BİR TOHUMLA BAŞLAYALIM

Sahaflardan bulduğum Ortaokul kitaplarında 1930- 1950’li yıllarda öğrencilere tohum, toprak, tarım, mevsimler, ürünler, köyler, ormanlar hakkında geleceklerini aydınlatacak bilgiler verilmiş.Buğday, pamuk, mercimek, fasulye ve daha yüzlerce çeşit yerel tohumlarla örnek üretimler yapılmış deneyler gerçekleştirilmiş.Uygulayarak öğrenmişler, dokunarak tanımışlar tohumu toprağı.Bir tohum nasıl çimlenir, bir fide ne zaman toprağa ekilir, bir ağaç nasıl dikilir, budama, hasat, hayvancılık, imece her şey uygulamalarla öğretilmiş çocuklara.Gözlem yaparak ekmişler tohumları, uygulama yaparak hazırlamışlar ödevlerini, heyecanla beklemişler bir tohumun çimlenmesini, bir ağacın çiçeğe dönmesini.Bu gün, 65 yaş üstü olanlar, o eğitim dönemini yaşayıp, o uygulamalarla yetiştiler.Onların bir bardakta, pamuk içinde fasulye çimlendirdiğini, fasülyelerle alfabeyi öğrenip okumaya geçtiklerini unutmayalım.“Milli Ekonominin Temeli Tarımdır” diyen Atamızın Tarım politikaları ve Atatürk Orman Çiftliğinin Kuruluş İlkelerini örnek alarak eğitimde yeniden kalkınmak zor değil.Köyümüze, köylümüze, üreten çiftçimize, tarlamıza, tohumumuza sahip çıkmak zor değil.Bir yerinden başlamak zorundayız.Eğitim sisteminde uygulamalı tarım eğitimleri, zehirsiz tarım okulları, ve bu programlar içerisinde ki çeşitlilik ülkemizin ve dünyanın güvenli gıdaya ulaşması için önemli bir adım olacaktır .Görev bekleyen Ziraat Mühendislerimiz, Teknikerlerimiz, Ziraat Fakültelerimiz, Tarım Okullarımız, Kooperatiflerimiz, Tohum Derneklerimiz, hep birlikte başarmak için neyi bekliyoruz.Anadolu’nun, Trakya’nın bereketli topraklarını sadece ata tohumlarıyla doyurmak için neyi bekliyoruz.Bir Tohumla Başlayalımİnsanlığa güvenli gıda sunarken, gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak için neyi bekliyoruz.Milli Tarımda yeniden kalkınmak, yeniden yedi bölgemizi tarım cenneti haline getirmek için neyi bekliyoruz.Cumhuriyetin ilk dönemlerindeki eğitim sistemini, Köy enstitüleri modelini her alanda hayata geçirmek ve yaralarımızı yeniden sarıp sarmalamak için neyi bekliyoruz.Bir tohumla başlayalım..Yolumuz uzun zorlu ancak başarmak imkansız değil 🌱🌱Yeter ki isteyelim, hep birlikte başaracağız 🌱 - 130601805 4236096506405096 5487602401746299673 n

Sahaflardan bulduğum Ortaokul kitaplarında 1930- 1950’li yıllarda öğrencilere tohum, toprak, tarım, mevsimler, ürünler, köyler, ormanlar hakkında geleceklerini aydınlatacak bilgiler verilmiş.
Buğday, pamuk, mercimek, fasulye ve daha yüzlerce çeşit yerel tohumlarla örnek üretimler yapılmış deneyler gerçekleştirilmiş.
Uygulayarak öğrenmişler, dokunarak tanımışlar tohumu toprağı.
Bir tohum nasıl çimlenir, bir fide ne zaman toprağa ekilir, bir ağaç nasıl dikilir, budama, hasat, hayvancılık, imece her şey uygulamalarla öğretilmiş çocuklara.
Gözlem yaparak ekmişler tohumları, uygulama yaparak hazırlamışlar ödevlerini, heyecanla beklemişler bir tohumun çimlenmesini, bir ağacın çiçeğe dönmesini.
Bu gün, 65 yaş üstü olanlar, o eğitim dönemini yaşayıp, o uygulamalarla yetiştiler.
Onların bir bardakta, pamuk içinde fasulye çimlendirdiğini, fasülyelerle alfabeyi öğrenip okumaya geçtiklerini unutmayalım.
“Milli Ekonominin Temeli Tarımdır” diyen Atamızın Tarım politikaları ve Atatürk Orman Çiftliğinin Kuruluş İlkelerini örnek alarak eğitimde yeniden kalkınmak zor değil.
Köyümüze, köylümüze, üreten çiftçimize, tarlamıza, tohumumuza sahip çıkmak zor değil.
Bir yerinden başlamak zorundayız.
Eğitim sisteminde uygulamalı tarım eğitimleri, zehirsiz tarım okulları, ve bu programlar içerisinde ki çeşitlilik ülkemizin ve dünyanın güvenli gıdaya ulaşması için önemli bir adım olacaktır .
Görev bekleyen Ziraat Mühendislerimiz, Teknikerlerimiz, Ziraat Fakültelerimiz, Tarım Okullarımız, Kooperatiflerimiz, Tohum Derneklerimiz, hep birlikte başarmak için neyi bekliyoruz.
Anadolu’nun, Trakya’nın bereketli topraklarını sadece ata tohumlarıyla doyurmak için neyi bekliyoruz.
Bir Tohumla Başlayalım
İnsanlığa güvenli gıda sunarken, gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak için neyi bekliyoruz.
Milli Tarımda yeniden kalkınmak, yeniden yedi bölgemizi tarım cenneti haline getirmek için neyi bekliyoruz.
Cumhuriyetin ilk dönemlerindeki eğitim sistemini, Köy enstitüleri modelini her alanda hayata geçirmek ve yaralarımızı yeniden sarıp sarmalamak için neyi bekliyoruz.
Bir tohumla başlayalım..
Yolumuz uzun zorlu ancak başarmak imkansız değil 🌱🌱
Yeter ki isteyelim, hep birlikte başaracağız 🌱

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. https://www.turkishnews.com/en/content/2023/02/08/facts-not-reported-by-the-media-re-turkiye-earthquake/ yardım malzemelerinde, gıda kutularında, çadırlarda karşıt taraflar arasında AKP logo savaşları yapıldığı yabancı basına düşmüş gözüküyor. utanç vverici

  2. KUR’AN’ı Kur’an’dan Tanımak! KUR’AN! Nasıl Bir Kitap? KUR’AN; yaşamın Kitabıdır, yaşam eğitim Kitabıdır, hayata hazırlar, hayat hakkında bilgilendirir, rehberlik eder,…

  3. türkiye’de sokak hareketlerini muhalefet partilerinden beklemek pek doğru değil. Yasal sınırlar içinde kalarak farklı bir oluşum olur mu?

  4. Maalesef yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. O yüzden umutsuz bir durum içindeyiz. Bu durumda çıkış, dediğiniz gibi muhalefet tarafından sokakta örgütlenmiş…

  5. Böylesine âdi, tiksindirici bir yazıyı sayfalarınızda görmekten üzüntü duydum..Bu yazılanları kaleme alanın bırakınız ülkemizde bulunmasını, bu Dünya’da bile yeri olmaması…

  6. Hey Ağalar Türk’e »Hiciv Şiiri« Hey ağalar Türk’e cevap bulunmaz Darılıp ağzını açtığı zaman Değme şeyle karşısında durulmaz Darılıp köpüğün…

  • Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir sehri deyil, bir ülkeyi yok ettiler..KAR, HIRS, HIRSIZLIK, RÜSVET,KORRUPTION, Kadin ticareti,  hesi  Allahin ismi altinda….! Türkiyede, ekonomik gelişme ve büyümeyi sağlamak için en büyük koz olarak inşaat sektörü görüldü. Ancak bu sektörün sağlıklı ve kalıcı bir ekonomik büyüme yaratamadığına dair pek çok araştırma ve inceleme daima görmezden gelindi. Şehirler […]


  • Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt Bir röportaj sırasında İngiliz televizyoncunun dikkatiniduvardaki hilal ve bozkurt çeker.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’e bunun ne olduğunu sorar:“O Bozkurt’tur.” der Elçibey ve devam eder:“O gördüğünüz Türk Milleti’nin sembolüdür totemidir.”İngiliz televizyoncu biraz düşündükten sonra özür dileyerek tekrar sorar;“Niçin kendinize vahşi ve yırtıcı bir hayvanı sembol olarak […]


  • TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    Bir Deprem oldu… Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti “O” sabah. Bir deprem oldu… Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup “kendine gel hayat çok kısa” diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların,en sevdiğimiz eşyaların,en sevdiğimiz yemeklerin,en sevdiğimiz mekanlarınaslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden […]


  • Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Ne yazık ki Türkiye’miz çok büyük ve ağır bir doğal afetle karşılaşmıştır. Türkiye’nin on ilini vuran ve büyük can kaybı ve yıkıma neden olan deprem afeti, bizi de Türk Dünyası ailesi ve büyük Türk milletinin bir parçası olarak derinden üzmüş ve kederlenmiştir.Fakat biliyoruz ki Türkiye muktedir bir millet ve devlettir […]


  • Milletimizin başı sağ olsun

    Milletimizin başı sağ olsun

    Kahramanmaraş merkezli zelzele de yurttaşlarımızdan ve   Suriye’li komuşumızdan yaşamını yitiren  yeri cennet olsun; yaralılara acil şiflar diliyorum.Enkaz altında kurtarılmayı bekleyenlere de sabırlar.Milletimizin ve Suriyeli komşularımızın başı sağ olsun.TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI’nın 14 Ağustos 2018 tarihli basına açılamamsında ” 17 Ağustos depreminin 19. yılında yaptığı toplantıda deprem ülkesi olan Türkiye’de olası […]



Posted

in

by