Kansere karşı küresel savaş…

Biryandan covid-19 ile mücadele hız kazanırken, dünyaya yayılan ve ölüm oranı yükselen kansere ve kalp hastalıklarına karşı da önlemler hız kazandı. Özellikle kanserle mücadele küresel konuma geldi. - kanser kemoterapi cesaret

Biryandan covid-19 ile mücadele hız kazanırken, dünyaya yayılan ve ölüm oranı yükselen kansere ve kalp hastalıklarına karşı da önlemler hız kazandı. Özellikle kanserle mücadele küresel konuma geldi.

Geçtiğimiz 4 Şubat Kansere karşı mücadele günüydü. Günün anlamına göre törenler yapıldı. Yayılan kansere kaşı alınacak önlemler tartışıldı. Küresel mücadeleye daha önem verileceği mesajları verildi. Hastalığı önlemek için yeni bölgesel plan ve yasalar teşvik edilecek. Yapılacak çalışmalarda yeni yol haritası da belirlendi. Küresel girişim, Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC), yeni eylem planıyla açıklandı.

4 Şubat Dünya Kansere Karşı Mücadele Günü’nde çeşitli uluslararası platformlar hastalığı önlemek için yeni küresel eylem planlarını açıkladı. Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı küresel olarak önlemeyi teşvik edecek, kanserle mücadeleye yardımcı olmak için bölgesel kanunların geliştirilmesini sağlayacak çevrimiçi bir platform olan ‘Dünya Kansere Karşı Kanun Girişimini’ başlattı. Küresel girişim, Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC), yeni eylem planıyla açıklandı.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, mevcut bilimsel kanıtlar çerçevesinde hastalığa karşı alınacak ilk tedbirlerin, tüm kanser vakalarının en az yüzde 40’ını önlendiğini belirti. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, hastalığa karşı alınacak birincil önlemler ve kanser tümörlerinin erken tespitiyle, ölüm oranının çok daha fazla azalacağını kaydetti.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, kanser hastalığı vakalarının dünyanın her bölgesinde farklı seyrettiğini, hastalıkla küresel mücadelede bölgesel eylem planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın küresel projesinin başında olan Doktor Carolina Espina, bazı risk faktörlerinin dünya çapında yaygın olduğunu, ancak bazı kalıpların belirli bölgelere ve sosyoekonomik ve kültürel koşullara özgü değiştiğini, bu nedenle yeni küresel eylem planlarında, bölgelerdeki yerel nüfus ihtiyaçlarına göre uyarlanmış yeni öneriler geliştirmek için ortak bir strateji ve metodoloji sağlayacaklarını belirtti.

Okumaya devam et  Öldükten sonra dirilmek mümkün mü?

Doktor Espina, hastalığa karşı yürütülecek yeni eylem planında, Avrupa Kansere Karşı Mücadele Yasası’nın öncü olacağını belirterek bu yasa ışığında, Latin Amerika ve Karayipler’de yeni ‘Kanserle Mücadele Yasası’nın’ 2023’te yürürlüğe gireceğini, bu yasanın Avrupa Kansere Karşı Yasası’nın ilk bölgesel uyarlaması olacağını kaydetti.

Birleşmiş Milletlere bağlı diğer bir kurum olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) da kanserle mücadele kapsamında yeni eylem planı, ‘Umut Işınları’ girişimini duyurdu. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, yeni başlattıkları bu girişimde, BM’ye üye devletlerde, radyasyon teknolojilerini kullanarak teşhis ve tedavileri destekleyeceklerini ancak yeni eylem planı çerçevesinde bu tedavi ve teşhis yöntemlerinin, başta ihtiyacı olan Afrika ülkelerinde başlatılacağını belirtti.

Dünya Sağlık Örgüt Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi, yaptıkları ortak açıklamada, kanseri önlemek için yapılan erken teşhis ve tedavi yöntemlerinin, dünyada eşit olarak uygulanmadığını belirterek düşük ve orta gelirli dünya ülkelerinin bu durumdan orantısız şekilde etkilendiğini ve yeni eylem planlarında önceliklerinin farkların kapanması olduğunu belirtti.

İki üst düzey yetkili, 2040 yılına kadar, kanser ölümlerinin yüzde 70’inden fazlasının düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşmesini beklediklerini belirterek kanser ve diğer bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi için önerilen müdahale ve tedavilere, dünyanın birçok düşük ve orta gelirli ülkesinde erişilemediğini belirterek “Küresel olarak kanser teşhisi konan kişilerin yaklaşık yarısının tedavilerinin bir parçası olan radyoterapiye ihtiyacı olabilir ancak birçok ülkede tek bir radyoterapi makinesi bile yok” değerlendirmesini yaptı.


Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir