Türkiyede ve Suriyedeki PKK aslen kimdir? neden ve nasıl kurulmuştur ? PKK ve diğer terör örgütlerine karşı Çözüm nedir? nasıl imha edilir?

PKK Türk MİT’i içinde Kontrgerilla ( gladio yada süper Nato diyede bilinen) tarafından kürt kökenli olan ve Türk Milletinin bir parçası olarak kalan, solcu örgütler ve liderlerini, entellektüelleri katlettirmek için kurulan ABD-İsrail tarafından yönlendirilen bir örgüttür. Emperyalizmin uzun vaadeli planları çerçevesinde kurulmuştur.

PKK’nn tarihi, Emperyalizmin ve Siyonizmin, halkalara, suikast, kan gölü oluşturma, katletme, tehdit, şantaj, bölme, hakaret etme tarihidir.

Ama bu joker terör örgütünü zaman zaman maymuncuk gibi başka devletlerinde kullandığı olmuştur.

Bu örgütün 1979 sonlarından itibaren, geçmişte Suriye kontrolündeki Lübnan ve Suriye’de olması da ve desteklenmesi de, o zaman Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın işine geliyordu.

1980 lerde Suriye’de PKK, Hafız Esad tarafından korunuyor, destekleniyordu. Çünkü bu o zaman Türkiye Devleti içine yerleştirilmiş Kontrgerilla tarafından eğitilen ve desteklenen ve Mardin’de eğitim gören Suriyeli islamcı örgütlere karşı denge oluşturuyordu.

Soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliğinin desteklediği Hafız Esad ve İstihbarat teşkilatı olan Suriye Muhabaratı, PKK’nın nasıl, kimler tarafından kurulduğunu tabiki biliyordu. Soğuk savaş dönemiydi. Bu bakıldığı zaman normalde bir paradokstu. Ama bu gerçekti.

Peki PKK’yı hem Suriye hemde ABD ve İsrail niye desteklesindi? denebilir. Esasında terörizmin ne olduğunu bilenler açısından bu çok kolay analiz edilecek bir konudur.

O dönem PKK’nın Suriye’de olması İsrail’in PKK’yı desteklemesinin yüzünü örtüyor bu sayede kendisini Türkiye’ye de karşı kamufle ediyordu. Verilerdende biliyoruzki herhangi bir terör örgütünün bir kaç devlet tarafından içine girilerek yada sızılarak yada doğrudan yönlendirilerek kısa, orta ve uzun vaadeli menfaatleri için kullanıldığı çok defa görülmüştür. En sonunda bu bir maşadır. Bu sadece PKK için tesadüfi olan bir durum değildir.

PKK’nın yaklaşık 40 yıllık tarihçesinde hiç bir zaman solcu bir örgüt olmadı. BOP çerçevesinde oluşan ayrılıkçı bir mikro (etnik) milliyetçi örgüt oldu. Bugünkü sonuç onu zaten göstermektedir.

Arşivlere bakın, PKK hep öncelikle sol ve entellektüel yada köylü TC vatandaşı ve Türkiye’ye bağlı ve dost olan kürt kökenlileri veya Türkleri katletti.

PKK’nın hiç bir zaman ABD ve İsrail’e yada İngiltere, Fransa’ya karşı anti emperyalist her hangi bir eylemi olmadı. Emperyalizmin Ortadoğu’da, İŞİD, FETÖ veya HTŞ gibi maşası oldu. Oysaki sol en önemli kıstas olarak öncelikle anti emperyalisttir. Anti emperyalist olmayan sol asla sol değildir.

Bugün PKK adı BOP olan, daha önceki Ortadoğuyu yeniden dizayn adındaki bir ABD planının her zaman bir parçası oldu. Bugün ise, ABD- İsrail’in Suriye ve Irak’da, ABD resmi bütçesinden maaşlı Kara gücü olarak Suriye, Irak, Türkiye ve İran’a karşı verilen görevi icraa etmektedir.

Daha öncede açıktan ve Suriye’de devlet tarafından Mardin’de ki kamplar’da eğitilen islamcılara karşı ve Türkiye ‘ye karşı denge unsuru olarak kullanılan PKK, şimdi ise görüldüğü gibi açıktan ABD, İsrail, İngiltere ve Fransa tarafından Suriyeyi bölmek için kullanılıyor. İhtiyaç duyulduğunda ise ABD tarafından yarın başka bir şeye dönüşürüleceğide bu anlamda kesindir. Karekteri budur.

PKK tipi örgütler, zaman içinde güçlendikleri yada dahada güçlenmek için ve muhattap alınmak için, her türlü güçle, kendisini sürekli olarak kontrol eden güç tarafından kontrollü olarak yatağa sürülen ve giren bir fahişe gibidir.
Emir alır. İtiraz edemez. İtaatçıdır. PKK Bağımsız bir örgüt asla değildir ve olmamıştır.

Kuruluş, kullanılış ve amaç itibarı ilede olamazda.

PKK kısaca, aynı FETÖ gibi İŞİD gibi, HTŞ gibi bir Süper NATO ( Gladio- Kontrgerilla) örgütüdür. Tüm icraatları ABD- İsrail’in stratejileri doğrultusundadır.
Burada irdelenmesi gereken, Süper NATO’nun ( Kontrgerillanın) neden PKK yı 1977 den itibaren (1978 diye bilinir) oluşturduğu, oluştururken Türkiye ‘ye ne vaatler verildiği, kimlerin içinde yer aldığı konusudur.

Eğer PKK ‘nın kurulmasına,Türkiye Devleti bu konuda Misakı Milli ( Musul- Kerkük dahil) sınırlarını kurtarmak ve dizayn etmek için PKK’nın kurulmasına ve kullanılmasına ikna edildiyse, ki veriler bu yöndedir, Türkiye devletini yönetenler büyük bir gaflet, delalet ve hiyanet içerisine girmiştir. Sonuç ortadadır. Bunlar tarihsel olarak kesinlikle ortaya çıkarılmalıdır. Bundan sorumlu olan ve hala hayatta olanlar mahkemelerde ve gıyaplarında şerefleri ellerinden alınmak da dahil en ağır bir ceza ile yargılanmalıdırlar. Mahkum edilmelidirler.
Çünkü yabancı bir güce, kendi devletine ve milletine karşı eleman sağlamışlar, örgüt kurdurmuşlar, buna iştirak etmişler ve her ölen vatandaşının katledilmesindende sorumlu duruma düşmüşlerdir. Çünkü bu şekilde Türkiyeyi ve Ortadoğuyu daha önceden bugüne kadar olan süreçte PKK ve diğer HTŞ, İŞİD terör örgütleri konusundaki destekleri ile bataklığa sürüklemekte ortak olmuşlardır.

Son söz , ABD veya başka bir güçle birleşerek kurulan bu tip terör örgütleri ( etnik yada dini kılıf fark etmez), mutlaka bir gün yılan gibi sizide sokar. Bu bilinci taşıyarak hareket edenler ancak içerde ve dışarda dirlik, birlik ve barış içinde yaşarlar ve kalkınırlar.

Terörizm ve terör örgütleri kurmak ve kullanmak bir insanlık suçudur. Kuranlar, kurduranlar ve kullananlar mutlaka yargılanmalı, lanetlenmeli ve vicdanen ve hukuken mahkum edilmelidir.

Bugün Türkiye ve Suriye ABD -israil tarafından kontrol edilip kullanılan PKK ve diğer İŞİD, HTŞ yılanına karşı objektif olarak ortak cephededirler. Türkiyedeki PKK ile mücadele Suriyeninde yararınadır. Suriyedeki PKK ile mücadele ise Türkiyeninde yararınadır.

Önemli olan bir daha Türkiye ve Suriyenin bu tip hatalar yapmamaları gerekir.

Çözüm : Tarihden ders alıp, ABD ve İsrail’i Türkiye ve Suriye ortamında, PKK, İŞİD, HTŞ ile mücadelede, Türkiye ve Suriye Devletlerinin ortak düşmana karşı ve vatanlarının bütünlüğü için acilen (Irak, İran ve Lübnan’da dahil edilerek) el sıkışmasıdır.
Beraber silah çatmadıdır. Siyaset üretmesidir.

Suriye ve Türkiye’nin (Irak, İran ve Lübnan’da dahil edilerek) birlikte hareketi, Rusya ve Çin’in kısa ve orta vadede olsa desteğinin alınması, bu tip terör örgütlenmelerinin, kendi topraklarında yada bölgede, emperyalizminin planı çerçevesinde kullanılmasını ve terörü hatta bölgedeki emperyalizmin kahredici etkisini bitirecek yegane ve en önemli ve çok meşru bir adım olacaktır. İkinci bir alternatifi yoktur. Çünkü coğrafya stratejik ve siyasi olarak bunu dayatmaktadır. Türkiye, Lübnan ve Suriye Kıbrıs gibi Doğu Akdeniz dedir. Doğu Akdeniz havzasındaki olaylar bir biri ile doğrudan bağlantılıdır. Çözüm yukarıda söylendiği gibi bellidir.

Sosyal Antropolog ve Etnograf
Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.