İzmir’in işgalinin 102. yıldönümünde

15 Mayıs 1915’te Güzel İzmir’in Yunan işgalinin 102.yıldönümünde

Bu acı günün yıldönümünü Annem Beni Yetiştirdi Alay Marşını dinleyerek okumanız önerilir.

ALAY MARŞI SÖZLERİ Annem beni yetiştirdi bu ellere yolladı Al sancağı teslim etti, Allah’a ısmarladı Boş oturma çalış dedi, hizmet eyle vatana Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana Yastığımız mezar taşı, yorganımız kan olsun Biz bu yoldan döner isek namus bize ar olsun Ne şereftir ölmek bize bu güzel vatan için Yanar yürek yurt aşkıyla daima için için

Gazetecisi Hasan Tahsin yontusu-Konak Alanı (Alıntıdır)
15 Mayıs 1919 günü  İzmir Kordonboyu’a çıkartma yapan Yunan Efzon Alayı işgal askerini sessizce seyreden  halkın içinden  fırlayıp  ilk kurşunu atarak Türk direnişini başlatan ulusal sembol kişi, yazar ve gazetecisi Hasan Tahsin ya da gerçek adıyla Osman Nevres Beyi ve ebdiyete intikal etmiş tüm gazi ve şehitlerimizi saygıyla anıyoruz..  
*** “Tarih Kitapları İnsanları Akıllandırır”  demiş F.Bacon
Öyleyse Türkiye’de olup bitenler nasıl açıklanacak?
DÜNÜ ÖĞRENMEK VE BUGÜNÜ YAŞAMAK İÇİN….:– Bugün bile hala pek çok vatandaş İzmir’i  Yunanlıların işgal ettiğini bilmektedir. 
– Gerçekte, İzmir  işgalcilerinin  önde gelenleri arasında İngiltere ,ABD,Fransa ve İtalya vardı. 
– Ogün çekilmiş fotoğraflar ve belgeler incelendiğinde bu gerçek görülecektir.
– Bu ülkeler, Yunanı  ” mayın eşeği”  gibi kullanmışlardır. – Olan Anadolu’nun ve Yunanistan’ın mazlum halklarına olmuştur. 
– Emperyalistler Afgansitan, Irak,Libya, Suriye ve Filistin işgalinde olduğu gibi ya içerriden bazılarını veya mayın eşeklerini kullanmakta ve  onları geriden idare etmekte. Görüyoruz ki, neredeyse 102 yıl önceki taktik günümüzde de aynıyla vaki. ***

İzmir’in İşgali 15 Mayıs 1919-İşgal başlıyor, halk sessizce seyrediyordu

                        Vittorio Pisani’nin İzmir’i işgal eden Yunan askerlerinin Kordon’da Türklere yaptıkları mezalimi anlatan tablosu.                                       

Günlerden beri İzmir limanında toplanmakta olan yabancı harp gemilerinden öğleden sonradeniz piyadeleri indiler ve kentin çeşitli noktalarını işgal ettiler. 

İngiliz birlikleri, Karaburun ve Uzunada tarafını, Fransız kuvvetleri Urla ve Foçalar’ı, Yunan müfrezeleri de Yenikale’yi kontrolleri altına aldı.

Teslimiyetçi Şakir Paşa
Halk sokaklara, kordon boyuna yayılarak sessizlik içinde bu işgali seyretti. 

Yıllarca bu ülkenin ekmeğini yiyen şehirdeki Rumlar ise, şenlikler yaptılar ve karaya çıkan Yunan silâhendazlarını büyük gösterilerle karşıladılar.
Harbiye Nazırı Şakir Paşa, günümüzdeki teslimiyetçiler gibi, “Bu gibi söylentilere ehemmiyet vermeyin” açıklamasını yapıyor!.
Sabah saatlerinde, 17.Kolordu Kumandanı Ali Nadir Paşa, Harbiye Nezareti’ne (Savunma Bakanlığı’na) telgraf çekti. 

Komutanın telgrafından anlaşıldığına göre, resmi işgal, İstanbul Hükümeti tarafından komutana bildirilmedi. Yunan İşgal Komutanı ise, son dakikada tebligatta bulundu. Buna rağmen, Hükümetten bilgi verilmediği için, komutan kararsızdı. 

İşgalcilerle “işbirliği” içindeki İstanbul Hükümeti, kendi ordusunun komutanını aldatıyor. Komutan da, basiretsiz ve aldanma eğiliminde.

Harbiye Nezareti suskun

Ali Nadir Paşa, telgrafında, halktan duyduklarına dayanarak, şöyle diyor:
“Halk arasındaki söylentilere göre, İzmir’in Yunan kıtaları tarafından işgal edileceği, yahut Yunanistan’dan daha evvel İzmir’e getirilmiş bulunan Yunan Kızılhaç ekiplerinin, el altından yerli Rumlar’dan teşkil edip silahlandırdığı kuvvetler tarafından, içeriden işgal altına alınacağı ihtimali vardır.” 

Komutan, işgal karşısında nasıl hareket edeceğini Bakanlığa sorarak, çok acele emir bekliyor. Fakat, Harbiye Nezareti İzmir’i savunacak olan komutana hiçbir cevap vermiyor!
O sırada, Midilli limanında bekleyen Averof Zırhlısı’nda, Yunan 1. İşgal Tümeni Komutanı Albay Zafiryo, son önlemlerini yazılı emre döküyordu:
Türk direnişine imkan bırakmamak için İzmir’in etrafı süratle kuşatma altına alınacaktır. Yabancı unsurların kent içinde kargaşalık çıkarmalarına imkan bırakılmayacaktır. Kent içinde meydana gelecek direnişleri kırmak için, Türk ve Rum mahalleleri birbirlerinden tecrit edilecektir.”

Söylentilere önem vermeyin
İşgalin planı, sabah saatlerinde Amiral Kaltorp’un başkanlığında yapılan bir toplantıda kararlaştırılmış ve saat 09.00’da, Kolordu Kumandanı Ali Nadir Paşa ile Vali Kambur İzzet’e bir nota ile işgal tebliğ  edilmişti.  
Kolordu kumandanı, işgal notasını alır almaz, bu kez, telgraf makinesinin başına geçti, Bâbıâlî ve Harbiye Nazırı Şakir Paşa ile konuşmaya çalıştı. Harbiye Nazırı Şakir Paşa, mors alfabesinin başında cevap veriyor:
“İşgal vukuuna dair Bâbıâli’ye verilmiş bir malumat (bilgi) yoktur. Amiralin bu teklifi (işgale, ” teklif “ diyor!), Mütareke şartları hükümleri icabından olmakla, muvafakat edilmesi (uyulması)  lüzumu tabiidir.”
“Efendim, bunun bir Yunan işgaline yol açacağı ısrarlı şayiaları vardır.”
“Bu gibi şâyialara (söylentilere) ehemmiyet vermeyiniz!”

Esef verici olay yaşanmasın!
Gece yarısına yaklaşırken, İngiliz Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Kaltorp (Calthorpe) ikinci notasını (müzik notası değil, işgal notası!) veriyor ve “esef verici olaylara meydan verilmemesini” (!) istiyor:

Mondros Mütarekenamesinin 7. maddesi gereğince, 

İtilaf Devletleri namına, İzmir Yunan askeri birlikleri tarafından işgal olunacaktır. 

Bu karar Bâbıâli’ye de bildirilmiştir. 

Çıkarma kuvvetleri yarın (15 Mayıs 1919) saat 08.00’de İzmir’e ulaşacaklardır. Yunan deniz silahlı müfrezeleri, saat 07.00’den itibaren iskeleleri işgal edecektir. Esef verici olaylara meydan vermemek üzere, Osmanlı kıtaları, bulundukları mahallerde kalmalıdır. Bir İngiliz deniz piyade müfrezesi tarafından işgal edilecek olan Telgrafhanede, sansür edilmek kaydıyla, resmi muhaberata müsaade edilecektir. Yunan askeri makamlarının emirlerini bekleyin.”
İzmir’in karşısındaki Midilli adasındaki 1.Yunan Tümeni, sabaha karşı İzmir’e hareket ediyor. İşgal başlıyor!..
İzmir’deki Türk Komutan Ali Nadir Paşa ise, emrindeki birliklere şu talimatı veriyor!:
“İzmir müstahkem mevkii tahkimat bölgesi, bugün öğleden sonra İtilâf Devletleri kıtaları tarafından işgal edilecektir. Toplar ve diğer her türlü harp malzemesi bu kıtalara teslim edilecektir. Bu bölgelerdeki komutanlar, subaylar ve erler, esef verici olayların olmaması için (!) garnizonlarından çıkmayacaklar ve bu bölge dışında ve gerilerinde toplanacaklar, kolorduca verilecek emre göre hareket eyleyeceklerdir. Bu işgal esnasında katiyen karşı konmayacak, işgale gelecek İtilâf müfrezelerine gereken kolaylıklar gösterilecektir.”
Bu emri veren komutan, daha sonra, Yunanlı bir işgal teğmeninden tokat yiyeceğini bilmiyordu!.. Kolordu emri nedeniyle, Türk birlikleri işgalden hemen önce sessizce çekiliyor ve düzenli hiçbir çatışma olmuyor. Ordu “tek kurşun atmadan” İzmir işgalcilere teslim ediliyor!..


Bugün bile pek çok insan, İzmir’i yalnızca Yunanlılar’ın işgal ettiğinin propagandasını yapıyor. Oysa, İzmir’e çıkanların başında İngiliz, ,Amerika, Fransız ve İtalya geliyor. Bu ülkeler, Yunanlılar’ı ileri sürerek, onlara “işgal taşeronluğu” yaptırıyor. Kendileri, tıpkı Irak işgalinde olduğu gibi, geriden idare etmeyi tercih ediyor. Görüyoruz ki, neredeyse 100 yıl önceki taktik de aynı. Bugün yaptıkları hiç de sürpriz değil. (1 )
(*)İzmirde kurulan bu cemiyetin ilk adı «muhafaz-i Vatan Heyeti’dir. İzmir’in işgalinden önce işgale tepki olarak Redd-i İlhak Cemiyeti adını almıştır.İzmir’in işgalinden sonra milis teşkilatının kurulmasını sağlayarak milli mücadeleye destek olmuştur.

(1 ) http://www.tarihibakis.com/izmirin-isgali-15-mayis-1915/

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.