Kategoriler
Necdet Buluz

Doğrudan akciğerler…

Bir doktor arkadaşımız anlatıyor:

“Covid-19 doğrudan akciğerleri etkiliyor. Bu nedenle kronik hastalığı olan, ya da sigara tiryakisi olanlar hastalığı daha ağır atlatıyor. Hatta hastalık çoğu zaman ölümle sonuçlanıyor. Bu nedenle covid-19 için doğrudan akciğer hastalığı da diyebiliriz.”

Nitekim, hastalık tanındıkça bilim insanlarından ve doktorlardan da daha doyurucu bilgiler alabiliyoruz.

Özellikle kronik hastalığı olanlar covid-19 karşısında daha dayanıksız duruma düşüyor. Nefes almakta zorlanıyorlar. Bunun için de “ağır hasta” sınıfına girip, tüpe bağlanıyorlar.

Bir başka doktor arkadaşımızın anlattıkları:

“Ağır hasta olan tüpe bağlı yaşam savaşı veren hastalar alacakları bir nefesi bile önemsiyor. Çok zengin ve varlıklı bir hastam (Doktor bana nefes lazım, param, varlıkların hiçbir şey etmiyor) diye yakarmıştı. Bir nefesin önemini hepimizin bilmesi gerekiyor. O nedenle pandemiyi ciddiye alalım, kendimizi ve karşımızdakileri koruyalım.”

ABD’li bilim insanları tarafından yapılan yeni bir çalışmada, yeni tip koronavirüsün akciğerlerde yavaş hareket ettiği için diğer virüs ve bakterilerin neden olduğu zatürreden daha uzun süreli zarar verdiği ortaya konuldu.

Araştırmacılar, ayrıca bu durum nedeniyle Covid-19 hastalarında sürekli olarak ateş ve düşük tansiyon ile beyin, kalp ve diğer organlarda hasar görülebileceğini söylüyor.

Bir ayrıntı:

Covid-19 olan bir tansiyon ya da kalp hastası ya da diğer hastalığı olanlar hastalığı kolay atlatamıyor. Ölüm nedenleri kalpten, tansiyondan ya da diğer taşıdığı herhangi bir hastalıktan olsa bile covid-19’dan listeye alınıyor.

Northwestern Üniversitesi’nden bilim insanları türünün ilk örneği olan çalışmada, şiddetli Covid-19 hastalarının akciğerlerindeki bağışıklık hücrelerini sistematik bir şekilde analiz etti. Ardından bulgular, diğer virüs ve bakterilerden kaynaklanan zatürre hastalarının bağışıklık tepkileriyle karşılaştırıldı. 

Nature dergisinde yayımlanan çalışma kapsamında araştırmacılar, ventilatöre bağlı olan 86 Covid-19 hastasının akciğer sıvısını ve farklı pnömoni türleri olan entübe edilmiş 256 hastanın akciğer sıvısını analiz etti.

Ardından araştırmacılar, hastaların akciğer sıvısından bağışıklık hücrelerini alarak, bu hücrelerinin iltihabı nasıl tetiklediğini inceledi. Bu konularda halen çalışmalar devam ediyor.

Bilim insanları, şiddetli Covid-19 hastalığını tedavi etmek ve hasarını azaltmak için bağışıklık hücrelerinin (makrofajlar ve T hücreleri) kritik rol oynağını aktardı. Ancak, sonuçlar, tipik olarak akciğeri korumakla görevli hücreler olan makrofajların koronavirüs tarafından enfekte edilebileceğini ve enfeksiyonun akciğerde yayılmasına katkıda bulunabileceğini ortaya koydu.

Bununla birlikte, sonuçlarda zatürreninin aksine, yeni tip koronavirüsün akciğerleri geniş bir alanda hızla enfekte etmek yerine çok sayıda küçük bölgede kümelendiği görüldü. 

Çalışmanın yazarları, bu durum nedeniyle Covid-19’un diğer enfeksiyon türlerinden kaynaklanan zatürre ile karşılaştırıldığında daha şiddetli hastalıktan ziyade uzun hastalık seyri ile ilişkili olabileceğini belirtti.

Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi’nden çalışmanın eş-kıdemli yazarı Scott Budinger, “Amacımız şiddetli hastalığı önleyip Covid-19’u orta seviyede tutmak. Çalışmamıza konu olan hastalar çok kötü durumda ve iyileşmeleri gerçekten uzun zaman alıyor. Bulgularımız yoğun bakıma ihtiyaç duyan kritik koşullardaki hastalara ilişkin yeni bilgiler sunuyor. Ancak yeterli yatağınız ve sağlık personeliniz varsa, ölüm oranını yüzde 20’de tutabilirsiniz. Sağlık sistemleri bunaldığında ölüm oranları ikiye katlanıyor “ifadelerini kullandı. 

Özetleyelim:

Covid-19 sanırız sigara alışkanlığı olanlarda etki yapmıştır ya da yapacaktır. Bu hastalığın doğrudan akciğerleri hedef alması sigara tutkunlarına da önemli bir mesajdır.

Hastalıkla bir yıldır mücadele ediliyor. Yapılan son istatistiklere göre dünya üzerinde artan nüfusa rağmen %3 oranında sigara içen sayısında düşüş görülmüş. Temennimiz bu sayının daha da aşağılara çekilmesi ve kalıcı olmasıdır.

“Aşı oldum artık bana bir şey olmaz” anlayışından da uzak durmamız gerektiğini altını kalınca çizerek bir kez daha yinelemek istedik.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.