YAHUDİ OSMANLILAR ve KİRA KADINLAR [2]

Birinci bölümde “Kira Kadınların” Osmanlı sarayında çok etkili olduklarını söylemiştik. Sarayda etkili olan Kira kadınlardan birisi de Moşe Hamon Ailesiydi.  Bu aile, 1492 yılında Yahudilerin İspanya’dan ve Portekiz’den büyük göçleri sırasında Gırnata’dan İstanbul’a gelmişlerdi. Moşe Amon’un babası Joseph Yasef Hamon, II. Bayezıd ve Yavuz Sultan Selim’in (1518) doktorluğunu yapmıştı. Önemli saray doktorlarından biriside yine Yahudi olan Musa Calinus İsraili’dir. Bir dönem II.Beyazıd ve Yavuz Sultan Selim’in doktorluğunu yapmıştır. .Yavuz Sultan Selim,  Hazinenin başına bile Eliyah Mizrahi adındaki bir Yahudi’yi getirmişti.

Hürrem Sultan’ın kira’sı, Ester Handali ya da Ester Kira (ö. 1590) adında Yahudi bir kadındı. Osmanlı’nın derin devletine hâkim olan tek kadındı. Önce Hürrem Sultan’ın sonra da Hürrem Sultan’ın gelini Nurbanu Sultan’ın sırdaşı ve sekreterlik görevini yaptı. Sarayda büyük bir güce sahipti. 

16. yüzyıl Osmanlı Yahudileri açısından bir altın çağ olmuştu. Bilhassa İstanbul’da saraya son derece yakın ve bir o kadar nüfuzlu önemli simalarla karşılaşmak mümkündü. Mesela, Kanuni Sultan Süleyman’ın hekimi Moşe B. Hamun olduğu gibi yine bu yüzyılda Dona Gracia Nasi ve yeğeni Josef Nasi gibi kişilerin, gerek padişah ve gerekse de önemli devlet adamları ile diyalog halinde oldukları gözlemlenir.

Kira kadınlar saray kadınlarının talep ettikleri değerli kumaş ya da mücevher tarzı şeyleri getiriyorlarken haremdeki valide sultanlarla yabancı ülke diplomatları arasında da elçilik yapıyorlardı. Bir kısmının da tıbbi konularda harem halkına hizmet verdiği de biliniyor. Bilindiği üzere İspanya’dan göç eden Yahudilerin tıp bilgisi, çağın şartlarına göre epey iyi durumdaydı. Bu hizmet bazen de büyü veya muska alanlarında da olabiliyordu. Bazı kaynaklarda Safiye Sultan’a hizmet veren kira kadının yapmış olduğu büyülerle Sultan III. Murat’ın beline kadar uzun sarı saçları ve iri güzel gözleri olan Safiye Sultan’a bağlanmasında önemli roller oynadığından bahsedilir.

Kanuni döneminde rahatça saraya giren çıkan ve harem kadınlarının dış dünya ile irtibatını sağlayan kira kadınların ilki Fatma Hatundur. Kendisinin aslen Yahudi olduğu ancak ömrünün son demlerinde Müslümanlığa geçtiği Prof. Mahir aydın tarafından zikrolunur. Yaptığı hizmetlerin bir karşılığı olarak kendisine Kanuni tarafından 1521’de bir muafiyet beratı verilmişti. Beratta kocası Moşe ve oğulları Elia ile Josef’in bazı vergilerden muaf tutuldukları ve Müslümanlar gibi yanlarında köle bulundurmalarına izin verildiğini öğreniyoruz.

Hayatı hakkında çok da fazla bilgi sahibi olmadığımız Ester Kira’nın, haremle dış dünyanın irtibatını sağlamasının yanı sıra, yabancı ülkelerle girişilen bir takım diplomatik temaslarda da aktif olarak yer aldığını görüyoruz.  Avram Galante, onu konu ettiği bir yazısında Venedik elçisi tarafından kendisine gönderilen kadife kumaşlar için sultanın, kendisine Ester Kira vasıtasıyla elçiye teşekkür ettiğini kaydeder. 

Solmaz Kamuran’ın Kira Ester kitabından

Osmanlı kaynaklarında ‘Kira kadın’ olarak geçen bu kişi, Rabbi Eliya Handali adlı bir Yahudi din adamının dul kalmış eşiydi. Ester Kira, valide Nurbanu Sultanın, gelini Safiye Sultan üzerinde kurduğu baskının şahidi olmuştur. Bu devrede onun dışarı ile en önemli irtibat kaynağı olduğu gibi, Nurbanu’dan sonra haremin baş kadını olan Safiye Sultan zamanında da bu konumunu muhafaza edecekti. Nurbanu Sultan’ın ölümünden kısa bir süre sonra meydana gelen bir olay, onun dengeleri gözetme konusunda ne kadar mahir olduğunu gözler önüne serer. Fransa Kraliçesi Katerina de Medici, Nurbanu Sultan ve Haseki Safiye Sultan’a hediyeler göndermişti. Ama Nurbanu Sultan bu sırada vefat etmişti. Ester Kira, tüm hediyelerin Safiye Sultan’a sunulmasını temin etmiştir.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.