Bilirsiniz, Nasreddin Hocanın ciğer hikâyesini, bilmeyenler için bir kere daha anlatayım. Hoca sabah evden çıkıp bir ciğer alıp dönmüş ve karısına “Hanım bunu pişir de akşama yiyelim” diye vermiş, işine gitmiş. Hoca akşam dönmüş eve, soyunup dökünüp yer sofrasına kurulmuş ve beklemeye başlamış amaaa önüne gele gele ciğer yerine başka bir yemek gelmiş. Hoca şaşkınlıkla “Hatun, sabah sana 2 okka ciğer bırakmıştım, pişirecektin, bu ne?” deyince, (hocanın ardından kadının arkadaşları baskın vermiş o da mecburen evde başka bişey olmadığından ciğeri pişirip onlara ikram etmiiiş. Ama ne desin; “Ah hoca efendi sorma bu kedi var ya bu hınzır kedi, ciğeri kapıp bir güzel yedi engel olamadım” deyivermiş. Bunu duyan hoca yerinden fırlayıp kilerdeki kantarı kaptığı gibi, köşede uyuklayan kediyi kantara vurmuş ki tam 2 okka. “Hanım” demiş, “Bak kedi 2 okka, bu bizim kedi ise ciğer nerede, yok bu ciğer ise bizim kedi nerede?”

Bu akşam haberlerden öğrendik ki Y.S.K önceki kararından caymış ve de iptâl gerekçesinden dönmüş. Sebebi de Şişli İlçe S. K. Başkan ve İlçe S. K. Müdürü Y.S.K.’ya dilekçe dayamışlar; ‘Bizim ne suçumuz günâhımız var ki açıklayın’diye. Zira Şişli dahil kimi İlçe S.K. Başkan ve üyelerini savcılığa vermiş Y.S.K. Neden? Efendim bunlar görevlerini şöyle yaptılar, böyle yaptılar ve de bu seçim sonuçlarını iptâl etmemizi gerektiren bir durumdur, cezalandırıla, diye. Şu işe bakın ya!

Bu dilekçe üzerine de hem Savcılığa yaptıkları suç duyusunu geri çekmiş Y.S.K hem de bu ortada suç yok, iptâli gerektiren bir durum da yok diye karar almış ki evlere şenlik. Yok ulan, Ülkeye şenlik, ev az gelir.

Kahve arkadaşlarım derdi ki “İşler ayna, çal çal oyna” Hah! Tam bu, tam oynamalık. Hatta aklınızı bile oynatabilir bir şey, Lan bu saçmalık Çadır Devletinde bilem olmaz yaaa.

Şimdi yani ne oluyor der iseniz, yani şimdi şu oluyor. Istanbul seçimleri Sandık Kurulu Başkan ya da üyelerinin şöyle böyle oluşları sebebiyle iptâl edilemez oluyor. Ama edildiii. 23 Haziran’da 7 kendine hâkim olamayan hâkim yüzünden bilmem kaç milyon Istanbul’lu yine sandığa gidip kuyruğa girecek. Bunun adı ne yokluk kuyruğu ne varlık kuyruğu, bunun adı salaklık kuyruğu. Yok canııım, oy verecek olanlara değil bu sözüm, onları tekrar sandığa gönderenlerde. Yahu yanlış hesap Bağdat’dan döner” diye bir atasözümüz var ama galiba artık böyle zikredilmeyecek, Şişli’den döner denecek.

Ve de ne demişti sayın (!) Bülent Arınç ki şimdilerde Yüksek İstişare Kurulu Üyesi; Allah’a çok şükür ediyorum ki Türkiye bunların zamanında bir savaşa falan girmemiş” Ya Allah korusun ya bu hakimlerin önüne düşsek ne olur hâlimiz. Gel de bunu düşünme.
Dönelim başa ve soralım; “Eeey Y,S.K. Eğer önceki iptâl kararın doğru ise bu son kakarın ne menem şey?, yok bu son kakarın doğru ise o ilk kararın ne menem şey?

Atakan Kartaltepe tarafından yayınlandı

Doğum : 26.09.1941 Üsküdar (Zeynep/Kâmil) İlk Okul : Kocaragıppaşa İ. O. Or /Li : Sultanahmet ticaret Orta ve lisesi Yüksek : Istanbul İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi / Sultanahmet

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.