Ya kardeşim, ben Orta doğulu değiilim!

Ya kardeşim, ben Orta doğulu değiilim! - erkan yilmazer

Ya kardeşim, ben Orta doğulu değiilim!

Benim aslımın çoğu YÖRÜK. Benim kültürüm bir Arap’tan ziyade TÜRK Kultürü ile büyümüş TÜRK OĞLU TÜRKÜM. Eğer sen beni zorla Ortadoğulu yapmaya çalışırsan ben direnirim. Çünkü o benim kültürüm değil. Bana yabancı.

Ben 5 değil, iyi eğitebilecegim kadar çocuk isterim. Varsın tek olsun. Kusura bakma ama ben yere tükürmem. Çöp atmam. Biraz yürür çöp kutusuna atarım.

Kadın ailenin kraliçesidir. Annem de öyleydi. Anneannem de babaannem de. Bırak kadın erkek eşitliğini belki de kadın ağır basar benim kültürümde. Namazını kılan kılar. İçkisini içen içer. Biri öbürüne “Allah kabul etsin” der, diğeri de “yarasın şerefine“.

Demokrasi vardır evde de. Biat değil.

Evet köpek te severiz, kedi de. Cinler, periler değildir onlar. Doğayi da severiz çok. Canımız yanar tek bir ağaç devrilse.

İşimizin hakkını vermek isteriz. Gurur duyarız yarattığımızla. Sanat severiz sanat. Her türlü sanat. Sanatçıya da saygı duyarız. Ama gerçek sanatçıya. Severiz okumayı. Kitap bile satın alırız inanır misin?

Kemal Atatürk‘ ü en çok neden severiz biliyor musunuz ? Çünkü O kurtarıcıdan da öte, bizim ‘kültürümüzün‘ sembolüdür. Olmaya hep çaba sarf ettiğimiz ama 95 yıl sonra bile daha da çok hayran kaldığımız.

Mücadelemiz de siyasi veya ideolojikten de öte şu parti bu parti de değildir aslında. Kültürümüzün var olma savaşıdır. Atatürk‘ün vizyonunda ki kültürümüz. İşte bu kültür bizi birbirimize bağlayacak. Milyonlarca Cumhuriyetçiyi.

Kendimizi devam ettirecek kolektif beyine de sahibiz, iradeye de, kalbe de.

Paylaşmanız dileğiyle…

Erkan Yılmazer

Okumaya devam et  IDRAK GECIKMESI

Comments

“Ya kardeşim, ben Orta doğulu değiilim!” için bir yanıt

  1. Erdoğan Özgenç avatarı
    Erdoğan Özgenç

    Adamlar öyle zengin oldular ki,
    Evlerinde,
    Para “sayma” makinesi
    Ve
    Para “saçma” makineleri var…
    Devasa
    Kasaları, zula yerlerinl saymıyorum bile…
    Ayakkabı kutuları…
    ***
    Su gibi para saçıyorlar düğünlerinde, özel günlerinde…
    Güç sarhoşu olmuş hepsi…
    Çakma dindar
    Aslında görmemişin daniskaları alayı…
    Daha düne kadar
    Kıçlarına giyecek donları yoktu…
    Adam oldular…
    ***
    Fakat hiç kuşkunuz olmasın;
    İktidar
    Yönetim bir değişse ya mal gibi kalacaklar ortada
    Ya da toz olup tüyecekler ABD’ye…
    İngiltere’ye…
    Arap ülkelerine hiç gitmezler…
    ***
    Neden?
    ***
    Dünyada hiçbir ülkede toplum türban takarak…
    İnancı kullanarak…
    Yalanarak…
    Biat ederek…
    Yalakalık yaparak bu duruma gelmemiştir…
    Ahlaksızlığın…
    Vurgunun soygunun hırsızlığın prim yaptığı…
    Yasallaştığı…
    İlk ve tek ülkeyiz, tek toplumuz…
    ***
    Buraya kadar yazdıklarımı yüzlerce binlerce kez yazdım…
    Duayen gazeteciler de yazdı, anlattı…
    Herkes biliyor.,,
    Üzülerek söylüyorum; hiçbir olumlu eylem göremedik…
    ***
    Hepimiz bu ülkenin onurlu gururlu dürüst vatandaşlarıyız…
    Söyker misiniz;
    Bu çökme, kokuşmuşluk…
    Bu ahlaksızlık…
    Densizlik…
    Seviyesizlik nereye kadar sürecek?
    Bizler;
    Bunlara daha ne kadar tahammül edecek vergilerimizle,
    Bağışlarımızla besleyeceğiz acaba?
    ***
    Arkadaşlar, dostlar doymuyor bunlar…
    Utanmıyorlar…
    Bunları susarak gözlerimizi kulaklarımızı kapatarak biz büyüttük…
    Güç ve iktidar sarhoşu, psra servet manyağı yaptık…
    Ama bizler umudumuzu hiç yitirmedik...
    ***
    Evet!..
    Ekonomi çok kötü, borç batağındayız…
    Önemli değil…
    Bir gün mutlaka düzlüğe çıkarırız ekonomiyi…
    Ama!..
    Bu pisliklerden kurtulamadığımız sürece kimse kusura bakmasın;
    Burnumuz asla boktan çıkmayacak…
    ***
    Lütfen muhalefet nerede, uyuyor mu falan demeyin…
    TBMM’nin yetkisizleştirildiği, politakacıların
    İtibarsızlaştırıldığı…
    Yargının olmadığı, STK’ların üniversitelerin sustuğu,
    Vatandaşın hırsıza, yalana prim verdiği yerde
    Diktada…
    Muhalefet ne yapabilir ki?
    ***
    Bırakın muhalefeti…
    Kendi kendinize sorun; ben ne yapabilirim, diye…
    Bu kokuşmuşluktan bataklıktan el birliğiyle nasıl kurtulabiliriz, diye…
    Ve!
    Yüz yıl önceki atalarımızın yaptıklarını düşünün…
    Farkındaysanız!..
    Bugün daha eğitimli daha güçlüyüz…
    ***
    Üstelik bizim, bizden başka kimsemiz, dostumuz yok…
    ***
    Tek eksikliğimiz var; daha cesur değiliz…
    Daha özgüvenli…
    Daha emin…
    Daha vakur, daha kararlı değiliz…
    Ki!..
    Dünyada hiçbir toplum ülkesini ve toplumu bu hale getirene…
    Getirenlere bile bile defalarca oy vermez…
    ***
    Şimdi tam zamanı…
    insanca…
    İnsan gibi barış ,huzur, güven ve refah içinde özgürce yaşamak için…
    Söz sizde…

    Erdoğan Özgenç
    17,27

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir