Ana sayfa Amerika ABD

ATATÜRK ÖLMEZ


Nasıl unutur bütün dünya veTürk Halkı,Türkiye Cumhuriyet’nin Kurucusu olarak Atasını,dünyada Emperyalizme savaş açmış ilk lideri,insanlar arasında dil,din ,ırk ve renk gözetmeyen,olağan üstü devlet adamını,dünyanın kabul ettiği ve örnek aldığı özellikleri olan ATATÜRK’ü…


ATATÜRK KİMDİR?

UNESCO 1981 yılında, 100. Doğum Yıldönümü nedeniyle Atatürk’ü “Ulusal Mücadele ve Çağdaşlaşma Lideri” olarak seçmişti.
Bu karara göre, “1981 Atatürk Yılı” olarak kutlanmıştı. Bu uygulama, dünyada ilk ve tektir.
İşte benim ATATÜRK’ÜM budur.
Yıl 1976 UNESCO”Bu gün UNESCO’nun üzerinde çalıştığı bütün projelerin isim babası Mustafa Kemal’dir.”
Öneride bulunuyor; “onun doğumunun yüzüncü yılında, UNESCO’nun 152 ülkesinin devletleri ayni anda kutlansın” önerisidir.
İsveç delegesi ayağa kalkıp şöyle söyler:
“Ne yani dünyada bu kadar devlet adamı var hepsinin doğum gününü böyle kutlayacak mıyız,” şeklindeki kinayeli sözlerine, Rus delegesi ayağa fırlar yumruğunu masaya vurur ve 152 ülkenin delegelerine aynen şöyle söyler;
“Genç delege arkadaşım hatırlatmak isterim ki ATATÜRK öyle dünyadaki herhangi bir lider değildir, bırakın onu bir yıl anmayı her ülke her problemimizde çare olarak aramalıyız” sözlerini döktürtebilen bir Mustafa Kemal.
Sonra,UNESCO tarihinde ilk ve tektir hiç negatif oy yok, hiç çekimser oy yok 152 ülke şu metne imza atar;
İşte O İsveç delegesi bu imzanın atıldığı gün şunları söyler;
“Ben ATATÜRK’Ü inceledim bütün ülkelerden özür diliyor ilk imzayı ben atıyorum,” der.

İşte o muhteşem belge;

“ATATÜRK KİMDİR;
ATATÜRK ULUSLARARASI ANLAYIŞ, İŞBİRLİĞİ, BARIŞ YOLUNDA ÇABA GÖSTERMİŞ ÜSTÜN KİŞİ, OLAĞANÜSTÜ DEVRİMLER GERÇEKLEŞTİRMİŞ BİR İNKILAPÇI, SÖMÜRGECİLİK VE YAYILMACILIĞA KARŞI SAVAŞAN İLK ÖNDER, İNSAN HAKLARINA SAYGILI, DÜNYA BARIŞININ ÖNCÜSÜ, BÜTÜN YAŞAMI BOYUNCA İNSANLAR ARASINDA RENK, DİL, DİN, IRK AYIRIMI GÖSTERMEYEN, EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI,TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURUCUSU”
 
Dünyada başka hangi lider için böyle sözler söylenip,böyle metinler hazırlanıp,UNESCO ya kabul ettirilmiştir.
Bir filozof”bir ülke için kıstas aradığınız zaman o ülkenin en büyük liderini gözden geçirin.”demiş.
Şu anda kıstas arayan ülkelere daha iyi bir metin gösterebilir miyiz?

İşte bu metin 152 ülke tarafından imzalanmıştır.
Eşi olmayan devlet adamı metni.

(Prof. Dr. İlnur Güntürk KALIPÇI’nın yazısından)
 
Bakın dünya Atatürk için neler diyor:
Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır… Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye’nin doğması, yeni Türkiye’nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk’ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye’de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.
John F.KENNEDY
(A.B.D.Baskanı, 10 Kasım 1963)
 
O, Türiye’nin önceki kuşaklarından hiç birine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sagladı. Başarıları, Türkiye’nin Avrupa devleti olmasını sağladı, yakın doğunun tarihini değiştirdi.
Times Gazetesi – Ingiltere

Bu, insanlığa denenmiş bir felsefe örneği olarak sunulabilir. Atatürk yüzyıllara sığabilecek işleri on yılda tamamladı.

Gerrad Tongas (Fransiz Yazar)
 
Çok büyük bir adamdı… bir siyasi dahiydi.
Fransiz Excelsior Gazetesi

Sırasıyle ihtilalci ve asi, sonradan muzaffer bir kumandan olan “Türklerin babası” Yeni Türkiye’yi yarattı, sultanları kovdu, kadınlara hürriyet verdi, fesi kaldırdı, ülkesinde radikal bir inkılap yaptı.
Soir – Paris, Fransa
 
Cumhuriyet Türkiyesi’nin Devlet Baskani Kemal Atatürk, diğer önderlerde görmeye alışmadığmız şu değerli nitelikleri kişiliğinde toplamış bulunuyor: alçak gönüllülük, yeterlik ve başarı…
The Truth – İngiltere
 
Atatürk, Türk Milleti’nin ruhunda Türk Bayrağı gibi dalgalanan bir baştı. 
Daily Telegraph – İngiltere
 
Eski Osmanlı imparatorluğu bir hayal gibi ortadan silinirken, milli bir Türk Devleti’nin kuruluşu, bu çağın en şaşırtıcı başarılarından birisidir. Mustafa Kemal, yüce bir eser ortaya koymuştur. Atatürk’ün parlak başarısı bütün sömürgeler için bir örnek olmuştur.
Prof. Maurice BAUMANT- Fransa
 
O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için, O’na çok uzaklardan bakmak gerekir.
Claude FARRER – Fransiz Edibi
Bu günün Türkleri, yüzyıllar önce Avrupa’yı titreten canlı millet durumuna erişmiştir. Ve bu akşam O büyük ölünün başında bekleyen Türkiye, güçlü ve dipdiri Türkiye’dir.
Pierre Dominique (Fransiz Gazeteci)
 
Akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır. 
Albert LEBRUN
Fransız Cumhurbaskanı
 
Savaş sonrasının en ileri gelen devlet adamlarından biri. Kendi başına bir klas oluşturuyordu ve hemen her açıdan tekdi.
The Fortnightiy, Londra
 
Avrupa, savaştan sonra belirmiş az sayıdakı yapıcı devlet adamlarından birini kaybetti. 
Spectator – İngiltere
 
Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet adamları; O’nun 1930’da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş felaketinin içine sürüklemişlerdir.
Sanerwin Gazetesi – Fransa
 
Çağımızda hiçbir isim Atatürk’ün adı kadar büyük saygı yaratmamıştır.
Observer – İngiltere
İngiltere önce, cesur ve asil bir düşman, sonra da sadık bir dost olarak tanıdığı büyük adamı selamlamaktadır. 
Sunday Times – İngiltere
 
Izdırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve insanlığın yalnız maddi değil, manevi gelişmesini sağlamak isteyenler Atatürk’ün iman verici ve yön göstericiliğinden örnek ve kuvvet alsınlar.
Prof. Herbert MELZIG (Alman Tarihçi)
 
Atatürk Türkiye’yi tek düşmanı kalmaksızın bırakmıştır. Bu zamanımızın hiçbir devlet şefinin başaramadığıdır.
Alman Volkischer Beobachter Gazetesi
 
Karşımdaki bu büyük adamda, keşfettiğim bu büyük meçhulde maharet ve karakter o kadar iyi işlenmişti ki, sözlerinde hiçbir şüphe aranamazdı.
Claude Farrer (Fransiz Yazar)
 
Asırları aşan adam !..
Fransa, Paris Basını
 
Türkiye tarihi, bugün her zamandan çok Batı ve Avrupa tarihinden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk’ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmamıştır. Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk, bu gelişmenin temel öğelerinden biridir.
Charles De GAULLE – Fransa

 İnsanlığın bütün belirtileri O’nda kendini hemen gösteriyor.
Noelle Gazetesi – Fransa
Kemal Atatürk’ün karakterinin bir cephesini göstermek itibariyle bir noktayı hatırlatmak isterim. Bize savaşlarından birini anlatıyordu. Birdenbire durdu: “Görüyorsunuz ya”, dedi. “Birçok zaferler kazandım. Fakat bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum.” Cesaret ve zekasından başka yüreği bu kadar yüce olan böyle bir şef’in, yurdu için mucizeler yaratmış olmasına şaşılabilir mi?… 
George BENNES
Vu Gazetesi- Fransa (1938)

Karşımdaki bu büyük adamda, keşfettiğim bu büyük meçhulde maharet ve karakter o kadar iyi işlenmişti ki, sözlerinde hiçbir şüphe aranamazdı.
Claude Farrer (Fransiz Yazar)

Asırları aşan adam !..
Fransa, Paris Basını
 
Bu günün Türkleri, yüzyıllar önce Avrupa’yı titreten canlı millet durumuna erişmiştir. Ve bu akşam O büyük ölünün başında bekleyen Türkiye, güçlü ve dipdiri Türkiye’dir.
Pierre Dominique (Fransiz Gazeteci)

Türkiye tarihi, bugün her zamandan çok Batı ve Avrupa tarihinden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk’ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmamıştır. Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk, bu gelişmenin temel öğelerinden biridir.
Charles De GAULLE – Fransa
 
Kemal Atatürk’ün karakterinin bir cephesini göstermek itibariyle bir noktayı hatırlatmak isterim. Bize savaşlarından birini anlatıyordu. Birdenbire durdu: “Görüyorsunuz ya”, dedi. “Birçok zaferler kazandım. Fakat bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum.” Cesaret ve zekasından başka yüreği bu kadar yüce olan böyle bir şef’in, yurdu için mucizeler yaratmış olmasına şaşılabilir mi?…
George BENNES 
Vu Gazetesi- Fransa (1938)
 
Savaş Türkiye’yi kurtaran, savaştan sonra da Türk Milletini yeniden dirilten Atatürk’un ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de büyük kayıptır. Her sınıf halkın O’nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahraman ve modern Türkiye’nin Ata’sına değer bir görünümden başka bir şey değildir.
Winston CHURCHILL
İngiltere Başbakanı

Atatürk, eskimiş bilimlerle boş yere kafasını yormamış olduğundan daha taze ve cesur düşünen bir önderdir. Kendisi için, bugünkü Avrupa’nın en güçlü Devlet Adamıdır diyebileceğimiz Atatürk, hiç şüphesiz devlet adamlarının en cesur ve orjinalidir.
Herbert Sideabotham (İngiliz Yazar)
 
Denilebilir ki onsuz, İslam alemi yolunu bulabilmek için elli yıl daha bekleyecekti.
Berthe Georges Gaulis – Fransa
 
Savaş sonrasının en ileri gelen devlet adamlarından biri. Kendi başına bir klas oluşturuyordu ve hemen her açıdan tekdi.
The Fortnightiy, Londra

Avrupa, savaştan sonra belirmiş az sayıdakı yapıcı devlet adamlarından birini kaybetti.
Spectator – İngiltere
 
Yeni Türk Devleti ile Ankara Andlaşması’nın imzalanması nedeniyle; “Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı” diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap:
“Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O’nun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir andlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum. 
Fransız Basbakanı BRIAND (1921
 
Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet adamları; O’nun 1930’da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş felaketinin içine sürüklemişlerdir.
Sanerwin Gazetesi – Fransa
 
O genç ve dahi Türk şefinin o esnada Çanakkale’de bulunması, müttefikler bakımınden talihin en acı darbelerinden biridir.
Alan Moorehead (İngiliz Yazar)
Herhangi bir olayı derinliğiyle kavramak, çıkar yolu görüp birdenbire harekete geçmek iktidarı, O’nun eşsiz otoritesinin başlıca kaynaklarından biridir.
Grace Ellison (Ingiliz Gazeteci – 1923)
Devrin yüksek şahsiyetleri kitaplarda, konferanslarda Türkiye’nin asla değişmeyeceğini ve değişmeden öleceğini ilan etmişlerdi. Halbuki ölmeden değişti. Hem de kökünden ve baştan aşağı değişti. İnançlar, gelenekler, yöntemler yıkıldı. Son döküntülerini de yabancı zırhlıları ve kapütülasyonlar gibi memleketten sürüp attılar. Türkiye, ruhunu değiştirmişti. Tamamen ve tasavvur edilmesi mümkün olduğu kadar…
Raymond CARTIER 
Le Nouvelliste Gazetesi – Fransa
 
Mevcut rütbelerin hepsini kaldırdığı bir memlekette, bu adam, bütün rütbeleri, kazanmıştır. O memlekete, bulabilecek en şerefli isim O’na verilmiştir. 
Mercel Sauvage (Fransiz Gazeteci)

 

TÜRK BİRLİĞİ LİDERİ ATATÜRK
‘’Düşün bir kere… Osmanlı İmparatorluğu ne oldu? Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ne oldu? Dünyayı ürküten Almanya’dan bugün ne kaldı? Demek ki hiçbir şey sürgit değildir. Bugün Sovyet Rusya, dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir. Bugün elinde tuttuğu milletler, avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşır. O zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim, bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, öz kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız.
 
Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevî köprülerini sağlam tutarak! Dil bir köprüdür; İnanç bir köprüdür, Tarih, bir köprüdür. Bugün biz bu kitlelerden dil bakımından, gelenek, görenek, tarih bakımından uzak düşmüşüz. Bizim bulunduğumuz yer mi doğru, onlarınki mi? Bunun hesabını yapmakta fayda yoktur. Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekir. Tarih bağı kurmamız lazım; folklor bağı kurmamız lazım… Bunları kim yapacak? Elbette biz. Nasıl yapacağız? İşte görüyorsunuz dil encümenleri, tarih encümenleri kuruluyor. Dilimizi onların diline yaklaştırmaya böylece birbirimizi daha kolay anlar hale gelmeye çalışıyoruz. Ortak bir mazi yaratmak peşindeyiz. Bunlar açıktan yapılmaz, adı konularak yapılmaz, bunlar devletlerin ve milletlerin düşünceleridir.
İşitiyorum, benim dil ile tarih ile uğraştığımı gören bazı kısa düşünceli vatandaşlar, “Paşa’nın işi yok, dille, tarihle uğraşmaya başladı” diyorlarmış… Benim işim başımdan aşkın… Ben bugün ileri bir Türkiye kurmaya ne kadar çalışıyorsam, yarının Türkiye’sinin temellerini atmaya da o kadar dikkat ediyorum. Bu yaptıklarımız hiçbir millete düşmanlık değildir. Barıştan yanayız, barıştan yana kalacağız… Ama durmadan değişen dünyada yarının muhtemel dengeleri için hazır olacağız…’’
29 Ekim 1933 Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün zehirlendiği iddiası yine gündemde.

 Yeni Mesaj gazetesi yazarı Yusuf Karaca“Atatürk’ü zehirleyerek şehit ettiler” başlıklı yazısında“Kaç gündür kafamı kurcalayan bu soruya cevap aradım ve araştırarak öyle sonuçlar buldum ki, Ata’nın ‘şehit’ edildiğine dair, içimde hiçbir şüphe kalmadı” ifadelerini kullandı.
Atatürk eğer, genç yaşta ölmeseydi, bugün Türkiye çok daha farklı bir ülke olurdu.
1923’ten, ölümüne kadar ne büyük yatırımlar yaptığı ortada. “Özelleştirme” ile sata sata anca bitirdiler.
İkinci dünya savaşına Ata’nın vasiyeti ile girmemeyi başarmış Türkiye, ikinci dünya savaşının ağır faturasını ödemiş bir Almanya’nın bugün çok gerisinde ise ülkemiz adı konmamış ne tür savaşlar gördü de, haberimiz yok.
David Roçkefeller “Atatürk yüzünden planlarımızı yarım yüz yıl ertelemek zorunda kaldık” demişti. Bu adam Yahudi’dir. ABD için, söyledikleri “kanun” hükmündedir.
İsrail’in Atatürk’ün ölümünden sonra kurulması ve Türkiye’nin ilk tanıyan ülkelerden olmasına şaşırdık mı?
Acaba Atatürk gerçekten öldürüldü  mü?Atatürk’e düşman olmayı dindarlık sanan zavallılar,keşke bazı gerçekleri anlayabilseydiniz!
Eğer gerçekten  Müslümansanız,kahrınızdan ölmelisiniz…Bugün dini görevlerini özgürce yerine getirebiliyorsan,çan sesleri yerine minarelerimizden ezan sesleri duyabiliyorsak bunu Atatürk’e borçlu olduğumuzu asla unutmamalıyız.
Bir dünya lideri ölüyor,istendiği halde neden otopsisi yapılmıyor!
Atatürk’ün ölümünden sonra iki ayrı ölüm raporu görüyoruz.Birincisi”ölüm sebebi karın içinde sıvı, asit toplanması”ikincisi “alkolle ilgili karaciğer iltihabı” neden olarak belirtiliyor.

Böylesi çelişkili raporun hangisi yalan,hangisi doğru…O dönemde mecliste masonların etkisi var mıydı,yok muydu?Atatürk, mason localarına karşı büyük bir savaş vermiş miydi,vermemiş miydi?. 

Yıl 1935. Atatürk, Mahmut Esat Bozkurt’a Masonların taksimat, teşkilat ve ahvalini bildirir bir kitap verir ve der ki;
“Bunu güzelce mütalaa et, bir takrirle Halk Partisi Gurup Başkanlığına ver, gurupta bunlara şiddetli bir hücum yap ve gurupça kapanmasına delalet et. Senin de bu işte büyük şeref payın olacaktır.”
Esat  Bozkurt,Paşa’nın istediğini yaptı, “Masonlara ölüm” naraları altında, mecliste locaları kapatma kararı çıktı.
Masonlar, Doktor Mim Kemal’i yanlarına alarak Atatürk’ün makamına çıktılar”Efendim biz zaten maiyet-i devletinizdeyiz, fakat siz meşrik-i azamımız olursanız biz pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız” dediler.
Atatürk de karşılık olarak;
“Peki, bir şey soracağım, bana cevap veriniz de sonra… Siz Avrupa’da hangi locaya bağlısınız ve metbûnuzun ismi nedir?” diye sordu.
“Biz Cenova’ya tabiiyiz ve reisimiz de Barca Mison Cenaplarıdır.” dediler.
Atatürk öfkelenip; “Benim milletim bana kahraman sıfatını verdi, ben sizin gibi, bir çift Yahudi’ye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye’deki bütün localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil edeceğim divan-ı harbi örfi’ye hepinizi verir ve astırırım! Haydi defolun karşımdan!” diyerek onları kovdu.
Mustafa Kemal Atatürk, 10.10.1935 de Ankara’da Çankaya köşkünde Doktor Mim Kemal Öke”ye “Mason cemiyetinin faaliyetini inkılâplarıma muarız gördüğüm için kapatılmasını elzem gördüm. Bu dakikadan itibaren bu cemiyeti ölmüş biliniz. Ve bir daha diriltmeye teşebbüs etmeyiniz.” dedi.
Yüksek dereceli mason Avram (İbrahim, Abraham) Benaroyas, Türkiye Mason Cemiyeti’nin kapandığını Moskova’da bir toplantı sırasındayken öğrendi ve şöyle dedi: “O sarı lider ortadan suret-i katiyetle kaldırılacaktır!” (-Laiki Foni “Halkın Sesi” gazetesi, Yunanistan, 1948.)
Atatürk öldükten sonra, İsmet Paşa’nın cumhurbaşkanlığı sırasında, “kanun-u mahsusla localar kapanmadı! Tekrar açmaya hakkımız var!” diyen Masonların müracaatı üzerine, tekrar localar açılıp faaliyete başladılar…
Celal Bayar 1952’de, Ahmet Gürkan’ın teklif ettiği ve Masonların localarını kapatmak istediği kanun teklifini ret ederek bu suretle localarını kanunla pekiştirdi. Celal Bayar, kendisi de bir masondu.
Ceyhan Mumcu’nun 16.10.2005 tarihinde Mahiye Morgül’ünden bir alıntı;
“Bir deniz tabip albayının Atatürk’ün ölümü hakkında yapmış olduğu bir doktora tezi var. Orada Atatürk’e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı gibi siroz hastası değildi.
Atatürk’e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı “Kinin” yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından Doktor Mim Kemal Öke’dir.
Durumu iyice fenalaştıktan sonra yine bir mason olan Celal Bayar, yurtdışından bir doktor getirtir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerin bu yüzden iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur. İstirahat için 2 ay kadar kaldığı Savarona’da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe Sarayı’na götürülmüştür.”
1962 de içişler bakanı Bekata’nın talebi üzerine araştırma yapan Doktor Lebit Yurdoğlu”Sn. Hıfzı Oğuz Bekata. Bu konuyu derinlemesine araştırdığımda sorunun sadece geç teşhis olmadığını teşhisle uyumlu ilaçlar kullanılmadığını tespit ettim. 
Atatürk’ün ilaçlarının alındığı eczanenin kayıtlarına baktığımda, o dönemlerde sıtma tedavisi için kullanılan Kinin ilacının 43 şişe kullanıldığını gördüm. Bu kadar Kinin kullanıldığında karaciğerinde onarılmaz yaralar açacağını her hekimin bilmesi gerektiği ama bunun sanki bilinçli kullanılmış olduğun izlenimi edindim.
Atatürk’ün tedavi amaçlı verildiği diğer ilaç ‘piremidon’dur. İnsanlar üzerinde toksin ‘zehirli’ etkisi olduğu kesinlik kazanmıştır. ‘Civalı diuretik’ olan ‘salyrgan’ isimli ilacın ise 3 Ağustos 1938 tarihinde yapılan konsültasyondan önce kullanımının tehlikeli olacağı bilindiği halde bu ilacın kullanılmasına devam edilmiştir. Eppinger, Bergman, Dr. Fissinger, hekimlik görevlerini bilinçli bir şeklide eksik yaptıkları kanısı bende hâkim olmuştur.”
Atatürk, zehirlendiğini anlamıştı.Afet İnan’a yazdığı mektupta şöyle diyordu”Afet, vaziyetim şudur; bence doktorların yanlış görüş ve hükümleri sebebiyle hastalık durmamış ilerlemiştir. Hükümet benim reyimi almaya lüzum görmeksizin Fissinger’i getirtti.”
İçişler Bakanı Kaya, İnönü’ye şunları yazar “Tahsis ettiğimiz doktorun görevini layıkı ile yaptığı kanısındayım. Her şey yolunda ve mecrasında seyir etmektedir. Sizleri Cumhurreisi olarak görmek arzusu hepimizde hâsıl olmuştur. Hürmetle ellerinizden öperim efendim.”
Ata’nın ölümünden sonra, İsmet Paşa işbaşına gelir gelmez, mason locaları açılıyor.
Atatürk’ün kovduğu ve “ben hayatta olduğum sürece Türkiye’ye gelemezler” dediği Rotheschild ve Rockefeller aileleri Türkiye’ye geliyorlar. Atatürk düşmanlarıyla sayesinde İsrail kuruluyor.
“Atatürk, içkiden öldü!”,”İki ayyaş” yalan ve iftirasını yapanlar, bunun hesabını her iki cihanda nasıl vereceksiniz…
Atatürk’ün zehirlenerek şehit edilip edilmediğini,nereden biliyorsunuz…
Ülkemin aydın insanları…Neredesiniz…Nerede…Bugün sesinizi çıkarmıyorsunuz olanlara ,kişisel çıkarlarınız için,besliyorsunuz bu canavarı…Unutmayın,namusunu ,şerefini ve vatanını borçlu olduğu insanı unutturmaya çalışan,askerini hapishalerde inleten,ülkesini bölük-pörçük edip,ona buna peşkeş çekenler,sizi düşünecekler mi sanıyorsunuz!En ufak bir menfaat çatışmasında,hiç düşünmeden sizi de yok etmeye çalışacaktır.
 
Milletin gözünde her geçen gün daha fazla beğenilen insan artık döneminin liderleri arasında . Asrın Dev Lideri olarak Tarihte yerini almıştır. 

“Atatürk hiçbir zaman bitmeyecek bir nefes,sönmeyecek güneş olarak Türk Ulusu’nun üzerinde parlayacaktır.”
 
Vatan Hainleri itibarsızlaştırmaya çalışıp dursun,sizce dünyanın kabul ettiği lidere güçleri yeter mi?Bizler Atatürk ve Cumhuriyet sevdalıları ölünceye kadar mücadeleye devam edeceğiz.Keşke fakına varabilseler,onlar sevmedikçeTürk Ulusu, Atatürk’e
Cumnhuriyet’e,O’nun diğer eserlerine ve devrimlerine daha çok sahip çıkıyor,çıkmaya devam edecek…

1 YORUM

  1. Şu an 780 bin kilometre topraklara sahipsek, Yüce Atatürk’e borçluyuz. Nurlar içinde yat.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here