ÖĞRETMENİM

 Aslında yazayım mı yazmayayım mı gelgitleri yaşıyorum şimdiki öğretmenlerin durumunu düşündükçe.

Öncelikle biz Öğretmen okullarında tam bir öğretmen olarak yetiştik.köylüyle köylü,şehirliyle şehirli olmayı başardık.Her dalda çok iyi hocalar tarafından yetiştirildik.Zaten son sınıftaki uygulamaları gözönüne alırsak nasıl öğretmen olunur kısmını iyice pekiştirdik. Sonra yıllar içinde piştik.

Buna rağmen Köy Enstitüleri’nde yetişmeyi çok isterdim.

Güzel olan herşeyi yok ettiler. Önce eğitim sistemini bozmaya Öğretmen okullarından ve Askeri Liselerden başladılar. Bizden sonra Öğretmen lisesi oldu. Öğrenciler formasyon derslerinden,köy ve şehir sıtajlarından uzak,lise öğrencisi gibi yetişti.

Daha sonra üniversite mezunu olacak öğretmenler dendi ama öğretmen olarak yetiştirmediler.Şehir çocuğu köye gittiğinde kalakaldı ne yapacağını bilmeden.

Daha sonra okulu bitiren öğrencilere”sözlü sınav yapacağız”dendi ve hep kendilerine yakın kişilerin tayini yapıldı.

Bir yandan öğretmen açığı var deyip imamın karısı derse girerken ,diğer yanda öğretmenler yıllarca tayin edilmeyi bekledi…

Ya maaşlar…ABD ve Avrupadaki öğretmenlerin aldığı maaşın yanında bizimkilerin maaşı sadece ekmek peynir almaya yeter diyecektim ki…Peynirin de yanına varılmadığı aklıma geldi.

Dert çok ,derman yok…

Cerrah olup insanları iyileştirmeyi çok istemiştim.Küçücük bir dağ köyünde  dünyaya gelmiştim.

Ortaokul bitti ben yeniden her gün ağlamaya başladım.”Baba yalvarırım izin ver ben üniversiteye gidip doktor olmak istiyorum.”Son söz söylenmişti.”Ben seni istanbul gibi yere tek başına gönderemem ya öğretmen olursun,ya da kocaya gidersin”

Hep kocaya vermekle korkuturlardı beni. İnanamıyordum babam gibi ileri görüşlü aydın bir adam bunu nasıl söyleyebiliyordu.Sonunda kocaya gitme korkusundan Öğretmen okuluna gittim ve öğretmen oldum.

Şimdi mi ne düşünüyorum!İyi ki öğretmen olmuşum,iyi ki bir sürü öğrencilerim olmuş…Bin defa dünyaya gelsem yine öğretmen olurdum…Öğrencilerimin arasında her zaman kendimi çok mutlu hissettim.

İlkokula başladığım gün rahmetli Veli Özçelik (annemin-babamın-benim öğretmenimizdi)

”Küçük Ümmü  hoşgeldin bakalım. Senin annen bu köyde ilk Cumhuriyet şiirini okuyan zeki ve aydın bir kadındı,sen de annene layık bir evlat olarak okuyup, bu köyün kapılarını dış dünyaya açacaksın, unutma sakın bunu!” diyerek beni yüreklendirmişti, sevgiyle bakıp gözlerime, saçımı okşayarak…Tam 63 yıl önce!

Hatalarımla kusurlarımla iyi bir öğretmen olmaya çalışmıştım. Öğrencim değil, hepsi çocuklarımdı.

Sayfalar dolusu ödev yerine, herşeyi sınıfta, yaparak yaşayarak öğretmeye çalıştım. Kendine güvenen, araştıran, yapıcı ve Atatütkçü öğrenciler yetiştirdim yıllarca…

Kızım zaman zaman öğrencilerimi kıskanırdı. ”Bütün sevgini öğrencilerine veriyorsun bize bir şey kalmıyor,keşke biz de senin öğrencilerin olsaydık!” demişti birkeresinde.

Üçüncü sınıfta bir soru sormuş, ”bak kocaman kitaplığımız var, git araştır bul, Yok öyle hazıra konmak, hem kimsenin sözüne tam güvenme her sorunun cevabını uzun uzun araştır” demişim ve o yüzden arastırmacı olmuş.Şimdi iyi bir fizik profesörü ve araştırmacı…Tam 35 yıl önce!

Öğrencilerim mi!Duyduğum,görebildigim her öğrencim,kendini yetiştirmiş,toplumda bir yerlere gelmiş.Öyle gurur duyuyorumki hepinizle yavrularım…

Muzaffer Kamadan(Öğretmen Okulundaki Edebiyat Öğretmenim) 

Ümrancığım, ne kadar etkilemişsin öğrencilerini, bir de onları ne güzel yetiştirmişsin. Hem kıskandım, hem de gurur duydum. Senin gibi öğretmen, gerçekten çok az bulunur. Seni çooook çok kutluyorum. Mutlu olmayı sonuna kadar hak etmişsin. O öğrencilere de ne mutlu ki, senin gibi bir öğretmende eğitim görmek şansları olmuş. 

Hande Polat(öğrencim)İlkokul 4 veya 5.sınıftaydım hayatımın ilk travmasını yaşadığımda Canım öğretmenim Ümran Ünlü sınıf öğretmenliğini bırakıp müdür yardımcısı olduğunda üzüntüden hasta olmuştum hatta su çiçeği dökmüştüm,daha sonra kıvırcık gür saçlarıyla canım öğretmenim Mesude Aktaşın geldi,kök söktürmüştüm ona başlarda sanki herşeyin sorumlusu o diye . Sabırla sevgimizi kazanmak için ne mücadele vermişti…Bugün bu iki isim ilk aklıma geliyor ise bunun nedeni bu iki kahraman,her manavda taze hurma gördüğümde gözlerimin dolması ve yüzümde ki tebessüm gibi…İyi ki varsınız,sizin gibiler hep olsun…Tüm okul hayatımda ki canım öğretmenlerimin emek,sabır ve sonsuz sevgileri için çoook teşekkürler…

Yonca Şentürk Yüksel:Öğretmenim demek bana hafif geliyor.siz benim için bir idolsünüz desem yine olmuyor.bir akrabam gibi yakın hissediyorum sizi çok görmek sarılmak,teşekkür etmek istiyorum desem yine hislerime tercüman olmuyor.yanımda olsanız o kadar saygınsınız ki benim için ne yapacağımı şaşırabilirim de. öğrencinizken beni çok sevdiğinizi düşünsem de diğer birçok öğrenciniz olduğunu bilmek hem beni gururlandırıyor hem de onları kıskanma ma yol açıyor.çünkü hep sizin için en özel olmak istiyor insan.sizin emekleriniz yanında size gereken ilgiyi gösterdim mi hayır.hep sizi kalbimde yaşattım bir hayat koşturmacasına kapıldım.son 3 yıldır size ulaşmayı o kadar istedim ki çınarcık ilköğretimi aradım,yardımcı olamadılar.çınarcık,ilkokul arkadaşları ile hiçbir bağım kalmadığı için,bilgisayar ile aram olmadığı için size ulaşamadım.eski isim ve soyadınızla facebooka girdim olmadı.eski kız arkadaşlarımın soyadı da değiştiği için cesaret edemedim iletişim kurmak için çaba göstermeye. 4 gün önce filiz türkkana oradan tülin engine ve sonra size ulaştım.bunları yazarken ki halimi tahmin edemezsiniz.eşime resminizi gösteriyor bak benim öğretmenime ne kadar güzel ne kadar asil ne kadar güzel işler yapmış bak beni kimler eğitmiş diye hava atıyorum.Ayakları üzerinde duran,güçlü,nice hayatlara dokunan insan olabilmekteki rolmodelim,canım öğretmenim,sadece bir gün değil,hayatlarımıza attığınız imza ile,her davranışımızda,her duygumuzda bizimlesiniz.Daha sık görüşebilmek,ışığınızdan daha çok yararlanabilmek ve bunu etrafımıza yansıtabilmek dileklerimleöğretmenim aslında sayenizde dilbilgisi kurallarına hep uyar,güzel yazarım cümleleri fakat bilgisayara ve tuşları na alışkın olmadığım için böyle yazıyorum kusura bakmayın.hislerimin yoğunluğu da cabası.öğretmenim hiç istanbula,adapazarına ya da çınarcığa daha doğrusu türkiyeye geliyor musunuz.

Filiz Türkkan Tunçarslan: Evet öğretmenim bana ulaştı yonca hemen sizin facenizi verdim. Bende çok şaşırdım çok duygulandım bunca yıldan sonra haberdar olmak ve hala hatırlanıyor olmak inanılmaz güzel bir duygu. Bakın yetiştirdiğiniz eserlere Dünyanın bir ucunda olsanızda biz sizi buluruz kocamannnn kuzeyim, hazalımla öptük sizi. Hayatımdaki ilk ve en büyük şans sizdiniz öğretmenim ,iyi ki yollarımız kesişmiş bu hayatta öğretmenler gününüz kutlu olsun.Hayatta hiçbirşeyin tesadüf olmadığını,nedeni olduğunu çocuklarım ilkokula başladığında anladım.Iyıkı hayatımdasınız Öğretmenler Gününüz kutlu olsun

Güliz Yavuz‎: hocamm emeğinize , yüreğinize bizi bugünlere getirmenize saygım sonsuz … Bugünün önemi aslında hergün olmalı biliyorsunuz bir ömür boyu taşıdığımız egitimin kutlaması 1 gün olmamalı…sizler ailemizden sonra hatta bazen önce bizi biz yapansınız ve iyiki varsınız…Hayallerin , hedeflerin yaşı yokturu sizden öğrendim, Iyi ki hayat yolumdan geçmişsiniz…Benim enerji dolu öğretmenim , en güzel yaşların rakamsiz olduğunu ispat eden enerjisi hiç bitmeyen , hepimize örnek olan canım hocam Hayat enerjiniz ve gülen gözleriniz hiç sönmesin hep bize örnek olsun …

Tülin Engin Bolkan:‘Annemden babamdan çok hayatı sizden öğrendim ben,sınıfta yaptığınız tarhana çorbası ile turşunuzun tadı hala damağımda ,iyi ki benim öğretmenim siz olmuşsunuz…Hayatımdaki ilk ve en büyük şans sizdiniz öğretmenim ,iyi ki yollarımız kesişmiş bu hayatta …öğretmenler gününüz kutlu olsun
canım öğretmenim…kelimeler kifayetsiz,güzel gülen gözlerinin içine bakıp sonsuz teşekkür etmek istiyorum…Hayatımda en büyük izi siz bıraktınız ,çok şeyde sizin dokunuşlarınız var ,o yüzden hakkınızı ödeyemeyeceğimi bilerek en büyük dileğim sizin için ,verdiğiniz her emeğin gani gani bu hayatta sevgiyle ,mutlulukla karşılığını bulmanız ,sizi çok seviyorum

Gökhan Çelik:Öğretmenim, öğretmenler gününüz kutlu olsun. Şu an bendeki ateş sizin yaktığınız kıvılcım sayesinde oldu asla emeğinizi ödeyemem. Allah sizden razı olsun.

Şebnem: Hayatta hiçbirşeyin tesadüf olmadığını,nedeni olduğunu çocuklarım ilkokula başladığında anladım.Iyıkı hayatımdasınız Öğretmenler Gününüz kutlu olsun

Yasemin Demir:Sevgili Öğretmenim,Yazıyorum yazıyorum siliyorum.Nerden başlasam sizi anlatmaya diyorum kendi kendime…Insan kimden ne görürse bu hayatta onun gibi olurmuş.Bende daha ilkokul sıralarında sizi gördüm.Sizin hayata pozitif bakışınız,yılmayışınız ve en önemli davranışınız; öğrencileriniz için yaşayışınızı…Okumanın hayatta ne kadar önemli bir erdem olduğunu vurguladınız.Büyüdükçe ne kadar şanslı olduğumu anladım…Daha ilk okulda bu düşüncelerinizi kimyamıza işlediğinizi.Şimdi bende sizin bize olan düşkünlüğünüzü yavruma ve tüm çocuklarımıza aktaracağım…

Aslı Yurderi:Canım Ünran öğretmenim öğretmenler gününüz kutlu olsun hayatına dokunduğunuz öğrencilerden olduğum için çok şanlıyım.Sağlıklı mutlu nice güzel günlere…. sevgiyle öpüyorum

“Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!”. Diyerek gelecek kuşaklari öğretmenlere emanet eden.

BAŞÖGRETMENİM ATATÜRK”üm, Kurtarıcım, Yol gösterenim Umut ışığım Yaşam biçimim…

Tüm dünya öğretmenlerinin öğretmenler gününü kutlarken, aydınlık günler diliyorum…Gelecek… Aydınlık günler gelecek…Gelmek zorunda…Gelmeli…ümidimizi hiç yitirmedik…

Ümran Ünlü tarafından

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist... Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum. Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.