Kategoriler
Necdet Buluz

Gündemde yine tarım var…

Gündeme ne zaman tarım gelse hemen şunu yazıyoruz:

“Üretmek ve kendi kendimize yetmek durumundayız. Tarıma dışa bağımlılıktan da böylece kurtulmuş oluruz. Üretim şart.”

İthal tarım ürünlerine hem çok para gidiyor, hem de tüketici bu ürünlere pek ilgi göstermiyor. Yerli üretime rağbet daha fazla. Bu nedenle üretimi teşvik edip,  kendimize yetecek kadar tarım ürünü elde etmek durumundayız.

Özellikle yaşanmakta olan pandemi nedeni ile gıda ürünleri çok daha önemli hale geldi. Belki de bundan sonra ihtiyaç duyduğumuz çoğu gıda maddesini ithal bile edemeyebiliriz. Çünkü üretici ülkeler ürettikleri ürünlerini depolamaya çalışıyor.

Yıllardır et ve süt ürünlerini ithal ediyoruz. Buna rağmen bu piyasada rahatlama olmadı. Pahalılık sürüyor.

Hayvancılık neredeyse yok olmak üzere. Türkiye bir tarım ülkesi olarak hayvancılığı teşvik ederek et ve süt ürünlerinde rekor kırabilir. Bu konuda üreticiler bugüne kadar beklediklerini bulamadı.

Sebze ve meyve üretiminin de giderek azalmaya başlaması, bu alanda ürünlerin pahalanmasına neden oluyor.

Bu yazıyı neden yazmak ihtiyacı duyduk ona gelelim:

Yine tarımda ithalata dayalı bir sitem uygulanmaya başladı. Biz konuya yine devletin resmi kurumlarının rakamlarına bakarak değerlendirme yapacağız.

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Federasyonu’nun (TGDF) Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan dış ticaret verilerinden derlediği bilgilere göre, 2020 yılının ilk 9 ayında tarım, gıda ve içecek sektörü 14 milyar 630 milyon dolar ihracat, 11 milyar 740 milyon dolar ithalat gerçekleştirdi.

Tarımsal ihracat 2020 yılının ilk 9 ayında 2019’un aynı dönemine göre yüzde 6.3, ithalat ise yüzde 1.4 oranında artış gösterdi. Aylık bazda bakıldığında Eylül ayında ithalat Eylül 2019’a göre yüzde 6.9 düşüşle 1.1 milyar dolar olarak gerçekleşti, aylık ihracat ise yüzde 5.7 artarak 1.86 milyar dolara çıktı. 

2020 yılı ilk 9 ayında ihracatta öne çıkan ürünler sırasıyla ‘fındık içi, un ve makarna’ olurken, bu ürünler toplam ihracatın yaklaşık yüzde 14.6’sını oluşturdu.

En çok ithal edilen ürünler ise sırasıyla buğday, soya fasulyesi ve ayçiçeği yağı oldu. Bu 3 ürün, toplam ithalatın yaklaşık yüzde 23’ünü, neredeyse 4’te 1’ini teşkil etti. Hayvan yemi, bitkisel yağ, un, nişasta ve kakao-çikolata sektörleri bu yılın 9 aylık bölümünde en çok ithalat yapan sektörler olarak sıralandı. Toplam ithalatın yüzde 64.8’i bu 5 sektör tarafından gerçekleştirildi.

Tek başına hayvan yemi sektörü, 9 ayda 2 milyar 810 milyon dolarlık hacim ile toplam ithalatın yüzde 23.9’unu yani neredeyse 4’te 1’ini oluşturdu. Bu veri, döviz kurları arttığında neden et ve et ürünleri, süt ve süt ürünlerinin fiyatının arttığını da açıklıyor.

Dolar’daki yükseliş direkt soframızı ilgilendiriyor. Nitekim döviz kurlarının son günlerde artığıyla birlikte bazı süt ürünlerine yüzde 10 zam geldi. Hayvan yemi sektörü ithalatını ağırlıklı olarak Brezilya ve Arjantin’den yapıyor ve bu ithalatta dolar kullanılıyor. 

2020 yılı ilk 9 ayına ait dış ticaret verileri ülkeler bazında incelendiğinde en çok ihracat yaptığımız ilk üç ülke 2 milyar 71 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 196 milyon dolar ile Almanya ve 849 milyon dolar ile Rusya şeklinde sıralandı. Ülkelere göre en çok ihraç ettiğimiz ürünler Irak için un, tavuk eti, gofret ve waffle; Almanya için ambalajlı fındık, fındık içi ve kiraz; Rusya içinse şeftali, palm yağı (yeniden ihraç) ve kiraz oldu.

Ülke bazında ithalat verileri incelendiğinde, 2020 yılı ilk 9 ayında en fazla ithalat yaptığımız ülkeler 2 milyar 223 milyon dolar ile Rusya, 1 milyar 125 milyon dolar ile Brezilya ve 694 milyon dolar ile ABD oldu. Rusya, Brezilya ve ABD’den yapılan ithalat toplam ithalatın yüzde 34.4’ünü oluşturdu.

Yılın ilk 7 ayına ilişkin verilerde Ukrayna en çok ithalat yaptığımız 3. ülkeyken, Ağustos ayına ait verilerin gelmesiyle birlikte 4. sıraya geriledi, Eylül ayında da 4. sırada kaldı. Rusya’dan yapılan ithalatta öne çıkan ürünler buğday, ayçiçeği yağı ve ayçiçeği olurken; Brezilya’dan soya fasulyesi, kahve, tütün; ABD’den yapılan ithalatta ise etilenglikol, DDGS (kurutulmuş damıtık tahıl ve çözünür maddeler) ve badem içi ürünlerin öne çıktığını görmekteyiz.

İşin tüketiciyi çok yakından ilgilendiren kısmına geçelim:

Türkiye en çok domates, tavuk, yumurta, limon gibi ürünleri ihraç ediyor. Yukarıda da belirttiğimiz gibi ihracatı en fazla Irak’a yapıyoruz.

İşte bu ihraç malları artınca iç piyasada pahalılık başlıyor. Çarşı-Pazar yangın yerine dönüyor.

Bu konuda da tüketici düşünülerek gereken önlemlerin alınması gerektiğini düşünüyoruz.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.