Hava kapalı, yağmur yağıyor, gökyüzü bitkilere hizmet ediyor.

Güzel bahara çeviremiyoruz, gücümüz yetmiyor.

Gökyüzü güneş sistemiyle doğaya, bitkilere, hayvanlara hizmet ediyor da;

İnsanoğlu gökyüzüne mükafatını veremiyor.

Bu Dünya’da yalnızca biz yaşamıyoruz.

Toprak sadece bizim değil.

Biz ekeriz, biz biçeriz, biz doyarız ama doğada hayvanlarda bu bereketten tadını almalı!

Toprak savaşları, barınma savaşları, kültürler, sistematik ilişkiler, ırklar arası mücadele, yaşam kaygısı hepsi bizim birer mücadelemiz olmuş.

Sistemleri var eden insanoğlu kendi imkanları ile devasa bir çağ başlatmış.

Hayvanların genetiğiyle oynamışız. Onları kendimize süs eşyası veya köle gibi tahsis etmişiz.

Şu mantığı aklımızdan hiç çıkarmamışız.

Hayvanlar, bitkiler, yaşamış ve yaşamsal bir evrimi bulunmayan her şey bize hizmetkar.

Eğer hizmet etmezlerse, psikolojimiz bozulur, depresyona gireriz.

Modumuz düşer…

İyi de Dünya’da bir günde elli milyar hayvan, sadece insan ihtiyacını  karşılamak için üretiliyor, hem de sistemi adileştiren insanlar tarafından ve bu hayvanların etinden, sütünden, derisinden faydalanılıyor. Yüz milyarlarca deniz canlıları bir günlük insan ihtiyacı için avlanıyor.

Şimdi size bir örnek vereyim.

Bir düşünsenize nesli tükenen hayvanlar, örneğin bir günlük ihtiyacımız için elli milyar panda katlettiğimizi?

Nesli tükenir değil mi?

Fakat maalesef bu sistemi adileştiren insanlar, bu hayvanları genetiği ile oynayarak hem üretip, hem tükettiriyor.

Kar sağlamak adına.

Sizi, bizi, her birimizi kanser yapıyorlar. İlaç firmaları hayvanları kullanarak (denek hayvanları) ilaç üretip sağlığımızı bize armağan etmeye çalışıyor. Her birimiz bu sistemden çıkamayacak bir rol almışız doğada. Bunsuzda yaşayamayız. Mecburuz bu sistemin bir parçası olmaya…

Fakat biz yinede bu küresel sömürüye boyun eğmemek için hareketlenmeli ve sisteme dahil olmamak için elimizden geleni yapmalıyız. Daha çok bilinçlenmeliyiz.

Kendi hizmetimize sunduklarımız bununla da kalmıyor.

Daha önceleri köle ticareti vardı. Şimdi de var, ve bizler bu sistemin bir kölesiyiz. Hem de asla özgürlüğüne kavuşamayacak bir köle…

Kendimizi katlediyoruz!

Kadın, kız, erkek, genç, yaşlı demeden savaşarak kendimizi katlediyoruz. Bizim olmayan bir toprağı sahiplendiğimiz için. Faydalandığımız topraktan daha çok verim almak için katlediyoruz.

Bakınız savaşlara, hep toprak savaşı, Dünya’nın genetiğiyle oynamaya devam ediyoruz. Bilim kurgu filmleriniz gerçek oluyor dostlar. Bakınız zenginlere; onlar dünyalarını dilediği gibi kullanıyor.

Biz kullanamıyoruz.

Bizim seçmediklerimiz veya bizim seçtiklerimizle kendimizi yönetiyoruz. Bir düzen tutturmuşuz gidiyoruz. Bu düzende sadece insan ırkına hizmet etme düzeni ve bu düzen ‘’Sistemi Adileştiren İnsanlar’’ düzeni… (Devam Edecek…)

Metin Tapmaz 

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.