Kategoriler
Necdet Buluz

Yumurta sektörü çözüm bekliyor…

Başta et ve et ürünlerinde olduğu gibi gıda sektörünün pandemi nedeni ile çok zor günler yaşamaya başladığı görülüyor. Sıkıntı yaşayan sektörlerin içine şimdi de tavukçuluk ve yumurta girdi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yumurta sektörünün zor günler geçirdiğini söylüyor. Sektörün acil çözümler beklediğine de vurgu yapıyor. Gelecekte yaşanabilecek tehlikelerin neler olabileceğini de sıralıyor.

 Bayraktar, 7.4 milyar liralık üretim değerine sahip yumurta sektörünün zor günler yaşadığını ve mutlaka yeni pazarlara ihtiyaç olduğunu da dile getirip “Irak pazarının kapanması, pandemi nedeniyle yaşanan talep düşüşü, döviz kuruna bağlı artış gösteren yem fiyatları başta olmak üzere girdi maliyetlerindeki artışlar ve üretici fiyatlarının maliyetin altında seyretmesi sektörde küçülmeyi de beraberinde getirdi” diyor.

Uzun zamandır kanatlı et ve yumurta üretiminde sıkıntılar yaşandığını biliyoruz. Bir çok üretim tesisi kapılarına kilit vurdu. Bazıları da iflasın eşiğinde. Birçoklarında çalışan sayısı azaltılıyor.

2020 yılı ilk altı aylık dönemi ile bir önceki yılın aynı dönemi kıyaslandığında, yumurtacı tavuk civcivi üretimindeki azalmanın dikkat çektiğini bildiren Bayraktar’ın açıklamaları sektörün giderek dar boğaza sürüklendiği gerçeğini de ortaya koyuyor:

“Yumurtacı tavuk civcivi üretimi için kuluçkaya basılan yumurta sayısı yüzde 21.1 azalarak 108 milyon 799 bin adetten 85 milyon 799 bin adete, üretilen yumurtacı tavuk civcivi sayısı ise yüzde 19.9 azalarak 40 milyon 523 bin adetten 32 milyon 448 bin adete geriledi. Üretilen civciv sayısındaki azalmanın nedeni üreticilerin para kazanamadığı için yeni civciv üretim maliyetine katlanmak istememeleri, ellerindeki tavuğu 80 haftalıkken elden çıkarmak yerine bu süreyi 110-150 haftaya kadar uzatmalarıdır. Bu bir miktar verim düşüşüne neden olacaktır ama birçok üretici zararına üretim yapmaktansa böyle davranmaya mecbur kalmaktadır. Yumurtacı civciv üretiminde küçülmeye gidilmesi ilerleyen dönemde yumurta üretiminde bir miktar azalma yaşanmasına neden olacaktır. Sektörün acilen maliyetleri, pazar taleplerini, iç dinamikleri dikkate alarak ‘referans fiyat’ belirleyebilecek; üretici örgütü, perakendeci, toptancı ve kamunun da içinde olduğu bir oluşuma ihtiyacı vardır. Böylece; hem üretici hem de tüketici korunabilir, iç ve dış pazar planlanabilir, sektöre rekabetçi yapı kazandırılabilir, üretimin sürdürülebilirliği sağlanabilir. 2020 yılı 8 aylık verilere göre yumurta yemi fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18.42 oranında arttı. Yumurta Üreticileri Merkez Birliği verilerine göre; üretici için bir yumurtanın maliyetinin 40-42 kuruş civarında olduğunu görürüz .Yumurtanın maliyeti 40-42 kuruşken, üreticiden çıkış fiyatı 33-35 kuruştur. Üreticinin, yumurta başına yüzde 17 oranında zararı söz konusudur. Buna karşılık marketlerde yumurta, yaklaşık 56 kuruşa tüketiciye satılmaktadır. Yumurtanın üreticiden çıkış fiyatı 42 kuruşun üzerinde olmalı ki, üretim devam edebilsin, üretici para kazanabilsin. Likit yumurta ve yumurta tozu üretim tesisine ihtiyaç duyulmaya başlandı. Günde 750 bin yumurtayı piyasadan çekecek, pazarı rahatlatacak bir tesisin kurulumu sağlanmalıdır. B u tesisle arz fazlası yumurta, piyasa fiyatları referans fiyat seviyelerine gelene kadar çekilir, piyasadan çekilerek likit hale dönüştürülenler 45 güne kadar, toz haline dönüştürülenler ise 1.5 yıl saklanabilir. Likit ve toz haline getirilen ürünler gerektiğinde iç pazara veya uzak dış pazarlara satılabilir. Bunun yan sıra taze olarak tüketilmesi yasak olan ‘B Sınıfı’ yani kirli ve kırık yumurtalar da bu tesiste değerlendirilebilir.”

Irak pazarının kapanması hiç kuşkusuz önemlidir. Ancak, Irak da kendi yumurtasını üretmeye başladı. Artık Türk yumurtasına ihtiyaç duymayacak konuma geliyor.

Irak’ın toplam yumurta ihracatındaki payı 2016 yılında yüzde 86.8, 2017 yılında yüzde 90.2, 2018 yılında yüzde 81.7, 2019 yılında yüzde 44.6 iken 2020 yılında bu ülkenin ithalatı yasaklamasıyla birlikte sıfıra indi.

Irak kendi içinde büyük kümesler kuruyor, yaptıkları bu yatırımlarla da ithalata son vermeyi planlıyor. Bu pazarın yakın gelecekte eski haline gelmesi mümkün görünmüyor. Sektör kapanan Irak pazarının yarasını körfez ülkeleri ile sarmaya çalışsa da karşılarına yüksek maliyet faktörü çıkıyor.

Özetleyelim.

Türkiye ihracat kapılarının kapanmaya başlaması ile yeni pazarlar bulmak ve yönelmek durumunda. Kanatlı et üretimi ile yumurtada yaşanan krizin önlenmesi önemlidir.

Bir de şu var:

Eğer kriz sürer, üretim düşerse kanatlı et ve yumurta fiyatlarında da artışların olacağını şimdiden söyleyelim.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.