KAFKAS HALKLARINDAN ÇERKES Ubıhlar: Yerli Azınlık Halklar yolunda

Ubıhların Yerli Azınlık Halklar listesinde olması veya olmaması. İşte bütün mesele bu!

Bu problem günümüzde güncellik kazandı. Meseleye Kabardey-Balkar Cumhuriyeti yönetimi, Güney Federal Bölge ve Kuzey Kafkasya Federal Bölge cumhuriyetleri başkanları, federal yürütme organları, ülkenin tanınmış araştırma merkezleri el attı. Bu yüzden biz de konuya ilgisiz kalmayacak ve analiz etmeye çalışacağız. Ubıhları ne gibi bir gelecek bekliyor, listede yer alacaklar mı? Ubıhlar kimlerdir sorusunu göz önünde bulundururken Rusya Bilimler Akademisi Kabardey-Balkar Araştırma Merkezi Beşeri Bilimler Enstitüsünün bakış açısını dikkate alacağız. Onların sunduğu bilgilere göre, Ubıhlar’ın kendilerini adlandırmaları “Tuahı”, “Ubıh” etnonimi ise Çerkesçe. Dilleri Çerkes-Abaza dil grubu içinde yer alıyor. Atalarının, yazılı kaynaklarca Karadeniz kıyısında antik zamanlardan itibaren Şahe nehrinden Hosta nehrine kadar hatta, Büyük Kafkas sıradağları güney yamacındaki dağlık bölgelerinde (Soçi, Lazarevski ve Adler arasındaki bölge) yaşadığı kaydediliyor.

The Ubykh and Abkhazian leaders in the River Sochi valley, 1841. Picture of known Russian artist Gagarin
Ubıh ve Abaza Liderler, 1841, Gagarin

Komşu Çerkes ve Abaza (Abhaz-Abazin) etnik gruplarıyla ortak bir yaşam formunu paylaştıkları ve çok dilli oldukları ifade ediliyor. Tarihçilere göre Ubıhların çoğu üç dilli idi, Ubıhça, Çerkesçe ve Abazaca konuşuyorlardı. Ubıhlar kendi dillerini, kendi adlandırmalarını, ve etnik kimliklerini Kafkasya savaşları (1763-1864) bitinceye kadar korumayabildi. Son olarak Ubıhlar yok edildi. 1864’de Ubıhlar, liderlerinin kontrolünde, düzenli ve organize biçimde, deniz yoluyla Türkiye’ye gitti. İki hafta içinde tamamı (25-74,5 bin kişi) oraya ulaştı ve ardından hızlı bir şekilde orada asimile olmaya başladılar. Kalan 100 aile Kuban ve Abhazya’daki Çerkes köylerine yerleştirildi. Daha sonra da Kuzey-Batı Kafkasya’nın bütün cumhuriyetlerine dağıldılar.

Bugün, akraba halklar arasında, az sayıdaki Ubıh soyadlarını taşıyan nesiller köklerinin hatırasını korumaya devam ediyorlar. Bunun yansıması da 2010’daki Rusya nüfus sayımı oldu. 33 kişi milliyet hanesine “Ubıh” yazdırdı. (16 kişi Kabardey-Balkar’da, 12 kişi Krasnodar Kray’da, 2 kişi Adıgey’de, 2 kişi Moskova’da, 1 kişi Stavropol Kray’da). Bu arada 2002’deki nüfus sayımında sadece bir Rusya Federasyonu vatandaşının milliyetini Ubıh olarak gösterdiğini belirtmek gerekir. 1926 sayımında kendisini Ubıh olarak adlandıranlar sadece 9 kişi idi.

Rusya İstatistik Kurumu bilgilerine göre, son nüfus sayımındaki Ubıhlar, Adıgeyce [Resmi adlandırma ile Çerkesçe’nin Batı lehçesi] (8 kişi), Çerkesçe [Resmi adlandırmayla Karaçay-Çerkes’te kullanılan Çerkesçe] (2 kişi), İngilizce (4 kişi), Ermenice (1 kişi), Yunanca (1 kişi), Kabardeyce [Çerkesçe’nin Doğu lehçesi] (14 kişi), Almanca (1 kişi), Lehçe (1 kişi), Rusça (31 kişi), Türkçe (2 kişi) gibi farklı dillere sahip olduklarını belirttiler.

Ubıhça konuşan olmamasına rağmen (1992’den beri “ölü” dil) dilleri dil bilimcilerin çabaları ile korundu. V. Tomaşek, A. Dirr, G. Dumezil, M. Kumahov, S. Starostin Ubıhça ile ilgilenen dilbilimcilerden bazıları. 1928’de A. Dirr tarafından hazırlanmış olan Ubıh alfabesi ve gramerinin kullanım tecrübesi var. Alfabede 84 ünsüz, –bunların dördü sadece yabancı dillerden gelen kelimelerde kullanıldı– ve sadece iki ünlü bulunuyor: uzun “a” ve kısa “a”. Abaza yazar Bagrat Şinkuba’nın, 1960’ların sonu, 70’lerin başında Ubıhça konuşan son kişiyle görüşmesini anlattığı “Son Ubıh” adlı ilginç kitabı dikkat çekiyor. Muhtemelen, bu kişi Türkiye’de yaşayan Tevfik Esenç’di ve kendisi 1992’de öldü.

Şu anda Kabardey-Balkar Cumhuriyetinde, Kabardey-Balkar, Karaçay-Çerkes, Adıgey, Abhazya, Krasnodar, Stavropol Kray ve Türkiye’de yaşayan dört akraba sülaleyi birleştiren Ubıh Berzek Vakfı adlı bir vakıf var. Bunlar: Kabardey-Balkar (70 kişi) ve Türkiye’deki (140 kişi) Berzekov (Berzek)*; Adıgey, Krasnodar Kray ve Türkiye’deki (500’den fazla kişi) Berzegov (Burzeg); Karaçay-Çerkes’teki (800’den fazla) Kişmahov; Abhazyada’ki (400’den fazla kişi) Kişmariya (Kişmaria) sülaleleri.

Kabardey-Balkar Parlamentosu milletvekili Muayed Dadov “Kabardey-Balkar Beşeri Bilimler Araştırma Enstitüsü bilim adamları, Ubıhların ayrı bir etnik topluluk olarak yeniden entegrasyonunun olumlu bir süreç olduğunu belirtiyor. Etnik grubun RF Yerli Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesi, yeniden canlanmasına yardımcı olacak” düşüncesinde.

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti yönetiminin Ubıhların Rusya Federasyonu Yerli Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesi konusundaki yaklaşımı kesinlikle olumlu. Kabardey-Balkar Cumhuriyetinin yaklaşımına göre, listeye alınmaları beraberinde hiç bir siyasi ve maddi zorluk yaratmayacak. Adıgey Cumhuriyeti Parlamentosu da aynı yaklaşımı paylaşıyor ve söz konusu listeye dahil edilmelerinin kimliklerinin canlanışına yardımcı olacağına inanıyor. Moskova hükümetinin Kafkasya Bakanlığı da aynı kanaati paylaşıyor.

Fakat Ubıhların tarihsel yurdunu kapsayan Krasnodar Kray yönetiminin bakış açısı daha farklı. Ubıh topraklarının son derece değerli bir turizm şehri (Soçi) olması onları endişelendiriyor ve bu bölgenin tarihsel olarak Ubıhlara ait oluşunu tartışmalı bir tez olarak görüyorlar. Ubıhların Yerli Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesi, 30 Nisan 1999 tarihli 82 nolu Federal Kanunun verdiği “yerli azınlık halkların haklarının garantisi” bağlamında ait oldukları yerlere topluca yerleşmeleri ve masrafların Krasnodar Kray bütçesinden sağlanması zorunluluğunu beraberinde getirebilir. Bu yüzden şu anda bu konunun görüşülmesi için erken olduğuna karar verdiler. Rusya Bilimler Akademisi Rusya Tarih Enstitüsü de Ubıhların çok dağılmış halde olmasının 82 nolu federal kanunun öngördüğü önlemlerin hayata geçirilmesine engel olacağını düşünüyor. Rusya Bilimler Akademisi Mikluho-Maklaya Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü de aynı safta yer alıyor ve Ubıhların Yerli Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesi halinde Ubıhlara yönelik devlet garantisinin uygulanmasının, Kabardey-Balkar’da bir köyde bir tek Ubıh yaşadığı için mümkün olmadığını düşünüyor. Rusya Bilimler Akademisi Antropoloji ve Etnoloji Müzesi (Kunstkamera) ise şu anda Kafkasya cumhuriyetlerinde ve Abhazya’da soyadlarına dayanarak kendilerini Ubıhlarla bağlantılandıranların sadece bireyler olduğundan hareketle Ubıhların listeye dahil edilmesinin mümkün olmadığını savunuyor.

Yaklaşımlardaki uyuşmazlık ve farklı bakış açıları şimdilik Ubıhların Rusya Federasyonu Yeni Azınlık Halklar Listesine dahil edilmesine imkan vermiyor. Belki zamanla bu mesele çözülür.

(*) Tanınmış Fransız dilbilimci, araştırmacı G. Dumezil, 1975’de Ubıhlarla ilgili Paris Üniversitesince yayınlanan kitabında Berzek (Berzeg) sülalesinden bahsetti. Kazım Berzeg, Berzek soyunun tarihini, Mustafa Nevzat Pısak’ın anlatımına dayanarak kaydetti. Çeşitli anlatılara göre, yaklaşık 1500 yıl önce iki prens ailesi vardı, aralarında kıyasıya bir düşmanlık vardı. Nihayetinde bu iki aile karşı tarafın tüm erkeklerini yok etti. Sadece güçsüz yaşlılar ve genç kadınlar kaldı, içlerinden biri de hamile idi. Kazanan prens ailesi, eğer çocuk erkek olursa onu da öldürmeye karar verdi. Bu kadının oğlu oldu, annenin yakınları onu kaçırdı ve ot şiltenin içinde büyüttü, yabancı gözlerden uzak tuttu. Böylece hayatını kurtardılar, ardından anlamı bilinmeyen Berzek ismini verdiler. Onun oğulları oldu: Emin, Degu, Babuk ve Kanbulat. Soyadının dört kolunun başını onlar oluşturdu. Öyle ki günümüz araştırmalarında Berzeklere ait dört sülale damgası biliniyor. Böylece, Berzek sülalesi Kuzey Batı Kafkasya’daki en köklü soylardan biri olmuş oluyor. (Ubıhlar, Özgürlük Adına Yaşayanlar; M. Hafizova.

Kaynak: Kavkazavoved
Çeviri: Ajans Kafkas

Yazan: Anton Bredihin / TURKİSHFORUM – ABDULLAH TÜRER YENER

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. TANRI’yı Tanımak, Anlamak; Kendi Sözleriyle, KUR’AN’dan! KUR’AN’da ki Sözlerin-Ayetlerin Söyleyeni ALLAH! Peki, o zaman; yaşama ve sonsuzluğa dair bu en…

  2. Cok tesekkurler. Hareket zamani coktan gelmisti ama pek cesaret gosteren devlet adami cikmadi ortaya. Insallah Ataturkcu Turkler cok gec kalmis…

  3. arkadaşlar nihal atsıza bu platformdan çok sallayanlar olmuş. daha “türküm” demekten aciz orospu cocuklarının laflarına kanmayın bu tarz döller her…

  4. Kıymetli Kardeşim, seçkin Silah arkadaşım Levent, Çok anlamlı değerli bir yazı kaleme almışsın. Seni kutluyorum. Bu devirler geçecek, Ordu ve…

  5. Bir ülkede yaşayan çok çeşitli ırklar olabilir vatandaş olarak sorun bu değil sorun kendi yaşadığı ülkenin menfaatlerini değil de dışardaki…

  6. Doğduğum köyün adı Ocak. Soyadım da buradan geliyor. Onun için “ocak” sözcüğü ve kökeni benim ilgi alanım. Bu nedenle yerdeşim…

  • İhracatta artış…

    İhracatta artış…

    İhracat 2022 yılı Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3 artarak 22 milyar 910 milyon dolar, ithalat yüzde 12,2 artarak 32 milyar 612 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat […]


  • Turizmde altın yıl…

    Turizmde altın yıl…

    Kültür ve Turizm Bakanlığının açıkladığı verilere göre, aralık ayında Türkiye’ye gele ziyaretçi sayısı bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 13,31 artarak 2 milyon 813 bin oldu. Ocak-aralık arasındaki 12 aylık dönemde ise Türkiye’ye 6 milyon 813 bini yurt dışında yaşayan vatandaş, 44 milyon 564 bini de yabancı olmak üzere toplamda […]


  • ORTAK POLİTİKALAR MUTABAKAT METNİ

    ORTAK POLİTİKALAR MUTABAKAT METNİ

    6’lı Masa sonunda 9 ana başlıktan oluşan mutabakat metnini açıkladı! Bu metinde 2 binin üzerinde madde yer alıyor. Altı siyasi parti genel başkanlarının katıldığı toplantıda açıklanan metinde 9 ana başlık,2 binin üzerinde madde yer alıyor. Bu metin sanki muhalefetin seçim beyannamesi. Bu metindeki başlıkları: Hukuk,Adalet,Yargı,Kamu Yönetimi,Yolsuzlukla Mücadele, Şeffaflık ve Denetim,Ekonomi, […]


  • Üç Türkmen Cumhurbaşkanımız

    Üç Türkmen Cumhurbaşkanımız

    Türkiye Cumhuriyetinde Alevi-Bektaşi kökenli olan sadece üç Cumhurbaşkanımız vardır.Bu üç Cumhurbaşkanımız her zaman Türk tarihine, Türkmenliğe ve TC’ne öz olarak bağlı kalarak ve Türklüklüğün özüyle hiç çelişmeden ve milletini ve devletini karşılıksız severek hareket etti. Bu büyüklerimizin adları ise: TC Devleti’nin Kurucusu ve dünyadaki Ulusal Kurtuluş Savaşlarının yegane baş lideri […]


  • DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    Kimse dillendirmese de ben söylemiş olayım; eğer ‘Millet İttifakı’ beklenildiği üzere hem cumhurbaşkanlığını ve hem de Meclis’teki çoğunluğu sağlayabilirse, buna, Türkiye’nin yeni ‘Kurucu Meclis’i diyebileceğiz. Şimdi ‘aklıevvel’ kimi hukukçu ve siyasetçinin ‘Kurucu Meclis’ başka şeydir, o daha çok ‘Anayasa’ yapmak için kurulan meclistir diyecekleri beklenebilir. Diyebilirler. Nitekim bu tip ‘hukukçu’lar Dr […]



Posted

in

by