TÜRKİYE VE NATO

TÜRKİYE VE NATO

Son Akdeniz bölgesi ve Yunanistan gerginliği ister istemez NATO’nun varlığını da sorgulatıyor. Türkiye’de, Yunanistan’da  NATO üyesi, ayrıca Yunanistan’ı destekleyen AB ülkelerİ de NATO üyesi. Gel de işin içinden çık. Aynı pakta mensup iki düşman ülke. İç politikadaki amansız savaş, kavga, enflasyon, pandemi ve kargaşa, kısıtlı ifade özgürlüğü Türk halkına göz açtırmıyor ki, dış ilişkileri düşünebilsin. Daha doğrusu ne olup bitiyor habersiz ve de ilgisiz kalıyor. Hal böyle olunca da Türk dış işleri bağımsız kontluk gibi hareket etme olanağını buluyor. İhtilaflar üzerine oturtulmuş ve bu ihtilaflarla mücadele eden oluşan bir dış politika izleniyor, Türkiye’nin enerjisi heba olup gidiyor.

Türkiye’nin zaaflarından istifade etmek isteyen devletler mevcut durumdan azami şekilde nasıl yararlanır onun hesabını yapıyor. Burada Türkiye’nin Suriye, Mısır, İsrail, Yunanistan ve Rusya ilişkileri ister istemez Türkiye’yi güvenlik, ekonomik, sosyal yönden dar boğaza sokuyor. Sayın R.T. Erdoğan’ı bunaltıyor, sürekli atılımlar yapmak zorunda kalıyor. Bu atılımların isabetli olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Yunanista; ise Türkiye’ye karşı olan devletlerin baskısı sonucunda  Türkiye’yi kendi alanında hapsedilmeye çalışılıyor. Fırsat bu fırsat diyen Yunanistan yapıcılıktan yıkıcılığa yöneltiyor, şımarık çocuk gibi Türkiye’nin başına sorunlar açmaya devam ediyor. Türkiye’nin dış güvenliğini tehlikeye atıyor. Yunanistan’da şunu çok iyi biliyor ki istekleri ve icraatlar yersiz, haksız. Türkiye’nin burnunun dibindeki adaları silahlandırarak, ablukaya alma girişiminde bulunuyor. Bu durumda Türkiye elleri bağlı oturacak değil, karşı atakta bulunuyor. Bazen hiç ilgisiz konuları gündeme getirerek dünyanın dikkatini bölgeye çekmek istiyor.

Akdeniz ve Eğede savaş çıkar mı? Türkiye NATO üyesi olduğu müddetçe bir savaşın çıkması imkansız.  İhtilaflar Türkiye-Yunanistan arasında bir birlerini tahrik etme ve sataşma şeklinde devam eder gider. Günümüz konjüktürü bölgede her hangi bir savaşa zeval vermiyor. Çünkü büyük ülkelerin hepsi Akdeniz’de çıkacak bir savaşın herkese zarar vereceğini görüyor. Bunun bilincindeler. Artık savaşlar ekonomik ve psikolojik düzeyde yapılıyor. İşte bu noktada Yunanistan Türkiye’yi zora sokmak için elinden geleni yapıyor. Müslümanım diyen Arapların bile desteğini alıyor. Türkiye’yi yalnızlaştırmaya çalışıyor. Başarılıda oluyor.

ABD görünürde fiili olarak Ortadoğu’dan çekilmiş gözükse de işin gerçeği hiçte öyle değil. El altından ayrılıkçılara desteğini sürdürüyor. Türkiye’nin Yunanistan ve müttefikleriyle didişmesi Rusya’nın işine yarıyor. Diğer taraftan Çin ise sessiz ve derinden siyasetini yürütüyor.

Türkiye NATO’dan çıkar mı veya çıkarılır mı? En kritik soru bu. Bu konuyu da ileriki yazılarda değineceğim. Umarım deneyimli hariciyecilerimiz, stratejistlerimiz bu konularda ne düşündüklerini ortaya koyarlar. Türkiye’de ki yönetimi ister beğenilsin, ister beğenilmesin, değiştirme olanağı da olmadığına göre en azından fikren ve manevi olarak Türkiye’nin çıkarlarına hizmet etmek zorundalar. Hatalar vardır, tamir edilemez, geri getirilemez. Hatalara bakarak da Türkiye’ye küsülmez. Mevcut yönetim çok dar boğazda özellikle  ekonomi ve dış politikada Türkiye’nin sorunlarına yabancı kalınamaz. Ülke giderse hepimiz gideriz.

Türkiye düşman yaratan değil dost kazanan ülke olmaya her zaman adaydır.

Yayım tarihi
Bahattin Ayhan olarak sınıflandırılmış ile etiketlenmiş

Bahattin Ayhan tarafından

Bahattin Ayhan Araştırmacı Yazar

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.