Ana sayfa Yazarlar Zekeriya Tümer

TÜRKİYE’NİN DAĞLARINDA İNCE İNCE ÇİÇEKLER AÇACAK

TÜRKİYE’NİN DAĞLARINDA
İNCE İNCE ÇİÇEKLER AÇACAK

Sevgili okurlar; yoksul bir ailede dünyaya gelmişti.
Anne ve babası okuma yazma bilmezlerdi.
Yıllarca tarlalarda ırgatlık yapmıştı.
Bakkallarda çıraklık yaptı.
10 yaşında annesini kaybetti
İşe girdi, 21 yaşında işini kaybetti.
Bocalama dönemi başladı.
24 yaşında tekrar işinden oldu.
Genç yaşında evlenmişti, 25 yaşında dört çocuğu vardı.
Ancak evlat acısını 25 yaşında üç çocuğunu kaybederek yaşadı.
27 yaşında ruhsal bunalıma girdi.
Siyasete girdi, 34 yaşında kongre seçimlerini kaybetti.
36 yaşında kongre seçimlerini tekrar kaybetti.
38 yaşında eyalet seçimini kaybetti.
45 yaşında senato seçimlerini kaybetti.
47 yaşında başkanlık seçimlerini kaybetti.
49 yaşında tekrar senato seçimlerini kaybetti.
52 yaşında ABD’ye başkan seçildi.

BU KİŞİ, ABRAHAM LİNCOLN’DÜ…
Lincoln, en büyük ABD Başkanlarından biri olarak kabul edilir. Günümüzde Lincoln’ün resmi, 5 Dolarlık Banknotların ve 1 sentlik madeni paraların üzerinde yer almaktadır.
(Kaynak: 
Abraham Lincoln’un hayat hikayesi: Nasıl Başkan oldu? )
Bunu neden yazdım dersiniz?
Birilerinin anlaması için.
CHP’nin başkanlığını kazanamayan Muharrem İnce, bal gibi Cumhurbaşkanı olabilir diye yazdım.
Kişiler başkalarını eleştirirken, kendilerine de iyi bakmalıdırlar.
Başarı trendi Türkiye’de aniden yükselebilir.
Bürokraside evvelden liyakat vardı. Şimdi ise kimlerin nerelere hak etmedikleri görevlere getirildiklerini biliyoruz.
Halk İNCE’ye CUMHURBAŞKANLIĞI görevini verirse, İNCE’de bu vatanın evladı olarak görevini en iyi şekilde yapabilecek yetenek ve bilgiye sahiptir.
Diğer adaylar da aynıdır. Her biri birbirinden değerlidir.
Sevgili okurlar; daha önceki yazımda da bahsettiğim şu hususa bir kere daha değinmek istiyorum.
Nedeni ise; ülkemiz üzerinde kimlerin neler düşündüğüdür. Halkımızın asıl bu konulara dikkat etmesi gerekmekte ve TAMAM’MI DEVAM MI kararını ona göre vermelidir.
CIA eski Türkiye Şefi, Paul Bernard Henze’nin 2006’da Beyaz Saray’a sunduğu Türkiye Raporunda bakın ne yazıyor:
“Türkiye’nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız. Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis’i ikna ettiğimizde ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor
Eğer Amerika’nın çıkarı Türkiye’de bir federal devlet kurulması ise; mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.
Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır.
Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarına yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz.”
Sevgili okurlar yıl 2006. Şimdi ise yıl 2018. Ülkenin 2006 dan bu yana yaşadıkları ortada. Feto hareketi ile ordu yıpratılmış, yargı bağımsız olmaktan çıkmış, bürokrasi çökmüş, Meclis gücünü kaybetmiştir.
Meclis ve Hükümet tek elden idare edilecek Başkanlık rejimine doğru gitmektedir.
Zamanın ABD Başkanlarından Nixon ne demişti 1970 lerde: “Müslüman ülkelerde demokrasi ve laiklik olmasına izin veremeyiz. Eğitim sisteminin ve ülke idaresinin din temelleri üzerine kurulması gerekiyor. Başlarındaki çobanı ele geçirince, ülkeyi biz yönetiriz.
Bu doğrultuda tedbirler almak zorundayız.”

Richard Nixon'un müslüman ülkelerde demokrasi ile ilgili görüşü

Buyurun emperyalist güçlerin düşünceleri işte bu.
Şimdi 24 Haziran seçimlerinin önemini bir kez daha idrak etmemiz gerekiyor.
Bakın Mustafa Kemal Atatürk 1923 yılında ne söylemiş: “Milletimizin başına gelen bütün felaketler kendi talih ve geleceklerini başka birisinin eline terk etmesinden kaynaklanmıştır. Bu kadar acı tecrübeler geçiren milletin bundan sonra egemenliğini bir kişiye vermesi kesinlikle mümkün olmayacaktır. (1923)

SON SÖZ: 

Amerika’nın ve emperyalist güçlerin amacı bellidir. Ülkemizin kurumlarının ve en kıymetli madenlerimizin, topraklarımızın kimlere satıldığı bellidir. Amaç belli.

24 Haziran seçimlerinde Anadolu halkı sağ duyusu ile hareket etmeli. Düşmanlarının istedikleri değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün istediği doğrultuda seçimini yapmalıdır.
TAMAM, BE TAMAM. YETER ARTIK BİZ ESKİ DÜZENE DEVAM ETMEK İSTEMİYORUZ.
KALKINMIŞ, BAĞIMSIZ, HÜR, LAİK VE DEMOKRAT TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE HUZUR, İÇERİSİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ.

11.05.2018
Zekeriya Tümer
[email protected]

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here