SUSTURULAN ÜLKE

Türkiye artık üçüncü sınıf bir ülke olarak değerlendiriliyor. Aydınları tutuklu, eleştirenler potansiyel suçlu, halk sinmiş veya sindirilmiş durumda. Eleştiri yapamıyor, derdini kimseye anlatamıyor. İslam dünyasında tek laik devlet olma özelliğinide çoktan kaybetti. Doğudan gelenlerin batı, batıdan gelenlerin doğu olarak gördüğü bir Türkiye var artık. Peki bu durumdan kim mutlu? Devletten maddi ve manevi dssrek alan, kariyeri olmayan, iktidara biat edenlerin keyfine diyecek yok. - bahattin bayrak

Türkiye artık üçüncü sınıf bir ülke olarak değerlendiriliyor. Aydınları tutuklu, eleştirenler potansiyel suçlu, halk sinmiş veya sindirilmiş durumda. Eleştiri yapamıyor, derdini kimseye anlatamıyor. İslam dünyasında tek laik devlet olma özelliğinide çoktan kaybetti. Doğudan gelenlerin batı, batıdan gelenlerin doğu olarak gördüğü bir Türkiye var artık. Peki bu durumdan kim mutlu? Devletten maddi ve manevi dssrek alan, kariyeri olmayan, iktidara biat edenlerin keyfine diyecek yok.

Siyasal bunalım, ekonomik bunalım, kültürel bunalım tavan yapmış durumda. Seçimlere ümit bağlayanlar ise, ümit bağladıklarından değil başka çıkar yol olmadığından seçim diyorlar. Seçim demokrasilerde çaredir, otoriter sistemlerde ise keyfi uygulamadır. Siyasi iktidar tüm kurumları avucunun içine almış istediği gibi yönetiyor, nimetlerden en üst düzeyde pay oluyor. Halk artık bunu görüyor ve isyan ediyor. En küçük protesto karakol ve hapishanede bitiyor.

Önümüzde 1.5 yıl gibi bir zaman var. Eğer seçim yapılır ve adil bir seçim olursa yeni bir yönetimin başa geleceği kaçınılmaz. Bu arada iktidar armut mu toplayacak? Asla !. Elindeki mali, askeri, adli, yönetimsel bütün imkanları kullanacaktır. Bu bağlamda Millet ittifakının seçilmesi durumunda uygulayacağı planı halkla paylaşması gerekiyor. Hazinede fareler cirit atıyor. Dış borç yükü ağırlaşmış, ülke olarak iflasın eşiğinde. Yabancı bankalar Türk Lirası işlemlerini sonlandırdı. Bütün bunlar ekonomik ve sosyal felaketin habercisi olarak karşımızda duruyor.

Bu arada acaba AKP ve yandaşları yurt dışı tasarruflarını ülkeye getirir, seçimlere kadar piyasayı rahatlatırsa: Muhalefetin seçim kazanma hayali de suya düşmüş olur. Seçim sonrası daha da büyük sıkıntıların olacağı açık. Muhalefetin kazanması durumunda iki mirası kucaklarında bulacaklar: 1. Boş hazine 2. Ödenecek trilyonlarca borç. İktidarın tekrar kazanması durumunda eğer satılacak gayrimenkul, fabrika kalır ise onları hemen elden çıkarmak olacaktır.

Karamsar olmamalı ama iyimserde olmamalı.


Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir