ISTANBUL

Bilmem sizde benim zaman zaman hatırladığım, İstanbul’a aşık çok değerli bir şarkıcı olan Dario Moreno’yu hatırlar mısınız? Seneler önce  bu İstanbul aşığı, İstanbul’u tanıtmak için ömrünü feda etmiş bu tatlı insan, 1 Aralık 1968 de Yeşilköy hava limanında 47 yaşında bir cinayete kurban gitmişti. Aslında Aydın Germencik doğumlu olan Dario Moreno  ömrünün büyük bölümünü Fransa da geçirmiş değerli bir müzisyen olarak Türkiye nin tanıtımında büyük payı olduğuna inanırım.  - istanbul turkiye

Bilmem sizde benim zaman zaman hatırladığım, İstanbul’a aşık çok değerli bir şarkıcı olan Dario Moreno’yu hatırlar mısınız? Seneler önce  bu İstanbul aşığı, İstanbul’u tanıtmak için ömrünü feda etmiş bu tatlı insan, 1 Aralık 1968 de Yeşilköy hava limanında 47 yaşında bir cinayete kurban gitmişti. Aslında Aydın Germencik doğumlu olan Dario Moreno  ömrünün büyük bölümünü Fransa da geçirmiş değerli bir müzisyen olarak Türkiye nin tanıtımında büyük payı olduğuna inanırım. 

İstanbul’a aşık bir başka isimde senelerce İstanbul da hem Valilik hem de Belediye Başkanlığı yapmış tonton mu tonton bir insan uzun seneler bu görevi yürüttüğünü biliriz. Kendisini tanıma fırsatım oldu. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, Türkiye de kurulan bazı uluslar arası derneklerin de kurucuları arasında yerine almıştı. Bir gün bana telefon ederek ‘ Metin, yarın beni Esenboğa dan alır mısın ‘dedi. Çok heyecanlanmıştım. Tonton valimizin Ankara da misafir etmek için hemen Bulvar Palas’ı aradım. Tekin den hemen bir oda ayırmasını rica ettim. Aslında koskoca bir şehrin hem Valiliğini yapmış, hem de Belediye Başkanlığı yapmış büyük bir insan olduğu kadar, kısa boylu tonton bir kişi, mega kent İstanbul u senelerce yönetmiş, ama hakkında en ufak şaibeli bir hususun çıkmamış olması, ne kadar ilginçtir. İstanbul’un doğa yapısına hiç ihanet etmemiş bir insan olarak tanıdım.

İstanbul’a daha sonra iz bırakan bir başka Belediye Başkanı da rahmetli Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde İstanbul’a belediye Başkanı seçildi. Bedrettin Dalan, İstanbul’da bir döneme imza atmış bir insandı. Onu da yakından tanıdım. İstanbul’a yeni bir çehre vermek için bazı konularda önemli adımlar attı . İstanbul’un Haliç’teki atık suyunu boğazın dip akıntısına vererek Haliç’in daha berrak akmasını sağladı. Galata köprüsünü yeniden inşa ettirerek daha işlevli hale koymak için çok çalıştı, ancak bu köprü düzenli çalışamadı. Fenerbahçe’den başlayarak denizi doldurup Pendik e kadar sahil yolunun yapılmasını başlattı. Anadolu yakasında bir yeşil sahil şeriti bu gün Mega Kent İstanbul halkına hizmet vermekte. Bedrettin Dalan hakkında çok şeyler söylendi. Onunda bu şehre ihanet ettiğini kanıtlayan bir belgeye rastlamadım. Bütün varlığını kurduğu Yeditepe Üniversitesi ve oluşumun vakfına verdiğini bilmekteyiz. Bedrettin Dalanın döneminde kayırılan şirketler, veya çeteler oluşmuş mudur ?  Bunu bilmiyorum. 

Okumaya devam et  İstanbul’un nüfusu

Daha sonra bir başka kişi İstanbul un Belediye Başkanlığına seçildi. Onun zamanında İstanbul Belediyesi Park ve Bahçeler bölümüne çiçekler ithal eden bir kurumun sahibi ile tanıştım. Dünyanın çeşitli yerlerinden çiçekler geliyordu, ve İstanbul un çeşitli yerlerinde bu çiçekler hayat buluyor, şirketin sahibi de tanrıya dua ediyordu. Onunla daha sonra Beylerbeyinde bir köşkte bir araya geldik. Resmi çok güzel seyredebiliyordum. Sadece Park ve Bahçeler günlük milyonlarla ifade edilen çiçek sirkülasyonu olan bir konu idi. İstanbul un yeni yerleşim yerler, kıymetli arsaların bulunduğu yerlerde plan değişikliği ile imara açılması İstanbul un siluetinin değişime uğramasına sebep oldu. Mega kentte dikine yükselen binaların , önemli alış veriş merkezlerinin kurulması ve bu kuruluşta kayırılan birkaç, ismi lazım değil, ‘ Holding’ lere hediye edilmesi, insanın aklına neler getirmiyor ki ? Bir konuya çok inandığımı söyleyebilirim. Bu dönemde İstanbul da , İstanbul kaynaklı  Sakarya’da ve Düzce’de cemaat yapılanması, tarikat yapılanması hız kazandığını bilmekteyiz. Ülkemizde çok acayip olaylar meydana gelmekte. Bir ülke yöneticisi çıkıp ‘ Biz İstanbul’a ihanet ettik.’ Diye itirafta bulunmasını da çok yadırgamıştım. İhanet edenler geneldehain olarak tanımlanır. Ancak bu ihanet henüz daha bittiğini de düşünmemekteyim. Sadece yapısal gelişmede yapılan  ihanetin yanında, İstanbul’un bütün yapısını değiştirerek rant kaynağı haline getirilmesini izlemek bizleri üzmekte. 

Istanbul bir çok ülkelerin su yollarını birleştiren, doğu ve batı sentezin bir birinden bir çizgi ile ayrıştığı bir coğrafya olarak biliriz. İstanbul, kanımca anlatmakla bitmez. Ancak bu şehirde örgütlenen cemaatlerin iç bünyelerinde sapık oluşumları açığa çıkaran bir olayda, bütün Türkiye ayağa kalktı . 6 yaşında bir kız çocuğunun 29 yaşında bir cemaat müridi ile öz anne ve babası tarafından evlendirilmesine tepki çok büyük oldu. Aslında bu bir buz dağının suyun üstünde kalan kısmı. Suyun altında yüzlerce kız çocuğu, küçük yaşta evlendirilen içinde bulunmakta. Uluslar arası bir sözleşmeye de ev sahipliği yapan İstanbul, kadın hakları konusunda uluslararası mutabakata ilk imzayı, Yine Türkiye olarak İstanbul’da koyduk. Cemaatlerin ve tarikatların baskısı ile Beş Tepe, tek adam yönetimi, bu mutabakattan kimseye danışmadan bir imza ile çıkarak, cemaatlerin ekmeklerine yağ sürmüş oldu. Nede olsa yakında olacak bir seçimde onların oylarına ihtiyaç duyacağı bilinmekte. 

Okumaya devam et  Dünyanın en büyük insan zinciri İstanbul’da

4 ekim 1926 tarihinde yayınlanan 743 sayılı Türk Medeni Kanunu aile kurumu içinde bir erkek ve kadın eşitliğini kabul eder. Evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirilir, ve çok eşlilik yasaklanır. Ancak 4721 sayılı Türk Medeni kanunda 22.11.2001 yılında yapılan değişikliklerde madde ‘11’ de ergenlik yaşının on sekizolarak belirtmiştir. 

Madde 12 de ise 15 yaşını dolduran küçükkendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir denilmekte.  

Aynı kanunun 143 maddesinde Evlenmenin geçerli olması, dini törenin yapılmasına bağlı değildir, ve aile cüzdanı gösterilmeden dini tören yapılmaz ibaresi bulunmakta.

İstanbul’a ihanet edenler Türk Medeni Kanununa da CEMAAT’lerin baskısı ile ihanet ettiğini izlemek, nasıl bir ihanetin içinde kaldığımızı anlatmaktadır. 

İstanbul’a gönül vermiş bunca insanlar , İstanbul’a hizmet vermiş bunca yöneticilerin yanında İstanbul a ihanet ettiğini ilan edenlerin de bulunması ne kadar hazin bir tablo. Hele ‘İstanbul İstanbul’ adlı şarkısı ile İstanbul’u 60 sene evvel  dünyaya tanıtan Dario Moreno,  bu günkü İstanbul’un bu hali ile, kadın hakları konusunda uluslararası bir sözleşmeye imza koymuş bir Türkiye’nin, Tek Adam rejimi ile bu sözleşmeden çekildiğini ilan etmesine kahrolurdu. Ne büyük elem. Medeni ülkelerle birlikte kadınlar konusunda bir sözleşmede birlikte olmak yerine, İstanbul Sözleşmesinden 1 erkeğin imzası ile çıkılmasına DARİO nefret ederdi, diye bir sözüm geldi söyledim Hem Nalına Hem Mıhına.

Metin Atamer 


Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir