Kategoriler
Nazım Peker

ASGARİ ÜCRET BİLMECESİ

Türkiye bu günlerde 2021 yılının ASGARİ ücretini belirlemeye odaklandı. İşçileri temsilen İşçi sendikaları Türk İş, Hak İş ve Disk ile İşveren temsilcileri ve Hükümet temsilcilerinden oluşan bir heyet; konu üzerinde yoğun ve hummalı bir çalışma başlattılar.

İşçi Sendikaları bu konu da ne yazık ki etkisiz eleman konumundalar. Çünkü yaptırım güçleri yok. Hükümeti oluşturan siyasi parti ise Garip- guraba, fakir- fukara edebiyatı yaparak iktidar oldu ama, fakir işçilerden ziyade zengin İşverenlerden yana tavırlı.

Onun için beklenen ve özlenen rakam çıkar mı? Bence HAYIR!. Komisyonun toplanıp toplanıp dağılması rol icabıdır. Uygun görülen asgari ücret: Hükümet ve İşveren temsilcilerince çoktan belirlenmiş olma olasılığı fazladır.

Oysa ASGARİ ÜCRET çalışanı yaşatacak, çalıştıranı batıracak değil, her ikisini de mutlu edecek makul miktarda olmalıdır. Muhalefet Partileri de işin edebiyatını değil gerçeğini bilerek konuya yaklaşmalılar.

Asgari ücret miktarını, vardiya yemeğinde verilen elmayı yemeyip çocuğuna götüren babaya belirletmeliler. Bu konuda değerli hukukçu Sn. Rubil GÖKDEMİR Bey’in görüş ve önerisini sizlerle paylaşıyorum:

               “ Asgari ücretin çalışan başına aylık 675 TL DEVLET KATKISIYLA birlikte net olarak 3.000 TL olmasını tabi ki herkes ister! ( BİZ DE: 3500 TL OLMASINI İSTİYORUZ.)

Şimdi gelelim 3000 TL’lik bu talebin maliyetine;

            * TÜİK rakamlarına göre çalışan sayısı 27 milyon 263 bin kişidir.

* Yine TÜİK rakamlarına göre bu çalışanların %33’ünü kayıtsız kabul ettiğimizde, her ay devlet desteği vereceğimiz çalışan sayısı 18 milyon 266 bin kişiye düşer.

               * 18 milyon 266 bin kişiye aylık 675 TL devlet desteğinin bir yıllık maliyeti 147 MİLYAR 956 MİLYON 301 BİN TL yapar.

             * Ayrıca kayıt dışı olanları kayıt altına almak hedefimiz de bulunduğuna göre, hesapladığımız rakamın %33 daha fazlasıyla muhatabız demektir. 

            * Halihazırda SGK Sistemi gelirleriyle giderlerinin ancak %62’sini karşılayabildiğinden, HAZİNE’den SGK’ya yapılan transfer 2020 yılı için 250 milyar TL’yi geçti.

          * Yine mevcut bütçe harcamalarına göre VERGİ GELİRLERİNİN %87’sini maaşlar ve SGK transferlerine aktarıyoruz.

            * Biliyorsunuz sırada 6,5 milyon EYT’li, 1 milyon 650 bin 3600 ek gösterge talep eden ve 700 bin atama bekleyen öğretmen adayımız var…

                   ORTAYA RASYONEL HESAPLAR KOYMADAN KİMSE MUHALEFET YAPMAK ADINA GÖKDEKİ YILDIZLARI VAAD OLARAK MİLLETİN ÖNÜNE GETİRMESİN LÜTFEN!

( Rahmetli Demirel tarzı siyaset 40 yıl öncede kalmış olmalı değil mi? Biliyorum ki, bu yazdıklarımız bazıların hoşuna gitmeyecek ama gerçeği yazmak da bizim mesuliyetimiz… )

                 ÇARE Mİ, TOPYEKÜN BİR SEFERBERLİKLE VE YENİ SİYASAL MEŞRUİYETLE EKONOMİYİ AYAĞA KALDIRMAK, YANİ PASTAYI BÜYÜTMEKTİR…”

İşin özü; çalışanı ve çalıştıranı teşvik ederek, üretimi artırmak, ülkeyi ithal sarmalından kurtarmak, bölüşülecek pastayı büyütmekten geçmektedir. Siz ne zaman betonun ve demirin yenmeyeceğini anlayacaksınız?

Esen kalınız.                                                                                         Nazım PEKER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.