NEW YORK ATATÜRK KOROSU ve SOKAK KONSERLERİ

Geçen hafta sonu bizimle birlikte Manhattan’ı müzikle dolduran tüm New Yorklulara teşekkür ederiz!
Dünyanın bir ucunda müziğimizi kültürümüzü tanıtmaya,yaşatmaya çalışan yürekleri vatan millet Atatürk aşkıyla çarpan TIME başkanı Hakan İnan ve yönetim kurulu üyelerine,koronun her bir üyesine teşekkürler …

New York Başkonsolosu Reyhan Özgür’ün de geldiği açık hava konserine ilgi büyük oldu.

Sokaktan geçen New Yorklular oturanlardan daha fazlaydı,durup konseri izlediler ve alkışlarıyla,danslarla koroya eşlik ettiler.

Turkish-International Music Ensemble Başkanı Hakan İnan, New York’ta salgın sonrasında ilk konserlerini verdiklerini “Türk-Amerikan toplumu olarak ilginin büyük olması bizim için gurur verici.Türk müziğini, Türk kültürünü, New York’taki sanatseverlere tanıtmak ve daha da yaygınlaştırmak istiyoruz.” dedi.

Corona yüzünden neredeyse iki yıla yakın oldu kapalı yerde çalışma da yapamıyor,konser de veremiyorduk.Sonunda Yönetim Kurulu toplanıp açık hava konserleri yapma kararı aldı,çok da güzel oldu.
İlkini 12 eylül 2021 de verdik bu konserlerin.Sizlerin de ilgisi ve katkısıyla devam etmeyi düşünüyoruz.
Orkestramız bile kendi içimizden KLAVYE de  Şefimiz Caner Tokgözol,UD da Hakan İnan,KEMAN da Cenap Can Türk,KANUN da Umut Yaşmut,GİTAR da Fevzi Tosun… 
Ama gelin önce ATATÜRK KOROSU nasıl doğdu,ona kısaca bir göz atalım.
Gönüllü bir müzik elçisi olan Nedim Katgi ATATÜRK OKULU’nda her cumartesi çocuklara müzik dersi veriyordu.Biz yetişkinlere de her  cuma akşamı ,bıkmadan usanmadan,hiçbir  karşılık beklemeden TSM çalıştırdı ve her yıl grubuyla çeşitli konserler vererek Türk Müziği’ni  dünyaya tanıtmaya çalıştı.
1999 da tanıştım Nedim Katgı ve korosuyla.Önceleri NJ de Türk Ocağında çalışıyorduk ve grubun adı TSM korosuydu.Yönetim değişince tamir ettireceğiz dediler ve biz NY da konsolosluk binasında TADF fın toplantı  salonunda yapmaya başladık çalışmalarımızı,sonra bina yıkılacak dendi ve biz artık NY deki stüdyolarda oda kiralayarak çalışmalarımıza devam ettik.
2000 li yıllarda grup iyice büyümüştü.Grubumuz her 23 Nisan, 19 Mayıs,30 Ağustos,29 Ekim Milli Bayramlarımızda ve Atatürk ü anma 10 Kasım da,ya  Konsolosluk ya da TADF tarafından davet edilir,konserler verirdik.O zamanki Yönetim Kurulu Başkanı,hocamıza hiç sorma gereği duymadan hazır değiliz diyerek konsolosluğun teklifini reddetmiş.

Nedim Katgı”bu koşullarda ben çalışamam gidiyorum” deyince, bir arkadaşımla biz de geliyoruz seninle dedik.
Herkes oradayken  birden ağzımdan çıkıverdi. Arkadaslar yeni grubumuzun adı “ATATÜRK KOROSU olsun.”Bir arkadaşımız,”fazla sivri olur, bazı gruplar gelmez konserlerimize“ der demez eksikliğimizin farkına vardım. Bir duruşumuz ,bir kişiliğimiz olmalıydı.

Biz para kazanmak için yapmıyorduk konserlerimizi….Nedim Katgı her zamanki dik duruşu ve kararlığıyla”Arkadaslar yeni grubumuzun adi, NEW YORK  ATATÜRK KOROSU” diyerek son noktayı koydu. 
Yıl 2008, Işte o gün, bu gündür her meslekten ve her yaştan, seçkin insanlardan oluşan,müzik aşkını
ATATÜRK aşkıyla yoğurmuş, ilkeli ve genç bir grubumuz var.Çoğu arkadaşımız eşiyle katıldığı için kocaman  bir müzik ailesiyiz.
Artık daha seçiciyiz.Bu iki ilkeye bağlı olan herkesi davet ediyoruz  grubumuza.

Çok huzurlu, birbirimize saygı ve sevgiyle bağlı bu müzik grubuyla her cuma akşamı toplanıp şarkılar söyleyerek stresimizi atıyoruz,sohbetimizi yapıyoruz.
Hakan İnan  TIME’ ( Turkish & International Music Ensemble, Inc.) i kurdu.Kar amacı gütmeyen bu organizasyonun kurulma nedeni  Atatürk Korosu’nu güvence altına almaktı.
Koromuz her yıl New York ve çevresindeki  Yale, CUNY Hunter, Rutgers University gibi   en saygın üniversitelerden davet alarak Türk Müziği konserleri verdi.

Yıllarca Carnegie Hall da konser vermenin hayalini kurduk.Sonunda verdik de…Ama nereden bilecektik Nedim hocamızla verdiğimiz son konser olacağını… 
Corona döneminde hocamızla birlikte sadece zoom dan çalıştık bir süre.Hocamz hastalanınca hastanede yattığı süre içinde Yönetim Kurulu Başkanı Hakan İnan ve yardımcısının hakkını ne ailesi ne de biz ödeyemeyiz.Büyük bir özveriyle insan üstü bir çaba sarfettiler.
Şimdi de açık hava konserlerimiz için,kendilerine bile zaman ayıramazken,enerjilerini son damlasına kadar harcıyorlar…Kendilerine bir kez daha grubumuz ve  müzikseverler adına teşekkür ederim.
Ocak ayında hocamızı kaybedince yine bu arkadaşlarımız hemen kolları sıvayıp grubumuz dağılmasın diye genç,heyecanlı ve müzik aşkıyla dolu Caner Tokgözol hocayı buldular.
Her pazar yağmur çamur demeden parklarda provalar yaparak açık hava konserimize hazırlandık.
New York Atatürk Korosu, NYC Açık Kültür Programı kapsamında ′′ Manhattan ‘ da Türk Tunes ′′ açık hava konserinde müzikseverleri ağırladı.
Geleneksel ve çağdaş Türk Müziği ‘ni sergileyen ve Balkanlardan Akdeniz’ e kadar topluluğumuzda mevcut çeşitliliği vurgulayan bu çok kültürlü müzik ziyafetinde sizler de kültürümüzü yaşatmaya ve tanıtmaya,çocuklarınıza “işte bu bizim müziğimiz”diyebileceğiniz bir  mirasa katgıda bulunmak için konserimizde bizleri yalnız bırakmadınız.
Geçen hafta New York City Açık Kültür Programı kapsamında,konser veren New York Atatürk Korosu, “Manhattan’da Türk Melodileri” adlı konserle müzikseverlerle buluştu.
Caner Tokgözol un müzik direktörlüğünü yaptığı konserde, koro Balkanlar’dan Akdeniz’e kadar Türk kültürünün farklı renklerini barındıran şarkılar seslendirdi.

Bizleri Carnegie Hall konserimizde olduğu gibi açık hava konserlerimizde de yalnız bırakmadınız.
ABD ve Türkiye de TV lerde haber programlarında,çeşitli basın ve yayın organlarında görüntülerle bahsedilmesi büyük yankı uyandırdı. Bu konserin en büyük başarısı bence Yönetim kurulunun gayretleriyle sen ben değil biz olmayı,bir potata erimeyi başardık.

Gelin müziğin birleştirici özelliğinden yararlanıp BİZ olalım…

Yayım tarihi
Ümran Ünlü olarak sınıflandırılmış

Ümran Ünlü tarafından

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist... Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum. Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Yorum Gönderin Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.