İstenmeyen adam ilan edilecekler

Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda’ya seyahat edecek olan vatandaşlarımızın yolculuklarını biran önce tamamlamaları iyi olabilir. Hatırlanacağı gibi, ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nda görevli Metin Topuz’u “silahlı terör örgütüne yardım etmek” suçundan Ekim 2017’de tutuklaması üzerine ABD ve Türkiye bir süre birbirlerine karşılıklı vize ambargosu uygulamışlardı.
EMİP

Bunların bir an önce istenmeyen adam ilan edilmesinin talimatını verdim

Erdoğan’ın bu açıklamasını AFP ve Reuters gibi uluslararası ajanslar flaş haber olarak abonelerine duyurdu.

Erdoğan, Kavala’nın serbest bırakılmasını isteyen 10 ülkenin büyükelçiyle ilgili “Söyledim Dışişleri Bakanımıza, bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz. Türkiye’ye böyle bir ders vermek haddinize mi sizin? Kimsiniz siz?” ifadelerini kullandı.

3 yorum

  1. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu kadar sert tepkisi kanımca büyük ölçüde kendi siyasi taraftarlarına ve kararsız seçmenlere nekadar güçlü olduğunu göstermek arzusundan kaynaklanıyor.

    Fakat böyle davranmakla hem ifade özgürlüğüne toleransı olmadığı izlenimini uluslararası çevrelerde daha da kanıtlamakta ve Cumhurbaşkanlığı makamının itibarını etkilemekte, hemde daha önemlisi ülkemizi gereksiz yere karşı tepkilere açık bırakmakta.

    İşin diğer üzücü tarafı, söz konusu yabancı ülke büyükelçilerinin ortak bildirisinin gerçekten yersiz olması. Bir büyükelçinin vazifesi atandığı ülkede temsil ettiği memleketin çıkarlarını koruyup dostluk bağlarını geliştirmektir, atandığı ülkenin iç işlerine karışmak değil. Örneğin Suudi Arabistan, Venezuela ve Çin büyükelçileri, ABD’de 6 Ocak 2021 Amerikan Kongre baskını nedeni ile yargılanmayı bekleyen tutuklu sanıklarından birinin serbest bırakılması için ortak çağrıda bulunmuş olsalardı, Amerika’dan gelecek tepkiyi tahmin edebiliyor musunuz?

    Ama ortak bildiriye kulak asmamak veya daha düşük seviyede bir sözcü tarafından karşılık vermek yerine boyle orantısız bir tepki göstermek kanımca tamamen gereksizdi.

  2. Bir ülke başka bir ülkeye uluslarası anlaşmalardan dolayı olan yükümlülüklerini yerine getirmediği zaman resmi görüşünü elçileri dışında hangi yöntemle söyleyecek?

  3. Resmi görüşü söylemekten söylemeye fark vardır. Biri duyulan hoşnutsuzluğu diplomatik yoldan doğrudan söz konusu ülkenin hükümetine duyurmak, diğeri ise çete halinde birleşip kamuya yönelik bir bildiri yayınlayarak halkı etkileme girişiminde bulunup o ülkenin hükümetine ve yargı sistemine tazyik etmek. Bu son yöntem bir ülkenin iç işlerine karışmaktır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.