Ciğerlerimiz Yanıyor. Siz İnsan mısınız be…

Günlerdir, ormanlarımız cayır cayır yanıyor.

Hiçbir iktidar döneminde bu kadar çok orman yanmadı, bu kadar can, hayvan telef olmadı.

2009-2020 yılları arasında, 29 bin 965 orman yangınında, 98 bin 950 hektar orman alanı yandı. Bunun yanında o kadar canlı, o kadar hayvan kapkara iskeletlere döndü ki yürek dayanmıyor…

Börtü böcek. Kelebek. Tavşanlar, karacalar, geyikler, sincaplar… Ağır ağır, yavaş yavaş ilerleyen ve yangından kaçamayan kaplumbağalar…

SİZ İNSAN MISINIZ BE? SİZE BU EMRİ VEREN İNSAN MI?

Türkiye yanıyor, Türkiye… Vatanımız yanıyor… Ciğerlerimiz yanıyor…

Bir ülkede aynı anda, aynı yerde dört yangın çıkmaz… Belli ki bu bir emir… Bir kundak…

Emri verenlerden de, emri uygulayanlardan da hesap sorulmayacak mı sanıyorsunuz? Bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün… Ama mutlaka sorulacak… Bunu hiç aklınızdan çıkarmayın.

Siz yumurtalarını, yavrularını beklerken, can veren bir kuş gördünüz mü hiç?

Ben ilk kez görüyorum. Öylece kala kalmış orada… Kapkara… Cansız… Yüreğim parçalandı…

Siz orman kundakçıları, BÖRTÜ – BÖCEK KATİLLERİ, hiç duygulanmaz mısınız? Hissetmez misiniz? Ağlamaz mısınız?

SİZ, HİÇ İNSANLIKTAN NASİP ALMADINIZ MI?

Yeşillikler yanıyor, o yeşillikler içinde milyonlarca canlı acı çekerek, inleyerek ölüyor.

Siz hiç acımaz mısınız?

Sizde hiç vicdan yok mu?

Orman güzellik demektir. Yaşam demektir. Oksijen demektir. Nefes demektir…

Orman vatan demektir…

Sizde hiç vatan sevgisi, acıma duygusu yok mu?

Bu orman, hayvan katliamı karşısında kodamanlarda, AKP’li yönetenlerden neden ses çıkmıyor? Neden tepkiler bu kadar cılız?

Neden altı uçağımız hangarda bekliyor? Neden altı uçağımız çürümeye terk edildi?

Neden cayır cayır yanan bu kadar alan, helikopterlerle ve dışarıdan kiralanan üç uçakla söndürülmeye çalışılıyor?

Bu kadar geniş ormanları olan bir devlet, niçin önceden orman yangınlarını söndürme teşkilatını, takımını kurmaz? Niçin müdahaleye hazır hale getirmez?

11 uçak, saraya değil de orman söndürme çalışmaları için alınsaydı daha iyi olmaz mıydı? Yazlık, kışlık saraylar yaptırılacağına orman yangın söndürme kurumu güçlendirilseydi, daha iyi olmaz mıydı?

Yoksa bazıları, yeni rant kapıları açılacağı için, yeni imar alanları ortaya çıkacağı için ellerini ovuşturarak, zevkle mi seyrediyorlar bu felaketleri şimdiden?

Çünkü yangınlardan sonra, bir de bakıyorsunuz ki, yanan alanlarda villalar, köşkler, malikâneler oteller yükselmiş… Hem de yetkili ağızların, “Buraları imara açmayacağız” demesine rağmen…

Deniz manzaralı, orman manzaralı lüks konutlar…

Yandaş gazeteler, bu orman yangınlarının çıkış nedenlerinden hiç söz etmiyor.

Mesela kundakçıları anlatmıyor. Madenci şirketlerin altın, maden çıkarabilmesi için kesilen yüz binlerce ağacın adını bile anmıyor.

Çünkü bundan söz ederlerse patronlarının yara alacağını, halkın gözünden düşeceğini, desteğini yitireceğini çok iyi biliyorlar…

Elbette gerçeklerin ortaya çıkacağı, aydınlanacağı günler bir gün gelecek…

Egemen güçlere, zalimlere yalakalık, yandaşlık yapıp, gerçekleri gizlediğiniz için, halkı aldattığınız için elbette hesap vereceğiniz o günler de gelecek.

Türkiye’yi yakıp, ciğerlerini yok edenlerin, halkı nefessiz bırakanların sonu kötü olacak elbette. Sonunuz, ateşler içinde acılar çekerek yok olan, yok edilen o suçsuz günahsız canlılardan daha kötü olacak…

Çünkü sizler, Türk Hava Kurumunun uçaklarını hangarlarda çürümeğe bırakıp, yabancılardan kiraladığınız 3 uçakla işi götürmeye çalışıyorsunuz…

O yangın söndürme uçakları ki helikopterlerden üç kat daha hızlı, üç kat daha fazla su taşıyor.

Siz, THK ile iş yapacağınız yerde helikopter şirketleri ile çalışıyorsunuz…

İmzaladığınız yüzlerce maden ruhsatı ve orman katliamları ile Türkiye’yi bitirdiniz.

Binlerce ağacın, kurdun kuşun, börtü böceğin katili oldunuz…

Suçlusunuz. Yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz…

Ama mutlaka vereceksiniz…

(alieralp37@gmail.com)

Yayım tarihi
Ali Eralp olarak sınıflandırılmış

1 yorum

  1. ”Yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz…

    Ama mutlaka vereceksiniz…” ifadenizi temenni ediyorum Ali bey ama, bu ülkede ne yazık ki ”yapanın yanına kâr kalır” zihniyeti hakimdir ve gerçekten de öyledir. Adalet kantarı öyle bozuldu ki, önceden az hata yapardı, şimdi tahmin etmek bile zor!

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.