Kategoriler
Kültür/Sanat Türkiye

Kaşgarlı Mahmut, Türk Dili

Kaşgarlı Mahmut

KAŞGARLININ FELSEFESİ NEDİR?

Dil düşüncenin bir yansıması, düşünce ise bilimsel olarak incelemenin ,anlam kazandırmanın eylemidir.Düşüncenin, Felsefe yapılabilme haline gelebilmesi için, o konuda her şeyin en ince ayrıntısına kadar bilinmesi ,anlamlandırılması gerekir. Öyleyse
Bir şeyin anlamı nedir?
Kaç çeşit anlam vardır?
İki tür anlam bulunmaktadır; bunlardan birincisi duyu algıları sonucunda “zihinde “ meydana gelen varlıklara ait izlerdir. İkincisi de aklın bu izler üzerinde yaptığı düş, kavrama, yansıma, birleştirme ve ayırma gibi işlemler sonucunda ortaya çıkan anlamlardır.
Kişinin ve ulusların anlamdırabilme yetenekleri nasıl oluştu?
11. yüzyıldan sonra
Türklerin, , sanat ,felsefe ve çağdaş bilimlerle düştükleri ayrılığın ve geriliğin sebeplerinden biri olarak, dilimizin anlamlandırabilme yeteneğinin kaybedilmesi son derece önemlidir.

Kökleri anlamsız sözcükler ile, anlamlı tümceler kurulabilirmi?

Üst kimlik dillerinden dilimize çevrilen sözcükler içerisinde türetilen ve olduğu gibi alınan sözcüklerde ses yapısı ile, gösterdikleri nesne veya kavramların yapısı arasında ayrılıklar bulunmaktadır.
Sözcüklerin anlamları, gösterdikleri şeylerle ve kökleriyle ilgili olmamaktadır.

Buna karşın, ÖnTürklerde, sözlerin anlamları, insanlar arasındaki karşılıklı bir anlaşmadan bir uyuşmadan sonra kazanmışlardı. Bu bakımdan sözcükler ile, gösterdikleri şeyler arasındaki bağ, insanlar tarafından meydana getirilmiş olan matematiksel bir bağdı. Kaşgarlı da bir Türk düşünürü olarak , sözcüklerinin kök anlamlarını inceleyerek bilimsel yöntemleri kullandı, yaptığı çalışmalarla bizim uslarımıza kazındı.
Gerek hristiyanlık ,gerekse müslümanlık, gerekse musevilikle 6 . yüzyıldan itibaren tanışan Türkler,
Kökleri ve dil bağlamında nesnel olarak karşılıksız, yabancı, anlam bütünlüğü olmayan bir çok sözcük ile tanıştı. Kökleri farklı yabancı anlamsız sözcükler, Türkçe ekler getirilerek kullanılmaya başladı. Yabancı kökleriyle birlikte, kişiye göre yoruma açık , kesinsizlik içeren yeni bir bakış açısıyla birlikte kullanılmaya başlandı.
Ortaya düşünce disiplini içermeyen sözcükler çıktı. İnsan kümeleri, toplumsal yozlaşma ile birlikte uzun süre birbirini anlamlandıramayan kişilerin yaşadığı ayrı insanlar topluluğu ortaya çıkardı. Bu ise Toplumumuzda karmaşa yaratan, bir sonuç doğurmuştur.

Bir şeyin anlamını bilmeden, o şeyin detaylarını incelemeden , o şeyi öğrenmemiz mümkün değil. Öyleyse;
Bilim, Kültür ve dillerin ortak gelişmesiyle oluşan evrensel bir düşünme sonucu, tümevarım yoluyla anlamlandırılarak yapılmıştır. Bilimle uğraşmayan bir toplum nasıl evrensel felsefe yapabilir? Felsefe ve sanat yapmıyan bir toplum nasıl gelişebilir?
Grekçenin latinceyi, Eski Türkçenin, Fransızcanın İngilizceyi etkiledikleri bilinmektedir. MÖ 1200-200 yıllarında HunTürkleri ve Çin halkları komşu kültürler olarak birbirlerini etkilediler.

Ancak burada çok büyük bir konu başlığı açalım, başat güç, egemen kültür, günümüzde olduğu gibi dil konusunda diğer milletleri etkilemekteydi. Nasılki yeni buluşlar üreten ,geleceğe yönelik tasarımlar yapan bilim insanlarının ,yazarların, sanatçıların isimleri evrensel dillere kazındıysa o dönemlerden beri düşünürleri olan ve düşüncelerini anlamlandırarak ifade edebilen kişiler/topluluklar teknik olarak diğer insan kümelerine egemen oldu.

Kaşgarlı ,Türkçenin Üst kimlik dili olduğunu ve Tüm dünyanın en gelişmiş dillerinden biri olduğunu biliyordu ve araplar tarafından öğrenilmesini istiyordu. Kaşgarlı kendi özüne ait kültür genetiğini torunlarına aktarırken, Türklerin Türkçe kökenli anlamları olan sözcüklerle Felsefe yapmalarını ve düşünmelerini sağlamaya çalıştı.
Kaşgarlı Mahmut, Türk toplumunun sembol ve simgelerini , tamgalarını , harflerini ölümsüzleştirdi.

Yazar A.Türer YENER

Babasının Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subay olması nedeni ile 8.09.1944 Senesinde Çanakkale- Gelibolu/ Bolayırda doğdu.
- İlk okul tahsilini Erzurum ve Elazığda yaptı. Ortaokul ve Liseyi İstanbul Bakırköyde bitirdi.

- Askerliğini 1965 senesinde Türk Deniz Kuvvetlerinde , Heybeliada Deniz Harp Okulunda yaptı .31.12. 1967 senesinde

terhis oldu.

- 1968 senesinde kısa bir dönem, İstanbulda yayınlanan Günaydın Gazetesinde çalıştı.
- 1.04.1968- 1.10.1990 seneleri arasında Türkiye faaliyet gösteren Mobil Oil Türk A.Ş firmasında çalıştı ve buradan emekli oldu.

Emekli olduktan sonrada muhtelif Açık hava Reklam firmalarında Genel Müdür Yardımcılıklarında bulunmuştur.

- 1980 senesinden sonra kurulan İDİL- URAL TÜRKLERİ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ'nin kuruluş çalışmalarında bulunmuş,

Kurucu yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır..Halen bu derneğin üyesidir.

- 1990 tarihinden 2004 senesine kadar İstabul Zeytinburnunda bulunan ,KAZAK TÜRKLERİ VAKFINDA Genel Sekreter olarak çalıştım.

Halen Zeytinburnunda bulunan KAZAK TÜRKLERİ VAKIF BİNASININ yapılmasında Kazak Türkleri Vakfı kurucu üyeleri ile çalıştım.

- 1992 senesinden itibaren o zamanlar Almanyada ikamet eden ,Dünya Tatar Ligi Genel Başkanı ve Tataristan Yasama Organı,

Milli Meclisin Fahri üyesi Rahmetli Sayın Ali Akış büyüğümüzle devamlı mektuplaşarak ve telefon görüşmeleri yaparak İdil, Uralla
ile ilgili bilgileri kendilerinden aldım. Bana gönderdikleri mektuplar halen bende bulunmaktadır.

- Tataristan Cumhuriyeti , Rusya federasyonu ve Türk dünyası ile yakın ilişkiler içinde bulunmaktayım.

Rusya federasonuna bağlı Tataristan Cumhuriyetinde kurulu ,Bütün Dünya Tatar Girişimci Destek Kuruluşu 29.03.2013 tarihli resmi belgelendirme ile A.Türer yener ' i Türkiye ve Tataristan arasındaki Yatırım ve İş projeleri, Ticaret,Kültür, ilişkileri ile tüm gerekli görüşmeleri gerçekleştirmek üzere vekil tayin etmişlerdir.

- A.Türer Yener 1995 senesi Mart ayında Türkiyede kurulu 23 Türk dernek ve Vakıf Yönetim kurullarınja ,Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa bir araya getirerk Kazak Türkleri Vakfı adına Yemek vermiş Türk boylarının müzikleri Tümata Grubu tarafından çalınmış duygulu anlar yaşanmıştır.

- 19.3.1995 tarihinde TRT-1 Televizyonunda Sayın Mustafa Yolaçanın programında ,TRT Televizyonu Müdür Sayın Mustafa Gerçekerin büyük yardımları ile Türkiye Cumhuriyetinde İlk defa NEVRUZ BAYRAMI TÜRK BAYRAMI OLARAK kutlanmıştır. Progaram canlı olarak 2 saat boyunca Asya ve Avrupa yayınlanmış Türklerde Nevruz bayramı anlatılmış, Yine Tümata Grubu liderleri Doc.Dr.Oruç Güvenç ile otantik Orta asya Türk müziği konseri verilmiştir. Ayrıca orta Asya Türk kıyafetlerini yansıtan bir defile sunulmuştur.

- A.Türer Yener Türk dünyası ile ilgili her sene yapılmakta olan yurt içi ve dışı toplantılarda bulunmaktadır.

A.Türer Yener 'in; Anne ve baba ailesi -1800 senelerinin sonlarına doğru Türkiyeye gelerek yerleşmişlerdir. ailesi çok geniş aile topluluğudur.

- Baba Tarafı Kazan Tatar -Türklerinden , Orenburg kökenli Şeripov ailesinden olup ve Kazan da Apanay ailesi ilede yakın akrabalık ilişkileri bulunmaktadır. ailesine 6 kuşak kadarına kadar ulaşmıştır. Tataristan ve Başkurtıstanda ailelerini bulmuştur.

- Anne tarafı Rusya Federasyonuna bağlı Kubandan Türkiyeye 1800 senelerinin sonlarına doğru, Türkiyeye gelerek Balıkesire yerleşen çerkezlerdendir. Ubıh boyundan olup, Cizemua ailesindendirler. Pşizemuktur

- A.Türer Yener , ,halen Merkezi Newyorkda olan Dünya Türkleri Birliğinin Türkiyedeki haberleşme ayaklarından biri olup, email ortamında, Dünya Türk Birliği ,Turkish forum-Türk dünyası , Türk dünyası gazeteciler Federasonu üyeleri ile karşılıklı olarak haberleşmektedir.

-Halen Bulgaristan Türkleri derneğinin Başkan Danışmanlığını ve Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Danışma kurulu üyeliğini yapmaktayım.

-2015 -2020 seneleri arasında Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü merkezli voicepress.az haber ajansının resmi Türkiye Temsilciliğini yapmaktayım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.