YANGIN SÜRECİNDE PROVAKASYON…

YANGIN SÜRECİNDE PROVAKASYON OLMASIN DİYENLER, ESASINDA GİZLİ ABD SÜMBÜLLERİDİR. Sefa Yürükel

Üç gündür,
ABD talimatlı terör örgütü PKK’ya yaptırılan,
orman yakma terörü,
Türkiye için,
çok ağır sonuçlar yaratarak
sürmektedir.

Bu sırada olaylara ilişkin açıklamalarda bulunan,
bazı siyasi parti
ve
STK gibilerininde
bu konudaki
ana
sorumluyu ihanet derecesinde görünmez hale getirme girişimleri
ve
bunun için özel bir çaba harcamaları,
yaptıkları beyanlardanda açıkça gözükmektedir.

Bu yapılan açıklamalarda,
ABD
ve
onun bu yakma teröründe kullandığı terör örgütü
olan PKK’nın adı,
özellikle hiç ağıza alınmamaktadır.

Oysa Türk Devleti,
Hükümet açıklamasa bile,
esas suçluyu bilmektedir.

Ve bunun içinde cevap olarak,
Irak’ın Kuzeyindeki PKK’ta ait 40 terör hedefini son yılların en kapsamlı askeri operasyonu ile imha etmiştir.

Türk Devleti aldığı bu fiili
ve
Milli tavrıyla,
ABD
ve
onun terör örgütü olan PKK’ya,
bunu siz yaptınız.

Bunu biliyoruz.

İşte size cevabımız demiştir.

Bunu ‘okuyamayanlar’
veya
‘okumak ‘ istemeyenler
hala
gülünç bir biçimde,
ıssız sokakta,
sorumlu aramaktadırlar .

Ve bu konuyu bu durumda iyi
okumayanların önemli bir kısmı tarafındanda,
olaylara karşı daha önceden önlem almayan
ve
bundan dolayıda haklı olarak,
sert eleştirilere maruz kalan mevcut Hükümet,
sadece
bu olaylarda tek
ve
esas sorumlu olarak gösterilmeye çalışmaktadır.

Bu tip açıklamalar,
tesadüfü değildir.

Ve
esasında çok taraflı
ve
bilinçlidir.

Bu açıklamaların yapılmasında, bazı
STKların
ve
Partilerin içindeki etki ajanları tarafından,
ABD Dış İstihbarat Servisi olan CİA ‘nın klasik bir yönlendirmesiyle,
iz kaybettirmek
ve
hedef şaşırtmak için,
O STKlara
ve
Siyasi Partilere bizzat
yaptırıldığı çok açıktır.

Evet,
Türkiye’de ki her olaydan siyasi olarak sorumlu olan Hükümettir.

Hükümet,
yapmadıklarından
ve
yaptığı yanlışlıklarından
dolayıda kıyasıya,
Milli menfaatleri korumak açısından eleştirilmelidir.

Ve
hatta
değiştirilmelidirde.

Ama bu konuda,
sadece Hükümet değil,
bugüne kadar sorumluluklarını yerine getirmeyen,
programı olmayan,
sadece eleştiren,
sızlanan,
hayıflanan
ve
gerçek muhalefetlik yapamayan,
sorumsuz muhalefette değiştirilmelidir
ve
eleştirilmelidir.

Bu yüzden,
yangın konusunda,
sorumluluğu tek başına sadece Hükümete yüklemek,
burada vicdanen
objektif,
adil,
mantıklı,
bilimsel
ve
akıllıca
bir duruş
değildir.

Sorgulamcı
ve
analizcide olmayan bir ucuzluktur.

Böyle yapıldığı içinde,
yangınlardaki birinci derecedeki gerçek suçlu olan,
ABD
ve
onun terör örgütü olan PKK’nın
sorumluluğu bazılarınca bilmeyerek
ve
bazılarıncada
bilerek gizlenmektedir.

Korunmaktadır.

Onun içinde,
bu yangın teröründe,
ABD
ve
onun terör örgütü olan
PKK’nın rolünü
ağzına almayanlara;
siz kime hizmet ediyorsunuz demek
ve
bunu
sormak
hiç bir şekilde
nahoş kaçmamalıdır.

Yangınlarda ki
Milli tepkilerde,
sürekli
provakasyon
olur,
aman susun diyenler,
Milletin kendi sokaklarına,
caddelerine,
mahallelerine,
köylerine,
kasabalarına,
şehirlerine mekanın sahibi olarak,
sahip çıkmasından rahatsız olmaktadırlar.

Ayrıcada aynı bunlar
kendilerinin,
Millet tarafından ciddiye alınmamasından
ve
ıskartaya çıkarılmasından korkmaktadırlar.

Bu yüzden de,
ABD’nin PKK’ya yaptırttığı,
yakma terör eylemlerine karşı,
Halkın tepkisini,
kitlesel olarak vermesinin önüne geçmek için,
Halkı korkutmak,
şaşırtmak
ve
pasifize etmeye çalışmak için,
sürekli provakasyon terimini kullananlar,
Türkiye’ye tamamen diz çöktürmek amacında olan
ABD’nin,
Büyük Sevr Projesine
bilerek
veya
bilmeyerek katkı elemanı
olmaktadırlar.

Yani
lafı,
tam anlamıyla
söyleyek olursak,
bunlarv
gizli
ABD sümbülü olarak ABD’ye hizmet,
Türkiye’ye ise ihanet etmektedirler..

Konuya ilişkin olarak şöyle kısa bir gözlem yaptığınızda ise,

bu gizli sümbüllerin,
konuyla ilgili,
son üç günlük söylemlerindende görüyoruzki,
bunlar burada işi öyle azıya almış durumdalar ki,
kendilerini,
biz köpeksiz köyde değneksiz gezeriz misali,
Provakasyon olmasın,
adı altında,
PKK’yı
açıkça HDP üzerinden savunacak bir konumada yerleştirmiş durumdadırlar.

Bunada bu sümbüllerin her söyleminde de şahitlik etmekteyiz.

Aynı zamanda bu sümbüllerin,
ABD
ve
onun terör örgütü olan PKK’ya karşı olan,
kendi mücadele kaçaklıklarınıda gizlemek için,
olaylardaki yegane sorumluluğu,
sadece bir çok yanlıştan sorumlu olan,
devamlı çözümsüzlük,
sorun üreten
ve
değiştirilmesi gereken,
mevcut siyasi iktidara yükleyerek,
bir çok konuda olduğu gibi,
bu konuda da,
kendi doğru muhalefet
yapma sorumluluklarındanda
kurtulmaya çalışarak,
kendilerini kamufle etmeye çalışmaktadırlar.

Bunların bir çoğu,
bu yanlış tutumlarından dolayıda,
esasında,
terör örgütü PKK’ya ilişkin olarak,
bölge
ve
Türkiye’de ,
gayri resmî bir ABD projesinde,
CİA’nın Türkiye’ye karşı geliştirdiği psikolojik savaşta,
etki ajanı
veya
eleman olma
alanına girmiş durumdadırlar.

Evet,
Türkiye’de yeniden
ve
herkes,
Milli
ve
gayri Milli olarak
saflaşmaktadır.

Ve
bu süreçte,
Milli güçler
ve
gayri Milliler
yeniden
harmanlanmaktadır.

Gerçekten bu günlerdeki çok hızlı gelişen olaylar dolayısı ilede,
herkesin safını
hem söylem
ve
hemde
eylemde de
göstermesi
gerektiği,
bir sürece girmiş bulunmaktayız.

Bu saflaşmada,
artık
ya
Türkiye’nin
yada
Emperyalist ABD
ve
onun terör örgütü PKK’nın
safında
olduğunu
herkesin;
birey,
teşkilat,
STK,
oluşum,
platform,
Siyasi parti,
Sendika,
Meslek Odaları vs.
olarak
saflaşarak
belirlemesi lazımdır.

Ve
bunuda eylem
ve
söylemleriylede açıkça göstermesi lazımdır.

Türk Milleti artık,
bu provakasyon yapılmamalı
adı altında yürütülen,
CİA kampanyasına karşı,
karşı kampanya ile,
Türk Milletinin Milli azmi
ve
vakarına yakışır biçimde,
sahip çıkmasını engellemeye ,
Milletin Milli nefesini kesmeye
ve
engellemeye
çalışan bu şer
ve
gayri Milli sümbülleri,
elinin tersiyle itmelidir.

Ve bundan sonra
Millet her ferdiyle,
Türkiye’de,
ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi BOP,
şimdi ise,
Büyük Sevr Projesi ( BSP) dahilinde,
resmî bütçesinden para ayırdığı, eğittiği,
silahlandırdığı,
uluslararası ilişkiler kurdurttuğu, Kara gücüm dediği PKK’nın,
Türkiye’de bir alt birimi olan;
HDP ve DBP’nin kapatılması için çabalamalıdır.

ABD’nin terör örgütü olan PKK’ya,
Onun türevlerine,
açık
ve
gizli destekçilerine
Türkiye Coğrafyasında
ve
bölgede,
hiç bir yerleşeceği bir
alan bırakmamalıdır.

Bunuda,
Türk Milleti,
kendi
İhtiyacı olan bir aciliyetle,
bir Milli görev olarak,
gayri milli olan,
bu gizli ABD sümbüllerine,
Türk topraklarında
asla bir saniye bile
nefes aldırmamak için,
en kısa zamanda,
hem söylem
vede
hemde
eylem olarak
mutlaka yapmalıdır.

Bu gibi durumlarda,
bilindiği gibi,
tereddüt,
Milli intihardır.

Ama şuda iyi bilinmelidirki,
Türk Milleti intihara meyilli bir Millet değildir.

Genetik olarak:

İstiklalcidir.

İstikbalcidir.

Mücadelecidir.

Zafercidir.

Buda pek yakında,
İrili ufaklı,
dosta düşmana,
Mekanın sahibi olan bu yüce Millet tarafından,
aynen tarihinde olduğu gibi,
yine
ve
mutlaka gösterilecektir.

Gösterilecektir!

Gayri Milli sümbüllere
ve
Onların ağa babası olan ABD’ye de buradan ithaf olunur!

Son olarak her zaman olduğu gibi yine:
Atatürk’le kalın.
Cumhuriyetle kalın.
Hoşçakalın!

Sefa Yürükel

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.