TÜİK DEĞİL AKPİK

TÜİK DEĞİL AKPİK

2. Dünya Savaşı 1939 – 1945 yılları arasında gerçekleşen ve insanlık tarihi için en büyük felaketlerden biri sayılan savaştır.
50 milyona yakın insan ölmüştür.

Dönemin tüm büyük güçleri olan İngiltere, Sovyetler Birliği, ABD, Çin Cumhuriyeti ve Fransa; tüm ekonomik, endüstriyel ve bilimsel güçlerini, sivil ya da askerî kaynak farklılığı gözetmeden bu savaş için seferber etmişlerdir.

Savaş bittiğinde tüm bu devletlerin ortak sorunu ise ekonomik buhran ve bu buhranın sonucu olarak başgösteren işsizliktir.
Bu devletlerin hiç ama hiç birisi;
Yani Ne İngiltere, ne ABD, ne Fransa, ne Çin, ne de Sovyetler Birliği 30 gün içinde ülkesinde 1 milyon insana istihdam sağlayarak bu sorunu çözme başarısını gösterememiştir.

Dünya tarihinde, 30 günde işsizlik sorununu 3 puan birden düşürerek, yaklaşık 1 milyon insana birden istihdam yaratan herhangi bir dünya devleti de yok zaten..

Yani bu güne kadar yoktu
Şimdi var…

Dünya tarihinde ilk defa TÜİK bu başarıyı göstermiş oldu
TÜİK 2021 Haziran ayı işsizlik oranlarını açıkladı.
2021 Mayıs ayında 13.2 olan işsizlik sadece 30 gün sonra mucizevi bir şekilde neredeyse 3 puan birden düşerek 10.6 oluverdi.
TÜİK’e göre 1 milyona yakın insan 30 günde bir iş buldu.
Bu bir millette bir kurum tarafından yapılmış sinkaflı küfür gibi…

Parti devleti kavramı da tam olarak budur işte…..
Devlet tanımı, Rengi, dini, dili, siyasi görüşü, yaşam tarzı ne olursa olsun bir ülke ve içinde yaşayan insanlar anlamına gelir.

Devleti oluşturan kurumlar, sadece bir dile, sadece bir dine, sadece bir siyasi görüşe ve sadece bir yaşam tarzına sahip topluluklar tarafından ele geçirilmiş ise o ülkeye artık devlet denmez.
Parti devleti denir.

Peki bir devlet parti devleti olursa ne olur?
Partinin ömrü kadar varlığını korur.
Parti sarsılırsa, sarsılır.
Parti bölunürse, bölünür.
Parti çatışırsa, çatışır.
Parti yıkılırsa, yıkılır.
Özetle:
Afganistan, İrak, Yemen, Suriye ve Libya olur.
Ülke halkı şanslı ise:  Sığınmacı, göçmen ya da mülteci olur.
Şanslı olmayanlar ise:  Esir, köle, cariye yada işgalcilerin keyif almak için ateş ettikleri birer hedef tahtası olur.

Bu gün içinde bulunduğumuz durumu “rezalet diz boyu” diye tanımlamak yanlış…
Yanlış, çünkü rezalet diz boyunu çoktan geçmiş gırtlağı bile aşmış durumdadır.

Ülkenin neredeyse tüm kurumları siyasallaşmış

Türkiye, 2019 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde (Rule of Law Index) 126 ülke arasında 109’uncu sırada yer aldı.
2020 yılında ise 111 sırada
Bizden daha iyi durumda olan ülkeler: Nijerya, İran, Rusya
Aynı sırayı paylaştığımız ülkenin ismi ise Venezuela
Temel haklarda 126 ülke arasında 123. sıradayız ve kabile devletleri bile  uzak ara bize fark atmış.

Türkiye’de yapılan anketlerde her 100 kişiden 70 e yakını hukukun tarafsız ve bağımsız olduğuna inanmıyor.
Bunun ne korkunç bir şey olduğunu söylemeye gerek var mı?
Bu yüzden kadınlarımız ve.çocuklarımız gündüz gözü sokak ortasında katlediliyor.
Bu yüzden, maktul yakınları kendi adaletini sağlamak için eline silah alarak suç işlemeye başlıyor.
Bu yüzden, yabancı yatırımcılar ülkemizdeki yatırımlarını haraç mezat elden çıkartıp bir daha dönmemek üzere kaçıyor.
Bu yüzden, pırıl pırıl gençliğimiz doğduğu topraklara veda ederek yurt dışına gidiyor.
Bu yüzden bilim ve sanat geriye giderken, Ortadoğu bataklığı bizi içine çekmek için her gün biraz daha yaklaşıyor.
Bu yüzden, ormanlarımız yanıyor.
Bu yüzden, topraklarımız satılıyor.
Bu yüzden, evlatlarımız ölüyor.
Bu yüzden, cennet vatanımız yavaş yavaş cehenneme dönüşüyor.

Ne olur çok geç olmadan dur diyelim.
Bu vatan bizim
Sağcısı, solcusu, siyahı, beyazı, sarısı, lazı, Kürdü, Türkü, Müslumanı, Hristiyanı, Yahudisi, Ateisti, Deisti hepimizin
Başka bir ülke yok…
Bizi kabul edecek bir ülke de yok…
Bu gün iyi durumda olanların yarın için güvenceleri yok…
Kendimize gelelim…
Bu hayasız akına demokratik haklarımızla artık bir son verelim.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.