YILLARCA İRAN ÖLDÜRDÜ SANDIK

YILLARCA MUMCU’YU İRAN ÖLDÜRDÜ SANDIK, meğer “Devlet benim” diyen bir MAFYANIN İŞİYMİŞ
Tuncay Erciyes

Güldal Mumcu : ÇEKİN TUĞLALARI YIKILSIN DUVAR. ALTINDA KİM KALIRSA KALSIN
23.05.2021

Organize suç örgütü lideri Sedat PEKER, yayınladığı 7. videoda Uğur Mumcu Suikastına ilişkin iddialarda bulundu, (Bakınız: https://fb.watch/5Hv90lr3KB/ )

”Görüşüne katılırsınız katılmazsınız, MUMCU bence ŞEHİTTİR. Namuslu adamdı, şerefli adamdı. Her şeyden önce DÜRÜST ADAMDI. Neden öldürüldü? Öldürüldüğü zaman yazdığı yazılara bakın. Hep terör bölgelerinde UYUŞTURUCU TARLALARI olur, uyuşturucu satışları olur ve SİLAH TİCARETİ.
Uğur Mumcu şehit ediliyor OLAY YERİNE İLK GELEN KİM? Saldırıdan sonra olay yerine ilk giden MEHMET AĞAR’dır”

ifadelerini kullandı ve Ağar’ın söylediği belirtilen,
“BİR TUĞLA ÇEKERSEM DUVAR YIKILIR” cümlesini de tekrarladı.

Bu açıklamaların ardından Uğur Mumcu’nun eşi GÜLDAL MUMCU, Twitter hesabından şoyle dedi:

“Senelerdir Uğur Mumcu cinayetinin aydınlatılması için kim ne biliyorsa anlatsın, işin ucu kime dokunuyorsa dokunsun dedik. Bu görüşümüzü korumaya devam ediyoruz. ÇEKİN TUĞLALARI YIKILSIN DUVAR, altında kim kalırsa kalsın”

**
‘BİR TUĞLA ÇEKERSEM DUVAR YIKILIR’:

Güldal Mumcu ve Mehmet Ağar’ın O Diyaloğu Nasıl Gelişmişti?

23 Mayis 2021

birgun.net/haber/bir-tugla-cekersem-duvar-yikilir-guldal-mumcu-ve-mehmet-agar-in-o-diyalogu-nasil-gelismisti-345692

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in açıklamaları ardından Uğur Mumcu suikastı tekrar gündeme geldi. Türkiye’nin yakın tarihinin en karanlık olaylarından biri olan bu suikast ardından yaşanan diyaloglar tarihe geçmişti. En bilinen sözler ise Ağar’a aitti. İşte o sözler ve yaşananlar…

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, bugün yayınladığı yeni videosunda, Mehmet Ağar’ın Uğur Mumcu cinayetinden sorumlu olduğunu ileri sürdü. Peker konuşmasında, Ağar’ın söylediği belirtilen “BİR TUĞLA ÇEKERSEM DUVAR YIKILIR” cümlesini de yineledi.

Peki bu diyalog nasıl gelişmişti? O günlerde kim, ne demişti? Ağar, bu cümleyi doğrulamış mıydı?

UM:AG Araştımacı Gazetecilik Vakfı tarafından çıkarılan ‘İÇİMDEN GEÇEN ZAMAN’ adlı kitapta, Güldal Mumcu, eşi Uğur Mumcu’nun katledilmesi ardından yaşadıklarını yazmıştı.

Kitapta Güldal Mumcu, Dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcısı Ülkü ÇOŞKUN’un bilgisine başvurmak üzere evine geldiğinde, “GÜLDAL HANIM ÜSTÜME GELMEYİN. Namus borcumuz dediler, bugüne kadar HÜKÜMETİN HİÇBİR ÜYESİ dosyanın ne olduğunu bana SORMADI. Bu işi devlet yapmıştır. SİYASİ İKTİDAR İSTERSE ÇÖZER” dediğini aktarmıştı.

Coşkun ile DGM’de de karşılaştığını belirten Güldal Mumcu, Coşkun’un burada da kendisine, “Bana OLAYI AYDINLATMAM KONUSUNDA YAZILI EMİR VERİLİRSE OLAY ÇÖZÜLÜR” dediğini belirtmişti.

Döneme dair en çok akılda kalan sözler ise dönemin İçişleri Bakanı MEHMET AĞAR’a aitti.
Güldal Mumcu’nun evinde geçen görüşmede yaşanan diyalog, kitapta şöyle yer almıştı:
Güldal Mumcu: “Karşımıza sürekli engeller çıkarılıyor. BİR DUVAR ÖRÜLÜYOR SANKİ.”

Mehmet Ağar: “Evet Güldal bir duvar örülüyor.”

Güldal Mumcu: “O zaman BİR TUĞLA ÇEKİN DUVAR YIKILSIN.”

Mehmet Ağar: “ÇEKEMEM.“

Güldal Mumcu: “Tuğlayı çekin kenara çekilin.“

Mehmet Ağar: “YAPAMAM, onu da yapamam.”

Güldal Mumcu: “Soruşturma için yeni bir ekip kurulmasını sağlayabilirsiniz belki.”

Mehmet Ağar: “Kusura bakma Güldal yapamam.”

AĞAR REDDETMİŞTİ

Mehmet Ağar ise, bu konuşmayı reddetmişti.

Meclis 15 Temmuz Araştırma Komisyonu’nda verdiği ifadede Ağar, “Yok böyle bir şey. Söylene söylene doğru gibi oldu. Ben böyle bir şey demedim. Mumcu’nun katilini yakalamaktan daha fazla şan, şeref kazandıracak ne olabilir?” diye konuşmuştu.

MUMCU ISRARCI

Güldal Mumcu ise Ağar’ın ‘’TUĞLA” sözünü söylediği konusunda ısrarcı…
Mumcu bu konuda yaptığı açıklamada şöyle demişti: “Avukat Sayın Emin Değer’in de bulunduğu bir gün, bizim eve gelen Mehmet Ağar, cinayetin karmaşıklığını anlatmak için, ‘Öyle bir iş ki, bir duvar gibi… Bir tuğla çekersek duvar yıkılır’ dedi. Ben de kendisine çekin o zaman cevabını verdim. ‘Çekemem, yapamam’ dedi. O zaman, çekerler, ALTINDA KALIRSINIZ dediğimde de yüzünde ‘bunu Yapmaya Kimsenin Gücü Yetmez’der gibi bir ifade belirmişti. Tuğlayı o günlerde kendisi çekebilmeliydi.”

SÖNMEZ KÖKSAL’IN SÖYLEDİKLERİ

Mumcu kitapta, dönemin MİT MÜSTEŞARI Sönmez Köksal ile görüşmesini aktarmıştı:

Sönmez Köksal: “Sizi temin ederim hanımefendi benim başımda bulunduğum teşkilatın eşinizin öldürülmesi olayıyla ilgisi yoktur.”

Güldal Mumcu: “Teşkilatınıza hakim misiniz beyefendi?”

Sönmez Köksal: “Bu nasıl bir soru? Tabii ki hakimim öyle diyorsam öyledir.“

Güldal Mumcu: “Bizde beyan esastır, öyle diyorsanız öyledir. Peki o zaman bu teminatı Türkiye’deki diğer kurum, kuruluş ve genel müdürlükler için verebilir misiniz?”

Sönmez Köksal: “HAYIR VEREMEM.”

2 yorum

  1. Sayin Turkish Forum üyeleri,
    Bu süpheler, bu tesbitler, bilinen ve bilinmeyen gercekler bu Millet icin hayatini kaybeden onlarca esi bulunmayan aydinlarimizi geri getirmeyecek ve bizleri de bir sonuca ulastirmayacak.
    Bundan sonrasi icin bir care arayalim, eger bizler bu faili mechul cinayetler isledikten sonra fikir üretmeye devam edersek, daha cok degerlerimizi kaybederiz.
    Benim acizane görüsüm söyle ki.
    1- Bu olaylari yöneten, yönlendiren dis gücleri unutmayalim.
    2- 1838 de Osmanliya ilk boclanma imzasini attiran Norvec asilli, isvicre Fransiz askeri okulun da ve Ingiltere´de Woolwich Kraliyet Topcu Kislasinda egitim gören David Urquhat Osmanli Borclanma batakligina sürüklenme Tarinin ilk miladi olmustur ve Osmanlinin bütün Ekonomi gelirleri yabancilarin eline gecerek 1879 da Osmanli Ekonomi bakimdan iflas etmistir. Bu casuslarin hala Türkiye´de binlercesi kol gezmektedir ve biz deki yandaslari bunlara kol kanat germekteler. Su an da gelinen nokta ortada. Bunlara karsi ne yapilabilinir.
    3- Yobaz dindarlara karsi halk nasil bilinclendirilir ve bunlarin destekcileri olan Emperyalistlere karsi nasil bir tetbir alinabilinir.
    4- 84 milyon Halk bu olaylar hakkinda nasil bilgilendirilebilinir, Halka gercek bilgiler nasil ulastirilabilinir, Halk nasil bunlardan kurtarilabinir.
    5- Egitim 3 yasinda Cocuk yuvalarin dan, 20 yasina kadar kiz erkek cocuklari ayirmaksizin mecburi egitim köy Kent ayirmaksizin bütün Türkiye´de nasil uygulamaya konulabilinir.
    ve diger bazi uygulamalarla bundan sonrasi icin varsa baska Planlar nasil gerceklestirebilinir. Bizler gibi aydin insanlarimizin elbirligi ile kafa yormamiz gerekir, aksi takdirde bu gidisatin sonu Türkiye´mizin hic hayrina olmayacak ve daha da vahim sonuclarla karsilasmamiz kacinilmaz görzükmektedir.
    saygilarimla
    Mak. yük. Müh. Hamza Zenginli

  2. Düzeltme: David Urquhart Norvec degil, iskoc asilli (1805 de dogdu ve 1877 de öldü)

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.