Ana sayfa Haberler Dünya

Diyanet

Türkiye Dışında Diyanet İşlerine Bağlı Kurum ve Kuruluşlar, Avrupalı Devletler ve Siyasiler Tarafından Radikal İslamcı Tayyip Erdoğan’ın ideolojik ve potansiyel 5. Kolları Olarak Görülmektedir.

Türkiye dışındaki, Diyanet İşleri ne bağlı camiler, vakıflar ve dernekler, Tayyip Erdoğa’nın siyasi kontrolünde ve ideolojik olarakta tamamen Türkler üzerinde radikal beyin yıkama ve sosyal ve siyasi kontrol kurma aracı haline geldiği kanısı, Avrupa’da ki devletler ve siyasi güçler arasında gittikçe içselleştirilmekte ve yayılmaktadır.

Avrupa’da bu konudaki haber ve bilimsel raporlar, istihbaratların ve siyasilerin veriler ışığındaki değerlendirmeleri ve söylemleri Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkiye dışındaki faliyetlerini kesinlikle mercek altına aldığını göstermektedir.

Avrupalılar bu anlamda, Avrupadaki artık bir radikal islamcı Tayyip Erdoğan örgütlenmesi olarak gördükleri ve algıladıkları Diyanete bağlı dernek ve vakıfları, potansiyel bir tehdit unsuru olarak görmektedirler.

Bu konuda Avrupalıların tehdit anlamında kuşkularının artması, bunların söylem ve raporlara yansımaları, Diyaneti eşittir Tayyip Erdoğan kurumları olarak görülmesinden dolayı, Diyanete bağlı kurumları ve yönetici kadrolarıda eşyanın tabiatı misali güvenlik sorunu olarak görmektediler.

Radikal İslamcı Tayyip Erdoğan gerçektende son 17 yıllık iktidarı boyunca, resmi ve gayri resmi, dini ve resmi kuruluşlar vasıtasıyla, Türkiye dışında yaşayan Türkiye türkleri üzerinde, büyük bir kontrol kurdu ve aynı zamanda sürekliliği olan bir şekilde tehdit ve baskı ile yönlendirme yapmaktadır.

Diyanete bağlı kurumlar bulundukları ülkelerin kanunlarına göre kurulsada, pratikteki işleyişlerinde, ideolojik olarak Türkiyedeki siyasi iktidara göre davranmaktadır.
Bunu bilen Avrupalılar, doğal olarak, kendi ülkelerinde, yabancı ve kökten dinci- radikal İslamcı yabancı bir iktidarın, tahakküm sürdürmesini kabul edemez.
Bu kurumlar ve yöneticileri ve buraları aktif olarak kullanan kişiler hakkında, her devlet gibi değerlendirme yapar.

Bu durumun ilerdeki siyasi gelişmelere yansıması belliki olumsuz olacaktır.
Bugün bu kurumları kullanan kim olursa olsun, Avrupalılar tarafından potansiyel anlamda radikal İslamcı olarak görülmektedir.

Bildiğimiz gibi, radikal islamcı Tayyip Erdoğan’nın: açıklamaları, ıslamcı faliyetleri ve islamcı terör örgütletine olan desteği dolayısı ile, Avrupa’da şu anda en nefret edilen kişi konumundadır.

Önümüzde ki dönem, Avrupalıların Türkiyede ki Tayyip Erdoğan iktidarıyla olan ilişkilerindeki sertleşmede ise, ilk olumsuzluğu yaşayacak ve hedef olacak olanlar ise belliki Diyanete bağlı kurumlardaki önde gelen kişiler ve bu kurumları kullananlar olacaklardır.

Bu konuda Avrupadaki Türkler’in tercih yapıp, laikliği özümsemiş bir şekilde, Türkiyedeki siyasi iktidardan bağımsız olan ve kendi ibadetlerini yapacakları kurumları, hızla oluşturmaları kendileri için en akıllı yol olacaktır.

Aksi taktirde Tayyip Erdoğan tarafından yönlendirilmelerinden dolayı, üzerinde yaşadıkları ülkenin yaptırımlarını adım adım hissedecekler ve zor durumlara düşeceklerdir. Siyasi çekişmelerde ise ilk kurbanlar olacaklardır.

Benim Avrupadaki Türklere önerim, ibadet kurumlarını bağımsız olarak kendileri oluşturmalarıdır. En acil şekilde, Tayyip Erdoğan ve o ideolojik yapının tahakkümündeki Diyanetin güdümünden çıkmalıdırlar.

Türkler, bulundukları ülke ile gerginliğe meydan vermeden, bu şekilde hızla önlem alarak olumsuzluklar yaşanmadan ön almalıdırlar.

Türkler, bulundukları ülkelerde dini ibadetlerini yapmada ve bu konudaki kurumlaşmalarda, bundan sonra daha dikkatli olmalılar.

Diyanet gibi uzaktan kumandalı siyasallaşmış kurumlardan kesinlikle uzak durmalılar.

Kendi bağımsız dini kurumlarını, bulundukları ülkelerde, kendileri bizzat yaratarak , bulundukları ülkelerin de gözünde potansiyel güvenlik tehditi olmaktan çıkmalıdırlar.

Önümüzdeki süreçte bunu Türkler, bulundukları ülkelerdede barış içersinde birlikte yaşamalarının,en önemli bir şartı olarak görmelidirler. Çünkü gidişat ve algılar gerçekten bu konuda gittikçe olumsuzlaşmaktadır.

Her Türk’ün kendilerini doğrudan hedef alacak olan, çok olumsuz gelişmelere karşı, Tayyip Erdoğan’ın emrindeki Diyanetten bağımsız olarak atacağı ilkesel ve yaşamsal adıma bağlı olacağı, artık aşikardır. Bunu yaparken Türkler şunu unutmasın ki, radikal İslamcı Tayyip Erdoğan Türkiye değildir. Türk milletinin ve TC kuruluş felsefesininde bir numaralı düşmanıdır.

Türkiye Türklerin kendileridir.
Bu konudada Türkler Diyanetten uzaklaşarak vicdanlarını rahat tutmalıdırlar.

Türkiye dışında yaşayan Türkler unutmasınlarki, Diyanete karşı alacakları ve alınması gereken bu radikal ve zorunlu tavırdan dolayı, Türklükten değil Türk olduğunu bile söyleyemeyen Tayyibin tahakkümünden kopacaklardır!

Özgür insan olacaklardır!

Saygılarımla,

Sefa Yürükel
Sosyal Antropolog ve Etnograf
Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here