Kategoriler
Ekonomi

Albayrak’ın yabancıyla toplantısında ne oldu: Yandaş ve muhaliften iki ayrı yorum

Albayrak’ın yabancıyla toplantısında ne oldu: Yandaş ve muhaliften iki ayrı yorum

Türkiye lirası, perşembe günü tüm zamanların rekorunu kırarak dolar karşısında en düşük seviyeyi gördü.

Brunson krizinin yaşandığı Ağustos 2018’de görülen 7,24 seviyesini geçen dolar/TL, 7,26’yi aştı.

Hükümet, Anadolu Ajansı eliyle düşmanı buldu ve ekonomiye saldırı tezini sosyal medyada dolaşıma soktu. Burada da Londra’daki yatırımcılar suçlu ilan edildi.

Oysa ki, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, yabancı yatırımcılara “Türkiye’nin yeterli döviz rezervi vardır. Kesinlikle serbest piyasadan vazgeçmeyeceği sermaye kontrolü yoktur, olmayacaktır” telkininde bulunuyordu.

Piyasalara bir darbe de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) gelince yabancının güveni tamamen kırılmış oldu. Zira BDDK, Türk bankalarına TL yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmediği iddiasıyla BNP Paribas SA, Citibank NA, UBS AG’ye işlem yasağı getirdi.

Hükümetin medyadaki kurumsal yüzü olarak bilinen Sabah gazetesinin ekonomi yazarı Dilek Güngör, “kur operasyonu” olarak nitelendirdiği olayın perde arkasına ilişkin bazı iddialar sıraladı ve isim isim yabancı bankaları hedef gösterdi.

Sosyal medyada ise 6 Mayıs 2020’de Hazine Bakanlığı’nda gerçekleşen toplantının, dövizde “dananın kuyruğunu koparan” toplantı olduğu ileri sürüldü.

Toplantıya Hazine bürokratları, Bakan Albayrak ve yardımcıları ve yabancı bankaların Türkiye temsilcileri katılmıştı.

160 milyar doları aşkın dış borcu olan Türkiye’nin, koronavirüs krizi ile birlikte sıcak paraya ihtiyacı olduğu aylardır yazılıp çiziliyor. Öyle ki, Amerikan Merkez Bankası Fed’in kapısına gidip swap hattına dahil olma isteği de bunu açıkça ortaya koyuyordu.

İşte 6 Mayıs’taki toplantının asıl amacının da, vadesi gelen ve gelecek borçların ertelenmesi ve yeniden yapılandırılması konusunda bankaları ikna etme olduğu belirtiliyor.

ekonomitıkırında@Ekonomitikirind

1- DANANIN KUYRUĞUNU KOPARAN TOPLANTI
Tarih 6 Mayıs 2020
Yer : Hazine Bakanlığı
Katılanlar: Hazine Burokratları & Damat Berat Bey & Bakan Yardımcıları & Yabancı Bankaların Turkiye Temsilcileri
Konu : 2020 de Vadeli borçların ödeme programı ve Yabancıların döviz alımları

170

Twitter Reklamları’na ilişkin bilgiler ve gizlilik

“Ekonomitıkırında” adlı Twitter hesabından yapılan paylaşımlarda, şu iddialar sıralanıyor:

“Toplantıda yabancı bankalar vadesi gelen ve 2020 yılında ödenmesi gereken ve 175 milyar doları bulan Hazine borçları ve Hazinenin ödeme garantisi verdiği havalimanı, köprü, otoyol, hastane özel yatırımcılarının borçlarını tek tek açıklarlar ve nasıl ödeneceğini sorarlar.

Damat Bey, dünyanın içinde olduğu Covid-19 pandemisi dolayısıyla Türkiye’nin bu borçları ödeme imkanının olmadığını, yabancı bankalar ve yatırımcıların kendilerine yeni bir ödeme sunması yapması ve kolaylık göstermesini ister.

Bankalar kendileri böyle bir plan önerisi beklediklerini söylerken, Damat bey ikinci bombayı patlatır: Eğer bu iyileştirme yapılmazsa Türkiye’nin bu borçları asla ödemeyeceğini, bu durumun da bankaların durumunu kötüleştireceğini söyler gülerek.”

Söz konusu hesabın iddiasına göre toplantıda banka temsilcileri adına söz alan büyük İngiliz bankalarından biri, bu tehdide boyun eğmeyeceklerini, kendilerinin Türkiye ödeme yapmasa da biraz zararla bu ödemeleri sineye çekeceklerini, ama Türkiye’nin Avrupa ve dünyada yatırım yapılamayacak ülke ilan edileceğini ifade etmiş.

Bunun üzerine Albayrak da, bankaların kendi ülke hazinelerini ve banka yönetimlerini Turkiye ile swap anlaşması yapmaya ikna etmelerini isteyerek, aksi takdirde bankaların Türkiye’de çalışma şartlarını zorlaştıracakları tehdidinde bulunmuş.

İddiaya göre Albayrak, gergin geçen toplantıda bir anlaşma sağlanamayınca perşembe öğle saatlerine kadar süre verip toplantıyı terk ediyor ve perşembe günü de kur krizi patlıyor. Akabinde de BDDK’nin yabancı bankalara swap yasağı hamlesi…

Haberin başında bahsini açtığımız Sabah yazarı Dilek Güngör’ün iddialarına tekrar dönecek olursak, bazı uluslararası ve yerli şirketlerin paravan olarak kullanıldığı öne sürülüyor:

“Birinci yol, Londralı bankalar, Türk bankalarından TL kredi kullanıyor. Sonra bu TL’yi muhabir bankalar kanalıyla Londra’ya taşıyıp orada dövize dönüyor, böylece TL’nin değer kaybetmesine neden oluyor.

İkinci yol, TL’ye erişmekte zorlandıklarında, Türkiye’de iş yapan bazı uluslararası gıda, tütün ve ilaç şirketlerini paravan olarak kullanıyorlar.

Onların Türk bankalarından aldıkları kredileri veya türev ürünler ile elde ettikleri TL’ yi Londra’ya taşıyorlar. Hatta Türkiye’de yerleşik bazı yabancı şirketlerin de bu oyunun parçası olduğu değerlendiriliyor.

Örneğin, uluslararası bir gıda şirketi… Adı sanı belli. Dünyanın kartellerinden…

Hatta şöyle söyleyeyim, kendi ülkesinde siyasilere bile yön veren bir firma… Türkiye’de de tesisleri var. Bu şirket, ismini söylemeyeceğim bir Türk bankasından yüklü miktarda TL krediyi çekiyor.

Sonra onu Londra’daki bankaya taşıyor.

Ya da finans baronları ve buradaki uzantıları (!) bir firmanın dolar hesabını TL’ye çevirtip, Londra’da mevduat hesabı açtırıyorlar.

Para, Türk bankasının Londra’daki şubesine aktarılıyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.