Pandoranın Kutusu

Hakan DIKMEN-Pandoranın Kutusu

Bizde ki siyasi düzende makam işgal edenin bulunduğu makamdan ayrıldıktan sonra hayatının kalan bölümünü onurlu ve itibarlı bir şekilde devam ettirmesi söz konusu değil sanırım…
Kendimi bildim bileli siyasetçilerin ne için makamlarına bu denli bağlı olduklarını, ne olursa olsun o koltukları bırakmamak için neden el etek öptüklerini pek anlamam…
Burası Türkiye “Koltuktan düştüğünüz gün işiniz bitmiştir” anlayışının bu denli hâkim olduğu bir ülkede bunu anlamamak için kendimle cebelleşmenin de pek bir tutarlı tarafı yok sanırım…
Bu bizim toplumun kanayan bir yarası
Makam yüzünden adamdan sayanlar, makam yoksa görmezden geldiği için belki de ister istemez bugün bu noktadayız.
Bu durumun bugün bizi getirdiği nokta ise vahim! Yerel yönetimlerin son zamanlarda en popüler olayı, eski bakanların, eski milletvekillerinin, eski belediye başkanlarının, başkan yardımcılarının belediyelerde ya da diğer kurumlarda yeniden makamlara gelmesi mesela…
Çevremizde görüyor, duyuyoruz önceki dönem başkan yardımcısı şimdi danışman oldu…
Eski fosil başkan falanca yere yönetim kurulu üyesi oldu…

Eski isimlere yeni etiket ve görevlerin verilmesi hepimizin dikkatini çekiyor… Malumunuz ’’Eskiye itibar olsaydı bitpazarına nur yağardı’’
Bazılarının “Adının önüne “eski ”yazıyor. Eski ise neden hala görev veriliyor da başkalarına yeni simalara görev verilmiyor?” derken…
“Ne çok makam sevdasında olan insan var. O ne hırs kardeşim! Kendileri adına memleket, hizmet sevdası diyorlar ama gerçek hiç de öyle değil” diyeni de var…
“Adı yeter! Tecrübesi var! Değer katar” diyerek gaza getirenleri de gördük bu durum karşısında
Bence iki bakış açısı da aslında doğru.
Biz biliyoruz ki “koltuk”, “makam”, “güç” ve “itibar” gibi olgulara sahip olmak, halktan farklı kılar. Siyasetçi iktidarda değilse güçsüzdür ama aktif siyasette kaldıkça bir şekilde bunu kullanır. İşte bundan dolayı öyle kolay kolay bu güçten vazgeçmeyi de hiçbir siyasetçi istemez
Koltukların, Makamların, Korumalı Plakaların büyüsüne kapılanların vazgeçemediği o rüya alemi vazgeçmeyişe ilk nedendir…
İkincisi ise;
Pek geçerliliği kabul edilmese de ama gerçeklik payının oldukça yüksek olduğu kısımdır…
Her partide bir Pandoranın kutusu vardır. Bu kutuyu işi bitince arşivin tozlu raflara kaldırıp kurtulacağını uyanıklar maalesef kurtulamadıklarını anladıklarında kutuyu raftan alıp belediyenin yâda bir kurumun en güzel yerinde değerlendirmek zorundadır. Ki Pandoranın kutusu açılınca sırlar dökülsün istemez…
Pandora kutusunun açılma riski en can alıcı nedendir!
Olumlu tarafı yok mu derseniz…
Bu işin olumlu tarafı ise…
Çiçeği burnunda yeni göreve gelmiş, gözleri açılmamış bir belediye başkanına destek amaçlı, sevilen bir yerel yönetici, temayül yoklamasında iyi bir sonuç almış, partisinde, halkta karşılığı olan, yerel yönetimlerin duayenleri bu göreve getirilirse eğer yönetime ivme kazandırılabilinir.
Siyasete, koltuğa, partiye ihtiyacı olan gücünü koltuktan alan biri değil, siyasetin ihtiyaç duyduğu koltuğa güç veren kişiler geliyorsa o makamlara işte işin güzel yanı budur.
Şöyle bir genelleme yapacak olursak eğer işin en can alıcı tarafı aslında, yıllarca belirli makamlarda bulunmuş onca insana makam hayatlarından sonra şerefli, onurlu ve itibarlı bir gelecek sağlayamamamız, bugün maalesef itibarsızlaşmaya kadar gidebiliyor.
Bu insanları sosyal projelerde, memleket için daha faydalı işlerde değerlendirmeyip, başkanlık yaptığı belediyeye koordinatör olarak atamak kabul edelim ki sadece makamsal değil mantıksal bir hatadır.
İlk yapılması gereken belirli siyasal görevlerde seçilme yâda atanma işlerini kanunen sınırlamak zorundayız. Daha sonra görevlerinin sonuna gelen insanlara hayatlarını onurlu ve itibarlı bir şekilde devam ettirecek olanakları hazırlamamız lazım.
Tabii ki o güne dek şerefli ve onurlu yaşadılarsa!
Mevkiler, makamlar, bir yönüyle vebaldir yüktür diğer yönüyle beceri işidir. Hiç bir makam kimseye baki değildir.
Kırmızı ajandalarla, kişisel egolarla, şeytani arzularla siyaset yapıp yükselenlere mesken olmasın bu makamlar…
Hak edenin Hakkı olanın olsun
Tek derdi millet ve memleket menfaati olmayanlara nasip olmasın o ceylan derisi koltuklar…
Hakan Dikmen


A.Türer YENER tarafından

Babasının Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subay olması nedeni ile 8.09.1944 Senesinde Çanakkale- Gelibolu/ Bolayırda doğdu. - İlk okul tahsilini Erzurum ve Elazığda yaptı. Ortaokul ve Liseyi İstanbul Bakırköyde bitirdi. - Askerliğini 1965 senesinde Türk Deniz Kuvvetlerinde , Heybeliada Deniz Harp Okulunda yaptı .31.12. 1967 senesinde terhis oldu. - 1968 senesinde kısa bir dönem, İstanbulda yayınlanan Günaydın Gazetesinde çalıştı. - 1.04.1968- 1.10.1990 seneleri arasında Türkiye faaliyet gösteren Mobil Oil Türk A.Ş firmasında çalıştı ve buradan emekli oldu. Emekli olduktan sonrada muhtelif Açık hava Reklam firmalarında Genel Müdür Yardımcılıklarında bulunmuştur. - 1980 senesinden sonra kurulan İDİL- URAL TÜRKLERİ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ'nin kuruluş çalışmalarında bulunmuş, Kurucu yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır..Halen bu derneğin üyesidir. - 1990 tarihinden 2004 senesine kadar İstabul Zeytinburnunda bulunan ,KAZAK TÜRKLERİ VAKFINDA Genel Sekreter olarak çalıştım. Halen Zeytinburnunda bulunan KAZAK TÜRKLERİ VAKIF BİNASININ yapılmasında Kazak Türkleri Vakfı kurucu üyeleri ile çalıştım. - 1992 senesinden itibaren o zamanlar Almanyada ikamet eden ,Dünya Tatar Ligi Genel Başkanı ve Tataristan Yasama Organı, Milli Meclisin Fahri üyesi Rahmetli Sayın Ali Akış büyüğümüzle devamlı mektuplaşarak ve telefon görüşmeleri yaparak İdil, Uralla ile ilgili bilgileri kendilerinden aldım. Bana gönderdikleri mektuplar halen bende bulunmaktadır. - Tataristan Cumhuriyeti , Rusya federasyonu ve Türk dünyası ile yakın ilişkiler içinde bulunmaktayım. Rusya federasonuna bağlı Tataristan Cumhuriyetinde kurulu ,Bütün Dünya Tatar Girişimci Destek Kuruluşu 29.03.2013 tarihli resmi belgelendirme ile A.Türer yener ' i Türkiye ve Tataristan arasındaki Yatırım ve İş projeleri, Ticaret,Kültür, ilişkileri ile tüm gerekli görüşmeleri gerçekleştirmek üzere vekil tayin etmişlerdir. - A.Türer Yener 1995 senesi Mart ayında Türkiyede kurulu 23 Türk dernek ve Vakıf Yönetim kurullarınja ,Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa bir araya getirerk Kazak Türkleri Vakfı adına Yemek vermiş Türk boylarının müzikleri Tümata Grubu tarafından çalınmış duygulu anlar yaşanmıştır. - 19.3.1995 tarihinde TRT-1 Televizyonunda Sayın Mustafa Yolaçanın programında ,TRT Televizyonu Müdür Sayın Mustafa Gerçekerin büyük yardımları ile Türkiye Cumhuriyetinde İlk defa NEVRUZ BAYRAMI TÜRK BAYRAMI OLARAK kutlanmıştır. Progaram canlı olarak 2 saat boyunca Asya ve Avrupa yayınlanmış Türklerde Nevruz bayramı anlatılmış, Yine Tümata Grubu liderleri Doc.Dr.Oruç Güvenç ile otantik Orta asya Türk müziği konseri verilmiştir. Ayrıca orta Asya Türk kıyafetlerini yansıtan bir defile sunulmuştur. - A.Türer Yener Türk dünyası ile ilgili her sene yapılmakta olan yurt içi ve dışı toplantılarda bulunmaktadır. A.Türer Yener 'in; Anne ve baba ailesi -1800 senelerinin sonlarına doğru Türkiyeye gelerek yerleşmişlerdir. ailesi çok geniş aile topluluğudur. - Baba Tarafı Kazan Tatar -Türklerinden , Orenburg kökenli Şeripov ailesinden olup ve Kazan da Apanay ailesi ilede yakın akrabalık ilişkileri bulunmaktadır. ailesine 6 kuşak kadarına kadar ulaşmıştır. Tataristan ve Başkurtıstanda ailelerini bulmuştur. - Anne tarafı Rusya Federasyonuna bağlı Kubandan Türkiyeye 1800 senelerinin sonlarına doğru, Türkiyeye gelerek Balıkesire yerleşen çerkezlerdendir. Ubıh boyundan olup, Cizemua ailesindendirler. Pşizemuktur - A.Türer Yener , ,halen Merkezi Newyorkda olan Dünya Türkleri Birliğinin Türkiyedeki haberleşme ayaklarından biri olup, email ortamında, Dünya Türk Birliği ,Turkish forum-Türk dünyası , Türk dünyası gazeteciler Federasonu üyeleri ile karşılıklı olarak haberleşmektedir. -Halen Bulgaristan Türkleri derneğinin Başkan Danışmanlığını ve Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Danışma kurulu üyeliğini yapmaktayım. -2015 -2020 seneleri arasında Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü merkezli voicepress.az haber ajansının resmi Türkiye Temsilciliğini yapmaktayım

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.