Kategoriler
Necdet Buluz

Rusya’nın ipi ile kuyuya inmek…

Rusya ile ilgili ne zaman yazsak şu noktaya özellikle altını çizerek değinmeden geçemiyoruz:

“Rusya bölgede bizim dostumuz ve müttefikimiz değildir. Rusya bölge çıkarları nedeni ile bizimle dost görüntüsü veriyor. Rusya’ya kesinlikle güvenilmez çok dikkat etmek gerekiyor.”

Nitekim, Suriye’de Esad yanlısı ve PYD/PKK destekçisi olarak karşımıza çıkmadı mı?

Libya’da karşı blok içinde yer almadı mı? Eğer bugün Libya’da Türkiye lehine gelişmeler durdurulduysa bunda Rusya’nın oynadığı oyunun çok büyük payının olduğunu söyleyebiliriz. Bir yerde çıkarlarımızın önündeki engel olarak Rusya adı öne çıkıyor.

Azerbaycan-Ermenistan savaşında gerçek yüzünü gösterip “Biz Ermneistan’ın yanındayız. Türkiye ile müttefik değil sadece partneriz” demedi mi? “Bu savaşta Türkiyeile yollarımız ayrı” mesajını vermedi mi?

Şimdi de aynı Rusya Doğu Akdeniz krizinde Yunanistan’ın yanında yer aldığını ortaya koydu.

Bölgede kendi çıkarları söz konusu olduğunda Türkiye’ye dirsek atmaktan çekinmiyor.

Rusya’nın Yunanistan Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada Atina ile Ankara arasındaki Doğu Akdeniz krizine ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuku Sözleşmesi referans gösterilerek; ‘Bu sözleşme, tüm devletlere karasuları üzerinde 12 deniz miline kadar egemenlik hakkı sağlıyor’ denildi.

Euronews’nın haberine göre, sosyal medyada yapılan haritalı paylaşımda, Münhasır Ekonomik Bölge’nin belirlenmesine ilişkin ayrıntıların sözleşmede açıkça yer aldığı vurgulandı.

Paylaşımda Rusya’nın Yunanistan’ın kara sularını 12 mile çıkarma tezlerine destek vermesi Rusya’nın ipi ile kuyuya inilemeyeceği gerçeğini bir kez daha açıkça ortaya koymuş oldu.

Rusya Büyükelçiliği’nin mesajında şu ifadelere yer verildiği görülüyor.:

“Rusya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi konumundadır. 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin uluslar arası deniz yönetiminin temeli olarak görüyoruz. Bu sözleşme tüm devletlere karasuları üzerinde 12 deniz miline kadar egemenlik hakkı sağlıyor. Münhasır Ekonomik Bölge ile ilgili prensipleri ve sınırların nasıl çizileceğine dair yöntemleri de açıklıyor. Bu Akdeniz için de geçerli.”

Gerçekler ortada.

Nereden bakılacak olursa olsun Rusya ile ortak iş yapılabilir buna itiraz etmiyoruz. Ancak, bölgede çıkar çatışmalarında Rusya hiç kimseyi dinlemiyor. Varsa yoksa kendi çıkarlarını ön plana çıkarıyor.

Daha önce Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’ı işgalinde Rusya Ermenistan’a her türlü desteği vermiş ve bu işgalin gerçekleşmesinde de baş rol oynamıştı. “Dağlık Karabağ’ın işgalden kurtulması ancak Rusya’nın isteğine bağlı” demiştk. Bugün Rusya’nın ikili oyunu ve sonunda taraf tuttuğunu açıklaması ile bu görüşümüz doğruluk kazanıyor.

Hepimizn ana hedefi Dağlık Karabağ’ın Ermenitan işgalinden kuratılmasıdır. Bunun için dost ve kardeş Azerbaycan’a yürekten destek veriyoruz,yanında yer alıyoruz.

Ancak Rusya’nın bundan son derece rahatsız olduğunu da görmekteyiz.

Yazımızın başında Rusya’nın bizi ters düşen yönlerini kısca özetledik.

Şimdi bu gerçekler ortadayken, Rusya’ya güvenilebilir mi? Bu ülkenin ipi ile kuyuya inilir mi?

Yanı başımızdaki Suriye’de halen gözümüzün içine baka baka oyun oynuyor. Amerika ile aynı çizgide hareket ediyor. Yıllardır dikkat çekmemize, ağırlığımız koymamıza rağmen Başkent Moskova’da PKK ve yandaşları terör örgütlerine büro açtırıp koruyup kollamaya devam ediyor.

Böyle dostluk olur mu?

Rusya ile ilgili yazmaya devam edeceğiz.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.