GDO’lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO’lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler-GIDA GÜVENLİĞİ HAREKETİ – /TURKİSHFORUM – ABDULLAH TÜRER YENER

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi. Bakanlığın sertifikalı tohumunun bile GDO’lu çıkması, ziraî üretimde GDO tehlikesinin hangi boyutlara geldiğini gözler önüne koydu.

Milli Gazete’den Sadettin İnan’ın haberine göre, Tarım ve Orman Bakanlığı, GDO’lu tohum skandalı ile çalkalanıyor. Ortaya çıkan skandal, Türkiye’nin ‘topraklarımızda GDO’lu tohum kullanılmıyor’ iddiasını da yerle bir etti. Bırakın kayıp kaçak tohumları, sertifikalı yani Bakanlığın belgeli tohumu bile GDO’lu çıktı.

BEBEK MAMALARINDA GDO’ TESPİT EDİLMİŞTİ

Uygulamanın aksine millet huzurunda kurulan cümlelere göre GDO, gıda ve tohumda tamamen yasak. Ancak kanuna göre tek yasak bebek mamalarında. Diğer durumlar izne tabi. Buna rağmen bebek mamalarının da GDO’ tespit edildiği gibi tohumlarda da tespit edili.

TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN TOHUMLAR DA GDO’LUYMUŞ

Şu an pek hayvan yemi GDO’lu tohumlardan oluyor. Hayvan yemi olarak da sadece bazı mısır ve soya genine müsaade ediliyor. Bunun dışında diğer genlere izin verilmiyor. Ancak hayvan yemlerinde GDO’lu pamuk geninin tespit edilmesi Tarım ve Orman Bakanlığını alarma geçirdi. Bunun üzerine pamuk ekilişinin yoğun olarak yapıldığı illerde, tohum bayilerinden numuneler alınarak GDO testi yapıldı. Yapılan testlerde Türkiye’de üretilen ve Bakanlık tarafından sertifika verilen 16 çeşit pamuk tohumunun GDO’lu olduğu ortaya çıktı.

GDO’lu olduğu tespit edilen pamuk tohumlarından ne kadar ekim yapıldığı ve elde edilen ürünlerin nerelerde kullanıldığı bilinmezken, hayvan yeminde kullanılan pamukta GDO genine rastlanması, bu tohumlardan üretim yapıldığını gözler önüne koydu.

Türkiye, pamuk üretiminde GDO’suz üretim yapan nadir ülkeler arasında gösteriliyordu. GDO’lu tohuma bile sertifika verilmesi ve bu tohumların üretimde kullanılması Tarım ve Orman Bakanlığının tarım politikaları açısından büyük bir skandal olarak değerlendiriliyor.

SKANDAL ÇOK BÜYÜK

Tarım ve Orman Bakanlığı, GDO’lu tohum skandalı ile çalkalanıyor. Ortaya çıkan skandal, gıda güvenliğinin iflas ettiğini ortaya koyarken, Türkiye’nin ‘topraklarımızda GDO’lu tohum kullanılmıyor’ iddiasını da yerle bir etti. Bırakın kayıp kaçak tohumları, sertifikalı yani Bakanlığın belgeli tohumu bile GDO’lu çıktı.

GDO skandalının kaçak veya ithal tohumlarda değil de Bakanlık tarafında onay verilen yurt içinde üretilen sertifikalı tohumda çıkması Bakanlığın tarım ve gıda güvenliği politikalarının tamamen iflas ettiğini ortaya koydu. Diğer yandan, yurt içinde sertifikalı tohumdan üretilen pamuk destek kapsamında olduğu için, GDO skandalında daha vahim bir tablo ortaya çıkıyor.

HAYVAN YEMİNDEN GDO’LU TOHUMA ULAŞILDI

Hayvan yemlerinde GDO’lu pamuk geninin tespit edilmesi Tarım ve Orman Bakanlığını alarma geçirdi. Bunun üzerine pamuk ekilişinin yoğun olarak yapıldığı illerde, tohum bayilerinden numuneler alınarak GDO testi yapıldı. Yapılan testlerde Türkiye’de üretilen ve Bakanlık tarafından sertifika verilen 16 çeşit pamuk tohumunun GDO’lu olduğu ortaya çıktı.

GDO’lu olduğu tespit edilen pamuk tohumlarından ne kadar ekim yapıldığı ve elde edilen ürünlerin nerelerde kullanıldığı bilinmezken, hayvan yeminde kullanılan pamukta GDO genine rastlanması, bu tohumlardan üretim yapıldığını gözler önüne koydu.

Türkiye, pamuk üretiminde GDO’suz üretim yapan nadir ülkeler arasında gösteriliyordu. GDO’lu tohuma bile sertifika verilmesi ve bu tohumların üretimde kullanılması Tarım ve Orman Bakanlığının tarım politikaları açısından büyük bir skandal olarak değerlendiriliyor.

GDO’LU TOHUMA BİLE SERTİFİKA VERİLMİŞ

Bilindiği üzere Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından her türlü deneme ve incelemeleri yapılar satışına izin verilen, çeşit saflığı sağlanmış ve adı belirli olan belgeli tohuma sertifikalı tohum deniyor. Sertifikalı tohum bir anlamda güvenli tohum anlamına geliyor. Sertifikalı tohum, üretimde verimliliği artırdığı gerekçesiyle çiftçiyi teşvik etmek için de destekleniyor. Sertifikalı tohum böylesine önemli olmasına rağmen GDO’lu olduğu ortaya çıkan 16 çeşit pamuk tohumunun, sertifikalı olması ise ayrı bir sorunu gündeme getirdi. Sertifikalı tohumların bile GDO’lu çıkması, tohumculuktaki sertifikasyon işlemlerinin de ciddi anlamda sorgulanmasına neden olacak.

GDO’LU TOHUMLARDAN NE KADAR ÜRETİM YAPILDIĞI BİLİNMİYOR

GDO tespit edilen 16 çeşit pamuk tohumundan ne kadar ekim yapıldığı, hangi bölgelerde ekildiği ve bunlardan elde edilen pamuk ve yağların nerelerde kullanıldığı bilinmiyor. Buradaki belirsizlik GDO tehlikesinin, ülkemizde hangi boyutlara geldiğini gözler önüne serdi.

3 GENEL MÜDÜRLÜK TOPU BİR BİRİNE ATTI

GDO’lu pamuk tohumu krizi, Bakanlıkta büyük bir krize neden olurken, üç önemli Genel Müdürlük sorumluluğu bir birine attı. Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, ortaya çıkan GDO’lu tohum krizinde sorumluluğu bir birlerinin üzerine atarken, en son GDO’lu 16 çeşit pamuk tohumunun yeniden kimliklendirilmesine ve miktar analizi yapılmasına karar verildi. Yeniden çimlendirilecek tohumlarda bir bulaşık söz konusu mu yoksa genetiğinde hangi GDO’lu genin bulunduğu tespit edilecek.

İŞTEN MESELENİN TARİHİ HİKÂYESİ

Yayım tarihi
Ekonomi olarak sınıflandırılmış , ile etiketlenmiş

A.Türer YENER tarafından

Babasının Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subay olması nedeni ile 8.09.1944 Senesinde Çanakkale- Gelibolu/ Bolayırda doğdu. - İlk okul tahsilini Erzurum ve Elazığda yaptı. Ortaokul ve Liseyi İstanbul Bakırköyde bitirdi. - Askerliğini 1965 senesinde Türk Deniz Kuvvetlerinde , Heybeliada Deniz Harp Okulunda yaptı .31.12. 1967 senesinde terhis oldu. - 1968 senesinde kısa bir dönem, İstanbulda yayınlanan Günaydın Gazetesinde çalıştı. - 1.04.1968- 1.10.1990 seneleri arasında Türkiye faaliyet gösteren Mobil Oil Türk A.Ş firmasında çalıştı ve buradan emekli oldu. Emekli olduktan sonrada muhtelif Açık hava Reklam firmalarında Genel Müdür Yardımcılıklarında bulunmuştur. - 1980 senesinden sonra kurulan İDİL- URAL TÜRKLERİ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ'nin kuruluş çalışmalarında bulunmuş, Kurucu yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır..Halen bu derneğin üyesidir. - 1990 tarihinden 2004 senesine kadar İstabul Zeytinburnunda bulunan ,KAZAK TÜRKLERİ VAKFINDA Genel Sekreter olarak çalıştım. Halen Zeytinburnunda bulunan KAZAK TÜRKLERİ VAKIF BİNASININ yapılmasında Kazak Türkleri Vakfı kurucu üyeleri ile çalıştım. - 1992 senesinden itibaren o zamanlar Almanyada ikamet eden ,Dünya Tatar Ligi Genel Başkanı ve Tataristan Yasama Organı, Milli Meclisin Fahri üyesi Rahmetli Sayın Ali Akış büyüğümüzle devamlı mektuplaşarak ve telefon görüşmeleri yaparak İdil, Uralla ile ilgili bilgileri kendilerinden aldım. Bana gönderdikleri mektuplar halen bende bulunmaktadır. - Tataristan Cumhuriyeti , Rusya federasyonu ve Türk dünyası ile yakın ilişkiler içinde bulunmaktayım. Rusya federasonuna bağlı Tataristan Cumhuriyetinde kurulu ,Bütün Dünya Tatar Girişimci Destek Kuruluşu 29.03.2013 tarihli resmi belgelendirme ile A.Türer yener ' i Türkiye ve Tataristan arasındaki Yatırım ve İş projeleri, Ticaret,Kültür, ilişkileri ile tüm gerekli görüşmeleri gerçekleştirmek üzere vekil tayin etmişlerdir. - A.Türer Yener 1995 senesi Mart ayında Türkiyede kurulu 23 Türk dernek ve Vakıf Yönetim kurullarınja ,Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa bir araya getirerk Kazak Türkleri Vakfı adına Yemek vermiş Türk boylarının müzikleri Tümata Grubu tarafından çalınmış duygulu anlar yaşanmıştır. - 19.3.1995 tarihinde TRT-1 Televizyonunda Sayın Mustafa Yolaçanın programında ,TRT Televizyonu Müdür Sayın Mustafa Gerçekerin büyük yardımları ile Türkiye Cumhuriyetinde İlk defa NEVRUZ BAYRAMI TÜRK BAYRAMI OLARAK kutlanmıştır. Progaram canlı olarak 2 saat boyunca Asya ve Avrupa yayınlanmış Türklerde Nevruz bayramı anlatılmış, Yine Tümata Grubu liderleri Doc.Dr.Oruç Güvenç ile otantik Orta asya Türk müziği konseri verilmiştir. Ayrıca orta Asya Türk kıyafetlerini yansıtan bir defile sunulmuştur. - A.Türer Yener Türk dünyası ile ilgili her sene yapılmakta olan yurt içi ve dışı toplantılarda bulunmaktadır. A.Türer Yener 'in; Anne ve baba ailesi -1800 senelerinin sonlarına doğru Türkiyeye gelerek yerleşmişlerdir. ailesi çok geniş aile topluluğudur. - Baba Tarafı Kazan Tatar -Türklerinden , Orenburg kökenli Şeripov ailesinden olup ve Kazan da Apanay ailesi ilede yakın akrabalık ilişkileri bulunmaktadır. ailesine 6 kuşak kadarına kadar ulaşmıştır. Tataristan ve Başkurtıstanda ailelerini bulmuştur. - Anne tarafı Rusya Federasyonuna bağlı Kubandan Türkiyeye 1800 senelerinin sonlarına doğru, Türkiyeye gelerek Balıkesire yerleşen çerkezlerdendir. Ubıh boyundan olup, Cizemua ailesindendirler. Pşizemuktur - A.Türer Yener , ,halen Merkezi Newyorkda olan Dünya Türkleri Birliğinin Türkiyedeki haberleşme ayaklarından biri olup, email ortamında, Dünya Türk Birliği ,Turkish forum-Türk dünyası , Türk dünyası gazeteciler Federasonu üyeleri ile karşılıklı olarak haberleşmektedir. -Halen Bulgaristan Türkleri derneğinin Başkan Danışmanlığını ve Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Danışma kurulu üyeliğini yapmaktayım. -2015 -2020 seneleri arasında Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü merkezli voicepress.az haber ajansının resmi Türkiye Temsilciliğini yapmaktayım

Yorum Gönderin Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.