Kategoriler
Kültür/Sanat

TARİHİ BİR YALAN: ZSA ZSA GABOR-ATATÜRK İLİŞKİSİ

“Açılan büyük bir kapının ardından içeriye girdim.Heyecandan kalbim deli gibi çarpıyordu.Mermer taşla döşenmiş yoldan geçerek bahçe içindeki eve doğru yöneldim. Çok büyük bir zeytin ağacı evin girişini gölgeliyordu. Hipnotize olmuştum. Üst kata çıktım. Atatürk el işlemesi geniş bir gürgen koltuğa oturmuştu. Arkası bana dönüktü. Yanındaki masa üzerinde duran nargilesini içiyordu.

Kemal Atatürk, Tanrı’nın insanlığa ender gönderdiği bir kurtarıcı, politika ustası ve korkusuz bir savaşçıydı. O yarı insan yarı tanrıydı. Orta yaş döneminde dahi Atatürk’ün seks aktiviteleri yakın çevresi tarafından biliniyordu. Bakırımsı kırmızı renkli kadife koltuğa- yanına- oturmamı söyledi.Büyülenmişcesine Atatürk’ün emrini yerine getirdim.Nargilesinin hortucunu bana doğru uzattı ve içmemi söyledi.Dumanı içime çektim.Diğer elinde tuttuğu rakıyı yudumlayarak içtim.
Atatürk ile beraberliğimin bundan sonrasını ilk defa açıklıyorum. Dans eden dansözlerin odadan çıkmalarını istedi.İkimiz baş başa kalmıştık. Henüz 15 yaşındaydım. Çocuk denecek kadar genç sayılırdım. Atatürk 56 yaşında olgun bir erkekti. Buna rağmen ürküntü duymuyordum.
Rakının verdiği sarhoşlukla olsa gerek kendimi rüyada hissediyordum. Atatürk’e bekaretimi verdim. Atatürk benim ilk erkeğimdi. Şeytani bir çekicilikle, benimle deliler gibi sevişti. O, genç bir kadının nasıl mutlu edileceğini çok iyi biliyordu. Atatürk, aklıma her geldiğinde O’nun tüm kadınları doyuma ulaştıracak gücü olduğunu düşünürüm. Atatürk, profesyonelce sevişen bir tanrı, bir kraldı.’

Macar asıllı ABD’li oyuncu Zsa Zsa Gabor’un bazı Türk araştırmacıları tarafından kullanılan ve kendisi tarafından yazıldığı bile fazlasıyla şüpheli olan bu iddialarının sahte olduğunu anlamak işten bile değil. Ancak biz Atamıza yönelik böyle çirkin yakıştırmaların ve gerçek dışı iddiaların genç zihinleri bulandırmasını engellemeyi görev biliriz.

ZSA ZSA GABOR 1937’DE 15 YAŞINDA DEĞİLDİ

Gabor bir erotik hikaye tadında yazdığı anısında Atatürk’ün 56 yaşında kendisininse 15 yaşında olduğunu iddia etmektedir. Oysa Atatürk’ün 1881’de doğduğu düşünülünce söz konusunu olayın 1937 yılında geçtiği ortaya çıkacaktır. Zsa Zsa Gabor 6 Şubat 1917’de dünyaya geldiğine göre, 1937 yılında 15 yaşında olmasının imkânı yoktur.
İddianın ne kadar mantık dışı olduğunu ortaya koyan ilk gerçek budur.

ZSA ZSA GABOR NASIL BAKİRE OLABİLİYOR?
Gabor, 1937’de bir Türk yüksek mimar olan Burhan Asaf Belge ile evlenerek Türkiye’ye gelmişti. Gabor’un Atatürk’le tanışmadan önce Belge ile ilişkiye girmemiş olması, özellikle geleneksel Türk toplumu düşünülünce imkansızdır.
ATATÜRK 1937’DE HASTAYDI
1937’de Atatürk’ün sağlığı birden bire bozulmuş ve bir daha düzelmemişti. Bu dönemde bu kadar sağlıklı bir şekilde, bu kadar zinde bir ilişkiye girebileceğini düşünmek de hayalcilikten kaynaklanmaktadır. Ayrıca anlatılanlardan yola çıkacak olursak, Atatürk bir padişah hayatı sürmüş idi. Bunun da Atatürk hakkında yazılan ciltlerle anı incelendiğinde, yalnızca art niyetli bir iddia olduğunu anlıyoruz.
Sonuç olarak, Türk toplumunun ahlaki ve dini değerlerinden yola çıkarak, onu yönlendirmek isteyen birtakım art niyetli kişiler, Atatürk’le yakınlaşması ihtimali olmuş bu kadının ağzından Atatürk’ün ahlaksız bir kişi olduğu iddiasını dile getirmişlerdir. Eğer bu iddialar bizzat Gabor’a ait ise, bu da Gabor’un 93 yaşında olmasının beraberinde getirdiği birtakım hülyalardan kaynaklanmaktadır.

BEHİÇ ANIL EKİM
İLK KURŞUN

“TARİHİ BİR YALAN: ZSA ZSA GABOR-ATATÜRK İLİŞKİSİ” için 15 yanıt

Çoluk-çocuk gördüm diyor. Televizyonda görmüşmüş. İçiniz dışınız hainlik ve fesatlıkla dolu.
Anonim!
Anandır o anan. Söylemesi ayıptır, dedem çapkındı. Biraz yüzü andırırdı dünya liderini. 15 yaşındaki anandır dedemle olan!

Bu yaziyi bir kac seneden beri okudum.

Normal bir insan zaten böyle masallara inanmaz. Ama inanmak icin hödük olmak lazim.

Haberi verenler, ya sözde Atatürk taraftarlarina yaltaklik etmek istiyorlar veya Atatürk’ü asagilamak icin propaganda yapiyorlar. Inanmak icin insanin hödük, salak, ahmak olmasi icin.

Zsa Zsa Gabor, yanliz cazip, güzel olmakla kalmayip, ayni zamanda iyi bir san’atkardida.

Lusanne muahedesini tenkit edenler, neden o 24 temmuz 1923 Sali günü acikca konusmadilarda 97 sonra mi akillari baslarina geldi? Cep telefonlarinin pili mi bitmisti? Sarj etmeyi mi unuttular?

Tarihte ilk defa Bati Dogu’nun karsisinda basini egmistir.

Biz Lausanne’da Kanuni zamanindan beri yavas yavas verilen milli, hukuki, siyasi, ticari haklarimizi geri aldik. Hemde dislerini söke söke aldik.

Önce adam gibi araştır. Vesikası bile var Kamal paşanın doğum tarihi bile hayatındaki herşey gibi yalan. 1876 doğumlu olduğunun vesikası var. Hesap gayet de doğru. Kaldı ki 15 yaşında evlilik diye bir şey o tarihte Türkiyede yada başka ülkede nerde resmi evlilik var?
İşinize gelmeyince hayal,rüya,uydurma di mi? Bir tane delil sunamıyorsunuz anca reddedip geçiyorsunuz. Herseyiniz yalan! ATANIZDA siz de layık olduğunuzu zamanı gelince bulacaksanız.

Paşamın zaten evlatlık aldığı birsürü gözdesi var idi bu hususta mahir olduğunu 5816 yı tınlamayanlar yazmıştır sonrada yurtdışına okumaya gönderirmiş

Yani adamı kurtarmak için söylemeyeceğiniz yalan yok.Zsa Gabor bir Yahudi kızıdır ve ajan görevi yapmıştır.Üstelik yaşıyla kağıt üzerinde oynandığını da başka konular arasında anlatmıştır.Latife Hanımda onun pis ilişkilerini görünce boşanmıştır.Üstelik adam zaten dinsiz neden bir ahlâkı olsun ki ? Bırakın nasıl yaşadıysa onu cesurca söyleyin.Halt etmiştir deyiverin…Sevginiz gözünüzü kör aklınızı iptal etmiş.

hiç tanımadığın adamları dinsiz, ahlaksız yapacak ahlakını tikeyim senin

5 yaşındaki Ülkü kızına bira fabrikası gezdirip bira içirirken gurula poz veren bir şahsın ahlaklı olduğuna dair savunuculuk yapmaya hayâ bile etmeyenler var.

9 yaşında kadınları eş olarak alanlara söyleyecek bir şeyin var mı Mahmut?

BAYBURTLU RUMUZU KULLANAN ARKADAŞIM LÜTFEN SEN OKU
Rumuzun Bayburlu ve belli ki Bayburt doğumlusun. Yorumunu okuyuncada senin Bayburt Hard’ (Aydıntepe) nahiyesinden olduğun anlaşılıyor.
Muhtemelen Şeyh Eşrefin gayrimeşru piç torunlarından birisin.
Muhtemel deden Şeyh Eşref kimdi?
Şeyh Eşref Hard’da namussuzlukları ile ünlü bir Cumhuriyet düşmanıydı. İngiliz casusu, Yunan dostuydu. Bu günkü üfürükçü hocalar gibi bir çok kadının ırzına geçerek onları hamile bıraktı. (Ürünlerinden birinin sen olduğu kesin gibi) Halkı ayaklandırarak bir sürü insanın ölümüne sebebiyet verdi. Evine isabet eden bir top mermisi ile geberdi. Enkaz temizlenirken bir erkekle uygunsuz vaziyette olduğu görüldü.
Demem odur ki;
Tam dedene layık bir torun olabilirsin
Not: Atatürk Cumhuriyetcisi vatansever Bayburtlu vatandaşlarımı tenzih ediyorum

Atatürkü aklamaya çalışsalarda.beceremezler bu kadın yakın tarihde öldü.kadın diyor ki 15 yaşındaydım.atatürk 56 yaşındaydı.
onunla resmi evlilik yapan sadece yabancı olduğu için ancak evlilik olursa türkiye ye girebilir diye evlenmiş.ama gerçekte evlenmemiş.baba gibi davranmış.
genel evlerini kim açtı?.
namus savunuculuğu yapamazsınız.
kamal benim atam değildir.
o yunanlıların atasıdır.

Ataturk te suç yok bence, anlattığına göre kadin zaten o olayı kafaya koyup gitmiş ve kendi isteği ile yapmış, Ataturkte türklüğü göstermiş olayda, eger olay dogruysa, biz turklerin orta asyadan bugune kadar en buyuk zaafimiz, güzel kadin oldumu dayanamiyoruz. Biliyorum ki burada Ataturku suclayan yorumlar yazanlarında basina boyle bir olay gelse hic biri olaya geri durmazdı ama Ataturk yapmış diye anasını belliyorlar. Olay iki kisi arasinda gecen sahsi bir olay devlete hainlikle, devleti satmakla ilgili bir olayda değil. Bazı kişiler bugün iyi bir müslüman olamamalarının suçunu Ataturke atıyorlar yarın ölünce sorguya cekildiginizde orada da dersiniz bizim bir atamız vardı onun yaptıkları yuzunden biz namazımızı tam kılamadık, cumamiza gidemedik, insanlara iyilikte bulunamadik, hacca gidemedik falan dersiniz belki o zaman der rabbimde bunun suçu yokmuş tüm suç atanınmış der sizide eger sucunuz varsa affeder cennete koyar rabbim. Sizin ak mi kara mi olduğunuz orada belli olur. Siz nasıl karar veriyorsunuz Ataturkun veya baskasiniz imanli olup olmadigina bu kararı verecek olan bir tek Allah’tır. Ataturkun yaptıklarını burada tartismaya gerek yok Abdulhamitti donemin sartlari itibariyla başarılı kabul edenler Ataturku neden dönemin şartları ile değerlendirmezler anlamis değilim. Ayrıca ta Osmanlida Kanuni doneminden, Vahdettine kadar gelen ve dis etkilerin fazlasi ile devletin çöküşünde etkili olduğu süreçte bir cok padişah bu çöküşü engelleyemimistir buda şunu gosteriyor ki sorun kaptanda değil gemidedir. Mukemmel Osmanlı dedigimiz Osman beyden Kanuniye kadar gelen kısım sonrasinda artik devlet duzeni yavaş yavaş bozuldu. Her yaşayan sey kendini yenileyemezse ölür, ağaçta ölür, insanda ölür, devlette ölür. Ölen bir seyin yerine de yenisi doğar veya dikilir bu yüzdende ölen bir Osmanlının yerine, yeni dönemin şartlarına uyan bir devlet kurmak gerekiyordu Ataturk ve arkadaslarida bunu yapmıştır. Eger monarşi ile yonetilen bir devlet olsaydik Irakin Suriyenin karşılaştığı durum ile bizde karsilasip suan perisan halde olabilirdik. Suan ki halkimizdaki dini anlamda bozulmamin sebebi Ataturk donemine baglamakta yanlış, o donemde tekke ve medreseler kapatilmistir ve ilerlemeci bir eğitime geçilmiştir, o donemde yeni açılan okullarin ders programlarina bakıldığında Kuran eğitimi din ahlak eğitimi vardir ve bu egitimler devam etmiştir. Ilerlemeci egitimle de ogrenci dinleyen degil yapan arastiran gelistiren bir egitim anlayisina gecilmistir ki bu sistem 1940lar esasici ( ogretmen aktif, ogrenci bilgilerin dogrulugunu yanlisligini sorgulayan degil direk kabul eden arastirmayan sorunlara cozum uretmeyen yapida) egitimle degistirilmis ve tekrar 2005 bu yana da tekrar ilerlemeci egitime gecilmistir. Şuan bu konuları tartisanlar cogumuz esasici egitimle yetismis insanlarız o yuzden de iyi veya kotu bir bilgi olsun hemen doğruluğuna inaniyoruz ve savunmaya geciyoruz. Biz ogretmeni hocayi herseyi bilen dogruyu soyleyen bildik boylede devam ediyoruz cunku boyle yetistirdi esasici egitim bizi. Esasici egitimde bir olayda direk sonuca bakilir bizde de ayni suan. Adam bir isi yapmissa neden yapmis o donem nasilmis buna yapmasina neden neymis bakmiyoruz ornek Ataturk hocaları asmis dendimi tamam Ataturk din dusmani diye bakiyoruz, neden asilmis bu asilarin amaclari neymis neyi yapmaya calismislar bakmiyoruz. Gunumuzde Fetö ornegi ortada adam hoca 2010larda ne mubarek adamdi şimdi terörist oldu simdiki Akp yönetimine diyebilirmiyiz ki din düşmanı bunlar hocaları terorist ilan etti diye hayir diyemeyiz cunku fetonun yaptiklari ortada biliyoruz gordukte, iste Ataturk donemi deki hocalarinda yaptıklarıni arastirmak lazim şartları degerlendirmek lazim, Istiklal mahkemelerin neden kuruldugunu basinda kimlerin oldugunu o donemde yapilan yargılamaların bugun ki gibi yillarca suremeyecegini cabuk karar verilmesi gerekliligi, delil toplama konusunun bugunki gibi teknolojik olmadigi ve bolgedeki kisilerin sahitligi ile oldugu goz onunde bulundurmak lazım.. Tum bunlara bakildiginda dinimizin bize emrettigi gibi okumak lazim herzaman, birilerinin sozlerine inanıp is yapmamak lazim, dogruyu kendimiz bulmamiz lazım, Bir kişinin din iman konusunda da hükmü Allah’a bırakmak lazım hükmü verecek olan O’dur bu konuda da bir sürü hikayeler vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.