Kategoriler
Prof. Dr. Rıdvan Karluk

Rusya’ya Güven Olmaz: 167 ve 76 Yıl Öncesi Unutulursa Hata Yapılır

Yarın Moskova’da Rusya ile önemli  bir toplantıda  gerçekleştirilecektir. Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Üstad Leonardo ustanın ifadesiyle “anyone who conducts an argument by appealing to authority is not using his intelligence, he is just using his memory”  dir. Bu sebeple geçmişi hatırlamakta yarar vardır.

Rus Çarı 1’nci Nikolay’ın St. Petersburg’da 9 Ocak 1853 tarihinde söylediği “Kollarımız arasında hasta, ağır hasta bir adam var” ifadesindeki hasta adam, Osmanlı Devleti’dir: “As early as 1853, Tsar Nicholas of Russia said to the British envoy in St.Petersburg, Sir George Hamilton: “We have on our hands a sick man, a very sick man. It will be, I tell you frankly, a great misfortune if, one of these days, he should slip away from us before all necessary arrangements were made.” (http://www.turkeyswar.com/prelude/sickman/) Terim ilk defa 12 Mayıs 1864 tarihinde The New York Times’te yer almıştır. (March 4, 1979, Section E, Page 3)

Suriye’de  Türk askerlerine yönelik hain saldırıda  34 askerimizin şehit olduğu haberlerinden  sonra  Rusya’nın, ‘Türk askerlerini biz vurmadık’ açıklamasına ben inanmıyorum. Çünkü, saldırıyı manşetine taşıyan İngiliz The Guardian gazetesi saldırının Rus uçakları tarafından yapıldığını iddia etmiştir.

Gazetenin haberi  şöyledir: “Suriye’nin İdlib eyaletindeki hava saldırısında düzinelerce Türk askeri, ülkenin son muhalefet kalesinin kontrolündeki savaşta dramatik bir artışla öldürüldü. Türk yetkililer, Perşembe gecesi saldırıda askeri personelinin en az 33’nün öldürüldüğünü ve 30’dan fazla kişinin de yaralandığını  açıkladı…Türk yetkililer Suriye rejimini saldırı için suçladı, ancak İdlib’deki çeşitli kaynaklar, Suriye’ye yardımcı olan Rus hava kuvvetleri tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü. Rusya Savunma Bakanlığı Cuma günü yaptığı açıklamada, uçakların görevi gerçekleştirdiğini ancak Türk birliklerinin İdlib bölgesinde bulunmaması gerektiğini  açıklamıştır.” (https://www.theguardian.com/world/2020/feb/27/dozens-of-turkish-soldiers-killed-in-strike-in-idlib-in-syria-reports-say)

Rusya tarafından  yapılan açıklamada Türkiye’nin Soçi mutabakatını ihlal ettiği öne sürülürken, Rus  medyasının  Türkiye’nin şehit edilen iki asker için intikam hazırlığında olduğu iddiasıyla Türk askerine yapılan saldırıya karşı zemin hazırlama çabası dikkat çekmiştir. Bakan Hulusi Akar,  menfur saldırının ardından İdlib‘e Bahar Kalkanı Harekatı‘nın başladığını açıklamış, “27 Şubat’ta İdlib’deki menfur saldırıyı müteakip başlatılan Bahar Kalkanı Harekatı başarıyla sürdürülmektedir” demiştir.

Şimdi, biraz hafızalarımızı tazelemenin tam zamanıdır. “Hafıza-i beşer nisyan ile malul” olmasın.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ukrayna ziyaretinde Kırım’ın ilhakını gündeme taşıyarak  “Türkiye olarak Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımadığımızın altını çizmek istiyorum” demiştir. Bu açıklamayı Rusya not etmiştir.

Kırım Tatar Milli Meclisi  ve Dünya Kırım Tatar Kongresi  Başkanı Refat Çubarov’un  sosyal medya üzerinden   “Dünya şiddete ve işgale karşı onur yürüyüşüne katılacak tüm dünyadaki insan hakları savunucuları, Ukrayna’nın ana kısmından Rusya tarafından işgal edilen Kırım’a yürüyüş yapacak” açıklamasını Rusya  not etmiştir.  (https://www.turanhaberajansi.org/haber/1135/cubarovun-kirima-yuruyus-duzenleme-anonsu-isgalci-ve-isbirlikcilerde-panik-yaratti.html)

ABD’de  Türk-Amerikan toplumunu temsil eden sivil toplum örgütlerinin bir araya geldiği çatı kuruluşların  şehit edilen Türk askerleri için ortak bir açıklama yaptığını Rusya not etmiştir.

Amerikan – İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) Başkanı Nihad Awad’ın “Esed rejiminin katliamlarına destek olan Rusya’nın da en az Esed rejimi kadar suçlu olduğunu  açıklamıştır.” Bu açıklamayı Rusya not etmiştir.

Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının  Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin 6. yıl dönümü  sebebiyle  29 Şubat 2020  günü Ankara Ulus meydanında protesto mitinginde “Türkiye Kırım’a Ses Ver” sloganıyla gerçekleşen mitingini  Rusya not etmiştir.

Şefika Gaspıralı Kadın İnisiyatifi Üyesi Oya Deniz Çongar Şahin tarafından okunan basın bildirisinde yer alan  “Rusya her türlü hukuku hiçe sayarak 27 Şubat 2014 tarihinde Kırım’ı işgal etmiştir” açıklamasını Rusya not etmiştir.

Kırım Derneği’nin önceki dönem Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi Tuncer Kalkay’ın  “Kırım’daki işgalciler ya da işgalci Rusya; 18 Mayıs 1944 sürgün faciasının sorumlusunun kendileri olduğunu düşündüklerinden olsa gerek, 18 Mayıs Sürgününün matemini bile yasaklamış durumdalar” açıklamasını  Rusya not etmiştir.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, Kırım Ukrayna’ya iade edilmediği sürece Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımların artarak devam edeceği  açıklamasını Rusya  not etmiştir:

“The United States will continue its sanctions policy towards Russia until it ceases its occupation of Crimea and restores peace in Donbas, U.S. State Department Spokesperson Morgan Ortagus has stated. Today, we honored the lives of those who have perished as a result of Russian aggression in Ukraine. We will continue to impose sanctions on Russia until it commits to peace in the Donbas and ends its occupation of Crimea. Our support is with Ukraine, Ortagus wrote on her Twitter account on January 31. As Ukrinform reported, on January 29, the United States imposed new sanctions on illegitimate Russian-backed Crimean officials and a railroad company linking Crimea to Russia.”

BM  Genel Sekreteri Antonio Guterres,  Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin (OHCHR) tespitlerini  Genel Kurul’da  üyeler ile paylaşmış, “OHCHR mensuplarının  Kırım Yarımadası’na  girişlerine   izin verilmediği” açıklamasını Rusya not etmiştir.

Murat Yetkin’in Türkiye ile Rusya arasındaki sessiz gerilimin Türk askerlerinin İdlib yakınlarında öldürülmesiyle açığa çıktığını, Türkiye ve Rusya arasındaki sorunların artık saklanamaz hale geldiği,” Yekta Güngör Özden’in “Rusya’nın sözde dostluğu için endişelerimizi yeniliyorum,”  Rahmi Turan’ın “Rusya 5 yıl sonra, intikam almak istercesine , İblid’de askerlerimizi vurdu. Önce 33 olan şehit sayımız  daha sonra 34’e yükseldi”  açıklamalarını Rusya not etmiştir.

Rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 23 Mayıs 1998 tarihinde Kırım’ı ziyaretindeki “Tarihin karanlık bir döneminde zorla, yaşadıkları topraklardan koparılmış olan Kırım Tatarlarının yeniden anayurtlarına dönmeleri, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün küresel bir mutabakata dönüştüğü zamanımızın ruhuna uygun bir tarihi gelişmedir” açıklamasını Rusya not etmiştir.

Dönemin Kalkınma Bakanı olan Cevdet Yılmaz’ın  “…Ukrayna’da yaşayan bütün etnik grupların, bütün değişik kesimlerin de memnun olacağı bir çerçevede bu sorunların aşılmasını arzu ediyoruz. Orada Kırım Türkleri de yaşıyor biliyorsunuz. Özellikle, Kırım Türklerinin koşulları tabi bizi çok yakından da ilgilendiriyor” açıklamasını Rusya  not etmiştir.

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın Kırım Tatarlarından Sorumlu Yetkilisi ve Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun “ Şimdi dünyada bize soruyorlar, Türkiye size bu kadar yakın, en kalabalık diasporanız da orada, Türkiye niye böyle davranıyor diye. Biz elimizden geldiğince Türkiye’yi savunuyoruz. Ama bunlar çok tesirli, çok inandırıcı olmuyor. Diyorlar ki, akrabalık böyle olmaz” açıklamasını Rusya not etmiştir.

Turkish Forum’da (ABD)  3 Mart 2020 tarihinde yayınlanan yazımdaki “Rusya’dan dost, kurttan post olmaz. 18 Mayıs 1944 tarihinde  Stalin tarafından vatanlarından sürülen ve yarısı yollarda  hayatlarını kaybeden  Kırım Türklerini unutmayalım, unutturmayalım” yorumumu Rusya not etmiştir. (https://www.turkishnews.com/tr/content/wp-admin/post.php?post=676291&action=edit&classic-editor)

Kırım Tatar Milli Meclisi  ve Dünya Kırım Tatar Kongresi  Başkanı Refat Çubarov’un  “Dünya şiddete ve işgale karşı onur yürüyüşüne katılacak tüm dünyadaki insan hakları savunucuları, Ukrayna’nın ana kısmından Rusya tarafından işgal edilen Kırım’a yürüyüş yapacak” açıklamasını  Rusya not etmiştir.

Türkiye’nin yeni Berlin Büyükelçiliği’nin açılışı için Almanya’ya giden  Erdoğan’ın ziyaretini Frankfurter Allgemeine Zeitung  gazetesi, “Erdoğan AB’ye ültimatom verdi” başlığıyla  haberleştirmiştir.  Erdoğan’ın Cumhuriyet’in 100’ncü yılında Türkiye’nin AB’ye alınmaması durumunda AB’nin Türkiye’yi kaybedeceği  açıklamasını Rusya  not etmiştir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  25 Temmuz 2012 tarihinde Kanal 24’de  katıldığı  (sansürsüz)  canlı yayınında  “Türkiye AB sürecini unuttu mu?” şeklinde soruya  verdiği cevabı (Çok açık ve samimi söyleyeyim, bizim aslında AB sürecini unutmak, kaybetmek diye bir şey söz konusu değil… Onun için geçenlerde Sayın Putin’e onu söyledim, ‘bizi Şanghay Beşlisi içine alın’ dedim. Alın bizi Şanghay Beşlisi içine biz de AB’ye ‘allahaısmarladık’ diyelim, ayrılalım oradan)  Rusya  not etmiştir.

Soçi’de Putin ile görüşmesinin ardından basın toplantısında Erdoğan’ın, “Domates dışında her konuda mutabık kalındı”  açıklamasını  Rusya not etmiştir.

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından Ankara’da 7 Haziran 2018 tarihinde   düzenlenen iftarda  bir konuşma yapan  Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun “Kırım davasını hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız. Kırım’ın ilhakını tanımadık, tanımayacağız” açıklamasını Rusya not etmiştir.

25 Haziran 2019 tarihinde  AKPM’de  yapılan oylamada Türk heyetinin biri hariç tamamının Rusya lehine oy vermesini Rusya not etmiştir.

Türk delegasyonunda yer alan  AK Parti Ankara Milletvekili, Ukrayna-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Yıldırım Tuğrul Türkeş, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, CHP İstanbul Milletvekili  Yunus Emre, CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, MHP  İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, HDP Milletvekilleri Hişyar Özsoy ve Feleknas Uca’dan sadece  İYİ Parti milletvekili  Zeki Hasan Sıdalı’nın hayır  oyu kullandığını  Rusya not etmiştir.

Geçmişte Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün “Ankara-Moskova arasındaki mesafe, Ankara-Brüksel arasındaki mesafeden daha yakındır” açıklamasını Rusya not etmiştir.  (https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ankara-moskova-arasi-mesafe-brukselden-kisa/887269) (Bakan Faruk Özlü’nün yaptığı açıklamanın fiziki km uzaklığı olarak anlaşılması gerektiği kanısındayım. Çünkü Ankara-Moskova 2,406 km, Ankara -Brüksel ise 3,121 km’dir. Bunu başka bir şekilde anlamak mümkün değildir)

Sayın Cumhurbaşkanı  yarın  görüşeceği Putin’e  Kırım’daki baskı ve zulme  son vermesini iletmesi,  Kırım kökenli tüm Türk vatandaşlarının isteğidir. Ayrıca “Rusya’dan bayrak rezaleti” (20 Kasım 2019)  konusunu hatırlatması  hepimizin  dileğidir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, 27 Şubat’taki İdlib saldırısı sonrasında Rusya’nın bu işin içinde olduğunu ve Rusya’dan yarın yapılacak görüşmede  tazminat ve özür talebinin gündeme getirilmesini istemesi doğrudur.

“Bu konu gündemde olabilir mi?” sorusuna  Bakan Akar,  “Bunların hepsi kompleks, teknik konular. Sonuçlanması bakımından, neyin ne olduğunu anlamak bakımından bu konulardaki teknik çalışmalar devam ediyor. Bu hususta Cumhurbaşkanlığı makamı da yoğun çalışma içinde. Elde edilen bilgiler Sayın Cumhurbaşkanımıza sunuluyor. Sayın Cumhurbaşkanımız gerekli çalışmayı sonuçları aldıktan sonra gereğini yapacaktır” cevabını vermiştir ama bu cevap bence açık değildir.

Geçmişte Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksey Meşkov, Türkiye Rus Su-24 jetini düşürdüğü için Rusya’ya tazminat ödemesi gerektiğini söylemişti.

Ukrayna’da Rus yapımı füze ile düşürülen Malezya Havayollarına ait uçakta yakınlarını kaybedenler, Rusya ve Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında dava açmıştı. Avusturyalı hukuk firması tarafından temsil edilen 33 kişi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuştu. Davacılar 2014 yılında düşürülen uçakta yolcu yaşam haklarının ihlal edildiğini  öne sürmüş,  uçağın düşmesinden sorumlu tutulan Rusya’nın her kurban için yaklaşık 6 buçuk milyon Euro ödemesini istemişti.

Yarınki görüşmelerde Rusya’nın not ettiği konuların kaçı yarın gündeme gelecektir bilemem ama  görüşmeler  Cumhuriyet tarihindeki en kritik  görüşmelerden biri olarak tarihe geçecektir.

Eğer yeterli belge ve bilgi varsa, Türkiye’nin Rusya’dan tazminat istemesi uluslararası hukukun gereğidir. Savaş suçları, 2002’den bu yana  yürürlükte bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü’nün 8. maddesinde düzenlenmiştir. Türkiye, Statü’ye taraf olmasına rağmen iç hukukunda gerekli onay  sürecini yerine getirmediğinden Statü henüz Türkiye açısından yürürlükte değildir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazar Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk

1948 yılında Eskişehir’de doğdum .1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdim. Kısa bir süre Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’da çalıştıktan sonra 1972 yılında Eskişehir İTİA İktisat Bölümü’nde akademik kariyere başladım. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldum. 1975 – 1976’da İngiltere Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü çalışmalar yaptım.

1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı Başbakan Turgut Özal’ın direktifleri doğrultusunda kurulan AET Genel Müdürlüğü’nün (şimdiki AB Bakanlığı) başkanlığını yaptım. 1984 – 1985 döneminde İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundum, 1982 – 1985 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı’na (Nuh Kuşçulu) danışmanlık yaptım. Bu dönemde Türkiye’de Yabancı Sermaye Yatırımları konusunda iki kitabım (biri İngilizce) ile İhracatta Vergi İadesi kitabım İTO tarafından yayınlandı.

1985 yılında Paris’te OECD nezdinde Türkiye Büyükelçiliği’ne Planlama Müşaviri sıfatıyla tayin edildim. Görev yaptığım dönemde Türkiye’yi 4 Komite’de temsil ederek, Türkiye’de kalkınmakta olan bölgeler konusunda OECD’nin önemli bir araştırmasının (Regional Problems and Policies in Turkey) basılmasına katkıda bulundum. 1990 yılında yurda dönüşümde DPT Müsteşar Müşavirliği’ne getirildim. Daha sonra Başbakanlık Başmüşavirliğinde Türkiye ile Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde bir model olan “Türk Ödemeler Birliği” kurulması için bir proje geliştirdim.

1991 yılında profesörlüğe atanarak Anadolu Üniversitesi’ne geçtim. Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye Ekonomisi, Uluslararası İktisat, Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Türkiye İlişkileri , Dış Ticaret Teorisi ve Politikası, Uluslararası Entegrasyonlar derslerini kendi eserlerimi esas alarak yürüttüm. Akademik kariyerimde 23 yüksek lisans, 16 doktora tezi yönettim. Bu öğrencilerim arasında çeşitli üniversitelerde görev yapan çok sayıda profesör, doçent ve yardımcı doçent bulunmaktadır. Üniversite Senato ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptım, İktisat Fakültesi Dekanlığım döneminde AÖF kapsamında bulunan tüm iktisat kitaplarının yeni formata göre yazılmasına yazar ve editör olarak katkıda bulundum.

İkinci (1981), Üçüncü (1992) ve Dördüncü (2004) Türkiye İktisat Kongrelerine bildiri sunarak katılan tek öğretim üyesiyim. Dördüncü Türkiye İktisat Kongresi Bilim Komisyonu üyeliği yaparak Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Bilim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 1996 yılında TOBB Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce: ICC) Uluslararası Ticaret ve Yatırım Politikaları Komisyonu’nda (Commission on Trade and Invesment Policy) ICC Türkiye Temsilciliğine getirildim. Son 10 yıldır TOBB ICC IFO World Economic Survey kapsamında her üç ayda Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile ilgili olarak gönderilen sualnameleri cevaplandıran 12 uzmandan biriyim.

“Uluslararası Ekonomi: Teori ve Politika”, “Türkiye Ekonomisi: Cumhuriyetin İlanından Günümüze Yapısal Değişim”, “Avrupa Birliği”, “Türkiye Avrupa İlişkileri: Bir Çıkmaz Sokak” ve “Uluslararası Kuruluşlar” başlıklı temel ders kitaplarım dahil yayınlanmış 24 kitabım, 300’den fazla makalem, 12 ortak ve 3 çeviri eserim vardır. Beş ders kitabım (642-908 sayfa aralığında) 42 baskı yapmıştır. Tüm üniversitelerde ders kitabı ve yardımcı kitap olarak okutulmaktadır.

Ortak yazarlı bir ders kitabım TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 “bilimsel araştırma ödülüne” sahibim. Diğer araştırma ödüllerim şunlardır: 1984: Enka Vakfı, “Türk Ekonomisinin Dünya Ekonomisine Entegrasyonu,” Bilimsel Araştırma Yarışması Üçüncülük Ödülü, 1982: Türkiye Milli Kültür Vakfı: Teşvik Armağanı, Dal: İktisat, 1981: İktisadi Kalkınma Vakfı, “AET ile İlişkilerimizin Atatürkçü Ekonomik Politika Açısından Değerlendirilmesi,” Behçet Osmanağaoğlu İnceleme Yarışması Birincilik Ödülü, 1979: Pamukbank, “Dışsatımın Özendirilmesinde Ticari Bankalarımızın Yeri” Bilimsel Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü.

ABD ABI Enstitüsü’nün Yılın Eğitimcisi (Man of the Year 2011) ödülü sahibiyim. Özgeçmişim WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır. (Who's Who in Asia 2012, Asya’da Kim Kimdir 2’nci baskı, 01/11/2011, Who's Who in the World 2011, Dünyada Kim Kimdir, 28’nci baskısı, 03/12/2010, Günümüz Türkiyesi'nde Kim Kimdir, 01/05/2005). Özgeçmişim Turkischer Biographiscer Index/Turkish Biographical Index’te (2004, s.563) yer almıştır. Google Akademik’te 1.070 (05.02.2018) atıfım vardır.

Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, İşveren Dergisi, İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi gibi oda dergilerinde yazılarım yer almıştır. Türkiye’de yayınlanan çok sayıda bilimsel derginin hakem heyetinde yer almaktayım. Ders kitaplarım: 42 baskı yapmış olup 3.884 sayfadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.