Kanada Soykırım suçu işliyor…

Haluk DuralMilli Merkez Genel Sekreteri20.02.2022 - kanada yerlileri
,

Haluk Dural
Milli Merkez Genel Sekreteri
20.02.2022

Değerli Dostlarımız,

Kanada Senatosu 13 Haziran 2002 tarihinde; 1915 yılında vatandaşı oldukları Osmanlı Devletine karşı, işgalci Çarlık Rusya ordusu saflarına asker olarak katılarak, kendi devletine karşı savaşan, silahlı isyana kalkan ve bu nedenle Osmanlı Devletinin askeri tedbirlerle bastırdığı Ermenilerin isyanını; henüz ulusal ve uluslararası hukukta olmayan, tanımlanmamış “soykırım” gibi bir suç ile suçlayan, “sözde Ermeni soykırımı”nı  tanıma kararı almıştı.

).

Benzer şekilde Kanada Temsilciler Meclisi de 21 Nisan 2004 tarihinde aldığı kararla sözde Ermeni soykırımını tanıdığını teyid etmişti.

).

Türkleri olmayan bir “soykırım suçu” ile suçlayan Kanada, büyük bir yüzsüzlük, ahlâksızlık ve riyakârlıkla, kendi vatandaşı yerli kadınları rızaları ve bilgileri dışında zorla kısırlaştırarak; 9 Aralık 1948 tarihli 260/A sayılı Genel Kurul kararıyla onaylanıp, 12 Ocak 1951’de yürürlüğe girmiş olan “Uluslararası Soykırım Suçlarını Önleme ve Cezalandırma Sözleşmesi”nin 2inci maddesinde sayılan SOYKIRIM SUÇUNU İŞLEMİŞTİR.

* * *

Kanada’da binlerce yerli kadının zorla kısırlaştırıldığı ortaya çıktı

Kanada genelinde yaşayan binlerce yerli kadının, kendi istekleri dışında kısırlaştırıldıkları ortaya çıktı.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/kanadada-binlerce-yerli-kadinin-zorla-kisirlastirildigi-ortaya-cikti-512156h.htm

CTV’deki (Canada Television Network) habere göre (https://www.ctvnews.ca/video?clipId=2386998) Kanada’da British Columbia, Alberta, Saskatchewan, Manitoba ve Quebec eyalet mahkemelerinin her birinde, zorla kısırlaştırıldıklarını ileri süren binlerce yerli kadını temsilen açılmış 5 dava bulunuyor.

Kendisi de bir First Nation yerlisi olan haber ekibinden Creeson Agecoutay’ın edindiği bilgilerle, doğum için hastaneye giden yerli kadınların operasyon sırasında kısırlaştırıldığı ortaya çıktı.

Özellikle sezaryen gerektiren durumlarda hamilelere bir onay formu imzalatıldığına işaret edildi.

“DOKTORLAR, BANA YARDIM ETMEK İÇİN ORADALARMIŞ GİBİYDİ”

Görevlilerin, operasyondan dakikalar önce ve hatta bazen ameliyathaneye giderken söz konusu forma “tüp ligasyonu”na ilişkin bir madde ekledikleri bilgisi paylaşılan haberde, “Bu, doğum sancısıyla kıvranan ve bebeklerinin sağlığı konusunda paniğe kapılan kişilere en savunmasız oldukları anda yaşamlarını değiştiren bir işleme rıza göstermeleri için yapılan bir şey” ifadesine yer verildi.

Haberde görüşlerine yer verilen Saskatchewan Yerlilerinden Melika Popp, “Bu doktorlar, bana yardım etmek için oradalarmış gibiydi.” dedi.

ZORLA KISIRLAŞTIRMANIN TARİHİ ÇOK ESKİYE DAYANIYOR

Bugün yerli kadınların zorla kısırlaştırılmaları ile gündeme gelen konunun tarihi, Kanada’da 1928’e kadar gidiyor.

The Canadian Encyclopedia’da yer alan bilgilere göre, zorla kısırlaştırma uygulaması Kanada’da uzun ve genellikle gizli bir tarihe sahip.

Alberta eyaletinde 1928’de kabul edilen ve 1972’ye kadar yürürlükte kalan yasayla “uygun olmayan kişilerin üremesine sınırlama” getirildi.

Kanada Öjeni Kurulunca özellikle hapishanedeki “tehlikeli” mahkumlar için verilen karar kapsamında, uygulama süresi boyunca bazı erkek mahkumlar da kısırlaştırıldı.

British Columbia eyaletinde 1933’te yürürlüğe giren ve 1973’te kaldırılan aynı kanun, giderek yerli kadınları hedef aldı.

* * *

İnsanları kendi iradeleri ve bilgileri dışında zorla kısırlaştırmak “Uluslararası Soykırım Suçlarını Önleme ve Cezalandırma Sözleşmesi” 2inci maddesinde sayılan soykırım suçları arasındaki “grup içinde doğumları önlemeye yönelik önlemleri dayatmak,” olarak tanımlanmış bir SOYKIRIM SUÇUDUR.

Okumaya devam et  Azrail Amerika’da, ölüler Türkiye’de!

Eğer kısırlaştırılmış yerli kadınların yerel mahkemelerde açtıkları davalar lehlerine sonuçlanırsa, mağdurlar kendilerini kısırlaştıranlar hakkında yerel mahkemelerde “Soykırım” suçu işlendiği hakkında dava açmalı, alınabilecek lehte kararlardan sonra ise sorumlular hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde dava açmalıdırlar.

TBMM’ne de bu konuda görev düşmektedir. Kanada parlamentosunun herhangi bir mahkeme kararına dayanmayan “sözde Ermeni soykırımını” tanıma kararına karşı, TBMM mütekabiliyet gereği “Kanada yerlilerinin uğradığı “gerçek soykırımı” tanıma kararı almalıdır. Kanada’daki Türkiye Büyükelçilik veya Konsolosluk yetkilileri zorla kısırlaştırıldığı için dava açan yerli kadınlarla temas etmeli, davalarda takipçi olmalıdır. Herhangi bir nedenle Kanada’ya giden milletvekilleri de benzer ziyaretler yapmalıdır.

* * *

“Soykırım suçunun tanımı

Uluslararası Soykırım Suçlarını Önleme ve Cezalandırma Sözleşme’nin 2. maddesine göre soykırım suçları;

“Bir ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel grubun tümünü veya bir kısmını, sırf o gruba mensup bulundukları için (İngilizce: as such) yok etmek amacıyla;

– bir gruba mensup olanları öldürmek,

– gruba mensup olanlara ciddi bedenî veya aklî zararlar vermek,

– grubun tümünü veya bir kısmını bilfiil (fizikî olarak) yok etmek amacını güden yaşam koşullarını bilinçli olarak gruba zorla uygulamak,

– grup içinde doğumları önlemeye yönelik önlemleri dayatmak,

– grubun çocuklarını başka bir gruba zorla sevketmek.”

* * *


Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir