Ana sayfa Yazarlar Necdet Buluz

Siyasette taşlar yerinden oynayacak mı?…

Necdet Buluz

AK Partili Eski Bakan Çelik’in ortaya attığı “Cumhurbaşkanlığı seçiminde % 40 ve üstünde oy alan seçilsin” önerisi siyaseti dalgalandırdı. Bu konudaki tartışmaların uzun süre devam edeceğini görmekteyiz.
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, konu ile ilgili açıklamasında Cumhurbaşkanı seçiminde yüzde 50 artı 1’in düşürülmesi tartışmasıyla ilgili, “Bunu revize edip gündeme getirmek siyasetçi ciddiyetiyle yakışmaz. Böyle bir şey olacaksa bu bizim değil, adı üzerinde muhalefetin yapacağı bir iştir” diyerek topu muhalefete ve Meclis’e atması da tartışma yaratıyor.
Sorulan soru şu:
Cumhur ittifakı yapılacak ilk seçimde % 50+ 1’i bulamayacak mı? Erdoğan’ın şahsındaki oy oranı durumu kurtarır mı?
Erdoğan’ın seçim barajının düşürülmesi açıklamasının ardından anket şirketlerinden gelen verileri önemsersek bu sorunun da yanıtını bulmuş oluruz.
Değişik anket şirketlerinin seçmenler üzerinde yaptığı araştırmaya göre, AKP’li vatandaşların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan bağlılığının giderek azaldığı ve Cumhur İttifakı’nın tek başına seçimi kazanamayacağı sonucunun ortaya çıktığı görülüyor.
İstanbul merkezli Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi (TEAM), 1 Ekim’de yayımladığı “Seçmen blokları zayıflıyor, İYİ Parti seçmen analizi” başlıklı raporunda ‘seçmenlerin hangi partiye oy vereceği konusunda’ araştırmalar yapan farklı anket şirketleriyle ilgili bir veri analizi yaptı.
ORC, Piar, Avrasya, ADA, Potimar ve Saros gibi farklı anket şirketlerinin verilerinin yer aldığı raporda İYİ Parti seçmen analizi yapıldı. 6 farklı anket şirketinin verilerinin ortalaması ele alındığında raporun en dikkat çekici tarafı, Cumhur İttifakı’nın oy oranının yüzde 50’nin altına düşerek 47,8 seviyesine gerilemesi oldu.
Raporda, AKP ve MHP’den kopan oyların diğer partilere dağılması, geleneksel seçmeninin dışında oy alamayacağı varsayılan CHP, HDP ve İYİ Parti’nin hatırı sayılır şekilde oylarını artırması da bir diğer önemli ayrıntı olarak göze çarptı. 6 anket şirketinden 4’ü Cumhur İttifakı’nın oylarını yüzde 50’nin altında gösterirken, sadece ORC ve AKP’ye yakınlığıyla bilinen Optimar Araştırma, bu oranı yüzde 50’nin biraz üzerinde gösterdi. Saros şirketi Cumhur İttifakı’nın oy oranını yüzde 43 olarak açıklarken, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucunu sıfır hatayla bilen Avrasya şirketi (AKAM), AKP’nin oy oranını yüzde 29,9 olarak belirtti.
Raporda öne çıkan en önemli sonuçlardan biri de, AKP’deki gerileme ile aynı oranda olmasa da AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a olan bağlılığın hızlı bir şekilde düşüş göstermesi oldu. Ada Araştırma sonuçlarına göre Erdoğan’ın önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde alabileceği potansiyel oy oranı yüzde 39,1 olarak açıklanırken, AKP’nin ise 37,5 olarak belirtildi.
TEAM’in Haziran verilerine göre, Erdoğan’ın itibarı yüzde 41’de kalıyor. Bir başka veri de benzer nitelikte: Metropoll araştırmanın sonuçlarına göre Erdoğan’a görev onayı verenlerin oranı 2018 Ağustos’ta yüzde 53,1 iken, 2019 Ağustos’ta bu oran yüzde 44’e geriledi.
Metropoll’e göre en büyük değişim MHP seçmeninde. Bir yıl önce MHP seçmeninde yüzde 84,1 olan Erdoğan desteği, yüzde 36,3’e gerilemiş durumda. Benzer şekilde PİAR araştırma sonuçlarına göre de MHP’lilerin yüzde 35,9’u bugün Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa Erdoğan’a kesinlikle oy vermezdim derken, sadece yüzde 32,1’i “kesinlikle oy verirdim” diyor.
TEAM raporununda yer alan diğer verilere göre, AKP’den istifa eden ve bu partinin kurucu üyeleri arasında yer alan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan isimler konusunda seçmenin kararsız olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.
Bu iki isme partiden istifa etmesi beklenen Abdullah Gül’ü de katmak mümkün. AKP seçmeninin yüzde 19,5’i, Ahmet Davutoğlu bir siyasi parti kursa ‘arada kalırdım’ derken, ‘kesinlikle oy verirdim’ diyenlerin oranıysa yüzde 3,2 olarak belirtiliyor. ‘Kesinlikle oy vermezdim’ diyenlerin oranı da yüzde 48,5 ile oldukça yüksek.
MHP seçmeninin yüzde 3,9’u da, Davutoğlu’nun kuracağı partiye ‘oy vermeyi düşündüğünü’ belirtiyor. Ali Babacan ve Abdullah Gül’ün birlikte kuracağı bir partiye ‘kesinlikle oy verirdim’ diyen Ak Partililerin oranıysa yüzde 3,2. Böyle bir partiye oy vermeyi düşüneceğini söyleyenlerin oranının MHP’de en yüksek çıktığı görülüyor. Bu oran 6,8 ile Ak Partili seçmenlerden bile daha yüksek.
Verilerde yer alan bir diğer ilginç ayrıntıysa, MHP’den ayrılan milletvekillerinin 2017 Ekim’inde kurduğu İYİ Parti’ye oy veren seçmenlerin, farklı siyasi yapılardan gelmesi oldu. Buna göre şu anda İYİ Parti’ye oy veren ancak 90’lı yıllarda SHP, DSP ve CHP’ye oy vermiş seçmenlerin oranı yüzde 31,7 ile oldukça yüksek. Şu anda İYİ Parti’ye oy veren ancak daha önce Büyük Birlik Partisi (BBP) ve MHP’ye oy verdiğini söyleyenlerin oranı ise 38,5 civarında. Bunun yanında İYİ Parti seçmeni başka bir partiye oy vermem gerekirse yüzde 43,6 oranında CHP’yi tercih edeceğini söylüyor. İYİ Parti seçmeni yüzde 45,1 oranında partilerine bağlı olduğunu söylüyor. Bu oran diğer ana partilerde yüzde 50’nin üstünde yer alıyor.
Partisine en çok bağlı olanlarsa HDP seçmeni olarak göze çarpıyor. Bu şekilde görüş bildiren HDP seçmeninin oranı 56,6 ile en yüksek olarak göze çarpıyor. ‘Partime gücümün yettiği maddi yardımı yaparım’ diyen HDP seçmeninin oranı 28,3 ile yine diğer partilerin oldukça üzerinde. Bu oran İYİ Parti’de yüzde 12,4 iken, MHP’de 18,1 olarak belirtiliyor.
[email protected]
www.facebook.com/necdet.buluz

Siyasette

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here