PEKER’İ eleştiren DİKBAŞ TRUVA ATI’DIR

PEKER’İ eleştiren YILMAZ DİKBAŞ, ADD’nin attığı bir ‘TRUVA ATI’DIR
Tuncay Erciyes 23 Mayıs 2021

Yılmaz Dikbaş

Yazdığı makale ve kitaplarında yaptığınız tek iş; ADD yöneticilerini, eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER dahil, İlhan SELÇUK, Emin ÇÖLAŞAN, Erol MANİSALI, Bekir COŞKUN, Yılmaz Özdil, Hikmet ÇETİNKAYA, Bedri BAYKAM, Mehmet. Y. YILMAZ, Ali SİRMEN, Cüneyt ARCAYÜREK, Orhan BURSALI, Emre KONGAR gibi Atatürkçü aydınlarımızı KARALAMAK, gözden düşürmeye çalışmaktır.

Bu amacı, ABDullah GÜL’ün Cumhurbaşkanı SEÇİLDİĞİ süreçte, mücadeleye beş kuruşluk katkısı olmayışından ve;
“GÜLE GÜLE SEZER, GİDİŞİNİZ OLSUN DA DÖNÜŞÜNÜZ OLMASIN”
başlıklı makale yazmasından BELLİDİR.

Peşinden aynı insanlara “TÜRBANIN ARKASINA SAKLANAN MANDACILAR” başlıklı makalenizle tekrar saldırmasından BELLİDİR.

Şimdi de aynı görevi yapmaktadır. AKP iktidarına zarar verdiği aşikâr Sedat PEKER’E AÇIK MEKTUP yazarak dikkati konudan uzaklaştırmakta, HEDEF SAPTIRMAKTADIR.

Bir Atatürkçü’nün, AKP’yi zayıflatacak muhalefet partileri kuran DAVUTOĞLU ve BABACAN’ı, eleştirmesi, ne kadar saçma ve gereksiz ise, yayınladığı videolarla AKP’ye zarar verdiği aşikâr Sedat PEKER’E AÇIK MEKTUP yazması, “Soylu’dan, Ağar’dan farklı degilsin” mealinde laflar edip eleştirmesi de o kadar saçma ve gereksizsizdir.

Şurası bir gerçektir ki Sedat Peker’in ifşaatları, Türkiye’nin TARİKATLAR ve MAFYALAR koalisyonu haline gelen TEK ADAM rejimi tarafından yönetildiği gerçeğini gizlenemez hale getirmiştir. AKP’nin aleni destekçileri hemen kolları sıvamış olup, “PEKER’in arkasında FETO var. FETO’nun arkasında ABD var. Demek ki Peker’i ABD konuşturuyor. O halde biz SOYLU’yu, AĞAR’ı ve AKP’yi SAVUNMALIYIZ” algısını oluşturacak videolar ve makaleler yayınlayarak bu gerçeği kamufle etmeye çalışmaktadır.

Yılmaz Dikbaş gibi TRUVA ATI kripto AKP destekcileri ise, PEKER’i eleştiren AÇIK MEKTUP yazarak bu kamuflaja yardımcı olmaktadır.

Unutmayalım ki Sedat Peker, ülke peşkes çekilirken, bilgisizliginden değil, Erdogan’ın FETO ile arası bozulmasından sonra yeni ORTAĞI olabilmek amacıyla sustu ve de oldu. Bunu kendisi de biliyor, bütün Atatürkçüler de BİLİYOR… Ve dikkat ederseniz, PEKER şimdi de ERDOGAN’I ELEŞTİRMİYOR.

Gerçek buyken Atatürkçüye düşen görev, açıklamalarıyla AKP’ye zarar veren Peker’i eleştirmek değil Peker’in açıklamalarını araştırmak ve bulduğu kanıtlarla YARGIYA BAŞVURMAKTIR.

Yılmaz Dikbaş bu görevi yapmak yerine, Sedat Peker’e uzun bir AÇIK MEKTUP yazıp DİKKATİ konudan uzaklaştırmaktadir. Bu, Yılmaz Dikbaş’ın eskiden beri uyguladığı bir taktiktir. Çünkü Yılmaz Dikbaş, Erdogan, AKP, FETO ve PKK’yı eleştiren yazılarıyla değil, ATATÜRKÇÜLERİ ELEŞTİREN hedef saptırıcı makale ve kitaplar yazan biridir.

Makalelerinden birinin adı şudur:

  • MASONLARIN Yönetimindeki ‘ADD’, ‘KEMÂLİSTLERİ’ TASFİYE EDİYOR!
    -Yılmaz Dikbaş 7 Mart 2013

Dikbaş, bu makalesinde ulusalcı cephenin cesur kalemlerinden EMİN ÇÖLAŞAN’a ve ADD’nin eski başkanı TANSEL ÇÖLAŞAN’a hiçbir belgeye, kanıta dayanmayan MASON oldukları iftirasını atmıştır.

Kanıtsız insan suçlamak AJAN PROVOKATÖRLÜK yapan bir TRUVA ATI’na yakışan bir iştir olup Yılmaz Dikbaş 2007’de bu suçu işlediği için ADD’den atılmıştır.

Yılmaz Dikbaş’ın, 2007 yılında yayınladığı ADD’den atılmasına sebep olan “MANDACI PROFESORLER” başlıklı makalesi okundugunda, ERGENEKON kumpas davasından tutuklanmış ADD eski Başkanı E. Org. Şener ERUYGUR’a, Türkan SAYLAN’a ve Prof. Dr. Fatih HİLMİOĞLU’na benzer iftiralar attığı görûlecektir. Üstelik ZAMAN gazetesine gidip, iftiralarını sözlü olarak tekrarlamış ve ZAMAN gazetesinde yayınlanan “HIRİSTİYAN MİSYONERLERİ ADD’yi ELE GEÇİRDİ” başlıklı röportajınını, mailler gönderip övünerek genele duyurmuştur. Bu mesnetsiz iddiaları sebebiyle de ADD’den DİSİPLİN KURULU KARARIYLA atılmıştır.

Ben Yılmaz Dikbaş’ı 2007’den beri takip ediyorum. Onunla aramızda geçen yazışmalar aşağıda sunulmuştur.

Saygılarımla.
Tuncay Erciyes

———- Yönlendirilmiş ileti ———-
Kimden: Tuncay Erciyes tuncayerciyes@gmail.com
Tarih: 18 Eylül 2012 06:08
Konu: RE: Böyle KİTAP İSMİ OLMAZ…Fwd: “ATATÜRKÇÜLER YENİLDİ” / Yılmaz DİKBAŞ

ATATÜRKÇÜLER YENİLMİŞ.!!..

Sevgili Dostlarım,

Atatürkçülüğü AB ve ABD karşıtı kitaplar, makaleler yazmaktan öte gitmeyen Yılmaz DİKBAŞ’ın son yazdığı kitabının adını “ATATÜRKÇÜLER YENİLDİ” koyduğunu öğrenince çok ÜZÜLDÜM.

Bilmek isterim, kendini ATATÜRKÇÜ sayan aklı başında hangi insan moral bozmak, Atatürkçüleri YILGINLIĞA düşürmek ve ÇEKİM YASASINI aleyhe çalıştırmaktan başka bir işe yaramayacak “ATATÜRKÇÜLER YENİLDİ” gibi bir cümleyi yazdığı kitaba isim olarak KULLANIR??.

Sorarım size, ATATÜRK Osmanlı orduları Çanakkale hariç tüm cephelerde yenildiğinde (ki kendisi de diğer cephelerde o yenilgiyi bizzat tatmıştır) böyle moral bozucu mu konuşmuştur yoksa tüm yurtseverleri şimdi bile şevke getiren,

“GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER” sözünü mü SÖYLEMİŞTİR?

DİKBAŞ’IN yaptığına gelince şaşırmadım. Çünkü hiçbir gerçek Atatürkçü DİKBAŞ’I asla ATATÜRKÇÜ saymaz, SAYAMAZ. Zaten Atatürkçüler aleyhine öyle şeyler söylemiştir ki ADD’DEN Disiplin kurulu kararı ile İHRAÇ EDİLMİŞTİR. Üstelik o kurula tek bir savunma göndermemiş ve bir de bu davranışıyla övünen makaleler yazmış, mailler göndermiştir!

ADD’den ihracına sebep olan sürecin başlangıcı, Yılmaz Dikbaş’ın 2006 yılında AB karşıtı bir kitap yazması ve kitabında şu anda SİLİVRİ zindanında tutuklu NE KADAR Atatürkçü AYDIN VARSA tümünü AB MANDACISI olmakla SUÇLAMASI ve yetmemiş gibi, ZAMAN GAZETESİNE gidip, ADD yöneticilerini,

“PROTESTAN Misyonerleri ADD’yi ELE GEÇİRDİ”

şeklinde bir iftira ile KÖTÜLEMESİ ve bu marifetini ben dahil HERKESE gönderdiği mailde aynen şöyle anlatmasıdır;


“ÇEV-ADD ilişkisi konusunda, 28 Eylül 2006 tarihinde ZAMAN GAZETESİNDEN yazar Bilal Öğütçü BENİMLE (Yilmaz Dikbas ile) bir söyleşide bulundu. VERDİĞİM bilgileri (ZAMAN) gazetesinin 29.09.2006 tarihli sayısında

“PROTESTAN Misyonerleri ADD’yi Ele Geçirdi” başlığı altında aynen yazdı”

Görüleceği üzere Dikbaş Türkan SAYLAN’I, Şener ERUYGUR’U ve Fatih HİLMİOĞLU’NU, Proje bazında AB fonlarından para alıyorlar diye “AB MANDACISI ve PROTESTAN MİSYONERLER” olarak yaftalamıştır. O maili bana da göndermiş ve kendisine,

“O alınan PARALAR zaten BİZİM PARAMIZ niye almasınlar ki! BEN DE OLSAM ALIRIM” diye yanıt göndermiş ve niçin “BİZİM PARAMIZ” dediğimi kanıta dayalı anlatmışımdır.

2010 yılında ADD’nin davetlisi olarak Büyükçekmece’de konferans veren Banu AVAR, Yılmaz Dikbaş’ı ÖVÜNCE dayanamadım ve hemen KARŞI ÇIKTIM. Konferans bitiminde kitabını imzalatırken de daha ayrıntılı açıklama yapıp, mail adresini aldım ve DİKBAŞ’LA TARTIŞMALARIMI GÖNDERDİM. Dikbaş’ı savunmayı sürdüremedi.

Size gelince Bay DİKBAŞ,
Lütfen biraz SORUMLU DAVRANIN.

Önceki kitabınızın çok satması için şimdi Silivri’de olan ne kadar Atatürkçü Aydın varsa, hepsini AB MANDACISI olarak yaftalayan mailleriniz ile KİTABINIZIN REKLAMINI YAPTINIZ.

Şimdi yine ayni taktiği kullanıyor, Yurtseverleri yılgınlığa düşürmekten ve Çekim Yasasını olumsuz çalıştırmaktan başka bir işe yaramayan “ATATÜRKÇÜLER YENİLDİ” gibi bir cümleyi yazdığınız kitaba isim olarak kullanarak REKLAM Yapmak ve kitabınızı çok sattırıp, MEŞHUR olmaya ve PARA KAZANMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ.

YAZIK, yazık.. sizi KINIYORUM.

Tuncay Erciyes

**

NOT: Yılmaz Dikbaş’ın genele gönderdiğim mailimdeki sorulara 22 Kasım 2007 tarihinde Sayın Hidayet Çimen’e gönderdiği bir mail ile verdiği dolaylı YANITA verdiğim CEVAP aşağıda SUNULMUŞTUR:

Sayın Dikbaş,

Lütfen artık kitaplarınıza atıfta bulunmayı, başkalarının övgülerini cevap diye sunmayı bırakınız.

Size yönelttiğim sorular şunlardır;

“Sayın Yılmaz Dikbaş, NEDEN SADECE hataları olan ATATÜRKÇÜLERİ HEDEF ALIYORSUNUZ?
Tamam! buna benim gibi, sizin de hatali ve sahte Atatürkçülere tahammülünüz olmayabilir. Ama ne zaman LAİKLİĞİN ÖNEMİ ve savunulması üzerine bir yazı yazacaksınız? LAİKLİK SİZCE ÖNEMSİZ Mİ?

Neden AB SAVUNUCULARINI, TÜRBANCI, LAİKLİK DÜŞMANI satılmış DİNCİLERİ HEDEF ALIP BİR ŞEYLER YAZMIYORSUNUZ ?”

Cevap olarak diyorsunuz ki;

“Eger kitaplarimi okumuş olsaydınız, bu iletinizdeki sorulara gerek kalmazdı! Ornegin, laiklik dusmani seriatcilarla ilgili ilk yazimi YEDİ YIL ÖNCE, 19.05.2000 tarihinde yazmisim, yerel bir gazetede yayinlanmis,ve Eylul 2002’de yayinlanan “GÖNÜLLÜ DEVŞİRMELER ” kitabimda da yer almış.”

Ne demeli:-))))

Cevaptaki mantığınız harika. Aylardır maillerime, niçin dogrudan bana yazarak cevap vermediğiniz, şimdi çıktı ortaya.

Sayın Dikbaş, siz Atatürkçülüğü mecburi yapılan ASKERLİK HİZMETİ ile KARIŞTIRDINIZ, anlaşılan.

7 Yıl önce bir makale yazmış da, yerel bir gazetede yayınlanmış ta, sonra kitabına koymuşta ve derken ASKERLİK hizmeti BİTİVERMİŞ:-)

SONRASINI DA ANLATIN BİZE, sonrasını… Bu yedi yıl içinde 2., 3., 4. makaleleriniz OLDU MU Kİ?

Neden başkaları vasıtasıyla soruma verdiğiniz yanıtta hep bu 7 yıl önceki numunelik yazınızdan bahsediyorsunuz.

Bakalım başka ne diyorsunuz:

“Bugune kadar 11 basilmis kitabim var. Bunlarin hicbirini okumamis olan kisilerin beni sorgulama haklari olabilir mi? Internette yayinladigim BİRKAÇ MAKALEYE bakmak yeterli olabilir mi?”

Ben de diyorum ki EVET YETERLİ OLUR ve KİTAPLARINIZIN OKUNMASINA GEREK YOKTUR.

Üstelik makale sayısını yalan söylüyorsun. BİR KAÇ MAKALE HAA.. SAYIN BAKALIM KAC TANE?

Yazdığın kitaplar mı fazla yoksa sitende yer verdiğin ve bizlere dağıttığın makalelerin mi?
11 kitaba karşılık 21 TANE MAKALE VAR SİTENDE, yoksa sayı saymasını mı bilmiyorsun?

Bakın dostum, söyler misiniz bana, bir düşünürün yazdığı MAKALELER, inançlarını ve SAVUNDUĞU İDEOLOJİYİ NİÇİN YANSITMASIN? Kitaplarında savunduğu GÖRÜŞ ve ideolojisi, makalelerindekinden NİÇİN FARKLI OLSUN?

Evet, internet sitenizde yazdığınız 11 kitabın tanıtımı var. Ama gördügünüz gibi İKİ KATI DA MAKALENİZ VAR. Ve siz bu makalelerinizin bir tekini dahi ATATURK DEVRİMLERİNİ, LAİKLİĞİ, kadın haklarını, şeri mahkemelerin kaldırılmasını, kıyafet ve HARF INKİLAPLARINI SAVUNMAYA AYIRMADINIZ.

Bakın bakalım sitenizde yer alan 21 makale içinde FETHULLAH’A, DİNCİ ŞERİATCI TAKIMINA VE AKP’YE ÇATMAYI AMACLAMIŞ TEK BİR MAKALENİZ VAR MI?

YOK.!!. Peki, NEDİR BUNUN SEBEBİ?

Yazılarınızı okuyanların, anti AB KAMUFLAJINIZ sebebiyle, sonsuza kadar ATATÜRKÇÜ OLMADIĞINIZI anlayamayacağını mı sanıyorsunuz?

Sorarım size, ATATÜRKÇÜLÜK ne zamandan beri SADECE ANTİ AB’Cİ olmaya İNDİRGENDİ?

Bu tezinize göre, İran Devlet Başkanı Şeriatçı AHMEDİ NECAT’I en birinci ATATÜRKÇÜ ilan etmemiz, gerekir:-)

Bir de Atatürkçülerden kitaplarınızı okumasını bekliyorsunuz. ATATÜRKÇÜLER makalelerinde ne savundugu belli sizin gibi SİNSİ, KARANLIK birinin kitaplarını NİÇİN OKUSUNLAR?

MAKALELERİNİZDE yazdıklarınız sebebiyle, daha doğrusu YAZMADIKLARINIZ SEBEBİYLE muhatap olmaktan kurtulamadığınız sorulara, doğrudan cevap vermek yerine, hep kitaplarınıza nasıl methiye düzüldüğünü anlatıyorsunuz. Sayin Hidayet Çimen’e uyguladığınız bu taktiği benim için de kullandınız ve “VAKTİM OLUNCA YANITLAYACAĞIM” deyip, özelinize gelen övgü maillerini, iki kez cevap diye bana gönderdiniz.

Fakat şimdiye kadar doğrudan mail adresime yazıp, yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı savunmadınız. NİÇİN? Yukarıdaki MANTIK DIŞI MAZERETLERİNİZDEN BAŞKA CEVABINIZ YOK da onun için.

Şu açık ki kendini MESHUR etmek ve yazdığı kitapların REKLAMINI yapmaktan başka amacı olmayan birisiniz.

Bir an elinizi vicdaniza koyun ve DOGRULARI SÖYLEYİN,

“AB Mandacıları, ADD’yi ele gecirmis Hristiyan Misyonerleri ve Truva Atı” olarak takdim ettiğiniz Aydınlar SADECE TÜRBANA MI KARŞIDIRLAR?

NİÇİN bu Atatürkçü Aydınlarımızı eksik ve YANLIŞ TAKDİM ediyorsunuz?

Onların AB-ABD emperyalizmi, PKK, DTP, Fethullah, AKP ve ABDullah Gül karşıtı yazılarını hiç mi okumadınız?

İşte bu nedenle diyorum ki “SİZ Atatürkçüler arasına sokulmuş bir TRUVA ATI işlevi görüyorsunuz.

ŞİMDİ BUYRUN bu sözlerimden sebebiyle BENİ MAHKEMEYE VERiN. HODRİ MEYDAN..

Mahkemeyi kazanabilir misiniz?

Yoksa aşina olduğunuz şöyle bir karar mı verilir;

“Davacının mevcut konumu itibari ile bu tür eleştirilere katlanması gerektiği düşüncesine varıldığından ve demokratik hakların kullanımı dışında tazminat gerektirir söz ve eylem bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir”

Peki böyle bir karar sonucu davanız ret edildiğinde,

“İDDİA DOĞRUYMUŞ, Truva Atı olduğum, AJAN PROVOKATÖR OLDUĞUM MAHKEME TARAFINDAN ONAYLANDI.” diyecek misiniz? Ama siz bu iddiayı Nur SERTER ve E. Org. Şener ERUYGUR için söylemekte sakınca görmüyorsunuz. Bu yaptıklarınızdan sonra ViCDANLARIMIZ SİZİN İÇİN KARARI ÇOKTAN VERMİŞTİR, bunu da biliniz.

Saygılarımla

Tuncay Erciyes

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.