ANTİ EMPERYALİST BİR PENCEREDEN BAKMADAN GÖÇ OLAYLARI ANLAŞILAMAZ!

EMPERYALİZM KAYNAKLI GÖÇ OLAYLARINA,ANTİ EMPERYALİST BİR PENCEREDEN BAKMADAN OLAYLAR ANLAŞILAMAZ! Sefa Yürükel

Günümüzde,
özellikle Afganistan’dan,
Suriye’den
ve bu coğrafya ya yakın diğer ülkelerden,
özellikle Türkiye’ye organize insan akını devam ederek artmakta
ve
bu durum
her anlamda,
Türkiye’de büyük
ve katmerli sorunlar yaratmaktadır.

Peki bu olayları anlamak
ve
çözüm üretmek için
nasıl ele almak lazım?

Bugün bizler,
olaylara sadece
insanların Türkiye’ye akını olarak bakarsak,
eksik ve hatalı bakmış oluruz.

Çünkü olaylar,
başını
ABD’nin çektiği
emperyalist,
sömürücü
ve
hegemonyacı bir plan çerçevesinde yürütülmektedir.

Bu süreçte,
ülkelerde,
aynı emperyalist politikaların sonucu olarak,
iç karışıklık
veya
İç savaş yaşayan insanların
ve bölge ülkelerinin,
insafsızca
bu işte kurban edildiğide
asla unutulmamalıdır.

Peki buna karşı ne yapmak lazımdır?

Bunun için,
öncelikle,
kendi hegemonik,
sömürgeci,
gerginlik yaratıcı
ve
çatışmacı politikalarını,
bölgedeki başka ülkelerede serpiştirmek için,
örneğin Türkiye’ye,
Afganistan
ve
Suriye’den
organize insan akımını düzenleyen,

bölgedeki akan kanın baş sorumlusu olan ABD’ye karşı, bölgesel olarak,
anti emperyalist bir tavır alınmadan,

Suriye konusunda
nihai çözüm için,
Devlet Başkanı
Esad ile el sıkışmadan,

Afganistan’da özellikle ABD işbirlikçisi Taliban
ve türevlerine karşı
güvenilir bölgeler yaratmadan,

bölgede ki ülkeler arasında
hemen her konuda
ve
özelliklede istikrar,
kalkınma
ve
güvenlik alanında
gerçekten bölgesel bir pakt
ve
işbirliği yapılmadan,

Afganistan’da ise,
İslamcı Taliban
ve
bunun gibi değişik versiyonlara karşı,
gerçekten
Afgan halkı
ve
orada ki ilerici makul güçler desteklenmeden,

Türkiye’de siyasi iktidara bir an önce halkın iradesi geçmeden bölgede sular durulmayacaktır.

Bundan sonraki süreçtede,
bölgedeki var olan bu olumsuz durumlar devam ederse,
Afganistan,
İran,
Pakistan,
Türkiye,
Irak ve Suriye parçalanmaya,

ABD’nin,
bölgeye ilişkin olarak kendi amaçları ve hedefleri için geliştirdiği
en son model olan
Büyük Sevr Projesi kapsamında, bölgede parçalanan
yada ileriki süreçlerde parçalanacak olan
yeni işbirlikçi devletçikler oluşturulmaya,

bu ülkelere yönelik organize
ve düzensiz
insan akınları yaşanmaya,

emperyalizm
ve
ona bağlı islamcı gericilik kaynaklı İç karışıklıkları yaşayan ülkelere,
kitlesel geri dönüşler
olmamaya,

bölgedeki ülkelerin kendi içinde, demografik yapıları değişmeye,

tek tek ülkelerde;
siyasi,
sosyal
ve kültürel çatışmalar oluşmaya,

bölgedeki
güvenlik olgusu
tamamen zayıflamaya
ve
umutsuz olmaya devam edecektir.

Tüm bunlardan dolayıda, bölgede
emperyalizmin
ve
iç gericiliğin
doya doya kullanacağı
işbirlikçi güçlerinde elverişli katkılarıyla,

halkların bir birini boğazlaması
ve
kör döğüşü durmayacak,

önümüzdeki süreçtede,
bölgede
ve
tek tek ülkelerde
artarak
bu olumsuzluk
devam edecektir.

Ve bu sayede de,
kim ne derse desin,
ABD’nin Büyük Sevr Projesi ( BSP)
Asya,
Ortadoğu
ve Afrika’da
peyder pey
tıkır tıkır
gerçekleşecektir.

Son günlerde,
bazılarının sandığı
yada yaratılan sahte algılarda olduğu gibi,

ABD, ne Afganistan’ı
ve
nede bölgeyi terk etmemiştir.

Etmezde.

ABD şu anda,
kendine has;
kısa,
orta
ve
uzun vade de ki planları gereği,

başta Afganistan,
Suriye
ve
Irak olmak üzere,
bölgede kendisine dündende dersler çıkartarak,
farklı ve yeniden konumlandırmalar yapmıştır.

Bölgedeki amaçlarını gerçekleştirmek için kendisi için külfeti daha az bir konumlanma ve kurgu üzerinde çalışmaktadır.

Örnek olarak,
Afganistan’da Taliban ve Suriye’de PKK stretijisi
bunlardan sadece ikisidir.

Bölge için ürettiği yeni Stratejisinin masraflarınıda, bizzat o ülkelerin
gaspetği kaynaklarından karşılamaktadır.

Çünkü bilindiği gibi
ve unutmayalımki
emperyalizm,
girdiği bölgede,
üç günlük hesaplar yapmaz!.

Emperyalizmin girdiği bölgelerde,
her zaman,
hem günlük
hemde asırlık planları
ve
gündemleri vardır.

Bu durum Afganistan,
Suriye
ve
Irak içinde de geçerlidir.

Buralarda Emperyalizm,
her zaman
uzun hafızalı,
bol alternatifli
ve
kendine has
gündemle,
planla
ve
uygulamayla hareket eder.

Bunlar bilindiği halde,
hala
bundan sonrada
bölgedeki ülkeler,
bölgede ABD’ye karşı
anti emperyalist öneriler,
çözümler
ve
alternatifler
geliştirilmezler
ve
üretmezler ise,

bundan sonrada,
bölge ülkeleri
ve
halkları
emperyalizmin minderinden
uzunca bir süre daha
dışarı çıkamayacaklardır.

Bölgede akan kan ve talan durmayacaktır.

Demografiler bozulacaktır.

İç savaşlar çıkacaktır.

Ülkeler bölünecek
ve
bölgede yeni devletcikler oluşacaktır.

Ülkeler bir türlü bağımsız
ve
kendileri olamayacaklardır.

Bölge kaostan kurtulamayacaktır.

Bölgede mutlu ve umutlu olunamayacaktır.

Kısacası,
bölgede insanların
ve
ülkelerin sorunları,
çözümleri
ve
kaderleri ortaktır.

Bu durumda düşmanda ortaktır.

Mevcut bu zor durumdan da,
bölge ülkeleri
ve
Halkları
kendilerince dersler çıkartarak,
birlikte hareket ederek,
birlikte kalkınarak,
dostluklarını geliştirerek
ve
pekiştirerek,
bunun içinde
aynı zamanda bölgesel olarak birlikte ;
anti emperyalist
ortak
bir politika,
taktik,
strateji
ve
pakt üreterek
ve
bunları sahada uygulayarak
çıkacaktır.

Bundan başka bölgede olumlu bir çıkış yoluda yoktur.

Olmayacaktırda!

Vardır diyen beri gelsin!
….

Son olarak her zaman olduğu gibi yine:

Atatürk’le kalın.
Cumhuriyetle kalın.
Hoşçakalın!

Sefa Yürükel

1 yorum

  1. Hepsinden evvel ülkemizdeki din anlayışı ve uygulaması güncellenmek zorundadır.İnsanları geleceğe götürmek yerine mağara devrine doğru yönlendirir hâldedir çünkü

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.