Kategoriler
Ahmet K. Aytar

SURİYE’ DE DURUM// Ahmet Kılıçaslan Aytar


Suriye 2011’de başlayan iç savaşın ardından,
19 Temmuz Pazar günü üçüncü kez parlamento (Halk Konseyi) seçimlerini yaptı.

*
250 sandalyeli konsey için İdlib kent merkezi hariç,
Ülke genelinde 7 bin 331 oy kullanma noktası kuruldu ve 1658 aday yarıştı.
Savaş döneminde milyonlarca insan ülke içinde yer değiştirdiği için,
Her kentte diğer kentlerin adayları için sandıklar oluşturuldu…

*
İç savaşta tüm boyutlarıyla büyük bir  insanlık dramı yaşandı.
Ülke tarımdan alt yapıya kadar büyük ölçüde hasar gördü.
Şimdi çok derin bir ekonomik kriz yaşanıyor…

*
ABD’ nin Haziran’da uygulamaya koyduğu Sezar Yaptırım Paketi’nin,
Ülkedeki yansımaları acil çözüm bekleyen bir sorundur.
Yanıt bekleyen en önemli sorulardan biri de,
Birlikte yaşamın mümkün olup olmadığıdır.  

*
Bu yüzden Nisan’da yapılması gereken ancak COVİD-19 salgını nedeniyle ertelenen,
Seçim “Suriye tarihinin en kritik seçimi” olarak tanımlanıyor…

*
Seçim sonucunda yeni Halk Konseyi’nin bileşimini;
İktidardaki Arap Sosyalist Rönesans Partisi’nin ( BAAS) Ulusal Birlik bloğundan 184,
Ve bağımsız seçilen 66 milletvekili oluşturdu.

*
Halk Konseyi’nin yeni kompozisyonu;
İlk bakışta yılların iktidarı BAAS partisinin doğal olarak mutlak çoğunluğu aldığını,
Ancak yeni kompozisyonda bireylerin seçiminin;
Mevcut durumun ötesinde bir siyasi  çeşitlenmeye yol açtığını gösteriyor…

*
Suriye Arap Cumhuriyeti’nde ekonomik durum,
Irak ve Lübnan’da olduğu gibi,
Şu anda en önemli sorunu oluşturuyor.

*
Bu yüzden Halk Konseyi’nde,
Suriye’de hayatı etkileyen, ABD Sezar Yaptırım Paketi’ne karşı duracak,
Ekonominin gelişiminde gerçek  pozitif rol oynayabilecek kişilere öncelik verildi…

*
Halk Konseyi’nin bir çok yeni üyesi,
Şam’ın üretime ağırlık verecek,
Yakın gelecekte tarımın güçlü bir şekilde gelişmesine önderlik yapacak kişilerden oluştu.

*
Tabii ki, BAAS Partisi kilit kişilerin atanmasında rol oynadı.
Ancak  bakanlık pozisyonları da dahil olmak üzere güçlü kişileri aday göstermenin amaçlandığı açıktır.
Bakanlıkların yapılandırılması ve daha somut  sonuçlar alınmasına önem veriliyor.
Atamaların politik olsa bile teknokratlardan oluşması bekleniyor.
Böylece  Suriye başta tarımı sonra sanayiyi geliştirmek için yoğun çaba göstermeye hazırlanıyor…

*
Bu noktada, ABD’nin Suriye’ye destek veren Rusya ile ilgili stratejisi;
“ABD’nin amacı Rusya’yı Suriye’deki üsleri de dahil olmak üzere doğu Akdeniz’den çıkarmak mıdır”
Sorusu gündeme geliyor.

*
Hayır!
ABD’nin Orta Doğu süreci İsrail arabuluculuğunda,
Rusya ile ortak menfaat alanlarının bulunması:
Birlikte çalışma kabiliyetini test etme alanı olarak Suriye’nin seçilmesi:
Dünyayı tehdit eden İslamcı Cihad terör örgütlerinin birlikte yenilmesi,
Stratejisine dayanıyor…

*
Nitekim, Rusya ve ABD ordusu Suriye’de yerleşik davranış kurallarına uyuyor.
Çarşamba günü, Uluslararası Terörle Mücadele Koalisyonu’nun Komutan Yardımcısı ABD’li General K.Ekman,
“Rus ve Amerikan ordusu arasındaki profesyonel vaka nadirdir.
Genel olarak protokollere, konvoylarımız arasındaki taktik düzeyde etkileşim kurallarına uyarız.
Kontaklar çok sıktır, bu hem yerdeki hem de havadaki etkileşim için geçerlidir.
Güçlerimiz birbirine yakın çalışmaya alışkındır.
Buradaki amaç çatışma ve sürprizlerden kaçınmaktır “dedi.

*
Bir süre önce Mısır, Libya iç savaşına  müdahale edeceğini ilan ettiğinde;
Suriye, Kahire’ye gönülden destek verdi…
Henüz iç savaşı kısmen devam eden Suriye’nin,
Başka bir yerde benzer bir müdahaleyi bu kadar heyecanla desteklemesi,
Hem Suriye hem de Libya iç savaşlarının başlangıcından bu yana var olan bir örüntüye uyuyor…  

*
Bir zamanlar Suriye’de, devrilen Libya’nın  etkileri yankılanırken,
Bugünlerde Suriye’nin savaşı Libya’da sonuçlar doğuruyor!…

*
Libya savaşının Suriye’yi etkilemesinin en önemli göstergesi,
Bazı muhalif aktörlere ilk etapta silahlanmaları konusunda ilham vermesiydi.

*
Suriye’de ayaklanma Mart 2011’de başladığında,
Beşar Esad’a karşı muhalefet hareketi bilinçli olarak barışçıydı.
Tunus ve Mısır’daki Müslüman Kardeşlerin başarılı kansız devrimleri örnekliyordu…

*
Ancak Esad  karşılık verince,
İnsanlar silahlı isyancıların Muammer Kaddafi’yi devirdiği Libya devrim modeline baktılar.
Mart 2012′ de muhalif  Suriye Ulusal Konseyi silahlı stratejiyi onayladı.
Zaten Libya’lı Müslüman Kardeşler, Suriyeli isyancıların silah ve finans kaynağı olmuştu!

*
Düzenli olarak Libya’dan Türkiye üzerinden Suriye’nin isyancılarına silah tedarik edildi.
Katar, Müslüman Kardeşlerin Kaddafi’ye karşı emellerini desteklemedeki başarısından,
Suriye ile ilgili ilham aldı…

*
En nihayet Türkiye ve Katar tarafından teşvik edilen,
2011-12’deki Müslüman Kardeşler ideolojisindeki Suriye isyancılarının stratejisi;
Kaçınılmaz batı müdahalesine kadar toprak almaya ve yeterince uzun süre dayanmaya yönelikti.
Bu yüzden Suriye ve sonra Libya’da Müslüman Kardeşler’e bir yurt oluşturulması savaşı başladı.

*
Bugün Ankara ve Moskova, Suriye ve Libya’da karşı tarafları destekliyor.
Rusya Müslüman Kardeşler İslamcı terörünün ve amaçlarının açık düşmanıdır!
Türkiye ise Müslüman Kardeşlerin ülkesi durumundadır.
Diğer bir Suriye bağlayıcısı da,
Türkiye’nin Müslüman Kardeşler taraftarı isyancı Suriyelileri Libya’da savaşmak için kullanmasıdır.

*
Mart’ta Türkiye’nin Suriye Idlib’deki Rusya ve Esad’a  yenilgisinin ardından,
Ankara,  Trablus’taki hükümete verdiği destekte büyük bir artış kaydetti.
Şimdilerde hem Suriye hem de Libya sorunu Türkiye- Rusya arasında sıkça tartışılıyor.

*
Ankara ve Moskova ilişkilerinde,
Suriye ve Libya’nın  mevcut sınırları içerisinde bölünmez birer ülke olması,
Ülkelerin geleceğini Suriye ve Libya halkının belirlemesi konusunda stratejik fikir birliği devam ediyor.

*
Rusya ve Türkiye’nin, İran ile  birlikte,
Suriye’de istikrar sürecinin temel prensiplerini belirleyen Astana formatı işliyor.

*
Türkiye ve Rusya; Libya’da uzun süreli ve sürdürülebilir ateşkes için gereken koşulların oluşturulması amacıyla,
Libyalı taraflara nüfuz edilmesi de dahil olmak üzere ortak çabalara devam edileceği,
BM’nin koordinasyonunda Libyalı taraflar arasındaki siyasi diyaloğun teşvik edilmesine katkı sunulacağı,
Libya Ortak Çalışma Grubu kurulması konularında anlaşmış bulunuyor.

*
Peki ama ABD ve Rusya’nın İsrail aracılığıyla ortaklaştığı,
Dünyanın en önemli tehdit unsurlarından biri olan,
Müslüman Kardeşler gibi Cihad terör örgütlerinin birlikte yenilmesi hedefi ne oluyor?

*
Bu hedefin tutturulmasının,
Hem COVİD-19 salgını hem de ABD seçimleri nedeniyle beklemede olduğu anlaşılıyor…  
Çünkü ABD ve Çin gerginliği de yükseliyor!

*
Ama FETÖ terör örgütünden sonra,
Müslüman Kardeşler mensuplarının da,
Erdoğan vasıtasıyla devletin tüm kurumlarını ele geçirdiği,
Şu sıralarda Türkiye Cumhuriyeti  ekonomisi  hızla çöküyor…

25. 7. 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.