Kategoriler
Prof. Dr. Rıdvan Karluk

Toplumda Mutluyum Diyenler Azalıyorsa Buna Dikkat Etmek Gerekir

Araştırma şirketi Konda   Ocak ayı başında  10 yıllık toplumsal değişim raporunu yayınlamıştır: İlkini 2008’de, ikincisini 2015’te gerçekleştirdiğimiz Hayat Tarzları araştırmamızı 2018’de tekrarladık. Toplumun gündelik pratiklerine ve değerlerine daha yakından bakabilmeyi, farklı hayat tarzlarına sahip toplumsal kümelerin nasıl yaşadıklarını anlamayı ve toplumda son 10 yılda değişen veya değişmeyen trendleri yakalamayı amaçladığımız bu araştırmamız için Nisan 2018’de Türkiye 5793 kişi ile hanelerinde yüz yüze görüştük. Bu gösterimde 2008 ve 2018 araştırma verilerini karşılaştırarak toplumu tarif eden farklı göstergelerin son 10 yılda nasıl değiştiğini tespit edebiliyoruz. Toplumun hangi konularda nasıl aşama kaydettiğini incelemek için faydalı bir kaynak olmasını umuyoruz.” (https://interaktif.konda.com.tr/tr/HayatTarzlari2018/#secondPage)

Rapor’da 2008 ile 2018 arasında çeşitli alanlarda karşılaştırmalar yapılmıştır. İlki 2008’de, ikincisi 2015’te gerçekleştirilen Hayat Tarzları Araştırması 2018’de tekrarlanmıştır: Toplumun gündelik  değerlerine daha yakından bakabilmeyi, farklı hayat tarzlarına sahip toplumsal kümelerin nasıl yaşadıklarını anlamayı ve toplumda son 10 yılda değişen veya değişmeyen trendleri yakalama amacıyla Nisan 2018’de 5793 kişiyle hanelerinde yüz yüze görüşülmüştür.

Rapora göre 2008 yılında “mutluyum” diyenlerin oranı yüzde 57 iken, bu oran 2018’de yüzde 52’ye gerilemiştir. Bu gerileme Mart ayında yapılacak yerel seçimleri doğrudan etkileyecek bir faktördür.

Çünkü, mutlu olmayanların verecekleri oylar seçimim kaderini belirler. Bu sebeple iktidarlar seçimlere yakın halkı mutlu etmeye çalışır, vergileri erteler,  zam yapmaz, yapılması zorunlu olanları  seçim sonrasına bırakır, gelir arttırıcı önlemlere başvurur, ücretler ve maaşlara zam yapar, çalışanlara yılda iki defa  ikramiye   vermeye  karar  verir, yoksullara sosyal yardımları artırır, vergi borçlarını erteler ve taksitlendir, ucuz konut satışlarına başlar. Tüm bu tedbirler, halkı mutlu etmeye yöneliktir.

Teoride mutluluk temalı araştırmalar,  iktisat dahil bir çok  bilim dalının ilgi alanındadır. Mutluluk ölçümleri, özellikle kamu ekonomisi ve hükümet politikaları ile yakından ilgilidir. Bu alanlarda alınacak kararların ve yapılacak uygulamaların daha etkin sonuçlara ulaşabilmesi için,  kişileri mutlu  eden  faktörler çok önemlidir.

Bu sebeple  kişilerin  mutluluk seviyesini arttıracak politikalar seçimlerin kazanılmasında önemli bir faktördür.  Çünkü toplumuzda çoğu insan için mutluluk, yaşamdaki en önemli amaçtır.

Mutluluk, kişinin yaşamını kendi değerlerine göre dolu, anlamlı ve huzurlu bir şekilde algılama sürecidir. Bu süreci etkileyen bir çok değişken vardır ki, bu değişkenler  kişiden kişiye  farklılık gösterebileceği gibi, farklı devletlerde, farklı coğrafi bölgelerde ya da farklı değerlere sahip toplumlarda da değişkenlik  gösterebilir.

Türkiye’de bu alanda araştırmalarını sürdüren TÜİK; Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nda mutluluk kavramının, demografik, ekonomik, fiziksel çevre, sosyal çevre, içinde yaşanılan ülkenin durumu gibi yaşam koşullarını belirleyen bileşenlerin sonucunda oluştuğunu  açıklamaktadır. Aynı araştırmada mutluluk ve memnuniyet kavramlarının oluşumunda nesnel yaşam koşulları ile öznel algıların etkisinin birlikte yer aldığı ve  kişisel düzeyde mutluluk ile memnuniyet kavramlarının iç içe geçtiği belirtilmiştir.

Mutluluk araştırmalarında gelir  seviyesi düşük olan  kişilerin bazı durumlarda  yüksek gelire sahip olanlara göre daha mutlu olduğu  gerçeği ortaya çıkmıştır.  Ülkeler arası yapılan mutluluk sıralamalarında  milli geliri düşük olan ülkelerin yüksek milli gelire sahip ülkelere göre ön sıralarda yer aldığı görülmektedir. Gelir ile mutluluk arasındaki ilişkide gelir seviyesi  ihmal  edilemez ama mutluluk sadece gelir seviyesinin yüksekliği ile açıklanamaz. Bu alanda yapılacak analizlerde mutluluğu etkileyen diğer faktörlerin de gelirle birlikte ele alınması ve değerlendirilmesi gerekir.

Toplumun mutlu olmasının temelinde kamusal uygulamaların yeri göz ardı edilmemelidir. Kamusal hizmetlerden toplumun memnuniyetini  ölçüp, toplumsal refahı artırıcı politikaların uygulanması teşvik edilmelidir. Kişileri mutlu eden faktörlerin doğru  bir şekilde  belirlenmesi,  kamusal harcamaların toplumsal mutluluğu artırıcı alanlara yönlendirilmesini  sağlayabilir. Böylece devletin en önemli amacı olan vatandaşlarının mutlu olmasının sağlanmasında atılacak adımların daha  gerçekçi bir şekilde gerçekleşmesi mümkün olabilir.

Birleşmiş Milletler  Sürdürülebilir Kalkınma Ağı’nın hazırladığı 2018 Dünya Mutluluk Raporu’na göre dünyanın en mutlu ülkesi  Finlandiya’dır. Finlandiya 5,5 milyon nüfusu ile dünyanın en mutlu ülkesi  olmasının yanında   dünyanın en istikrarlı, en güvenli ve en iyi yönetilen ülkesi  de olmuştur. Finlandiya,  aynı zamanda en az yolsuzluğun yaşandığı  ülkeler arasındadır.

Finlandiya’da okul, kitaplar ve okul yemeklerini içeren 9 yıllık kapsamlı okul eğitimi ücretsizdir. Devlet, 17 yaşının üstündeki tüm öğrencilere ödenek ve kredi desteği vermektedir. Nüfusunun  yüzde  90’dan fazlasını Finliler  oluşturmaktadır.

Nüfus yoğunluğu güneyde çok fazladır. Kuzeyde ise gittikçe azalır. Nüfusun  yüzde  20’si başkent Helsinki ve civarında yaşamaktadır.  Nüfusun  yüzde  91,6’sı Hıristiyanlığın Protestan mezhebine, kalanı değişik mezheplere bağlıdır. Geri kalan dini azınlığın büyük kısmını Yunan Ortodokslar meydana getirir. Çok az da Yahudi vardır.

Eğitim ve öğretimin AB vatandaşlarına parasız olduğu Finlandiya’da 20 ünivers bulunmaktadır. 7-15 yaş arası eğitim ve öğretimin mecburi olduğu ülkede okuma yazma bilenlerin oranı yüzde  100’dür. Çalışan nüfusun yüzde 25’i  tarım  ve ormancılıkla uğraşır. Kuzeyde yaşayan Laponlar  ren geyiği çobanlığı ve avcılığı ile geçinir. Yıllık nüfus artışı  yüzde  0,3 olup, kilometrekareye 14,7 kişi düşer.

Rapora göre Türkiye,  geçen yıla göre 5 sıra gerileyerek 74’ncü olmuştur. Dünyanın en mutlu  ilk dört  ülkesi   arasında  İzlanda da vardır. 2018 Dünya Mutluluk Raporu’na göre  ABD’nin istikrarlı düşüşü, ülkenin obezite, madde bağımlılığı ve depresyon ile mücadelesine bağlanmıştır.  Doğu Afrika’daki Burundi, etnik  karışıklıklar, temizlik, iç savaşlar ve darbe girişimleriyle dünyadaki en mutsuz  ülke olmuştur. Suriye’de iç savaş olmasına rağmen bu ülkenin  altında altı ülke  bulunmaktadır: Ruanda, Yemen, Tanzanya, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Burundi.

156 ülkenin yer aldığı rapora göre dünyanın en mutlu 20 ülkesi şunlardır: Finlandiya, Norveç, Danimarka, İzlanda, İsviçre, Hollanda, Kanada, Yeni Zelanda, İsveç, Avustralya, Kosta Rika, İrlanda, Almanya, Belçika, Lüksemburg, ABD,  Birleşik Arap Emirlikleri. İlk 20 ülkenin 7’i Avrupa Birliği ülkesidir. İlk 20 içinde sadece bir Arap ülkesi  yer alırken, son 10 ülke arsında  3 Arap ülkesi bulunmaktadır: Suriye. Sudan ve Güney Yemen.

Dünya Mutluluk Endeksinde 2008-2010 dönemine göre  2015-2017’de en fazla gelişme gösteren ülkeler ise Togo, Letonya, Bulgaristan, Sierra Leone, Sırbistan, Makedonya, Özbekistan, Fas, Macaristan ve Romanya’dır. Türkiye 141 ülke arsında 49’ncudur. En kötü ülkeler ise Ruanda, Arnavutluk, Madagaskar, Bostwana, Türkmenistan, Ukrayna, Yemen, Suriye, Malawi ve Venezuela’dır. Son sırasındaki ülke dikkat çekicidir.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ülkesinde barışın tesisi için bu yıl muhalefetle diyalog kurmaya çalışacağını söylemiştir. Devlet televizyonu VTV’de İspanyol gazeteci Ignacio Ramonet’in sunduğu programa katılan Maduro, muhalefete daha önce 400’den fazla diyalog çağrısı yaptığını söylemiş ve müzakereye açık olduğunu vurgulamıştır: “Bu yönde umutluyum. Barışa ve sükunete ihtiyacı olan Venezuela’nın, muhalefeti yeniden ortaya çıkaracak verimli bir diyaloga ulaşması için 2019 yılında çalışacağım.”

 Venezuela’da muhalefetin önde gelen isimleri ve sosyal medya kullanıcıları, ülkelerinde ekonomik kriz yaşandığı bir dönemde Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun İstanbul’da Nusr-Et’te yemek yemesine  tepki  göstermişlerdir.

Maduro, Çin’e yaptığı resmi ziyaretin ardından eşi Cilia ile birlikte İstanbul’a uğramıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan G20 zirvesi için gittiği Latin Amerika’da  Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile de görüşmüştür. Bu, bir Türkiye Cumhurbaşkanı tarafından Venezuela’ya yapılan ilk resmi ziyaret olmuştur. Fakat unutmayalım. 16 Mart 2014 tarihinde  BM Genel Kurulu  Kırım’ın işgal referandumunu kabul etmemiş ve hukuk dışı saymıştır.  İlhak,  Rusya dışında sadece Afganistan, Nikaragua, Venezuela ve Suriye tarafından tanınmıştır

Dünya Mutluluk Endeksi  2015-2017

Kaynak: https://s3.amazonaws.com/happiness-report/2018/WHR_web.pdf

Dünya Mutluluk Endeksi’nde Gelişmeler: 2008-2010 2015-2017

Kaynak: https://s3.amazonaws.com/happiness-report/2018/WHR_web.pdf

Mutluluk endeksindeki gerilemenin çok önemli bir sonucu vardır. Eğer ülkede yaşayanlar mutlu olmazlarsa ülkeden çıkmaya başlarlar. Bunun için Türkiye’nin mutluluk endeksinde hızla yükselmesi gerekir. Eğer düşme  başlarsa  New York Times (NYT) gibi gazeteler  “Türkiye’den yurt dışına göç” konulu haber  yapmaya  başlar. NYT göçe başlıca neden olarak “kayırmacılık ve artan otoriterleşmeyi” göstermiştir. Haberde, “Ülkenin kuruluşundan bu yana ilk kez, kültür ve iş hayatına yön veren üst sınıf ailelerin Türkiye’yi terk ettiği”  belirtilmiştir. (Spurning Erdogan’s Vision, Turks Leave in Droves, Draining Money and Talent, January, 2, 2019))(https://www.nytimes.com/2019/01/02/world/europe/turkey-emigration erdogan.html?rref=collection%2Ftimestopic%2FTurkey&action=click&contentCollection=world&region=stream&module=stream_unit&version=latest&contentPlacement=2&pgtype=collection)

Mutluluk Endeksi’ndeki düşüşe paralel olarak bir diğer önemli gelişmeye Varlık Göçü İncelemesi’nde  (Global Wealth Migration Review)  yer verilmiştir.  2016 ile 2017 yıllarında Türkiye’nin varlıklı diliminin yüzde 12’sine denk gelen en az 12 bin dolar milyonerinin  servetlerini yurt dışına  çıkardığı haberleştirmiştir. Eğer endekste  düşme olmasaydı  dolar milyonerleri  servetlerini yurt dışına  herhalde çıkarmazlardı. (https://samnytt.se/wp-content/uploads/2018/02/GWMR-2018.pdf)

Yazar Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk

1948 yılında Eskişehir’de doğdum .1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdim. Kısa bir süre Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’da çalıştıktan sonra 1972 yılında Eskişehir İTİA İktisat Bölümü’nde akademik kariyere başladım. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldum. 1975 – 1976’da İngiltere Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü çalışmalar yaptım.

1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı Başbakan Turgut Özal’ın direktifleri doğrultusunda kurulan AET Genel Müdürlüğü’nün (şimdiki AB Bakanlığı) başkanlığını yaptım. 1984 – 1985 döneminde İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundum, 1982 – 1985 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı’na (Nuh Kuşçulu) danışmanlık yaptım. Bu dönemde Türkiye’de Yabancı Sermaye Yatırımları konusunda iki kitabım (biri İngilizce) ile İhracatta Vergi İadesi kitabım İTO tarafından yayınlandı.

1985 yılında Paris’te OECD nezdinde Türkiye Büyükelçiliği’ne Planlama Müşaviri sıfatıyla tayin edildim. Görev yaptığım dönemde Türkiye’yi 4 Komite’de temsil ederek, Türkiye’de kalkınmakta olan bölgeler konusunda OECD’nin önemli bir araştırmasının (Regional Problems and Policies in Turkey) basılmasına katkıda bulundum. 1990 yılında yurda dönüşümde DPT Müsteşar Müşavirliği’ne getirildim. Daha sonra Başbakanlık Başmüşavirliğinde Türkiye ile Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde bir model olan “Türk Ödemeler Birliği” kurulması için bir proje geliştirdim.

1991 yılında profesörlüğe atanarak Anadolu Üniversitesi’ne geçtim. Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye Ekonomisi, Uluslararası İktisat, Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Türkiye İlişkileri , Dış Ticaret Teorisi ve Politikası, Uluslararası Entegrasyonlar derslerini kendi eserlerimi esas alarak yürüttüm. Akademik kariyerimde 23 yüksek lisans, 16 doktora tezi yönettim. Bu öğrencilerim arasında çeşitli üniversitelerde görev yapan çok sayıda profesör, doçent ve yardımcı doçent bulunmaktadır. Üniversite Senato ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptım, İktisat Fakültesi Dekanlığım döneminde AÖF kapsamında bulunan tüm iktisat kitaplarının yeni formata göre yazılmasına yazar ve editör olarak katkıda bulundum.

İkinci (1981), Üçüncü (1992) ve Dördüncü (2004) Türkiye İktisat Kongrelerine bildiri sunarak katılan tek öğretim üyesiyim. Dördüncü Türkiye İktisat Kongresi Bilim Komisyonu üyeliği yaparak Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Bilim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 1996 yılında TOBB Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce: ICC) Uluslararası Ticaret ve Yatırım Politikaları Komisyonu’nda (Commission on Trade and Invesment Policy) ICC Türkiye Temsilciliğine getirildim. Son 10 yıldır TOBB ICC IFO World Economic Survey kapsamında her üç ayda Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile ilgili olarak gönderilen sualnameleri cevaplandıran 12 uzmandan biriyim.

“Uluslararası Ekonomi: Teori ve Politika”, “Türkiye Ekonomisi: Cumhuriyetin İlanından Günümüze Yapısal Değişim”, “Avrupa Birliği”, “Türkiye Avrupa İlişkileri: Bir Çıkmaz Sokak” ve “Uluslararası Kuruluşlar” başlıklı temel ders kitaplarım dahil yayınlanmış 24 kitabım, 300’den fazla makalem, 12 ortak ve 3 çeviri eserim vardır. Beş ders kitabım (642-908 sayfa aralığında) 42 baskı yapmıştır. Tüm üniversitelerde ders kitabı ve yardımcı kitap olarak okutulmaktadır.

Ortak yazarlı bir ders kitabım TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 “bilimsel araştırma ödülüne” sahibim. Diğer araştırma ödüllerim şunlardır: 1984: Enka Vakfı, “Türk Ekonomisinin Dünya Ekonomisine Entegrasyonu,” Bilimsel Araştırma Yarışması Üçüncülük Ödülü, 1982: Türkiye Milli Kültür Vakfı: Teşvik Armağanı, Dal: İktisat, 1981: İktisadi Kalkınma Vakfı, “AET ile İlişkilerimizin Atatürkçü Ekonomik Politika Açısından Değerlendirilmesi,” Behçet Osmanağaoğlu İnceleme Yarışması Birincilik Ödülü, 1979: Pamukbank, “Dışsatımın Özendirilmesinde Ticari Bankalarımızın Yeri” Bilimsel Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü.

ABD ABI Enstitüsü’nün Yılın Eğitimcisi (Man of the Year 2011) ödülü sahibiyim. Özgeçmişim WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır. (Who's Who in Asia 2012, Asya’da Kim Kimdir 2’nci baskı, 01/11/2011, Who's Who in the World 2011, Dünyada Kim Kimdir, 28’nci baskısı, 03/12/2010, Günümüz Türkiyesi'nde Kim Kimdir, 01/05/2005). Özgeçmişim Turkischer Biographiscer Index/Turkish Biographical Index’te (2004, s.563) yer almıştır. Google Akademik’te 1.070 (05.02.2018) atıfım vardır.

Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, İşveren Dergisi, İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi gibi oda dergilerinde yazılarım yer almıştır. Türkiye’de yayınlanan çok sayıda bilimsel derginin hakem heyetinde yer almaktayım. Ders kitaplarım: 42 baskı yapmış olup 3.884 sayfadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.