12 EYLÜL DARBESİ HAZIRLADI BU GÜNLERİ

Oturdum yazmaya düşünüyorum kara kara…Neyi yazayım!Eğitimin eğitim olmaktan çıktığını mı?Devrimlerin birer birer yok edilmeye çalışılıp,Atatürk’ü unutturmak için ders kitaplarını nasıl değiştirdiklerini mi?

Artık okulları unutacağız.Herkes kendi evini okula dönüştürecek,ev ev ,mahalle mahalle gezerek gerçek eğitim verilmeye çalışılacak demiştim ya,işte Corona yardımıyla o da kalktı ortadan…

Kapıdan Jandarmalar”Hocam darbe oldu,sokağa çıkamazsınız diye geri çevirdiğinde hemen kütüphaneme koştum.Ne kadar ilerici devrimci kitap dergi varsa çatıya taşıdım.Çünkü evinizde bulunan devrim içerikli kitaplar sizin tutuklanmanız için yeterliydi.

Günlerce sokağa çıkamadık

“01 Eylül 1922: Mustafa Kemal Paşa ‘Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir ileri!” emrini verdi.”Bunu yazmak gurur veriyor bana…

“01 Eylül 1929: Arapça ve Farsça dersleri okullardan kaldırıldı.”Atam kaldırdı,şimdi arap seviciler,fırsatını bulsalar arapçayı resmi dil ilan edecekler…

“01 Eylül 1939: Almanya, Polonya’ya saldırdı ve 2. Dünya Savaşı başladı.”Dünyayı kan gölüne çeviren savaş,pek çok insan öldü.

“01 Eylül 1945: Alman Nazi Hükümeti teslim oldu.”Dünya Barış Günü ilan edildi,dünya yaralarını sarmaya başladı…

“01 Eylül 1982: Kenan Evren cuntası ilk ve orta öğretimde din derslerini zorunlu hale getirdi.”Laiklik ilkesi delinmeye başladı.

“02 Eylül 1925: Tekke ve zaviyelerin kapatılmasına ve memurların şapka giymesine ilişkin kanun çıkarıldı.”Ya şimdi;çeşitli tarikatlar,ne olduğu belirsiz rahibe kılıklı başörtüleri,sarıklı cübbeli adamlar sardı ülkemi…

“02 Eylül 1945: Japonya kayıtsız şartsız teslim oldu.”Japonya toparladı kendini dünya liderliğine oynarken,bizler samanı bile ithal eder duruma geldik 

“04 Eylül 1919: Sivas Kongresi toplandı. Atatürk’ün 1927 ve 1931 CHP Kurultayları’nda belirttiği gibi CHP kuruldu.”CHP muhalefet yapamayan bir”muhalefet Partisi”oldu,ne ülke sorunlarına sahip çıkabiliyor,ne de sahip çıkacak adamlara devrediyor makamı başındaki kişi…

“04 Eylül 1936: İngiltere Kralı VIII. Edward, İstanbul’da Atatürk’ü ziyaret etti.”AtamIn önünde dünya diz çökerken,vatan hainleri itibarsızlaştırmaya çalışıyor…

“05 Eylül 1938: Atatürk vasiyetnamesini yazdırdı. Vasiyet, 28 Kasım 1938’de açıldı.

“Şimdi de vasiyeti bozmaya çalışıyorlar CHP ye bıraktığın İş Bankası hisseleri için.

“05 Eylül 1973- Devlet film arşivinde yangın çıktı; Atatürk’ün tek kopyalı filmleri yandı.

“Resimlerini kaldırıp,heykellerini kırıyorlar seni unutturmak için Atam,bilmiyorlar ki hücrelerimizde dolaşıyorsun,bu mümkün mü?”

“05 Eylül 2012 – Afyonkarahisar’da askeri mühimmat deposunda patlama meydana geldi. Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, patlamada 25 personelin şehit olduğu, 15 personelin yaralandığı kaydedildi.

“08 Eylül 2003: Vali Recep Yazıcıoğlu trafik kazasında hayatını kaybetti.” 

Değerli insanlar kaza süsü verilerek birer birer yok edildiler..

“09 Eylül 1922: Türk Süvarileri İzmir’e girdi ve İzmir’i Yunan işgalinden kurtardı.”

09 Eylül 1923: Halk Fırkası (sonra CHF-CHP) kuruldu. (Asıl kuruluş 4 Eylül 1919 Sivas.)

09 Eylül 1948:İzmir Yunan işgalinden kurtuldu da yönetimin hışımından kurtulamıyor ama dimdik ayakta…Kimsenin gücü yetmiyor İzmir’e…

“10 Eylül 1922: Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa, İzmir’e geldi.”

Farkında mısınız Atam hala İzmirde dolaşıyor…İnanmıyorsanız izlerine bakın…

“11 Eylül 2001: ABD’de İkiz Kuleler’e ve Pentagon’a terör saldırısı: 3 bine yakın insanın öldüğü iddia edildi.”

Kimin ve neden yaptığı hala anlaşılamayan ve üstü kapatılan,soruşturulmayan,dünyadaki en acı olaylardan birisiydi bu da…

Onca güçlü istihbaratı olan ülkede uçak gelip New York’un göbeğindeki ikiz kulelere çarpıyor.Hiç inandırıcı gelmiyor bana…Kim bilir hangi gizli hesaplar için kimler yaptı,kimler de göz yumdu…Ne kadar doğru bilemiyorum ama ölenlerin içinde hiç yahudi olmadığı söyleniyor…

“12 Eylül 1980:  “12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askerî müdahale. 

Süleyman Demirel Başbakandı,hemen görevden alındı.TBMM ve partiler kaldırıldı.Parti liderleri askeri üstlerde yargılandı.

Ülkede siyasi cinayetler işleniyordu.Necmettin Erbakan’ın önderliğindeki Konya mitinginde istiklal marşının yuhalanması,şeriat çağrısı yapılması,114 turda cumhurbaşkanının seçilememesi ülkede siyasi istikrarsızlığı gösteriyordu.

 Fabrikalarda grevler,işsizlik,kıtlık artmıştı.Demirel ‘in “70 sente muhtacız” sözüyle ekonominin içinden çıkılmaz bir hal aldığının göstergesiydi.Ayrıca işçi ve öğrenci hareketleri de artmıştı.

Toplumda güvenlik sorunu vardı. okullarda öğretmen ve öğrenciler öldürülüyor,kahvehaneler hergün taranıyordu.

ABD  huzursuzdu çünkü kendi politikaları gereği Türkiye nin istikrarlı olması gerekiyordu.Bir yanda Sovyetler Birliği nin Afganistanı işgal etmesi,bir yandan İran İslam Devrimi,bir yandan da Türkiye nin siyasi ve ekonomik istikrarsızlığı.

78-80 yılları arasında “Abdi İpekçi,Bedrettin Cömert,Cavit Orhan Tütengil,Cevat Yurdakul,Nihat Erim,Gün Sazak,Kemal Türker” ve daha bir çok değerli insan suikastlere kurban gitmişti.

1973 ten beri tek başına bir hükümet kurulamıyor,koalisyonlar,azınlık hükümetleri ve geçici hükümetlerle idare ediliyorduk.

1978 de Kahramanmaraş olaylarında 105 alevi öldürülüp,200 ev yakılmıştı.

12 Kasım 1979 da MHP ve MSP nin dışarıdan desteklediği  Demirel in 100 gün içinde anarşi ve enflasyon sorunlarını çözeceği sözünü verdiği bir azınlık hükümeti kurulmuştu.

27 Aralık 1979 da Kenan Evren,Nurettin Ersin,Bülend Ulusu,Tahsin Şahinkaya,Sedat Celasun imzasını taşıyan;

“Türk Silahlı Kuvvetleri ülkemizin bugünkü hayati sorunları karşısında siyasi partilerimizin bir an önce, millî menfaatlerimizi ön plana alarak, anayasamızın ilkeleri doğrultusunda ve Atatürkçü bir görüşle bir araya gelerek anarşi, terör ve bölücülük gibi devleti çökertmeye yönelik her türlü hareketlere karşı bütün önlemleri müştereken almalarını ve diğer anayasal kuruluşların da bu yönde yardımcı olmalarını ısrarla istemektedir.” 

Uyarı mektubu Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk e verildi.

Bir yandan Demirel Turgut Özal ı Başbakanlık müsteşarlığına getirerek IMF ile kapsamlı bir anlaşma imzalanan meşhur 24 Ocak kararları,Bir yandan rahmetli Erbakan’ın 

“Kadayıfın altı kızarmadan bu hükûmeti uzaklaştıracak olursanız, bu zihniyet milleti aldatmanın gene fırsatını bulacaktır. Onun için kadayıfın altının kızarmasını bekleyeceğiz” oyalamaları,bir yandan cumhurbaşkanının bir türlü seçilememesi aslında darbenin yolunu hazırlamıştır.

Evren sağdan ve soldan tüm partilerin birleşip artık bu sorunun çözülmesi konusunda uyarıda bulunmuştur.

1980 Mayıs-Temmuz aylarında Çorum‘da meydana gelen, siyasi ve dini temelli olarak ortaya çıkan kanlı olaylar olup,57 kişinin öldüğü olaylar güvenlik güçlerinin müdahelesi sonrası yatıştırılmıştı.

Daha sonra Ağustos ta  “5 Eylül 1980’den itibaren her an hazır olunması” bildirilen “Bayrak Harekâtı” 17 Haziranda özel kuryelerle komutanlara bildirildi.

Kenan Evren,Nurettin Ersin,Tahsin Şahinkaya,Nejat Tümer,Sedat Celasun dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi radyodan yayınladıkları bir bildiriyle İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.

12 Eylül deki bildiriyle ülke genelinde 13 sıkıyönetim bölgesine 13 general sıkıyönetim komutanı olarak atanmıştır .Siyasi partilerin faaliyetleri yasaklanmış,THK,ÇEK,Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetleri durdurulmuş,EGM ve Polis Teşkilatı JGK nın emrine verilmiş,MIT  yöneticileri GKB na davet edilerek 21 eylülde Ulusu’nun sunduğu Bakanlar kurulu listesi MGK tarafından onaylanmıştır.

Darbe gecesi Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit eşleriyle  Hamzakoy’a,Necmettin Erbakan ve daha sonra teslim olan Alparslan Türkeş  Uzunada’ya gönderildi.

Kenan Evren ve Kuvvet Komutanları MGK adı altında 1983 seçimlerine kadar Türkiye’yle ilgili bütün kritik kararları aldı.

Darbe  ardından geçen 3 yıl içerisinde önemli kanunların tamamına yakını değiştirildi ve askerî yönetimce hazırlanan Anayasa,1982 yılında yapılan referandumla kabul edildi ve Kenan Evren Cumhurbaşkanı seçildi.

Darbe sonrası 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı,7 bin kişi için idam cezası  istendi ve 517 kişiye idam cezası verildi ve idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.

14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi  siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci silahla öldürüldü.

Gazeteler 300 gün yayın yapamadı, 13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 39 ton gazete ve dergi imha edildi.

Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü, 14 kişi aynı dönem yapılan açlık grevlerinde öldü, 16 kişi –kaçarken– vuruldu, 95 kişi –çatışmada– öldü, 73 kişiye –doğal ölüm raporu– verildi, 43 kişinin –intihar ettiği– bildirildi…

ABD yönetiminin darbeden haberdar olduğu bilinen bir gerçekti…

13 Eylül 2010 dan itibaren 12 Eylül’ün sorumluları hakkında suç duyuruları yapılmaya başlandı. 7 Nisan 2011 yılında ilk soruşturma açıldı. Darbenin üzerinden geçen 31 yıl sonunda açılabilen ilk soruşturmadır.

Dava sonucunda Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, “Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler” başlıklı 146. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis  cezasına çarptırıldılar…

Tahsin Şahinkaya’nın ve Kenan Evren,in ölmesiyle dava düştü.

Demokrasiye en büyük zararı bu darbe verdi diye düşünüyorum…Zaten gördüğünüz gibi o darbede ekilen tohumlar bugün başımıza gelenler…

13 Eylül 1921: Sakarya Meydan Savaşı, zaferle sonuçlandı. (21 gün 21 gece sürdü.)

15 Eylül 1897: Abdülhamid tarafından tutuklanan 78 devrimci “Şeref Vapuru”na bindirilip Trablusgarp Fizan’a sürgüne gönderildiler.

16 Eylül 1890: Japonya’yı ziyaret dönüşü Japonya kara sularında bulunan Kuşimoto açıklarında tayfuna yakalanan Amiral Osman Bey komutasındaki Ertuğrul Fırkateyni kayalıklara çarparak battı. 69 denizci kurtarılabildi. (Bazı çalışmalarda Ertuğrul’un mevcudu 61 subay ve memur, 548 er ve erbaş olmak üzere toplam 609 kişi olarak belirtiliyor.)

“16 Eylül 1935: Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası açıldı.”

Atamın açtığı fabrikalar birer birer satılıyor…

“18 Eylül 1932: Camilerde ezan Türkçe okundu.”

Din elden gidiyor diyen arap seviciler şimdi dinimizi de yozlaştırıp,çıkarları uğruna kullanıyor…

“19 Eylül 1921: Mustafa Kemal Paşa’ya ‘Mareşallik’ ve ‘Gazilik’ unvanı verildi.)”

Ya şimdi Gazilik Ünvanı bile ayaklar altında..

“21 Eylül 2012: 250’si tutuklu 365 subayın yargılandığı Balyoz Davası’nda karar açıklandı: 3 komutan 20, 78 kişi 18, 214 kişi 16 yıl, 28 kişi de 13 yıl 4 ay hapis cezası aldı. 36 kişi ise beraat ederken, 69 tutuksuz sanık hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.”

Balyoz davası adı altında Atatürkçü askerleri ayıklayıp,dünyaca ünlü TSK ni de itibarsızlaştırmayı başardılar…

22 Eylül 1909: İttihat ve Terakki Cemiyeti, Selanik’te gizli kongre düzenledi. Mustafa Kemal Bey, bu kongreye Trablus delegesi olarak katıldı. Kongrede yaptığı konuşmasında, Cemiyeti tenkit etti. Cemiyet içinde zabitlerin (subayların) bulunmaması gerektiğini, siyasetle uğraşanların ise askerlik görevini bırakması gerektiğini söyledi.

“22 Eylül 1980: İran-Irak Savaşı başladı. 8 yıl sürdü. Bir milyona yakın insan hayatını kaybetti.”İki süper güç,silah satmak ve o ülkelerdeki yeraltı zenginliklerini paylaşmak için,mazlum milletleri ya birbiriyle savaşa sokup her iki tarafa da silah satıyor,ya da “Nükleer silah yapıyor” diye iftira atıp,yıkıp dökdükten sonra “yanılmışız,yokmuş” deyip ülkenin tarihi her şeyini yok edip yeniden inşa etmeye talip oluyorlar…

“26 Eylül 1932: Türk Dil Kurultayı toplandı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.”

Osmanlıca ve arapça özenticiliği yüzünden Türk Dili de bozulup parçalanmadı mı…

29 Eylül 1911: Osmanlı devleti ile İtalya arasında Trablusgarp Savaşı başladı.

“30 Eylül 1960: Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu. 30 Eylül 2013: Başbakan Tayyip Erdoğan, ‘Açılım’ paketi adı altında 20 maddelik Cumhuriyeti yıkım paketi açıkladı. Pakette PKK’nın isteklerine yer veriliyor.”

 Benim canımı yakan 12 Eylül darbesi hazırladı bu günleri…

Sahnedekiler kimlerin torunları…Zamanında dedeleri satmış vatanı,şimdi torunları satıyor…Satamadıklarını da yakıp yıkıyorlar…

Bu nasıl bir nefret…Bu nasıl bir kin…Neyin ve kimin intikamını alıyorsunuz…Zamanında düşman yapmadı sizin yaptıklarınızı…

Dindar görünüp dini kullanmak için her köşe başında bir cami diktiniz…Kim gidiyor hiç  kontrol ettiniz mi?

Atatürk tarikatlardan kurtarmaya çalıştı bu ülkeyi… Siz en kritik noktaları başka bir tarikata verdiniz…Yetmedi her okulu “İmam Hatip”yaptınız…

Hele şu son 17 senede çok çekti ülkem çok.

Yanlış uygulanan ekonomik ve siyasi politikalar yüzünden ülke kendi kendine yeterken dışa bağımlı hale geldik…Herkes ileri gider biz her dönemde daha geri gitmeye başladık.

Corona da ekmeklerine yağ sürdü.Benim merak ettiğim ne zaman Kurtuluş Savaşı ruhunu yakalayıp,silkinip kendimize geleceğiz…

Ümran Ünlü tarafından

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist... Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum. Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

1 yorum

  1. 12 eylül devrimi??ni yazan yazar çuvallamış..Atatürk devrimci değil büyük lider reforist yenilikçr ve inkilapcidir..apo kan akıtan devrimcidir..atatürk devirip yakmadı kırmadı ihtilal bile yapmadı inkilapçıdır.yazar bunu öğrensin..ezan hakkındaki saçma düşünsesi üzüntü vericidir. kenan evreni anlatırken tc RTE hükümetini tenkit etmesi cehaletinin sonucudur

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.