yürürse; pusula değil, dumanla yön bulursa; o zaman denizde yol alanlar değil, batıklar tarih yazar.

Yağız’lar yalnız kalmamalı, Bilal’ler susturulmamalı. Ve asıl hedef, Bilal’e anlatır gibi değil; Bilal’in anlayacağı şekilde ama Yağız’ın doğruluğunda anlatabilmektir. Zira bilgi, hem yumuşak hem keskin olabilir – mesele, kimin elinde olduğudur.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. oya torum avatarı
    oya torum

    Yağız Kaan Erdoğmuş olacak değil mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar