GÜNEŞ DOĞACAK,
AMPULLER SÖNECEK Mİ?..
Sevgili okurlar,
İYİ Parti Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener;
GÜNEŞ DOĞDUĞUNDA
AMPULLER SÖNER, 
diyor!..
Elbette söner. Ampuller enerjilerini suni yaratılan elektrik enerjisinden alırlar. Güneş ise doğaldır. Enerjisi güçlüdür. Bitmez tükenmez bir enerji kaynağı olup, dünya’yı aydınlatan ışıktır.
Güneş enerjisi herhangi bir zararlı gaz salınımının olmadığı temiz bir enerji kaynağıdır.
Ampuller öyle midir? Elektrikler kesilir ampuller söner. Ampul ısınır ısınır, çat diye kırılır, patlar gene söner. Metal yorgunluğu olan ampuller de kırılabilir.
24 Haziran seçimlerinde bakalım göreceğiz Türk Milletinin enerjisi Ampulleri patlatacak ve bitmez tükenmez Güneş’i Türkiye’nin üzerine yansıtacak mı?
Türk Milletinin en büyük enerji kaynaklarından birisi de Mustafa Kemal Atatürk’tür. 19 Mayıs 1919 da Samsun’da bir güneş gibi doğmuş ve kararmış olan ülkeyi aydınlığa kavuşturmuştur.
Keşke anlayabilsek!…
İnce, Akşener, meydanları dolduruyor. Temel Karamollaoğlu’da AK Partiyi ve R.T.Erdoğan’ı sarsacak sözler ile halkı uyandırıyor.
Güçlü bir birliktelik, semeresini vermeye başladı.
Elbette, bu birlikteliğe karşı iktidar mensupları da ellerindeki gücü kaybetmemek için saldırıda bulunacaklardır. Her imkânı kullanıp, her türlü yola başvuracaklardır.
Demokrasi kaldı mı ki!
Benim askerim, benim polisim, benim valim, benim muhtarlarım, benim memurlarım, her şey benim, diyen bir kişiden başka ne bekleyebilirsiniz.
Asker, iftar yemeğine gitmiş, alkışlamış. Ne yapacaktı? O yemeğe gitti ise, zaten kimin askeri olduğu belli. Elbette alkışlayacak. Başka şey yapamazdı.
Gerçekler ortada. Yapılacak olan tek şey var, o da enerjisi tükenen ampullerin sönmesi.
Bunu başarabilirseniz, Türkiye üzerinde Güneşi doğdurabilirsiniz.
Mustafa Kemal Atatürk bunu başarmıştı, siz de başarın da biz de görelim.
Ben İnce’nin, Akşener’in, Karamollaoğlu’nun, yerinde olsam her mitinkte Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Gençliğine hitabesini okuturum, dağ başını duman almış marşını, onuncu yıl marşını çaldırırım, milli duyguların daha da ayağa kalkmasını sağlarım.
24 Haziran 2018 var olma, ya da yok olma seçimidir.
Ülkenin nereden nereye geldiği bellidir. İç ve dış düşmanlarımızın amacı bellidir.
Fizik hocasından Cumhurbaşkanı olur mu, deniliyor. Ben bu söze çok güldüm. Fizik öğretmeni olmak kolaysa sen de olsana?
Sanki kendileri çok üstün ve yetenekliler de, karşısındakileri küçük görmeye çalışıyorlar.!
Bal gibi, Fizik öğretmeninden Cumhurbaşkanı olur. Hem de öyle güzel olur ki, o eğitimci olduğundan, ülkeyi de çok güzel eğitir ve yönetir.
İnce’den de Akşener’den de Cumhurbaşkanı olur.
Daha bu ülkede Cumhurbaşkanı da Başbakan da, Bakan da olabilecek o kadar çok kişi var ki, herkes olabilir. Yeter ki önü açılsın, imkân verilsin. Ben de olabilirim, sen de olabilirsin, o da olabilir. Kimler hangi görevlere getirildi, kimler görev yapmadan maaş alıyorlar, kimler kimler!
Yalnız bir söz vardır, Baba oğluna ne demiş, oğlum ben sana vali olamazsın demedim ki, adam olamazsın dedim. Bak beni ayağına çağırdın, demek ki halen adam olamamışsın.
İşte bu önemli, her şey olunabilir de önemli olan adam olabilmek. Bunu da unutmamamız gerek.
Bizler, hepimiz adam olabilmenin niteliklerini araştırmamız gerek. Adam gibi adam olmak çok önemli.
Keşke hepimiz adam gibi adam olabilsek.
İnce ikide bir benim diplomam var, sizin ki nere de diye soruyor? Ses yok.
Neden söylüyor bunu acaba?
Demek ki, bu ülkede istendiği zaman her şey yapılabiliyor ve yetenekli olup olmadığı aranmadan, çok kişi de istenildiği zaman istenilen göreve getirilebiliyor. Bu nedenle kimseyi küçük görmenin ve aşağılamanın hiç manası yok.
Ülkede birliği, dirliği, kalkınmayı, çağdaşlığı yakalamayı, adaleti sağlamayı, işsizliği, yoksulluğu ortadan kaldırmayı, üretimi arttırmayı, fabrikaları satmayı değil, çoğaltmayı kim sağlayacaksa onu Cumhurbaşkanı seçmeliyiz.
GÜNEŞ DOĞMALI, AMPULLER SÖNMELİDİR…07.06.2018
ZEKERİYA TÜMER
[email protected]

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.