Ekümen’im demek suç mudur?

Okuma Süresi:

9–14 dakika
❤️

Değerli dostlar,

değerli Onursal Başkan Kaya bey,
değerli Başkan Taner bey,

konu, malum,  EKÜMENLİK (Hristiyanların Hailfesi) , yani Doğu Roma İmparatorluğu’nun başı anlamına gelen SIFAT’ın, Türkiye’deki bir kilise cemaati başkanının, HUKUKEN kullanılıp kullanılmayacağıdır.

Bu konu, 2010’da, yani 15 sene önce, ve akabinde tekrar 2019’da Turkısh Forumda çok ateşli bir şekilde tartışıldı ve buna istinaden, Turkısh Forum’un Danışma Kurulu Üyesi olarak kaleme aldığım makalem,  Turkısh Forum’da yayınlandı ve üyeler tarafından uzun uzun tartışıldı. (O zamanlar Ayasofya daha müze idi) 

Emperyalizm, Nuh diyor ama Peygamber demiyor, maalesef.

Emperyaliizm EKÜMENLİK konusunu yine horlatmak istiyor.

M.S. 300 senesinde Ege’nin güzel şehri İznik’te ( İznik O zamanlar Roma İmparatorluğu toprağı olup Kutsal bir şehir olarak bilinir), Roma İmparatorluğunu ikiye ayıran, Hristiyan Mezhep kavgasını, yine şimdi İznik‘te, Papa Franziskus  ve Borthelomeos ile  tekrar buluşarak, o eski ”Bölünmüşlüğü’ tekrar gidermek peşindeler.

Bartelomeos ve Papa Franziskus’un bu sinsi buluşmasının arka planına ışık tutan, Türk asker, akademisyen ve yazar. Mavi Vatan’ın geliştiricisi olarak tanınıdığımız Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezinin kurucusu, geliştirdiği “FETÖMETRE” adlı ölçme-değerlendirme metodu ile TSK’daki tasfiyelere katkısı ile tanınan, Günümüzde İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Doçent Doktor olarak faaliyet gösteren, Admiral sayın Cihat Yaycı’ya, bu konuda yaptığı açıklamalarından dolayı öncelikle saygı, sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum.

……………………………………………………………………………….

Konuya istinaden, sayın R.T. Erdoğan’a yazdığım ve 2010 yılında TF’da yayınlanan anılan mektubumu, güncelliğini koruması açısından, harfine dahi dokunmadan aşağıda ilğinize sunuyorum.

iyi ve sağlıklı günler dileklerimle

Türk Diasporası’na ve Atlantik ötesine, Almanya ayağından bin selam

Refik Mor

…………………………………………………………

Refik Mor’dan R.T. ERDOĞAN’a AÇIK MEKTUP. 21 Mayıs 2010.EKÜMEN’im DEMEK SUÇMUDUR.?

AZİZ VATANIMIZ İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR; TARİH, AYNI OSMANLILARIN SON YÜZYILLARI GİBİ TEKRAR EDİYOR!

Değerli dostlar,

anılan konu 2010 yılında yine hortlatılmıştı.

O tarihde ilğili makamlara yolladığım iadeli taahütlü mektubumu ilğinize sunuyorum.

ACIMIZ BÜYÜK, YARAMIZ DERİN..

Anılan mektubumu, harfine dahi dokunmadan aşağıda ilğinize sunuyorum.

iyi günler dileklerimle

Refik Mor

………………………………………………………………………………………………………………….

Y.Müh.Refik Mor
Neumünster meclis üyesi-CDU
(Christlich Demokratische Union-Hiristiyan Demokratlar Birliği Partisi Almanya)
Neumünster Türk Dernekler Birliği Başkanı.
Neumünster -Spor, Sağlık ve Sosyal Konulardan Sorumlu Komisyon üyesi.

Neumünster, 21.05.2010  

„EKÜMEN“İM DENMESİNDEN RAHATSIZ OLMAYIZ“

DENİLEBİLİNİRMİ?

T.C. BAŞBAKANI SAYIN R.T. ERDOGAN“a ve

T.C. DIŞİŞLERİ BAKANI SAYIN AHMET DAVUTOĞLU“na

T.C. Almanya- Berlin Daimi Temsilciliği ve 

T.C Almanya-Hamburg Başkonsolosluğu aracılığı ile iletlmesi dilegi ile.

Açık mektup.

TÜRKIYE”de BEN EKÜMEN”im DEMEK SUÇMUDUR ?

  • Heybeli ada Ruhban okulunun Özerk ,(otonom) olmasI ne demektir?
  • Almanya’da Cami’ler,Kiliseler, veya Cem evleri özerkler mi?
  • Ekümenliğin ortaya çıkışı ve anlamı, Kur‘anın  Al-i İmran suresı.
  • Şeriatla idare edilen Ekümen’lik devletinin Fatih Sultan Mehmet tarafından ortadan kaldırılışı
  • Ekümen’liğin insan haklarına bürünerek, heybeli ada’da kurmak istediği HRİSTİYAN ŞERİAT devletinin siyasi manevraları ve yeltenmeleri.


Mardin”de süryani”lerin, İstanbulda Ermeni”lerin, v.s dini ibadetlerine karşI çıkılmıyor ve Antalya-Belekte yapIlan yeni kilisenin açılışına bizzat giden SayIn Başbakan,

T.C. devletinin daha önce,  EKÜMENLIK SIFATI altında açılmasına siddetle karşı çıktığı Heybeli ada”daki Ruhban okuluna, şimdi karşı çıkmamasını anlıyamıyoruz.

Bu çelişkiyi anlamak icin, ŞEYTAN detaydadIr sözüne uyarak, Ekümenlik  SIFATININ, detayIna inmek istiyorum.

Ama önce, dini ve diger  okullarIn hukuki konumuna ve Ekümenligin nerden geldigine (Etimolojisini) değinmeden geçemiyeceğim.

1. Ne İsrail”de, ne Türkiye”de, ne Avrupa”da ne de Amerika”da Cami”ler, Sinagoglar veya Kiliseler özerk ((otonom)) degildir. Yani, bu dini kuruluşlarIn yönetimini tayin eden kanunları kendileri yapmazlar. Diger bir deyişle bu kanunları içinde yaşadıkları ülkenin -parlamentosu-yasama organı-((Legislative)) yapar.

Bu kanuna aykırı bir hareketleri olursa da, yine o ülkenin -yargı organları -hakim, savcı-((Judikative)) harekete geçer ve sonuçta da bunları gidip yakalamak da – yürütme organlarına-polis, jandarma-((exukutive))düşer.

 Daha acıkcası, bu dini kurumlar bulundukları ülkenin yasalarına baglı olmak mecburiyetindedirler.

Genel kurulda tüzük ne diyorsa herkes o kurumun yönetim organlarını üye olanlar tarafIndan seçer ve buna hiç kimse karışamaz, -ama bu tüzük ilgili ülkenin, bu konuyla ilgili kanununa uymak zorundadır.

Burada, sayın Bartalomeus öyle zannediyorumki, tüzük ile kanun veya kanun nezninde kararname v.s. birbirine karıştırmaktadır.Daha açık bir deyimle:

eğer herhangi bir ülkede DİNİ kuruluşlar kendi kanunlarını kendileri yapıyorlarsa, artık orada ŞARIAT hükmetmektedir.

Alman devleti, Almanya“da yaşayan müslüman dini azınlıgının ihtiyacını karşılamak için, Almanca ögretim dili olmak şartı ile ilahiyet fakultesi açmaktadır. Alman okullarında da islam dini Almanca verilmek mecburiyetindedir. Yani devlet, sizin okullarda okutacagınız dersin içeriğini bilmek ister ve dersin içeriği de o devletin milli eğitim ile ilgili kanunlarına uymak zorundadIr.

Cami“de ve Cem evinde veya kilisede  yapacagımız ibadete ise, Türkce de olsa, Almanca da olsa, hanği lisanda olursa olsun kimse bir şey diyemez.

Burada söz konusu olan husus, yukarıda da belirtigimiz gibi, dini azınlıklar tarafından açılacak olan  herhangi bir okulun, özerk (otonom),yani o devletin kontrol edemiyeceği, denetleyemiyeceği bir statüde olamıyacağıdır. İşte  sayın Bartalomeos burada susarak, esas niyetlerini gizlemektedirler..

Diger bir deyişle, Türk“lere   Anadoluda yaşam hakkı tanımayan SEVR  antlaşmasını sinsice  ve çok UCUZA hayata geçirmek istemektedirler.

2. İnanmayan,  bizzat sayın Bartalomeos”a sorsun. Bu ortadoks (kökten dinci) kardeşlerimiz bu okul ile, “ÖZERK” (otonom) olan, Doğu Roma imparatorluğunun devamı olan  (hiristiyan ortadoks”larının temcilcisi sıfatıyla) şeriat devleti olan Ekümenlik-(papa”lık)-  istemeleridir.

3. Tarihimizi bilmez isek geleceğimizi kuramayız.

Onun içindir ki, sayın Bartalameos kardeşimizin rahatsızlığının derinliklerinde nelerin yattığına  bir bakmak gerektir diyorum.

M.S. 300 senesine kadar hiristiyan”lıkta mezhepsel bir ayrışma yoktu.

Bu tarihten sonra, İznik”te toplanan hiristiyan din adamlarI, üçlük konusunu (eski deyimle ekanimi Selase, Almanca deyimi ile Trinitet veya dreieinigkeit Theorie), daha açIk bir ifade ile:

Hz. Meryem”i hamile bırakan kutsal RUH”mu,  

Hz.Meryem mi? yoksa

Hz. İsa”mI ?

hangisi daha kutsal diye istişare yapmak icin toplandılar ve burada birbirlerine düşerek bir daha birleşmemek üzere ikiye ayrıldılar.

Bu tarihten itibaren, daha muhafazakar olanlara (kökten dinci anlamIna gelen ORTADOKS dendi ve bunlar, o zamanlar daha bölünmemiş olan Roma katoliklerinden (römisch katolisch) ayrılmışlardır. Bu Ortadokslar daha sonra Roma imparatorluğunun parçalanmasına sebep olup, baş şehri

Konstantinopel olacak olan doğu Roma-Bizans- imparatorluğunu  kuracaklardır ve Romadaki Papa”yı tanımadıklarını ve hiristiyanlığın esas temsilcilerinin kendileri olduğunu ilan edeceklerdir.

(Milliyet kavramı , Atatürk’ün deyimi ile ULUS kavramı ve bu temelde kurulacak devletler, daha sonraları 17.ci yüzyıldan sonra ortaya çıkmaya başlayacaktır.)

Üçlük konusu, yani Hz.Meryem’in  hiç bir cinsel ilişkide bulunmadan hamile kaldığı, Kur”an-In Al-i Imran suresinde de uzun uzun anlatılırr.

(3/45-47,59-63; 19/16-30 sureler Hz.İsa“nın babasız olarak dogması konusu)

4. 29 Mayıs 1543 senesinde ise olanlar oldu ve Konstantinopel fethedilerek, şehr-i İstanbul oldu ve doğu Roma imparatorluğu -Bizans-yıkıldı, Ayasofya”da ilk cuma namazı kılındı, bunun revanşı Anadolu istila edilerek Türkler tekrar orta Asya”ya sürülmek istenmekle alınmak istendi.(Sevr antlaşması). Atatürk adında bir “deli” buna karşI geldi ve başarılı da olmadı değil.  Atatürk hiristiyanların tekrar gönlünü almak icin de Ayasofya”yı, tekrar müze yaptı.

Altmışlı yıllarda, Alman’larIn başInI çektigi Avrupa”lılar, Türkiye”ye, Ayasofya”nın etrafındaki minarelerin yıkılması için, amansız bir baskı oluşturacaklardır. Bu baskı, Bir gurup muhafazakar  Türk insanının;

“Araştırdık, minareler mühim değil de, minareler yıkıldığı zaman, Ayasofya”nın kubbesinin de bu denge kaybına dayanamayıp erozyona uğrayarak  çökecegini, tesbit ettik”

dezenformasyonunu yaymakla, minareler kurtarılmıştır.

5. Zaman değişti, babamIz (memleketi ıdare edenler) tabiri caiz ise, hovardalIk yaptI, biz de mirasa tam sahip cıkamayıp fakirleştik, güçsüzleştik ve gel gör ki, Atatürk”ün yukarıdaki jesti de bizi artık kurtarmıyor.Bunlar Bartalomeos”a ve yandaşlarına artık az gelmektedir.

-Avrupa-Ayasofya”yı unutmamıştır.

Bagımsız Türkiye devleti olarak dahi, Ayasofya”yı artık cami yapacak gücümüz kalmamıştır.
 
İsviçre”deki minare yasagI ile bu revanşı şimdi adeta almaya kalkmaktadırlar

İstenen, Bizans imparatorluğu”nun devamı olan ÖZERK (OTONOM) ORTDOKS Ekümenliğidir (PAPA”lığıdır).Yani Devlet içinde DEVLET.

6. Papa veya Papa“lığın tarifi:
Tüm dünya”daki Roma katoliklerinin ruhani lideri olan kişiye verilen SIFAT olup, Vatikan ŞERİAT devletinin başıdır. Birilerini internasyonal alanda PAPA olarak kabul edilip ağırlanıp karşılanması, o kişinin DEVLETİ  olduğunun somut siyasi-diplomatik bir gösterğesidir.

Vatikan:
Türkiye veya Amerika gibi bağımsız, yasama, yürütme ve yarğI orğanları olan

HİRİSTİYANVARİ ŞERİATLA=DİNİ KURALLARA GÖRE  İDARE EDİLEN  DİNİ BİR DEVLETTİR !!!.
Ekümen:

Katolik Papa”nIn Ortadoks karşılığıdır ve internasyonal alanda, diğer ülkeler sayın Bartalameos“u resmi olarak,  Ekümenlik SIFAT“I ile kabul ederse, bu  Türkiye“de Heybeli Ada“da kurulacak bağımsız, hiristiyan şeriatı ile yönetilen  bir devletin kurulması için atılan ilk resmi  DIPLOMATİK adım kabul edilmiştir demektir.

7. Daha açIk ifade ile:(Teşbih”de hata olmasın) Lenin ve Troçki BOLŞEVİK partisinde idiler,
Troçki ayrıldı, MENŞEVİK partisini kurdu.
Amac:  DEVRİM idi
Lenin”in SIFAT”I     : BOLŞEVİK partisi, merkez komitesi genel sekreteri.
Troçki”nin SIFAT”I  :İddia bazında BOLŞEVİK partisi, merkez komitesi genel sekreteri ama- nedeni ne olursa olsun-MENŞEVİK SIFATI  altInda.
İkisinin de asğari prağramı ÖZDE aynı.
 
Şimdi sayın Bartalomeos kalkıp, Onlar tanrı tanımaz dı, bizler ise din adamıyız,  Lenin takma isim o“nun esas ismi de şudur deyip, kendi  akibetini de Trocki ile ilişkilendirmeye kalkarsa ve   Prawda”dan da bir alıntı ile „konuyu” açıklamaya kalkarsa. Bu, sizin de bir vesile çok güzel ifade ettiğiniz gibi, ‚Hakara Makara’ olur.

8. Sayın Bartalomeos“unTemsil ettigi camaat“inin sayısı, onun SIFAT“ının ANLAMINDAN bir şey kaybettirmez.
„yahu ne olacak kardeşim, verelim heybeli ada“dan bir kaç metre kare, zaten adamın temsil ettigi camaat“in sayısı da 50-60 bindir“
 
ifadesinin adını  artık siz koy“un.

Malta da bağımsız bir devlet,  Çin de.

Her devletin de 8-10 mil. kıta sahanlığı hakkınınn da var olduğunu söylemeden geçemiyeceğim.  (1 Mile 1,6 Km.)

9. Fatih Sultan Mehmet denen  hırçın adam, sırf Hz. Muhammed’in o meşhur sözüne mazhar olmak için, doğu Roma imparatorluğu -Kontantinopel yerine, batı roma imparatorluğunu-şimdiki Roma“yı- fethetseydi, o zaman şu anki Vatikan şeriat devleti, şimdi İstanbulda, Ekümenlik“de, İslamın hakim oldugu Türk“leştirilmiş Roma“nın bir mahallesinde, yeniden dirilişin mücadelesini veriyor olacaktı,  belki.

Ekümenlik, tüm dünyadaki Ortadoks Katoliklerinin ruhani lideri olan kişiye verilen SIFAT olup, bu anlamda;
şu an Bartalomeos”un düşündüklerini sesli söylemeye calışacagım: 

“Türk”lerin yok ettigi “DEVLETİN“, kaybolan imparatorluğun ((sürğündeki, adeta diaspora biçiminde yaşayan))-ortadoksların- başıyım”.

 Gerçi kendisini MANEVİ olarak devlet reisi olarak görmektedir  ama, maalesef bunun bir de siyasi diplomatik ayağı olması gerekmezmi.?

Yine,  teşbihde hata olmaz diyelim ve  de (bagışlayın) zurnanın ses getirdiği yere gelmiş bulunuyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti, sayın Bartalomeos”un dış ülkelerde Ekümenlik (Papa) ünvanI ile karşılanmasına şiddetle karşı cIkar İDİ.!!!
 
Neden?

Çünkü bir PAPA”nın veya bir EKÜMEN”in normalinde şeriatla yönetilen bağımsız bir devleti olur da ondan.

Siz buna karşı çıkmazsanız, diplomaside yazılmamış kanunlar –Teamüller-dediğimiz eğilimler –davranışlar  vardIr, ve bu sessiz kalışla  sayın Bartalomeos”u BAĞIMSIZ, veya en  azından OTONOM

bir devleti olan devlet başkanI olarak kabul etmiş olursunuz.

 kasdedilen bu bagImsız devlet nerde?
 Heybeli ada”da.

 Neden?

sayın Bartalomeus orada ikamet eder de ondan.

Sayın Bartalemos’un mızrağı çuvala artIk sığmıyor gayri.

10. Bir kişinin, hele hele bir din adamının bagımsız bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti”nde, benim bu topraklarda bagımsız bir devletim var ve ben de onun başıyım anlamına gelen, EKÜMEN”im veya PAPA”yım demesi hukuka aykırı olup ,

bence SUÇ unsuru teşkil eder.
Bu SIFAT”ları kullanmadan herkes istediği ibadeti, istediği yerde yapabilir ve kanuni çercevede de olduğu müddetce, kimse kimseye Türkiye”de kolay kolay bir şey demez.

Daha somut bir örnek:

Eski BDP başkanI  Ahmet Türk, eyalet başbakanI anlamına gelen  Kürtce bir  SIFATLA Irak, Suriye ve de Avrupa“daki bir çok ülkelerde DİPLOMATİK olarak bu SIFATLA ağırlansa, tören kıtası ile selamlansa ..v.s. ve bu fena şekilde eleştirilse.
Ahmet Türk de Türkiye“ye döndügünde, kendisine;

„kardeşim iyi de, siz  hangi „EYALET“in başbakanısın“ denilmiyecekmi?
Sayın Ahmet Türk de:
 

„kardeşim ne celalleniyorsunuz, bu kürtce SIFATI siz ne bu kadar   fazla kurcalayıp duruyorsunuz, zaten Kürtce olarak ne anlama geldigini bilmiyorsunuz, dediginiz o karşIlama töreni ise sevği ve sayğının işaretidir,“ dese.

Biz buna inanacakmıyız.?

Futbol”un bir kuralı -YASASI-vardIr. her takımın bir kalecisi ve 10″ar tane de orta oyuncuları vardır.

Sayın Bartalemeos’un;
“Bundan anlamamIz gereken…… duruma göre (yenilecegimize yakın) iki kaleci de konulabilir”

yaklaşımı demokrasiye aykırıdır.

Yani, ÖZERK”liliğin de demokratik ve uluslararası bir tarifi vardır ve devletten devlete de degişmez.

Bu tarif,  PAPA ve EKÜMENLİK SIFATLARI için de geçerlidir.
Sayın Bartalomeos yukarIda sıraladığım tereddütleri giderici YAZILI BİR AÇIKLMAM yapsın, sıradan bir kilise olduklarını ve Ekümenlik SIFATINDAN vazgeçtiklerini söyleyerek, Heybbeli ada `da açacakları  bir kilisenin açılmasına desdek vermek için, Pazartesi günü Neumünster meclisi `nin önünde masa açacagIm.
SÖZ.
HODRI MEYDAN.

21 Mayıs 2010

Sayğılarımla

Y.Müh.Refik Mor
Neumünster Meclis üyesi-CDU-Almanya

(Christlich Demokratische Union- Hristiyan Demokratlar Birligi partisi)-Almanya
Yeminli tercüman ve çevirmen
 

NOT: T.C.Başbakanı Sayın R.T.Erdoğan“a ricamdır:

Sayın Bartalomeos“dan yukarıda sözünü ettiğim kaygılarımızı gideren yazılı bir metin talep edebilirlermi acaba.? Sayın bartalomeos“un bu talebe verecekleri cevap,  niyetlerinin TURNUSOL KAĞIDI olacaktır diye düşünüyorum.

Cevabınız için adresim:

REFİK MOR

GEİBEL STR.  13

24536 NEUMÜNSTER

ALMANYA

e-posta adresim: [email protected]

…………………………………………………………..

DAHA BİTMEDİ….

MİLLİYET GAZETESİ ”Yazarı” RIZA TÜRKMEN DENEN ”YAZAR’ın” ZIRVALARINA CEVABIMDIR:

MİLLİYET GAZETESI YAZARI SAYIN RIZA TÜRKMEN”in, •    Rıza Türmen [email protected]

Heybeli ada Ruhban okulu konusu ile ilgili,25.AralIk 2009 tarihli makalesine-sinsice yeltenmesine– CEVABIMDIR.

Aşağıda okuyacağınız  Milliyet gazetesinden Rıza Türkmen bey“in, kaleme almış oldugu yazı, insan hakları ve din özgürlügü ESASINA  ilişkin değildir.

 Rıza Türkmen beyin işlediği konu, sayın Bartalomeos bey“in  EKÜMENLİK-PAPA“lIK adı altında,   DEVLET içinde ÖZERK DEVLET kurma niyetini saklamaya yöneliktir.

Diğer bir deyişle, meselenin esasının açıklığa kavuşturulmamasI için, insan hakları gibi genel kavramları kullanarak,  dikkatlerin EKÜMENLIK sıfatının ANLAMINA odaklanmamızı ÖNLEMEYE  yöneliktir.Sinsice bir yeltenmedir.

Rıza Türkmen bey“in aşağıdaki altı  çizilen yazısından ALINTILARA satır satır cevap: Rıza beyin makalesinin tamamI aşagıdadır.
 

(alıntı)„
Okul açılmazsa, yakında ayin yapacak din adamı bulunamayacak“.

Cevap:bagımsız bir devletin değil de, normal dini okul olarak açtın da karşı mı geldik?

(alıntı)
„Patrik Bartholomeos sorunu AiHM’ye götürmek niyetinde olduðunu belirtiyor.“

Cevap: davanIn konusu ne acaba?
Ekümenlik SIFATINI unutarak dava açacaksanız, bu kadar zahmete ne gerek var.  istediginiz yerde, ne okulu açacaksanız gelin.

(alıntı)
“ Temel hak ve özgürlüklerin söz konusu olduğu durumlarda karşılıklılık ilkesinin geçerli olmayacağı uluslararası hukukta kabul ediliyor.”

Cevap:Eyvallah, bizden haybeli ada bagımsız devleti kurdurtmamız istenirse, biz de herhalde eski Osmanlı topraklarından geride kalan topraklarda, bağımsız halife devleti kurdurtmak isteyeceğimiz, müslüman azınlıkı bir kaç köy buluruz.
 

(alıntı)
“AiHM kararlarına göre, Sözleşme, taraf devletlere karşılıklılık ilkesine dayanan yükümlülükler değil, insan haklarını korumak amacıyla nesnel yükümlülükler getirir. „

Cevap:bagımsız bir devlet içinde bağımsız bir devlet kurmayı istemek, ne zamandan beri korunmasi gereken insan hakları kategorisine girmektedir.

(alıntı)
„(İrlanda/İngiltere, 1978). AiHM bu görüşünü Nacaryan ve Deryan/Türkiye kararında (2.6.2008) daha ayrıntılı belirtir“

Cevap: nacaryan ve Deryan bu davada Türkiye“de bagımsız bir devlet kurmak icin dava acmamıştır. DavanIn esasInI,  genel insan hakları  çercevesi oluşturmaktadır.

SayIn RIZA TÜRKMEN bey, o antlaşmaları artık yalnız siz değil, çok görmezseniz biz de artIk, hatta YABANCI dillerde okuyup yorumlayabiliyoruz.

Bu anlamda: Sözünü ettiginiz 24.07.1923 de imzalanan Lozan AntlaşmasInIn, Türkiye“deki dini azınlıkların haklarını düzenleyen 37“den 45.ci maddeye kadar olan dokuz  maddenin Türkce ve İngilizce resmi çevirisini her isteyen bir tıklama ile internet sitelerinden okuyabilir


Saygılarımla

Y.Müh.Refik Mor

Neumünster meclis üyesi –CDU (Christlich Demokratische Union-Hiristiyan Demokratlar Birliği Partisi)-Almanya

Neumünster Türk Dernekler Birliği Başkanı

Cevabınız için posta  adresim:

[email protected]
REFİK MOR
GEİBEL  STR. 13
24536  NEUMÜNSTER
ALMANYA




Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar