Ana sayfa Yazarlar Ahmet K. Aytar

ŞEYTAN’IN ÖFKESİ TÜRKİYE VE YAĞMUR ORMANLARINDAYDI // Ahmet Kılıçaslan Aytar

Yoğun bir yangın mevsimi yaşanıyor.
Ağustos’ta Türkiye’de yaklaşık 202 orman yangını çıktı.
Bazıları bilinçsizlik ve dikkatsizlik sonucu, bazısı terör örgütlerince  ülkeye zarar vermek için,
Bazısı araziyi imara açmak, bazısı maden alanlarına yer açmak için çıkartılıyor.
Ancak ormanları yakanların hiçbiri bulunamıyor.

*
Brezilya’da Amazon yağmur ormanı, Bolivya’da Chiquitano tropik kuru ormanı yanıyor.
Uzmanlar yangınların verdiği ekolojik hasarın onarılmasının en az iki yüzyıl alacağını, en az 500 türün risk altında olduğunu  söylüyor.

*
Brezilya, dünyanın ciğerleri olarak adlandırılan Amazon’u korumak için uzun süre mücadele etti .
Giderek artan sıkı çevre korumalarına rağmen, bu büyük yağmur ormanlarının yaklaşık dörtte biri zaten gitti.
Bolivya’daki Chiquitano dünyanın en büyük sağlıklı tropik kuru ormanıdır, şimdi bu ünvanı  koruyacak mı bilinmiyor!
Orman, yerli halkların yanı sıra jaguarlar, dev armadillolar ve tapir gibi ikonik vahşi yaşamın da evidir.
Chiquitano’daki bazı türler, dünyada başka hiçbir yerde bulunmuyor  yazık ki, yangında birçoğu yanmış bulunuyor!

*
Bolivya’da yanmış bölge  tarım alanları ve kasabalardan  binlerce insanının tahliyesine yolaçtı.
Bölgeye yiyecek ve su yardımı yapılıyor, birçok aile hala içecek su bulamıyor.
Uluslararası medya Brezilya’ya odaklanırken, Bolivyalılar trajedilerinin fark edilmesini ve alevlerle mücadelede yardım gönderilmesini istiyor.

*
Fransa/ Biarritz’de devam eden G7 Zirvesi’nde Fransa Cumhurbaşkanı E.Macron,
“Kelimenin tam anlamıyla evimiz yanıyor. Dünya oksijenine yüzde 20 katkı yapan Amazon ormanlarının yanması uluslararası bir krizdir” diyor…
G7 zirvesinin ana konusunun Amazon ormanları yangını olsun önerisinde bulunuyor.

*
Siyaset yüzünü gösteriyor!
Brezilya Devlet Başkanı aşırı sağcı Jair  Bolsonaro ” Macron’un ilgili ülkelerin katılımı olmaksızın,
Amazon yangınlarını G7’de ele almayı önermesi, 21. yüzyılda eski bir sömürgeci zihniyeti hatırlatıyor” diyor!

*
Greenpeace, Oxfam, Reseau Action Climat, WWF gibi çevreci örgütler;
Bolsonaro’yu ormanlık arazileri tarıma açma sözü vererek çiftçileri ormanları yakmaya teşvik etmekle suçluyor.
Bolsonaro, seçim kampanyası esnasında Amazon ormanlarında  maden kaynaklarının çıkarılması ve bölgenin tarıma açılması gibi konularda vaatlerde bulunmuştu.
Bolsonaro ise çevreci grupları, kendisini siyasi olarak zor durumda bırakmak adına yangınları çıkarmakla suçluyor!
Ama çevreciler de Macron’un Amazon yangınlarını gündeme getrmekte haklı olduğunu söyleseler de, G7 zirvesini boykot ediyor…
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yangınlar dolayısıyla son derece kaygılı olduğunu dile getiriyor.

*
Brezilya Ulusal Uzay Araştırma Enstitüsü( INPE), son 48 saat içinde 2 bin 500 ayrı noktada yangın çıktığını,
Yıl  başından bu yana 75 bin 336 yangın yaşandığını, bunun da geçen seneye oranla yüzde 83 artış anlamına geldiğini belirtiyor.
Brezilya hükümetinin Amazon ormanlarının korunması için ayrılan bütçede kısıntıya gidip gitmediği konusunda soruşturma başlatılması bekleniyor.

*
Amazon ormanlarında artan yangınlar çiftçilik için toprak oluşturmak için yasadışı orman temizliğinin bir sonucudur
Yangın kasıtlı olarak  çıkarılıyor ve  kurak mevsimde kolayca yayılıyor.
Sığır çiftçiliği için yeni toprak isteği, 1970’lerden beri Brezilya Amazonlarında ormansızlaşmanın ana itici gücüdür..
Halbuki hayvancılık için yeni fırsatlar sunan çok sayıda bozulmuş ve verimsiz mera alanı  vardır.
Yeni teknolojik gelişmeler daha geniş ve doğal hayvan çiftlikleri imkanı sunuyor.

*
Yıkıcı biyolojik çeşitlilik kaybı sadece Brezilya’yı ya da Bolivya’yı etkilemiyor.
Amazon bitki örtüsünün kaybı, Güney Amerika ve dünyanın diğer bölgelerinde doğrudan yağmuru azaltıyor. .
Yangınlar atmosfere doğrudan karbon enjekte ediyor.
Ormansızlaşma ve yangınlar durdurulamazsa iklim değişikliğini yavaşlatmak için Paris Anlaşmasına ulaşma kabiliyetinde gerçek sorular ortaya çıkacaktır.

*
Amazon ormanını kaybetme oranı 2014’ten bu yana yüzde 60 oranında artmıştır
Bu, 2018’de Başkan Jair Bolsonaro’nun seçilmesinden bu yana ekonomik krizlerin ve Brezilya’nın çevre düzenlemesi ve bakanlık otoritesinin tasfiyesi sonucudur.
Bolsonaro’nun siyasi programı, eleştirmenlerin hem insan haklarını hem de çevreyi tehdit edeceğini iddia ettiği tartışmalı uygulamaları  içeriyor .
Çünkü Brezilya’da  koruma ve geleneksel toplulukların haklarına ilişkin düzenlemeler ve programlar ekonomik lobicilik tarafından tehdit ediliyor.
Nitekim Bolsonaro’nun  Cumhurbaşkanı olarak ilk uygulaması Çevre Bakanlığını büyük oranda zayıflatan bakanlık reformlarını geçmek olmuştur.

*
Brezilya ve Bolivya’ nın ulusal ve eyalet hükümetleri açıkça ormanlarının korumasının ön saflarında yer alsa da, uluslararası aktörlerin oynayacak kilit bir rolü  bulunuyor.
Yerel müdahaleler yanı sıra uluslararası tartışmalar ve finansman, arazinin tropik bölgelerde nasıl kullanıldığını yeniden şekillendiriyor.
Bu, herhangi bir hükümetin bu bölgelerde iklim ve koruma politikalarını daha da parçalara ayırma girişimlerinin önemli diplomatik ve ekonomik sonuçları olabileceği anlamına geliyor.
Ormansızlaştırma durdurulamayınca uluslararası fonlarda azalıyor.
Şimdi bu kuruluşların restorasyon hedefleri dahil olmak üzere mevcut taahhüt ve anlaşmaları sürdürmek için Brezilya ve Bolivya gibi ülkeler üzerinde,
Önemli bir etkiye sahip olmaları muhtemeldir…

*
Bolivya’da ki yangınlar da, Cumhurbaşkanı Evo Morales’in ihracaat için sığır eti üretimini arttırmayı amaçlayan yeni kararname çıkarması,
Sivil toplum örgütlerinin bu kararnamenin yürürlükten kaldırılması çağrısında bulundukları bir sırada geldi.
Hükümet yetkilileri, yangınların yılın bu zamanında normal bir sonuç olduğunu ve kararname ile bağlantılı olmadığını söylüyor.
Yangınlar kötüleştikçe, Bolivyalılar Santa Cruz eyaletinde protesto etmek için toplandılar.
Morales’in yangınlarla mücadele için uluslararası yardım talep etmesini istediler.

*
Cumhurbaşkanı Morales, 2006’da Bolivya’da sosyalizm, yerli haklar ve çevre koruma platformuyla iktidara geldi.
2010’da doğa ile insanı bütünleyen “Toprak Ana Haklar Yasasını” çıkardı.
Çevre ile ilgili söylemleri güçlüydü ancak politikaları çelişkiliydi.
Ormanların yok edilmesine göz yumdu yanı sıra ulusal parklardaki yollar ve gaz aramalarını da onayladı .

*
Chiquitano’daki yangınlar ülke içindeki medyaya egemen oldu
Son kuraklıkla birlikte  Bolivyalıların büyük öfkesine  yol açtı .
Şimdi bu yangınların Ekim seçim sonucunu etkileyip etkilemeyeceği merak ediliyor.

*
Bolsonaro ve Brezilya manşetleri alıyor ancak Bolivya da umutsuzca ciddi bir insani ve çevresel duruma ev sahipliği yapıyor.
Türkiye ormanları da halkımızın  yaşam alanıdır, can damarıdır,  ülkemizin geleceğidir; korumak zorundayız…

26. 8. 2019

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here