İngiliz Kemal’in ölüm yıldönümünde

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

İngiliz Kemal namlı Türk casusu Ahmet Esat Tomruk’u ölümün 59.yıldönümünde neden hatırlamalıyız?

İngiliz Kemal namlı Türk casusu Ahmet Esat Tomruk’u ölümün 59.yıldönümünde neden hatırlamalıyız?

AHMET ESAT TOMRUK’UN YAŞAMINDAN KESİTLER

· 1892-93 yılında İstanbul’da doğar.

· Babası öldüğünde (1897-98) Ahmet Esat beş yaşında yetim kalır.

· Babasının ölümünden sonra annesi ve dayısı Boğaziçi’nde Emirgân’a taşınırlar.

· Çocukluktan itibaren boks, yüzme ve yelken dersleri alır.

· İlkokuldan çıkınca Galatasaray Lisesine yazdırılır.

· Galatasaray Lisesi’nde özellikle Fransızcasını geliştirir.

· Yurt dışından edindiği arkadaşları ile mektuplaşmaya başlar.

· Yurt dışından adına sık sık mektupların gelmesi yüzünden Yıldız Sarayı hafiyelerince takibe alınır. Hatta tutuklanırsa da serbest bırakılır.

· Hafiyelerin devamlı takibinde olmasından endişelenen dayısı yurt dışına çıkması konusunda yeğenini ikna eder.

· Yahudi simsar aracılığıyla İngiliz vapur kumpanyası gemisiyle 1908 yılında kaçak olarak İngiltere’ye gider.

· Yolculuk sürecinde baba-çocuk yakınlığı gelişen 16 yaşındaki bu kıvırcık sarı saçlı, mavi gözlü bu gence gemi kaptanı “ Körli ” adını verir.

· İngiltere’de kimsesi olmadığını ve okumak istediğini öğrenen kaptan Londra’da evine götürür ve karısınca da sevgiyle karşılanır.

· Navy College yazdırılınca boksa devam eder ve başarılı ünlü bir boksör olur.

· Navy College 1914 yılında bitirir.

· İngiltere’de kaldığı yıllarda dilbilgisi kurallarını ayrıntısıyla öğrenir. O kadar ki, her türlü şivesini de rahatlıkla konuşabilecek düzeye erişir.

· 2 Ağustos 1914 tarihinde Almanya’nın Fransa’ya savaş ilan etmesi ile 1.Dünya Savaşı başlayınca 1914 yılı Ağustos ayında İstanbul’a döner.

VATANI MİLLETİ İÇİN BAŞARDIKLARI

· Seferberlik ilan edildiğinden bir müddet sonra Asteğmeni olarak Çanakkale cephesine sevk edilir.

· İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin askeri kanadının kurduğu ve ülkenin her yanında çeşitli meslekten, cins ve mezhepten olanların görev yaptığı Teşkilat-ı Mahsusa istihbarat örgütünde önemli görevler verilir.

· Bir İngilizden İngilizceye çok daha hakim olduğunda Çanakkale cephesinden İstanbul’a gizli görevle gönderilmiş, İngiliz denizaltıları ile ilişkiler kurar.

· Arabistanlı Lavrens adıyla anılan İngiliz casusu Thomas Edward Lawrence’ın bir süre takip etmiş, ve gizli çalışmaları hakkında hükümete önemli bilgiler verir.

· İttihat Terakki önde gelenlerinden biri olan Bahriye Nazırı Cemal Paşa’nın en güvendiği kişiler arasında yer alır.

· Bilgi alması için Irak cephesindeki Kutulamare(*) muharebesinde esir alınan İngiliz Generali Tawshen’den yanında bir süre hapiste bile kalır.

· 1918 yılında işgal edilen İstanbul’a gelir.

· İngiliz boksörlerle yaptığı maçlarda başarılar kazanması ve bir İngiliz gibi bu dili konuşması ile İngilizlerin sempatisini kazanır.

· Büyük Meclis açılınca, Ankara’ya gider İngiliz Kemal; Mustafa Kemal, Fevzi ve İsmet Paşalarla görüşür.

· İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Rumca bildiği için Genel Kurmay İstihbarat Şubesine atayıp, görevli olarak İzmir’e yollarlar.

· ABD’li gazeteci kimliği ile buralardan Ankara’ya değerli istihbarat bilgileri yollar

Yanana sığınan Çerkez Ethem’in adamlarınca tanıyıp ihbar edilmemesi ile tutuklanıp gönderildiği Yunanistan’da hapsedilir.

· İce zekası ve kurduğu arkadaşlıklar sayesinde hapishaneden kaçıp, serüven dolu bir yolculuktan sonra Türkiye’ye döner.

· Bu kez de Batı Trakya’ya yollar. O sırada Yunan Ordusu’nun emrinde çalışan Ermeni General Antranik’in karargâhına kadar girmeyi bile başarır.

· 1924 yılında Genelkurmay’daki istihbarat görevinden ayrılır.

· Milli Mücadele dönemini anılarını yazıp yayınlar.

· İstanbul’a yerleşir. Dört yabancı dil bildiğinden tercümanlık yapmaya başlar; bazen de turizm rehberliği gibi işlerle uğraşır.

1932 yılına dek, hafif sıklet boks şampiyonluğunu da kimseye bırakmaz. Yüzme ve yelken sporuyla ise, yaşlılık dönemine kadar devam eder.

· İkinci Dünya Savaşı sürecinde Balkan ve Avrupa ülkelerinde Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir istihbarat görevlisi olarak çalışır ve topladığı bilgileri Ankara’ya ulaştırır.

· Savaştan sonra ülkeye geri döner ve İstanbul Hilton Oteli’nin baştercümanlığını yapar.

· Turist kafilelerine rehberlik ederek İstanbul’u tanıtır.

· Ömrünün sonlarına doğru maddi sıkıntıya düşünce Emekli Sandığı’na yaptığı müracaat sonunda Vatana Hizmet Tertibi’nden, 500 lira aylık bağlanır.

· 9 Şubat 1966 tarihinde geçirdiği beyin kanaması nedeniyle arkadaşlarınca hastaneye götürülürken, “…benim gibi bir adam ölmemeli. Fakat bu fırtınalı hayatın sonu her halde kötüye gidiyor” der. Fransız hastanesinde beş gün komada kalan ünlü Türk casusu, 14 Şubat 1966 tarihinde sabaha karşı uçmağa varır.

· Soyadı kanunu ile boks sporundaki başarısı ve vurduğu sert yumruklardan dolayı “Tomruk” soyadı verilmiştir.

· Kimsenin cesaret bile edemediği zorlukların üstesinden gelerek hakkıyla kazandığı kırmızı şeritli “İstiklal Madalyası”nı bizzat Atatürk’ten alır.

· Hayatını anlattığı bir röportajda “Mustafa Kemal Atatürk tarafından yaptıklarımın karşılığı anlımdan öpülerek peşinen ödenmiştir” diyerek bu büyük onura her daim sahip çıkmış bir kahramandır.

Tomruk, I. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve II. Dünya Savaşı sürecinde vatanı, milleti için büyük hizmetlerde bulunmuş ulusal bir kahramandır.

Aziz anıları önünde saygıyla eğiliyorum.14.2.2025 Cuma

(BU YAZI DERLEMEDİR)

(*) Irak Cephesi’nde 29 Nisan 1916’da Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlanan Kutulamare (Kut’ül Amare) muharebesi, 1.Dünya Savaşı’nın temel muharebelerinden biri olarak kabul ediliyor. Tümgeneral Charles Vere Ferrers Townshend komutasındaki İngiliz birliklerinin teslim alınmasıyla kazanılan bu zafer, Çanakkale’nin ardından 1.Dünya Savaşı’nın “en büyük zaferi” olarak kabul edilmektedir.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Zerrin Sümer avatarı
    Zerrin Sümer

    Vatsn ve bayrak sevgisi ölçülemez sayın Tomruk ” İng Kemal “bir adanmışlık senbolü .Saygıyla rahmetle minnetle ışıklarda uyusun cennet mekanı olsun ❤️

  2. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Sn.Sümer,
    Mustafa Kemal (Atatürk )
    * “Türk çocuğu ecdadını (atalarını) tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” demektedir(1)

    * Yine çocuk eğitimi için 1 Mart 1922 tarihinde, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) üçüncü toplanma yılı açılış konuşmasında :
    -Efendiler, yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri eğitim sınırı ne olursa olsun, en önce ve her şeyden önce Türkiye’nin bağımsızlığı için kendi benliğine ve milli geleneklerimize düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gereği öğretilmelidir. (Alkışlar)
    -Uluslararası dünyanın bu günkü durumuna göre, böyle bir savaşın gerektirdiği mücadele ruhunu taşımayan insanlara ve bu nitelikteki insanlardan kurulu topluluklara yaşama ve bağımsızlık hakkı yoktur. (Bravo sesleri)
    – Efendiler, Bir sosyal topluluğun ortak ve genel duyguları ve düşünceleri vardır. Sosyal toplulukların değerleri, uygarlaşma aşamaları, istek ve eğilimleri ancak bu genel duygu ve düşüncelerin belirme ve görülme derecesiyle anlaşılır. Bir sosyal topluluğu yönlendiren ve yöneten insanlar için, sosyal toplulukların sonu üzerinde hüküm vermek durumunda bulunan dostlar veya düşmanlar için ölçü, bu sosyal toplulukların kamu oyundan anlaşılan yeteneği ve değeridir. Bundan dolayı uluslar kamu oyunu dünyaya tanıtmak zorundadırlar. Bütün dünya kamu oyunun bunu öğrenmesini sağlamak ise, yaşamlarının düzenlenmesi için şüphesiz gereklidir. Bu konuda bilinen araçlardan birincisi ve en önemlisi basındır. Basın, ulusun genel sesidir. (Şiddetli alkışlar) Bir ulusu aydınlatmak ve uyarmakta, bir ulusa ihtiyacı olan düşünce gıdasını vermekte, özet olarak bir ulusun, amacı mutluluk olan ortak yönde yürümesini sağlamakta basın, başlı başına bir kuvvet, bir okul, bir yol göstericidir. (Alkışlar)
    ….
    * Yine inanç konusuna ilişkin olarak de:
    -Efendiler, Camilerin kutsal minberleri halkın ruhani, ahlâki gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır.
    – Bu nedenle camilerin ve mescitlerin minberlerinden halkı aydınlatacak ve yol gösterecek kıymetli hutbelerin içeriğinin halkça anlaşılır olmasını sağlamak yüce Şeri’ye Vekâletinin önemli bir görevidir. (Şiddetli alkışlar, bravo sesleri)
    – Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve bilince hitap olunmakla İslâm topluluğunun vücudu canlanır, zihni saflanır, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur. (Alkışlar)
    -Fakat diğer yandan, hutbeyi yapanların sahip olmaları gereken bilimsel nitelik, özel yeterlik ve dünyadaki olayların durumunu anlama yeteneği önem taşımaktadır.
    Bütün vaiz ve hatiplerin bu bilince yararlı olacak surette yetiştirilmesine Şeri’ye Vekâletinin güç harcayacağını umarım.” direktiflerinin ne denli uzaklaşılmış olduğunu anımsayalım.
    * Günümüzde bırakalım çocukları yetişkinlerin % kaçı İngiliz Kemal’i bilmektedir.
    * İnancı, Melis’teki siyasi partiler ali çıkarlarının vaz geçilmez aracı olarak kullandıkları da malumdur
    (1 )Afet İnan, Atatürk Hakkında H. B., S. 297)
    BU YAZI DERLEMEDİR)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar