İzmir’i kimler yaktı

Sayın Betula Nelson’s paylaşmış olduğu, raporun gerçeği ve kopyaları tüm ABD, İngiliz ve Fransız arşivlerinde de bulunan aşağıdaki yazıyı tam bu sırada TÜRK düşmanlarınca yapılan ve finance edilen İzmir yangını yalanları filmine yanıt olarak verilmek üzere, Hükümet yada Meclis birşeyler yapmayı düşünmez mi? - izmir yangini smyrna
,

İZMİR’İ KİMLER YAKTI ?-İzmir Sigortaları İtfaiye Şefi Paul Greskoviç’in Raporu

Sayın Betula Nelson’s paylaşmış olduğu, raporun gerçeği ve kopyaları tüm ABD, İngiliz ve Fransız arşivlerinde de bulunan aşağıdaki yazıyı tam bu sırada TÜRK düşmanlarınca yapılan ve finance edilen İzmir yangını yalanları filmine yanıt olarak verilmek üzere, Hükümet yada Meclis birşeyler yapmayı düşünmez mi?

Haydi bir gayret, işe yaradığınızı, Vatanı düşündüğünüzü gösterin lütfen!

Dr.Mustafa Ataç

Levent Karaşin
20 Ağustos, 21:56

Sayın Betula Nelson’s paylaşmış olduğu, raporun gerçeği ve kopyaları tüm ABD, İngiliz ve Fransız arşivlerinde de bulunan aşağıdaki yazıyı tam bu sırada TÜRK düşmanlarınca yapılan ve finance edilen İzmir yangını yalanları filmine yanıt olarak verilmek üzere, Hükümet yada Meclis birşeyler yapmayı düşünmez mi? - izmir yangini smyrna

İZMİR’İ KİMLER YAKTI ?
İzmir Sigortaları İtfaiye Şefi Paul Greskoviç’in Raporu

Bu konuda bakılabilecek en önemli kanıtlardan biri o dönemin İzmir Sigorta Şirketi’nin İtfaiye Müdürü Paul Greskoviç’e ait rapordur. Büyük Taarruz başladığı anda, Yunan subay ve askerlerinin ağızlarından; ‘İzmir’i Türklere bırakmaya mecbur kalırsak yakacağız’ şeklinde sözler duyduğunu ifade eden Greskoviç, raporunda şunları anlatıyor:

“11/12 Eylül gece yarısından bir saat sonra Ermeni Mahallesi’nde yangın çıktığını haber verdiler. İtfaiye erleriyle yangın yerine hareket edip, Rum Hastanesi’ni geçerken 120–150 kadar çoluk çocuk ve kadın acı acı bağırıyorlardı. ‘Niçin bağırıyorsunuz?’ diye sordum; ‘Ermeniler bizi yaktılar, Seyis Hanı içerisinde oturuyoruz’ dediler. Bunlar Rumlardı. Bu insanların; Ermeni evlerine bitişik oturduklarını ve Ermenilerin duvardan bir delik açtıklarını ve delikten çokça gaz dökerek evi ateşlediklerini söylediler. Bunları sabaha kadar çıkmaz sokak içinde muhafaza ettim. Ve sabahleyin devriyeye teslim ettim.

13 Eylül saat 10.30’da Ermeni Mahallesi’nde ateş görüldüğünü haber verdiler. İtfaiye ile birlikte giderken Ermeni Kilisesi’nden 50 metre mesafede bir Ermeni evinin yandığını gördüm. Evin alt katından şiddetli bir ateş çıkıyordu. Mecburi biraz geriye gittim ve etrafa yayılmaması için söndürmeye uğraşırken, Ermeni Kilisesinde yangın çıktığının haberini verdiler.”

Ekibiyle buraya giden Greskoviç, gördüğü manzarayı raporunda şöyle yazıyor:

“Kilisenin binalarında ateş yoktu. Yalnız küçük bir bina civarında, bahçede 200 kadar üzerine yağ dökülmüş eşya balyası ile paçavralar bir yere toplanmış, üzerine de 200 kadar tüfek ve çokça da cephane konmuştu. Ateş de bunların arasından çıkıyordu. Aynı zamanda ateş içerisinde devamlı patlamalar oluyordu…”

Okumaya devam et  Decapiter

Greskoviç, raporunun devamında İzmir yangınını şöyle anlatır:

“Biz yangını söndürmeye çalışırken, Ermeniler ateş ediyor ve atılan mermiler yangın tulumbalarına isabet ederek zarar veriyordu.”

Fransız Illustration Gazetesi Muhabirleri G. Ercole’ün Haberi

30 Eylül 1922 tarihli ‘Fransız Illustration’ gazetesinin nüshasında, İzmir yangınına ait en erken haberlerden birine rastlarız. Gazetedeki bu haber, 14 Eylül 1922 tarihli G. Ercole adındaki muhabire aittir. Haberin içeriği şöyledir:

“Öğleden sonra saat ikiye doğru Ermeni Mahallesi üzerinden bir duman bulutu yükseliyordu. Bununla birlikte, bu yangın genişlemiyor ve sönme eğilimi gözüküyor. Buna rağmen kaçmak isteyen, paniğe kapılmış insanlar rıhtımda toplanıyor. Bir Amerikan vapuru, ABD konsolosluğu önünde, hareket etmek zorunda, çünkü insanlar o vapura binmek için kendilerini denize atıyor. O anda yine Ermeni Mahallesi’nde, daha önemli iki yangın başlıyor. Durum ciddileşiyor, çünkü güneyden gelen rüzgâr artıyor ve alevler Avrupa Mahallesi’ne doğru ilerliyor. Silah sesleri geliyor, el bombaları patlıyor. Türk işgali altında yaşamaktansa ölmeye karar vermiş olan Ermeniler, evlerinde yangın çıkardılar ve Türk askerleriyle savaşmaya başladılar. Cephanelik korkunç bir gürültüyle infilak ediyor. Saat akşamın dokuzu; biz farkına varmadan gündüzden geceye geçtik. Gökyüzü geniş bir ateş bulutuna dönmüştü.”

Yakın Doğu’ya Yardım Örgütü Temsilcisi Mark O. Prentiss’in Raporu

8 Eylül 1922 tarihinde Amerikan savaş gemisi ‘Lawrence’ ile İzmir’e gelen Mark O. Prentiss, İstanbul’daki Amerikan Amirali Bristol’e İzmir yangınıyla ilgili rapor hazırlamıştır. Yangını Türkler değil, Ermeniler ve Yunanlılar başlattı diyen Prentiss, raporunda şunları yazmıştır:

“Öyle görünüyor ki, Amerika’da hemen herkes İzmir’deki şiddete son bir trajedi olarak eklenen yangının Türklerin sorumluluğunda olduğuna inanmaktadır. Üst düzey önem taşıdığı kabullenilen böylesine bir suçlama Türklerin üzerine atılamaz. İzmir, doğu savaşında ele geçirilen en büyük ödüllerden biriydi. Halkın ve ordunun acil gereksinimi için kullanılan depolar evlerdi. Bunları neden yaksınlar?

Okumaya devam et  Atatürk’ün Eğitim İle İlgili İlkeleri

Bu genel bilginin öğesi olarak diğer yandan Ermeni ve Rumlar bu bölgenin nefret ettikleri düşmanın eline geçmesine izin vermediler. Yangından birkaç gün önce İzmir’de bulunan bir rapora göre örgütlenmiş genç bir Ermeni grubu, eğer şehir Türklerin eline geçerse şehri yakmaya ant içmişlerdi. Ermeniler bu planı gerçekleştirebilmek için yeteri kadar hazırlık yapmışlardı.”9

‘Le Levant’ Gazetesi’nin Araştırması

Mehmet Sırrı ve Michelle Camberes’in sahibi olduğu İzmir’de Fransızca olarak yayınlanan ‘Le Levant’ gazetesinin 21 Eylül 1922 tarihli İzmir yangınıyla ilgili haberi:

“İzmir yangınının Ermeniler tarafından provoke edildiğini daha önce bildirmiştik, şimdi resmi açıklamalar, bu haberimizi doğruluyor” sözleriyle başlıyordu. Haberin devamı şöyledir:

“Ermeni Kilisesi’ne yaklaşık 100 metre uzaklıkta bir Ermeni evinde ilk yangın görüldü. Bu ilk girişim, itfaiyecilerin çabalarıyla engellendi. Birkaç saat sonra kilise çevresinde patlayıcı maddeler ateş almıştı. Yangın, eş zamanlı olarak Basmane’deki ve Soğukçeşme’deki Ermeni evlerinde başladı ve art arda Ayavukla’da, Ayaparaskeri’de ve Kireçağırı Mahallesi’ndeki Ermeni evlerinde çıktı. Yangından önce bütün Ermeni evleri kapalıydı ve herhangi bir hayat belirtisi yoktu. Yangınla birlikte Ermeniler silahlı olarak evlerinden çıktılar. Hatta Ayavukla mahallesinde bir Ermeni’nin kendi evini ateşe vererek çıktığı görüldü. Birçok evde yangını körükleyen paçavra parçalarına rastlandı. Bu mahallelerde yaşayan Ermeniler, aynı zamanda yangını söndürmek isteyen itfaiye erlerine ateş etmeye başladı. Ermeni mahallelerinde ve çarşıda bomba atan Ermeniler görüldü ve tutuklandılar. Darağaç’ta Yordani Aleksiyati adlı bir Rum, evini yakarken yakalandı. Kendisine bunu yapması için bir Rum görevli tarafından para verildiğini itiraf etti. Anadolu’daki Ermeni alaylarını örgütleyen meşhur Trukom, Yunanlılara İzmir’i terk etmeden önce şöyle seslenmişti; ‘Siz İzmir’i Türklere bırakarak kaçın. Biz ancak öldükten sonra İzmir’i onlara teslim edeceğiz.’ Gerçekten de İzmir’i yakmak için burada bir Ermeni komitesi kurulduğu anlaşılıyor.”

Okumaya devam et  Yunanistan, Sevr Kazanımlarını elinde tutamaz mıydı?

Araştırmacı Selehattin Sert’in ‘Haçin Ölüm Kampı’ adlı kitabında:

“Antranik’in yanında Van Vali yardımcılığında bulunan, Van ve Haçin’deki ünlü Türk katliamcısı Aram (Manukyan) Çavuş, bölgeyi yakıp yıktıktan sonra, yine bir ağır yenilgiyle, 1920 Ekim ayı sonunda çetesiyle İzmir’e gelir. 13 Eylül 1922 tarihinde İzmir’i kül eden, Büyük İzmir Yangını’nın planlayıcısı da Kars’ı, Haçin ve Sis’i yakan bu Torkom ve ekibiydi. Aram Çavuş, Aşot, Kirkor gibi, kendisine kâh çavuş, kâh miralay, kâh vali, kâh papaz, kâh öğretmen unvanlarıyla ortaya çıkan sahte kimlikli katillerin son marifetleriydi” denilmektedir.

Kaynak: Ahmet Gürel*, TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİ- Şenocak Yayınları, İzmir 2009, s. 18-25

*İTK Uşakizade Köşkü Md.

  1. Strabon, İÖ 64 – İS 23 arasında yaşamış bir coğrafyacıdır. Amasya’da doğan Strabon, Antik dünya hakkındaki coğrafya kitabı ile tanınmıştır.
  2. Homeros, Antik Yunanistan’da yaşamış İyonyalı bir ozandır. Batı Edebiyatı’nın ilk büyük eserleri sayılan İlyada ve Odysseia Destanları’nın yaratıcısı veya derleyicisidir.
  3. Aristoteles, MÖ 384 – MÖ 322 tarihleri arasında yaşamış Yunanlı filozof ve bilim adamıdır. Platon ile birlikte Batı düşüncesini en çok etkileyen iki kişiden biri olarak düşünülür.
  4. M.Ö. 336–323 yılları arasında Makedonya kralı olan Büyük İskender, o zamanki dünyanın yarısını 13 yılda fetheden tarihteki en büyük komutanlardan biridir.
  5. Bülent Şenocak, Levant’ın Yıldızı İzmir, Şenocak Yayınları, İzmir 2008, s. 11–13.
  6. Pelin Böke, İzmir 1919–1922 Tanıklar, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2006, s. 207–215.
  7. Levantenlerin oturduğu mahalle.
  8. Oktay Gökdemir, Cumhuriyetin İzmir’i ‘Ateşin Gelini’ adlı makalesi, Cumhuriyet, 9 Eylül 2008, s. 23.

Comments

“İzmir’i kimler yaktı” için bir yanıt

  1. adamlar türkiyeyi tek adam olarak en zayıf halinde buldular her tarafdan saldırıyorlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir