OSMAN KAVALA

25 Ekim 2021 - osman kavala

25 Ekim 2021

Hukuk, vatandaşların tamamı için geçerlidir. Anayasa ve yasalar, vatandaşın dinine, mezhebine, etnik kimliğine, dünya görüşüne, siyasi çizgisine, mesleğine, ekonomik koşullarına göre değişkenlik göstermez. Vatandaşlar anayasa ve yasalar önünde eşittir.

İşadamı Osman Kavala’nın siyasi görüşleri, hak ve hukuk tartışması bağlamında konu dışıdır. Bir kişinin düşüncelerinin tamamına veya bir kısmına katılmayanların da o kişinin hakkını ve hukukunu savunduğu gün, Türkiye bir hukuk devleti olabilir.

Osman Kavala’nın yıllardır hukuka aykırı biçimde tutuklu olduğu ve bir hak ihlalinin söz konusu olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından karara bağlanmıştır. Türkiye AİHM’nin tarafıdır ve bu mahkemenin aldığı kararlara uymakla yükümlüdür.

Ben AİHM’nin kararını tanımıyorum” demek, o devletin verdiği sözde durmaması, güvenilmez olduğu ve hukuku tanımadığı anlamına gelir.

***

Osman Kavala’nın tutuklanmasının dördüncü yılında, ABD, Fransa, Almanya, Hollanda, İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka, Kanada ve Yeni Zelanda büyükelçilerinin, kendisinin serbest bırakılması çağrısında bulunmaları, onun hukuka aykırı biçimde tutuklu olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bu gerçeği sadece büyükelçiler değil, AİHM ile birlikte, Türkiye’deki hukukçular, insan hakları savunucuları, siyasetçiler, akademisyenler, yazarlar da ifade ediyorlar.

AKP hükümetiyle yabancı ülkelerin yöneticileri ve büyükelçileri birçok konuda görüş birliği sağladıkları gibi, bu özel durumda, görüş ayrılığına düşmüştür. Büyükelçilerin, AKP hükümetiyle görüş birliğine vardıklarında istenen kişiler olup AKP hükümetiyle görüş ayrılığına düştükleri zaman istenmeyen kişi ilan edilmeleri, diplomatik nezakete aykırı olduğu gibi, faşizmin, narsisizmin ve megalomaninin de yansımasıdır.

Büyükelçilerin istenmeyen kişi ilan edilmeleri vatanseverlik değildir. Bu, iç politikada malzeme olarak kullanılmak amacıyla ortaya konmuş akıldışı bir şovenizmdir. Amaç, seçmenin bir kesiminin, gelişmiş ülkeler karşısında hissettiği eziklik duygusunu okşayarak oy toplamaktır.

***

AKP hükümetinin büyükelçilere karşı savunma yaparken, Türkiye’de yargının bağımsız olduğunu ve hükümetin yargı kararlarına müdahale edemeyeceğini söylemesi ise ancak komediyle açıklanabilir.

Türkiye’de bağımsız bir yargının kalmadığını ve AKP hükümetinin yargı üzerinde baskı uyguladığını sağır sultan bile bilmektedir. Hükümetin bu açıklamalarına kargalar bile güler. Hükümet, gerçeğe aykırı açıklamaları ne kadar pişkin ve rahat bir biçimde yapabildiğini ve dürüstlükten ne kadar uzaklaştığını bir kere daha göstermiştir.

Erdoğan’ın ve AKP’lilerin, Osman Kavala için “Soros artığı” ve “Sorosçu” gibi sözleri sarf etmesinin de hukukta bir yeri yoktur. Bu ifadeler de yargı bağımsızlığının kalmadığının kanıtıdır. Osman Kavala’nın Macar kökenli ABD’li işadamı George Sorosile bir yakınlığının olup olmadığı tartışması bir yana, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarında “Sorosçuluk” diye bir suç yoktur.

***

AKP hükümetinin, “içişlerimize kimse karışamaz” savunması da samimi olmadığı gibi, dünya gerçekliğinden kopuktur. İnsan hakları bir ülkenin iç işi değildir. İnsan hakkı tüm dünyadaki insanları ilgilendirir. Bir ülkede insan hakları ayaklar altına alınıyorsa, insanlar hukuka aykırı biçimde hapiste çürütülüyorsa, bu durum, bütün dünyanın insanlarını ilgilendirir.

Türkiye’nin, başka ülkelerdeki insan haklarının çiğnenmesi konusunda tepki vermek hakkı olduğu gibi, başka ülkelerin de Türkiye konusunda bu hakkı bulunmaktadır.

ABD’nin, Türkiye’nin gerçek içişlerine karışmasına yıllardır izin veren, ABD ile birlikte Irak’ın, Suriye’nin ve Libya’nın içişlerine, oradaki hükümetleri devirmeyi planlayacak kadar karışan AKP hükümetinin, insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda, “içişlerimize karışamazsınız” edebiyatıyla ortaya çıkması, samimiyetsiz ve tutarsız bir davranıştır.

Özetle, AKP iktidarda kalabilmek için, halkın ekonomik, sosyal ve siyasi sorunlarını unutturabilmek için, dincilik üzerinden yaptığı gibi, şovenizm üzerinden de her türlü cambazlığı yapmaktadır. Ancak halk bu cambazlığı seyretmekten bıkmıştır!

ÖRSAN ÖYMEN

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. https://www.turkishnews.com/en/content/2023/02/08/facts-not-reported-by-the-media-re-turkiye-earthquake/ yardım malzemelerinde, gıda kutularında, çadırlarda karşıt taraflar arasında AKP logo savaşları yapıldığı yabancı basına düşmüş gözüküyor. utanç vverici

  2. KUR’AN’ı Kur’an’dan Tanımak! KUR’AN! Nasıl Bir Kitap? KUR’AN; yaşamın Kitabıdır, yaşam eğitim Kitabıdır, hayata hazırlar, hayat hakkında bilgilendirir, rehberlik eder,…

  3. türkiye’de sokak hareketlerini muhalefet partilerinden beklemek pek doğru değil. Yasal sınırlar içinde kalarak farklı bir oluşum olur mu?

  4. Maalesef yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. O yüzden umutsuz bir durum içindeyiz. Bu durumda çıkış, dediğiniz gibi muhalefet tarafından sokakta örgütlenmiş…

  5. Böylesine âdi, tiksindirici bir yazıyı sayfalarınızda görmekten üzüntü duydum..Bu yazılanları kaleme alanın bırakınız ülkemizde bulunmasını, bu Dünya’da bile yeri olmaması…

  6. Hey Ağalar Türk’e »Hiciv Şiiri« Hey ağalar Türk’e cevap bulunmaz Darılıp ağzını açtığı zaman Değme şeyle karşısında durulmaz Darılıp köpüğün…

  • Deprem Felaketi

    Deprem Felaketi

    Deprem felaketi hatırlattı ki, bizim Türk- Kürt sorunumuz yokmuş aslında, bizim; Alevi- Sünni sorunumuz da yokmuş. Hatta ve hatta Ermeni sorunu, Yunan sorunumuz da yokmuş. “İnsanlık” diye bir üst başlık altında yaşıyormuşuz hepimiz. İşte; dünya bu üst başlık altında, insanlık başlığında buluştuk. Azerbaycan’dan, Pakistan’dan, Türk kardeşlerimizden yardım geleceğini biliyorduk zaten. Öyle […]


  • Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir sehri deyil, bir ülkeyi yok ettiler..KAR, HIRS, HIRSIZLIK, RÜSVET,KORRUPTION, Kadin ticareti,  hesi  Allahin ismi altinda….! Türkiyede, ekonomik gelişme ve büyümeyi sağlamak için en büyük koz olarak inşaat sektörü görüldü. Ancak bu sektörün sağlıklı ve kalıcı bir ekonomik büyüme yaratamadığına dair pek çok araştırma ve inceleme daima görmezden gelindi. Şehirler […]


  • Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt Bir röportaj sırasında İngiliz televizyoncunun dikkatiniduvardaki hilal ve bozkurt çeker.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’e bunun ne olduğunu sorar:“O Bozkurt’tur.” der Elçibey ve devam eder:“O gördüğünüz Türk Milleti’nin sembolüdür totemidir.”İngiliz televizyoncu biraz düşündükten sonra özür dileyerek tekrar sorar;“Niçin kendinize vahşi ve yırtıcı bir hayvanı sembol olarak […]


  • TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    Bir Deprem oldu… Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti “O” sabah. Bir deprem oldu… Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup “kendine gel hayat çok kısa” diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların,en sevdiğimiz eşyaların,en sevdiğimiz yemeklerin,en sevdiğimiz mekanlarınaslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden […]


  • Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Ne yazık ki Türkiye’miz çok büyük ve ağır bir doğal afetle karşılaşmıştır. Türkiye’nin on ilini vuran ve büyük can kaybı ve yıkıma neden olan deprem afeti, bizi de Türk Dünyası ailesi ve büyük Türk milletinin bir parçası olarak derinden üzmüş ve kederlenmiştir.Fakat biliyoruz ki Türkiye muktedir bir millet ve devlettir […]



Posted

in

by