Ebru Oğuzhan Yeter
Ebru Oğuzhan Yeter

Öyle zor günler yaşıyoruz ki, eski dostlukları, komşulukları, arkadaşlıkları her geçen gün, daha çok arar olduk. Sen- ben demeden, biz olduğumuz, birlik olduğumuz, vefamızı, merhametimizi, hoşgörümüzü kaybetmediğimiz günleri özlüyoruz. 2015 yılında  kaleme aldığım,  yazımı yine aynı özlemle, yeniden Türk Ulusu olmanın farkına varabilme, temennisiyle paylaşmak istiyorum…

Bir sabah, tan ağarmadan çalsak komşumuzun kapısını, hadi desek çıksak yola. Derin uykuda olanlar bir sabah mahmurluğuyla ”nereye” diye sorunca hadi desek, Gezi’ye.

”Tamam” dese, ardına bakmadan girse kolumuza. Sadece, seni-beni bıraksak arkamızda ”BİZ” olsak,

Onlar, yüzler, binler, milyonlar olarak gün ışımadan düşsek yola, Ne Twitter, ne Facebook, ne telefon.

Yüreğimizle haberleşsek, ”uyandık, vakit tamam” desek.

Elimizde ne silah, ne taş, ne sopa, sadece Vatan toprağı olsa avuçlarımızda.

Karşı komşum, Kürt bakkalı uyandırsa, Alevi dünürünü çağırsa teyzem, Laz fırıncının camını tıklatsak ”hadi” diye, göçmen komşum açsa camı ”geliyorum” dese sessizce, Yörükler çıksa yola kıvrak adımlarıyla geçseler en öne, el ele, kol kola et-tırnak olsak, düşsek yola.

Kaldırsak yere düşeni, ”geçti” desek, okşasak yanımızdaki çocuğun başını, ”hadi” desek, kenetlensek, yeniden ULUS olmanın heyecanı ile sessiz çığlıklar olsak, tan ağarmadan çıksak yola.

Mustafa Kemal aydınlatsa yolumuzu, biz çoğaldıkça ”uğurlar olsun” dese Uğur Mumcu bir yıldızın ışığında.

Berkin, kanat çırpsa, Özgecan hadi, dese…

Ardımıza hiç bakmasak ”kim var” diye. İleri, hep ileri atılsa adımlarımız.

Korkmayın ”Adalet mülkün temelidir” diye fısıldasa karanlıkta Şehit savcımız. Dualarla uğurlasa bizi evlerinde kalan yaşlılarımız, ”hadi, hadi” dese nenelerimiz, dedelerimiz.

”Ben de bayrak istiyorum” dese en küçük yoldaşımız. Dalgalansa aydınlığa doğru şanlı bayrağımız.

Gün ağarmadan çoğalsak, milyonlar olsak, dünya şaşırsa sessizliğimize. ”Eyvah.. Çılgın Türkler uyandı” dese, silahlarımızdan, bombalarımızdan, kılıcımızdan değil, gücümüzden, birliğimizden titrese düşman.

İçimizdeki işbirlikçiler el-pençe dursa karşımızda, ”DÜŞENE VURULMAZ ” desek, ADALET, ADALET diye haykırsak hep bir ağızdan. On yılların acısı, öfkesi, yoksulluğu, çilesi birlik beraberliğe dönüşse. Yeniden ”MİLLET’‘ olsak, anlı şanlı TÜRK ASKERİ  olsak yeniden.

”Vatan sana canım feda” desek hep bir ağızdan. Bu kez VATAN uğrunda ölmek için can atsak en önde olmaya. Adımlarımız sessizce çoğalsa, tan ağarmadan ANKARA‘nın taşına basmak için.

Bursa olsak, Kocatepe olsak, Erzurum olsak, Sivas olsak…Hep birlikte yeniden Samsun olsak.

Tek şey olsa aklımızda ”Tam Bağımsız Vatan” .

Köy okullarını inşa etsek yeniden, harç olsak, tuğla olsak, ekin olsak, tohum olsak topraklara, çiftçi olsak.

Andımızı okusak hep bir ağızdan. Adımlarımız çoğaldıkça şehitlerimizin sesini duysak yüreğimizde…. ”helal size”.

İzmir’in dağlarında çiçek olup açsak, Madımak’ta ,Uludere’de Siverek’te, Diyarbakır’da, Güngören’de, Taksim’de, Ankara’da tek yürek olsak, biz olsak ” TÜRK MİLLETİ” olsak yeniden.

Biz çoğaldıkça bizimle beraber yürüse yıldızlar. Tan ağarırken varsak, Ankara’nın taşına yaslansak.

TÜRK ULUSU BÖLÜNMEZ,

TÜRK ULUSU YENİLMEZ,

TÜRK ULUSU UYUMAZ,

”UYANDIK, korkun bizden” hadi desek, hadi…

 

Ebru Oğuzhan Yeter tarafından yayınlandı

Emekli bankacı, okur-yazar, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Yerel Tohumları yaşatmak için verilen mücadelenin temsilcilerinden.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.